BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 23.01.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
313
Dün
:
4936
Toplam
:
13343090
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
VE… ESKİŞEHİR
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Değerli okurlar, bir bayramı daha geçmişte bıraktık. Söylemesi pardon yazması ayıp olmasın, kurban bayramı tatili süresi epey uzun olunca çocuklarla birlikte bir gezi programı yapmıştık. Bayramdan önceki iki günü Eskişehir’e ayırdık. Birkaç yıldır görmeyi çok arzu ediyorduk ama kısmet olmuyordu. Kısmet bu bayram tatilinde imiş. Doğu Anadolu hariç hemen her yeri gördüm sayılır ama nedense Eskişehir’den hep transit geçmek zorunda kalmıştım. Hepimiz bozkırın ortasındaki bu şehre hayran kaldık. Şehircilik ve belediyecilik örneği bu güzel şehir için, 6,5 yaşındaki ikiz erkek torunlarım bile defalarca burası cennet gibi diyerek duygularını ifade ettiler. Dolu dolu iki gün içinde görebildiklerimizi ilgililere ibret olur belki diyerek sizlerle paylaşmak istedim.

Odunpazarı semtinde Balmumu heykeller müzesi; Bizzat belediye başkanı prof. Yılmaz Büyükerşen tarafından yapılan Atatürk dâhil yerli ve yabancı devlet başkanları, meşhur yazarlar, sanatçılar ve Büyükerşen’in çalışma masası başında kendi balmumu heykellerini doyasıya ve hayranlıkla seyrediyorsunuz. Kurşunlu camii ve külliyesi, Japon, Polonyalı, Letonyalı, Alman bazı sanatçıların da hediye ettiği cam eserler bulunan Eskişehir Çağdaş Cam Müzesi, Odunpazarı evleri, el sanatlarının satıldığı Atlıhan ve şehri gündüz ayrı gece ayrı güzellikte seyir sağlayan Şelale de bu bölgede bulnuyor.

Kütahya Yolu Sazova Mevkii'ndeki Sazova bilim sanat ve kültür parkı yaklaşık 400 bin metre karelik alanı ile Eskişehir'in en büyük parkı. Kendi aracınız ile gidiyorsanız önce Eskişehir’in hemen girişindeki bu parkı geziniz. Bir öğleden sonranızı bu parkta geçireceksiniz çünkü. Park alanı içinde çeşitli su sporları ve aktiviteleri yapmak için büyük bir gölet, restoranlar, 2000 kişilik açık hava konser alanı anfi tiyatro, Park alanındaki gölet içinde Kristof Kolomb'un Amerika'yı keşfettiği Santa Maria Gemisi'nin birebir kopyası var. Toplarından yatakhanelerine, kaptan köşkünden güvertesine her şeyi ile gerçek boyutlarında inşa edilen gemi büyüklerin ama özellikle çocukların büyük ilgisini çekiyor. Gemi dışında ve içinde fotoğraf çekebilir dostlarınızla paylaşabilirsiniz. Masal kahramanlarından oluşan oyun grupları, çocukların su ile ilgili çeşitli aktiviteleri yapabilecekleri oyun alanı, engelli çocuklar için oyun alanı, içinde büyük bir planetaryum (gözlemevi) de olan bilim deney merkezi ve asma köprüsü ve kenarındaki su kanalı ile gerçekten heybetli bir Masal Şatosu bulunuyor. Şatonun dış görünümü bitmiş ama içerisi halen tamamlanmamış bu yüzden halk içini merak ediyor ama ben öğrendim, masal kahramanlarının ve masal dünyasının objeleri ile donatılacakmış. Park alanı içinde ulaşım özel trenler ile sağlanıyor. 30 kişi kapasiteli tren ile bütün parkı dolaşmak mümkün. Eskişehir'de bir ilk olan Bilim Deney Merkezi Projesi Bilim Sanat ve Kültür Parkı'nın en önemli yapılarından birini oluşturuyor. Bu merkez, Eskişehir'deki ilköğretim ve lise çağındaki çocukların çeşitli bilimsel deneyleri gerçek ortamlarında yapabilmelerine olanak sağlıyor.

Kent Park; Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in Eskişehir’e kazandırdığı büyük park projelerinden olan ve alışılagelen yeşil alan ve park kavramlarının çok daha ötesinde birçok yenilik barındıran, Eskişehir Şehirlerarası Otobüs Terminali ile Gökmeydan Mahallesi arasındaki yaklaşık 300 bin metre karelik alan üzerine kurulmuş.

Büyük Park; Gazi Yakup Satar Caddesi üzerinde bulunan ve önceki yönetimler tarafından boşaltılan metruk mezarlık alanı, yine Büyükşehir Belediyesi’nce, kötü görünümünden kurtarılmış, yoğun ağaç ve bitki örtüsü ile yürüyüş ve dinlenme alanlarını, çocuk parklarını, kaide ve heykelleri, büyük ölçekli göletleri barındıran dev bir park haline getirilmiş. Biri 1200 diğeri 900 metre kare büyüklüğünde iki gölet, şelale tipi büyük ölçekli süs havuzu var.

Porsuk çayı üzerinde hizmet veren ve 40 kişi alan iki tekne ile köprübaşına kadar takriben 8 km. uzunlukta bir gezi yapıyorsunuz. Çay boyunca Kentpark konakları, Kurtuluş mahallesi ve köprübaşında üç yerde tıpkı Panama kanalında olduğu gibi kapaklı havuzlara girip suyun yükselmesi ile bir sonraki merhaleye kadar devam ediyorsunuz.

Şehir merkezinden her yöne tramvay çalışıyor. Duraklarda beklemek diye bir şey yok, gidenin hemen arkasından öbür tramvay geliyor. Tramvay kartları her yerde satılıyor. Tek binim ücreti 1.90 TL. 6 TL lik kart alırsanız her binim 1.50 Tl. Oluyor. Eskişehir de halen iki üniversite var, Anadolu Üniversitesi ve Osman Gazi Üniversitesi, üçüncü üniversite olan Eskişehir Tic. Odası Üniversitesi de yolda. Üniversite de okuyan öğrenci sayısı 41.000 civarında olup şehir nüfusunda okuma yazma oranı % 99,9 imiş. Üniversiteli öğrenci sayısı bu kadar çok olunca yeni yapılaşmada da öğrenciler için 1+1 daireler çoğunlukta. Bu kısa bilgiden sonra, yediğin içtiğin senin olsun nerede konakladın derseniz onu da arz etmeden önce öğrencisi olma şerefine nail olduğumuz Prof. Haluk Cillov hocamızı rahmetle anarak onun derste bize anlattığı bir şeyi bende size anlatayım. İkinci dünya savaşının tahribatından kurtulmaya çalışan Avrupa, Amerikalı turistlerin parasını almak için eski tarihi binaları, şatoları kadife perdeleri lüks ve ihtişamlı yatak odaları ile restore edip otel haline getirse de bir türlü istediği sonuca ulaşamaz. Birleşip Amerika’ya bir anketör grubu göndererek araştırma yaptırır. Çıkan sonuç Amerikalı turist ucuz, temiz, gürültüsüz, odasında duşu ve tuvaleti olan yerleri tercih etmektedir. Bunun üzerine kollar sıvanır hızla bu şekilde oteller inşa edilir. Biz de internet de yaptığımız araştırmada şehir içinde çok otel bulduk ama hem pahalı hem de otopark imkânı yoktu. Birden bir sayfa da karşıma Otel Çınas tanıtımı çıktı. İki kişilik oda + 6 yaşına kadar çocuk ücretsiz 65 TL. yazıyordu, hemen aradım. Karşıma Alaca’dan hemşerimiz Sayın Recep Küre çıktı. Fiyat teyidi yaparak rezervasyon yaptırdık. Gerçi internetten otelin içini dışını görmüştüm ama yinede acaba nasıl bir olumsuz ortamla karşılaşabiliriz tedirginliği içinde otele geldik. Aracımızı otoparka park edip otele girdik. Otel dört katlı. İlk dikkatimiz çeken odaların temizliği ve rahatlığı oldu. Yerleştikten sonra duvar kâğıdından banyosuna, gardırobundan oda kapısına özenli bir seçim yapıldığını fark ettim. Recep bey’e iç mimarınız iyiymiş güzel seçimler yapmış deyince güldü,” Her şeyle otelin sahibi Adnan Bey ilgilendi kendisi zaten müteahhit’tir” dedi. Ertesi günümüze Adnan Bey’in güler yüzü ile başladık. Gerek Recep Bey gerek Adnan Bey aracımızı otoparktan çıkarmamamızı, her yere tramvay ile gidebileceğimizi söylediler. Bizde öyle yaptık ve çok rahat ettik. Otelin hemen arkasında Büyükdere tramvay durağı var oradan binip orada iniyorsunuz. Şehrin merkezi Çarşı durağı ile otel arası dört istasyon. Tramvay ne kadar kalabalık olursa olsun yaşlılar ve hanımlara yer var çünkü Eskişehir halkı bu konuda çok duyarlı. Recep bey hemşerimiz olduğu için boş saatlerinde bize rehberlik de yaptı. Uzun sohbet imkânımız oldu. Sohbetin konusu ne olacaktı ki tabi “Ne olacak bizim Yozgat’ın hali.” Evet, sevgili hemşerilerim Eskişehir nire, bizim Yozgat nire, Urfa türküsünde dediği gibi “Bizim Yozgat eski hamam eski tas.” Hatta o güzelim eski evlerimiz yıkılıp yerine o ucube beton heyulalar dikilince daha da çirkinleşen bir Yozgat. Bir tarafta yıllar önce kokusundan yanından geçilmeyen Porsuk çayı ki üzerinde 40 kişilik teknelerle gezi yapılıyor. Biraz yukarısında yine Büyükerşen tarafından yapılmış, deniz özlemi olan ama denize gidemeyenlerin güneşlenmesi için yapılmış tabanı mavi boyalı olduğundan ilk bakışta deniz görüntüsü veren suni plajı ile Eskişehir. Bir tarafta üzeri kapatılmış Çatak deresi ve Sırasöğüt öz’ü ile Yozgat. Yine lafı fazla uzattım, lütfen hoş görün. Sözüm ona görgülerini bilgilerini artırmak için halkın dişinden tırnağından artırarak ödediği vergiler ile ailecek Avrupa ülkelerine giden belediyeciler, gitsinler Eskişehir’e de soyadı gibi hakikaten büyük olan Sayın Yılmaz Büyükerşen’den belediyecilik nasıl yapılırmış öğrensinler. Geçmiş bayramınız kutlu olsun, Allah sağlıkla ve huzurla tekrarını nasip etsin inşallah.

Otel Çınas için bkz. www.otelcinas.com. Veya 0222.222.11. 11

Yazarın notu; Sayın Uğur Dündar’da 24 Ekim 2103 tarihli İlk Kurşun gazetesindeki köşesinde “ Yıl­maz Bü­yü­ker­şen de bü­yü­le­yi­ci park­la­rı, mü­ze­le­ri ve kül­tü­rel et­kin­lik alan­la­rıy­la Es­ki­şe­hi­r’­i “öl­me­den ön­ce mut­la­ka gö­rül­me­si ge­re­ken ken­t” ha­li­ne ge­ti­ri­yor.” diye yazmış.



22.10.2013

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
YOZGAT KÜLTÜR MERKEZİ
Değerli dostum,
Yozgat Kültür Merkezi, İstanbul’a yolum düştüğünde ilk ziyaret edeceğim mekan olacak. Bu merkezi böyle dört dörtlük inşa etmek her babayiğidin harcı değildir. Ellerine sağlık bu yolda gayret gösterenlerin. Siz de inşayı taa baştan alıp merkezin sunuma hazır hale geliş aşamasına kadar geçirdiği evreleri, verilen mücadeleyi ve gayretli çalışmaları ne güzel anlatmışsınız. Varlığınız daim ola aziz dostum.
Ben de Yozgat Kültür Merkezi’nin yapımında ve yaşatılmasında insan üstü gayret gösteren Sayın Başkan Ahmet Yılmaz başta olmak üzere, maddi manevi destek veren herkese candan teşekkür ederim.

Mustafa Topaloğlu -- 22.01.2018 14:30
CEP TELEFONU YASAKLANSIN MI, YASAKLANMASIN MI?
Abdülkadir Bey,
Eskiden Mafialar vardı, her taraflar bunların kontrolündeydi. Kanun kuvvetleri bile bunlarla uğraşamazdı. Şimdilerde bunlar bitti gibi göründüysede bu sefer MEDYA MAFİACILIĞI BAŞLADI!.Yok artık makinalı ile taramıyorlar ama milyonların önünde delilsiz, evraksız, kulaktan gelen yalan dolanlarla İNSANLARI LEBLEBİ GİBİ HARCIYORLAR.
Diyeceksinizki ülkede kanun var, mahkemeler var. YOK...ben inancımı kaybettim. Şayet bu ülkede kanun olsaydı bir kere bu medya mafialarına DUR DERLERDİ. Ama birde şu var hani derler ya '' bu başa bu tarak '' ayni öyle. Böyle seyirciye böyle show. Ülkelerde TV programlarının içeriğini seyircinin isteği belirler. Şu an kaç milyon Türk sınırımızda ne oluyoramı bakıyor yoksa kim ile kim
''ne!'' etmiş o programlarımı seyrediyor?
Bu gündüz programlarında güya avukatlar var !!! Yahu bu kadar belgesiz itelemeye, kariyer sahibi insanları rezil etmeye, aile mahremiyetini car car car açıklamaya ne HAKLARI VAR ?
Heye heye taşıyın mahkemelere...Kanal kiminmiş ? Showu yapanların arkalarında kimler varmış, reytingden kaç para dönüyormuş...
Şöyle bitireyim, BAZEN SERT KAYALARADA ÇARPILIR !
hamiyet Nagel -- 17.01.2018 14:43
ŞU HRİSTİYAN BAYRAMI
Sayın Abdulkadir Çapanoğlu,
Yeni yıl olgusunu irdeleyişinizden dolayı sizi kutluyorum. Okuma kültürü çok zayıf bir toplum olduğumuzdan insanlarımız çok rahat yönlendirilebiliyor. Bir de bilinçli biçimde yapılan yanlış yönlendirmeler devreye girince iş çığırından çıkıyor. Kendi kültürel değerlerimizi başkalarına öyle kolay kaptırıyoruz ki anlatmak olanaksız. Çünkü bu değerlerimizin farkında değiliz. Yeni yıl olayı da böyle. İslamiyetin benimsenmesinden önce kutladığımız yeni yılı, kendi kültürümüz çerçevesince tüm dünyaya yayacağımız yere, özellikle Batı kültürünün dinsel yaklaşımlarına teslim etmişiz kendimizi. Kuşkusuz biraz da İslamiyetin bazı kesimlerce bir çıkar aracı olarak kullanılmasının da bunda etkileri var. Durum böyle olunca ne yazık ki insanların bir özel günü çoluk çocuklarınca eğlenerek geçirmesi bazı çevreleri rahatsız ediyor. Acaba yazınızı okuyunca yeni yıl kutlamalarına bir Hıristiyan geleneği olarak bakanlar ne diyecekler?...
Saygılarımla.
Muhsin Köktürk -- 01.01.2018 18:43
CAHİLDİM DÜNYANIN RENGİNE KANDIM
Koskoca bir şehirde böyle saçma sapan bir pazar anlayışı olurmu. Pazar yeri diye yaptıkları yerde otopark yok, süt yoğurt pazarı yozgatın bir ucunda sebze meyve pazarı öbür ucunda böyle bi pazar Yozgat Yozgat oldu olalı görmedi. Rezalet diz boyu efendiler sahipsiz memleket. Herşeyin bir kuralı usulü kaidesi olur. Pazar pazar benzemez oldu. Böyle gidrse bırakın çoruma semer satmak için getmeyi, yakın zamanda 1 kilo süt almak içinde gitmek zorunda kalacağız.
Adınız ve Soyadınız -- 13.12.2017 14:27
BİR ANI
Sayın Çapanoğlu, gönderdiği yazısından girişimci bir ruha sahip olduğunu tahmin ettiğim Sayın Nusret Alper beyi tebrik ediyorum. Keşke aynı karakterdeki kişiler dernek gibi, kooperatif gibi bir çatı altında örgütlenebilseler. Basından takip ettiğim kadarı ile Yozgat kadınları erkeklerinden daha cesur ve daha girişkenler. Hâlbuki, Yozgat’ımız birçok konuda bakir sayılır. Üzüldüğüm bir taraf da kendi esnafımız varken dışardan gelen esnafın açtığı işyerlerine Yozgat yerli halkının daha fazla itibar etmesi. Bu arada Sayın Belediye başkanımızın gerek lise caddesindeki gerekse kuyumcular caddesindeki düzenlemesinden sonra alışverişte sanki daha bir canlanma olduğu izlenimi taşıyorum. Umarım öyledir. Saygılarımla.
SUDE ÖZTÜRK -- 07.12.2017 10:45
PAZARDAN PAZARA
Sayın Çapanoğlu,
Pazardan pazara yazınızı üzülerek okudum. Meyve sebze pazarı ile süt yoğurt peynir pazarının birbirinden uzakta olmasının sebebini anlayamadım. Şehirlerin pazarlarında hepsi aynı pazarın içinde ama kendilerine ayrılan yerlerde olurlar. Bu pazarlarda o kadar çok çeşit var ki mutfak eşyası satanlar, giysi satanlar, güneş gözlüğü satanlar, iç çamaşırı satanlar, ayakkabı satanlar vs. Yozgat pazarında ise bunlar değil köylünün getirdiği ve kendi ürettiği ürünleri kolayca pazarlayabilmesi isteniyor. Umarın Belediye Başkanlığı ve Valilik buna göre tedbir alırlar. Bu araştırma yazınız için sizi kutluyorum. Saygılarımla
SUDE ÖZTÜRK -- 23.11.2017 12:44
PAZARDAN PAZARA
Bu yazanlar doğru ve Yozgat gerçekten bu hale geldiyse Yozgat bitmiş demektir. Alıcının satıcının köylüsüyle kentlisiyle tüm ahalinin pazardan ihtiyaçlarını karşılayabileceği pazar yeri yapılamıyorsa boş yere organize sanayi yapmaktan, sanayileşmekten, tarımı güçlendirmekten bahsetmesin kimse yazık çok yazık. Oysa istimlak edilip güzel bir haftA alık pazar yeri yapılsa alıcı da satıcı da yaşadığı bu sıkıntıdan kurtulur.
RIZA KAYACAN -- 22.11.2017 15:27
PAZARDAN PAZARA
Yazınızı Yozgat Ziraat Odası Başkanı, Damızlık Büyükbaş Hayvan Yetiştiricileri Birlik Başkanı, Kücükkbaş Hayvan Yetiştiricileri Birlik Başkanı, Ticaret Odası Başkanı ve Yozgat Belediyesinden okuyan oldu mu çok merak ediyorum. Yozgatta salı günleri süt yoğrurt almak, yerli sebze meyve almak için ayrı ayrı pazar yerleri canımıza tak etti. Nerde bu köylünün ziraat odası başkanı niye sahip çıkmıyor Yozgat köylüsüne,alıcıyıda düşünen yok satıcıyıda
Ahmet Bulut -- 21.11.2017 13:20
PAZARDAN PAZARA
Sayın Çapanoğlu Beyefendi; Eskiden tüm ahali, köylü kentli bir birini tanırdı. Babam Rahmetli, ilçe köylerinde yaşayan insanların, kim kimle akraba onların bile seceresini bilirdi. Elbette ki, alış veriş, yol arkadaşlığı, borç alma gibi durumlar insanları bir birine yaklaştırıyor kaynaştırıyordu. Eski hayatlar zor, meşekkatli fakat bir o kadar da neşeli, mutlu, paylaşımcı yaşanırmış. Şimdi bankalar borç urganını insanların boynuna geçiriyor. Kimse kimseyi göremiyor.

Yine ince iğneyle kuyu kazıp, geleceğe miras hazırlamışsınız.

Saygı ve hürmetlerimle Selamlar
Kadriye ŞAHİN -- 20.11.2017 22:26
PAZARDAN PAZARA
Sayın Abdulkadir Çapanoğlu,
Yazınızı ilgiyle okudum. Şöyle çocukluk günlerine döndüm bir an. Babamla o salı pazarlarında alışveriş ettiğim günler geldi aklıma. Her şeyin en doğalını ilk elden alıp yerdik. Hiç unutmam, üzümü kasayla alırdık köylülerden. Canlı tavuk, yağ, yoğurt, şimdi arayıp da bulamadığımız organik yumurtalar, daha neler neler...
Ne kaldı ki geçmişin o güzelliklerinden?... O birbirinden bağımsız, bahçeli evler yok oldu. Güzelim "Bademlik" yok oldu. Çamlık o eski özgün havasını yitirdi. O nostaljik faytonlar ortadan kalktı. O eski komşulukların yerinde yeller esiyor şimdi. Kısacası geçmişin tüm güzellikleri silindi belleklerimizden.
Deşme yaramı be kardeşim, deşme! İnan ki gözlerim yaşarıyor o çocukluk günlerimi anımsarken. Ah nerede o eski günler?...
Muhsin Köktürk -- 20.11.2017 21:47
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00