BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 16.07.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
181
Dün
:
4633
Toplam
:
14105493
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
KURTLU ARMUTLAR
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Tarih çok eski 1917 yılı. Yozgat’ın eski ailelerinden Divanlıoğlu Nesim Bey, Yozgat adliyesinde Başkâtiptir. Şekerpınar yolu üzerindeki dededen kalma konaklarında ikamet etmektedirler. Bahçedeki iki ahırda güzel binek atları var. Divanlıoğlu Nesim Bey’in kızı Sultan Hanım da atlara meraklı ve iyi bir binici. Erzurumlu Rıza Bey de (Saraçoğlu) Yüzbaşı rütbesi ile Yozgat Jandarma komutanıdır. At üstünde bir yere giderken yine at üstünde gördüğü Sultan Hanımı çok beğenir. Bir zamanların modern Yozgat’ı, bir hanım at üstünde gezmeye çıkıyor. Söylenecek çok şey var da uzatmıyayım. Dünür olurlar, Yozgat örf ve adetlerine göre nişanlanırlar. Yüzbaşı Rıza Bey görevle bir süreliğine Aydına gider. Orada İncir zamanıdır. Aklı Yozgat’ta bıraktığı nişanlısında olan Rıza Beyin, bu tatlı ve hoş meyveyi yalnız yemek içine sinmez, boğazından geçmez. Bir sepet yaptırıp Yozgat’a nişanlısına gönderir. O zamanlar dünyanın bir ucu sayılan Aydından gelen nişanlı hediyesini tüm aile merakla açarlar. İçinde Armut’a benzeyen meyveleri görürler. Sultan hanım bir tanesini alır bakar, yumuşak bir şey. İki eliyle ortadan ayırır ki içinde beyaz beyaz kıl gibi bir şeyler var. Aaaa! Bu kurtlanmış diyerek atar başka birisini alır o da aynı. Bir sepet incir tek tek elden geçer, buda kurtlu, buda kurtlu diyerek çöpe atarken ailesine karşı mahcup duruma düşen Sultan hanım bir taraftan da “Gönderecek başka bir şey bulamadın da bu kurtlu armutlarımı gönderdin ey Rıza Bey” diyerek için için sızlanır. Gelen hediyeye çok üzülen ve nişanlısına kırılan Sultan Hanım, Yüzbaşı Rıza bey’e yazdığı sitem mektubunda “Gönderdiğin armutların hepsi kurtlu idi” diye yazar. Aldığı mektuba şaşıran Rıza Bey de cevabi mektubunda “Ben size armut göndermedim, Aydın’ın en meşhur meyvesi inciri göndermiştim, yolda başka birisinin eşyasıyla mı karıştı acaba” diye cevap verir. Rıza Beyler Ankara’ya yerleşip Nesim Bey ve eşi de vefat ettikten sonra koca konak yıllarca içindeki antika eşyalarla boş kaldı. Çocukları ve torunları da gidip gelemeyince sonunda satılmasına karar verildi. İçindeki çok değerli birçok antika eşya taşıma güçlüğünden dolayı akraba ve komşulardan kimine hatıra olarak kimine bila bedelle dağıtıldı. Ancak birkaç gaz lambası ve birkaç süslü baston Ankara’ya götürülebildi. Bu hikâyeyi kuzenim, torunu Cengiz Divanlıoğlu’ndan dinlediğimde epeyce şaşırmıştım ama hakikaten sert ikliminden dolayı Yozgat’ta incir yetişmezmiş.

24.09.2013

Yukarıdaki yazım yayınlanınca değerli araştırmacı yazar Mehmet Genç dostum Kuşadası’ndan telefonla aradı. Dedi ki” İncir ve Efelerle ilgili çok hikâye dinlemiştim ama hiç bu kadarını okumamıştım.” Sonra çok hoş iki olay anlattı, bende sizinle paylaşmak istedim. Sinoplu bir felsefe öğretmeni Aydınlı bir genç kızı kaçırarak evleniyor. Genç kız evin tek kızı. Kaçarak evlendiği için de bir daha Aydın’a dönemiyor, amcalarının kendisini öldüreceğinden korkuyor. Bu yüzden Sinoplu öğretmen de Aydını görmekten mahrum kalıyor. Bir zaman sonra baba ölünce kıza 60 dönüm incir bahçesi kalıyor. Kız korkudan memlekete gidemeyince damat gidiyor. İncir ağaçlarını bir şeye benzetemeyen damat biran önce zengin olma hayalleri ile ağaçları kestirerek yerine fındık diktiriyor. Bir süre sonra hatasını anlıyor tabi ama geçmiş ola.

Senin Yozgat Gazetesinde yayınladığın “Bir korku bir dedikodu” yazındaki Çorumlu teyzeyi okuyunca aklıma gelmişti sonra unutmuşum. Bu sene yaşadığım bir başka olayı daha anlatayım. Yazlıktaki komşumuzun bahçesinde asırlık bir incir ağacı var. Meyvesi siteyi doyuruyor. Komşumuz bu yıl evi kiraya verdi. Gelen kiracı bakıyorum her gün incir ağacını suluyor, birkaç gün merakla izledim. Bir gün yine aynı manzarayı görünce dayanamadım, yanına gidip incirin bırak suyu, nem bile istemediğini nazikçe anlattım. İnanmamış olacak ki ertesi gün yine suladı. Ev sahibini arayıp durumu anlattım. Adamcağız duyduğuna inanamadı, Milas’tan gelerek bir daha inciri sulamaması gerektiğini hatırlatınca sanırım ancak o zaman inanabildi. Komşum bundan sonra evi kiralayacak herkese ilk şart olarak inciri sulamamasını, aksi halde evden çıkaracağını bildirecek. O kiracı kim dersen o da Çorumluymuş.

25.09.2013

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Acizane köşemde yayınladığım yazılarıma zaman ayırıp yorum göndermek lütfunda bulunan okuyucularımıza en kalbi teşekkürlerimi arz ederim. Sehven yorumlarının altına isim yazmayı unutan sayın okuyucularımın köşemdeki mail adresimden (yazı başlığının altında) bana ulaşmalarını hasseten rica ederim.Saygılarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 11.07.2018 10:46
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Uzun süre okuyamadım okuduğumda engüzel yazı oldu emeğinize sağlık hocam
Adınız ve Soyadınız -- 09.07.2018 16:56
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
ELLERİNİZE SAĞLIK GERÇEK OLAYLARI SAPTIRMADAN BİREBİR GERÇEKLERİ SAPTIRMADAN UZUN ARAŞTIRMALAR YAPARAK YAPTOĞINIZ ÇALIŞMALAR İÇİN GÖNÜLDEN SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM.
ARTO KAZANCIOĞLU -- 09.07.2018 14:24
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
ÇOK SEVGİLİ DOSTUM UZUN UĞRAŞLAR VEREREK TARİHİN GİZLİ KALMIŞ GERÇEKLERİ AYDINLATTIĞINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.
SİZLERLE BERABER OLDUĞUM ZAMAN HİÇ BİR ZAMAN DİN AYIRIMI İLE KARŞILAŞMADIM.SİZ DİN DİL İRK AYIRIMI YAPMADAN İNSANLARLA KURDUĞUNUZ DOTLUK VE ARKADAŞLIK TAKDİRE ŞAYANDIR.
HER ZAMAN YARDIMA HAZIR DOSTLUĞUNUZ EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİMDİR.
SEVGİLER VE SAYGILARIMLA
ARTO KAZANCIOĞLU -- 27.04.2018 12:26
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
Her zamanki gibi çok enteresan ve güzel bir yazı. Ben 8 sene bir Ermeni takımı olan ŞİŞLİ SPORDA basketbol oynadım.Çok Ermeni dostum var ve onların hiç bir biz Türklere kötü davranışlarını görmedim. Allah birdir. İnsanlarda kardeştir. Teşekkür ederim. Selamlar ve sevgiler
Taylan Emcioğlu -- 27.04.2018 12:11
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00