BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 16.07.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
166
Dün
:
4633
Toplam
:
14106047
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
BİR KORKU, BİR DEDİKODU
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Cennetmekân dedem Ceritzade Şükrü efendinin evi Yozgat’ın Mutafoğlu mahallesinde şimdi üzeri kapatılan öz’ün üzerindeki taş köprünün başında idi. Şimdi ne köprü kalmış ne de öz. Hâlbuki kenarları sarı taştan çok güzel bir köprü idi. Mahallenin delikanlıları akşam yemeğinden sonra köprünün bu sarı taşlarına oturur sohbet ederlerdi. Neredeyse askerlik çağına gelmiş, hatta askerden gelmiş bu delikanlılar büyüklerden utandıkları için bazen gecenin karanlığında canları çeker güvercin taklası, uzuneşek gibi oyunlarda oynarlardı. Evin önündeki acıpınar hâlâ akar. Bu evin üç adet büyük avlusu vardı. En büyüğü dış avlu idi. Avlunun bir kenarında içinde köyden gelen köylülerin yattığı büyükçe bir sekisi olan büyük bir ahır vardı. Dayılı köyünden mazot almaya gelen traktör de vagoneti ile birlikte bu avluda dururdu. Eskiden selamlık olarak kullanılan ve pencerelerinden Çamlık görünen kısım ayrı bir ev olarak iç avlunun güney tarafında bulunurdu ve tavan eteği resimler ile süslü idi. Selamlığın kendine bitişik bir mutfağı da vardı. Asıl evde ise içinde iki tandır olan büyükçe bir mutfak daha vardı. İstanbul’a yerleşme kararı verilince rahmetli dedem evi kiraya vermek için böldürdü. Bu ev tam beş adet ev oldu. Evin bitişiğinde Çorumlu teyze olarak bilinen yaşlı ve yalnız bir hanım yaşardı. Asıl ismini kimse bilmezdi. O da zaten pek kimseyle görüşmezdi. Hayatımda sadece iki kere görebildiğim başı yazmalı, kınalı saçlı bir teyze idi. Komşular arasında bir dedikodu başladı. Çorumlu teyzenin evine iyi saatte olsunlar yerleşmiş. O zamanlar böyle şeylerden çok korkulur, birisi böyle bir şey ortaya attı mı şüyuu vukuundan beter olurdu. Bu seferde böyle oldu. Çoluk çocuk ve genç kızlar pınardan su almaya çekinir oldular, çünkü pınar Çorumlu teyzenin evinin duvarına bitişikti. Bu söylenti uzun bir süre hurafelere inanları tedirgin etti. Bizim evde bulunan iki hizmetkâr kızda bundan etkilendiler. Dedemin özel faytonu için alınan atlar da huylu idiler (Bkz. Atlar parlayınca yazım) biz bile atları pınarda sulamaya çıkardığımızda atlar bir şey görür hissederde parlarsa diye ödümüz kopardı. Bir karşılaştığında anneannem sormuş seni kim rahatsız ediyor ne yapıyorlar diye oda şöyle anlatmış. “İyi saate olsunlar gündüz yoklar ama gece olunca geliyorlar, benim uyumamı istemiyorlar. Yatma vakti gelince besmele çekip okuyup üfleyip yatıyorum. Tam uykuya dalacağım sırada başlıyorlar tık tık vurmaya. Korkuyorum, yatakta doğrulup tekrar okuyorum ses kesiliyor. Yatıyorum bir şey yok, tam dalacağım yine başlıyor tık tık. Başka bir zararları yok bende alıştım artık ama gece uykularım zehir oldu, gece uyuyamayınca gündüz uyumaya başladım.” Bu iş ne kadar devam etti şimdi hatırlamıyorum ama meseleyi Dayılıdan gelen köylüler çözdüler. Alış veriş için Dayılı köyünden Yozgat’a gelen köylüler han parası vermemek için ahırdaki seki de yatarlardı. Onlar üstte seki de, hayvanlar altta mışıl mışıl uyurlardı. Bu köylülerden birisi cesaret edip anneanneme camızlardan birisinin boynuzunda kurt olduğunu boynuzunu sabaha kadar musul’a (hayvanların yemesi için saman konulan yer) vurduğunu bu yüzden uyuyamadıklarını söyler. O zamanlarda büyük saygı vardı. Köyden geleceksin, ahırın sekisinde bedava yatacaksın, evde pişenden yiyeceksin sonra gece uyuyamadık diye şikâyet edeceksin, kimin haddine. Ama bu köylünün cesaret edip bunu anneanneme anlatması ile önce mühimsenmeyen bu şikâyet çok tecrübeli ve akıllı olan anneannemin dikkati ile Çorumlu teyzenin iyi saatte olsun’larına bağlandı. Çünkü Çorumlu teyzenin evi ile bizim ahırın duvarı bitişikti. Gündüz tüm Yozgat’ın hayvanları ile sığıra katılan camızlar ve inekler akşamüstü sığırın şehre dönmesiyle kendiliklerinden gelip kapısı açık olan ahıra girerlerdi. Gece boynuzu kurtlu olan camız rahatsızlık hissettikçe ara ara musul’a boynuzunu vuruyor oda tesadüf Çorumlu teyzenin tam uykuya dalacağı ana denk geliyordu. O günden sonra bu camızın adı “boynuzu kurtlu” ya da “iyi saatte olsunlar” kaldı.

20.08.2013

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Acizane köşemde yayınladığım yazılarıma zaman ayırıp yorum göndermek lütfunda bulunan okuyucularımıza en kalbi teşekkürlerimi arz ederim. Sehven yorumlarının altına isim yazmayı unutan sayın okuyucularımın köşemdeki mail adresimden (yazı başlığının altında) bana ulaşmalarını hasseten rica ederim.Saygılarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 11.07.2018 10:46
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Uzun süre okuyamadım okuduğumda engüzel yazı oldu emeğinize sağlık hocam
Adınız ve Soyadınız -- 09.07.2018 16:56
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
ELLERİNİZE SAĞLIK GERÇEK OLAYLARI SAPTIRMADAN BİREBİR GERÇEKLERİ SAPTIRMADAN UZUN ARAŞTIRMALAR YAPARAK YAPTOĞINIZ ÇALIŞMALAR İÇİN GÖNÜLDEN SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM.
ARTO KAZANCIOĞLU -- 09.07.2018 14:24
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
ÇOK SEVGİLİ DOSTUM UZUN UĞRAŞLAR VEREREK TARİHİN GİZLİ KALMIŞ GERÇEKLERİ AYDINLATTIĞINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.
SİZLERLE BERABER OLDUĞUM ZAMAN HİÇ BİR ZAMAN DİN AYIRIMI İLE KARŞILAŞMADIM.SİZ DİN DİL İRK AYIRIMI YAPMADAN İNSANLARLA KURDUĞUNUZ DOTLUK VE ARKADAŞLIK TAKDİRE ŞAYANDIR.
HER ZAMAN YARDIMA HAZIR DOSTLUĞUNUZ EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİMDİR.
SEVGİLER VE SAYGILARIMLA
ARTO KAZANCIOĞLU -- 27.04.2018 12:26
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
Her zamanki gibi çok enteresan ve güzel bir yazı. Ben 8 sene bir Ermeni takımı olan ŞİŞLİ SPORDA basketbol oynadım.Çok Ermeni dostum var ve onların hiç bir biz Türklere kötü davranışlarını görmedim. Allah birdir. İnsanlarda kardeştir. Teşekkür ederim. Selamlar ve sevgiler
Taylan Emcioğlu -- 27.04.2018 12:11
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00