BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 19.12.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
177
Dün
:
4633
Toplam
:
15018664
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
YOZGAT ÇAPANOĞLU CAMİİ VAİZ KÜRSÜSÜ
capanoglukadir@yahoo.com.tr


Yazıma bir sitemle başlasam bilmem hoşgörür’müsünüz? Ne tarihimize nede tarihi eserlerimize gerektiği kadar önem veremiyor sahip çıkamıyor ve koruyamıyoruz maalesef. Korumak bir yana ayakta kalanları da bilmeden tahrip ediyoruz. Harf devrimi yapılıp Latin harflerine geçilince bazı işgüzar valilerimiz çeşmeler dâhil bazı tarihi eserlerin üzerindeki o eserin nüfus cüzdanı olan ve Arap harfleri ile yazılmış mermer kitabeleri kırdırmışlar. Bu yüzden birçoğunun geçmişi hakkında bilgimiz yok. Kim yaptırmış ne zaman yapılmış, ne maksatla yapılmış bilemiyoruz. Benim en dikkatimi çeken de cami hocalarımızın hacı yeşili yağlı boya merakıdır. Hangi camide boyası eskiyen dökülen kararan bir yer olsa gelsin yeşil yağlı boya. Boyası eskiyen ahşap direkler, hanım mahfillerinin balkon tırabzanları hemen hacı yeşili yağlı boya olur. Yöre camilerine gittiğimde ilk gözüme çarpan demeyeceğim gözüme batan bu olur. Bunun tek istisnasını Yozgat Saray köyü Çapanoğlu Ahmet Paşa Camiinde gördüm. Yapının ahşap kısımlarını, ahşap süslemelerini orijinal hali ile ne güzel korumuşsunuz dediğimde caminin kıymet bilir bilgili hocası “ çoğunluğu yeşile boyanmıştı, ben bazı yerleri boya sökücüsü ile bazı yerleri zımpara ile bazı yerleri kazıyarak temizledim” demez mi. İlk defa tanışmasak bu muhterem hocamın boynuna sarılırdım. Her ibadet yerinde böyle hocalarımız olsa. Gelelim Yozgat Çapanoğlu camiinin vaiz kürsüsüne. Ne olmuş vaiz kürsüsüne derseniz. Buyurun Gazi Üniversitesi Rektör yardımcısı ve Sanat Tarihi Bölüm Başkanı değerli hocam Prof. Hakkı Acun (Çapanoğlu) dan dinleyelim. “Çapanoğlu Büyük Camii’nin restorasyonundan sonra Caminin hocası ve Mustafa Çapanoğlu ile birlikte etrafı kontrol ederken minarenin duvarının dibinde yeşil boyalı kürsü gibi bir şey gözüme çarptı hoca efendiye bu nedir diye sordum. “Hocam eski vaiz kürsüsü” dedi. Neden buraya attınız diye sorunca “ zaten eskiydi, kırılmıştı işe yaramıyordu hocam, temizlik sırasında buraya atılmış” dedi. Biraz inceleyince yeşil boyanın dökülen yerlerinin altında kök boya ile yapılmış kalem işi çok güzel süslemeler olduğunu gördüm. Bunu acilen koruma altına almam gerektiğine karar verdim ama nasıl. Hemen oradan iki adam çağırdım, bunları itina ile müzeye götürün müdür Hasan Bey’e teslim edin dedim. Müze müdürü Hasan Bey’e de telefon ettim. Sana çok kıymetli bir şey gönderiyorum lütfen iyi bir yerde emanete al, çok kısa bir süre sonra aldıracağım dedim. Kıymetli bir şey dediğim için Hasan Bey’de titizlendi başına bir şey gelir korkusu ile birkaç kere hocam başına bir şey gelmeden bunları buradan al ne olur diye telefon etti. Yozgat müzesinde benim bağışladığım çok eser var. Ben profesyonel olarak koleksiyoncuyum. Elimdeki eserlerin çoğu Çorum Müzesine kayıtlıydı. Yozgat’ta da müze kurma hazırlığı vardı. Yılmaz Göksoy hocam “Acun sen benim talebemsin elindeki eserlerden de haberim var, ailen Yozgat’ı kurmuş gel sende şu elindekileri Yozgat Müzesine bağışla da müzemizi açalım” dedi. Bende elimdeki elliye yakın eseri müzeye devrettim. Devrettiklerimden hatırımda kalanlar sekiz adet kuran-ı kerim ve enam, üç adet kılıç, Roma, Bizans, Hitit dönemine ait beş altı adet testi, değişik dönemlerden otuza yakın madeni para, eski kamalar, kilim vs. epey bir şey. Devredince bana bir miktar para verdiler. 10 yıl sonra da müzeye yaptığım katkılardan dolayı teşekkür belgesi verdiler. Eserlerin yanına Hakkı Acun tarafından bağışlanmıştır yazısı konması için meğer benim para almamam gerekiyormuş. Benim teslim ettiğime dair belgelerim var ama neye yarar. Uzatmayalım, neticede Vakıflar Genel Müdürlüğündeki Genel Müdür muavini arkadaşıma ve müdire arkadaşım Suzan Bayraktar Hanımefendiye telefon ettim. Yozgat Çapanoğlu Camiinin tarihi kıymeti haiz eski vaiz kürsünün bende olduğunu, restoratörlerinin veya konservatörlerinin yardımı ile bunu eski haline getirmelerini ısrarla rica ettim. Yozgat bölgesi Sivas Vakıflar Müdürlüğüne bağlı olduğu için Suzan Hanım konuyu Sivas Bölge Müdürlüğüne intikal ettirdi. Sivas Bölge Müdürlüğünden geldiler, bir tutanakla teslim alıp Ankara’ya Vakıflar Genel Müdürlüğü restorasyon müdürlüğüne teslim ettiler. İşlerin çokluğundan bir sene kadar burada kaldı. Sonunda uzun, titiz uğraşılar sonucu 2012 yılının Kasım ayında Vakıflar Genel Müdürlüğü laboratuarlarında konservatörler Ceyda Cüceloğlu, Özlem Erdem ve Derya Şan Körük kardeşlerimizin maharetli ellerinde üzerindeki yeşil boya temizlendi altındaki kalem işi süslemeler orijinal hali ile eskisine uygun bir şekilde yapıldı. O kadar beğenildi ki vakıflar Genel Müdürlüğü müzesinde kalması için benden izin istediler. Bunun tarihi eser olmasının yanı sıra aile yadigârı da olduğunu da anlattım. Dolayısıyla en uygun yerin yine Çapanoğlu Camii olduğunu kendilerini gücendirmeden izah ettim. Sigortası yapılarak yine Sivas Vakıflar Bölge Müdürlüğünün elemanları vasıtasıyla Ankara’dan alınıp Yozgat’taki Çapanoğlu Büyük Camiine teslim edildi.” Hakkı Hocamın dediğine göre bu vaiz kürsüsü ya camiyi yaptıran Mustafa Bey zamanından ya da dış camiyi yaptıran kardeşi Süleyman Bey zamanından kalma çünkü üzerindeki süslemeler cami içindeki diğer ahşap süslemeler ile aynı özellikleri taşıyor yani cami ile aynı yaşta(1779). Hakkı Hocam; “Yozgat ve civarında gerek Çapanoğulları gerekse Çapanoğullarının maiyetindeki kişiler tarafından yaptırılan camilerde bunun benzeri vaiz kürsüleri var ama bu kadar süslü ve kalem işçiliği olanını görmedim” diyor. Dikkati, emeği ve takibi için değerli hocama teşekkür ettiğimde “Değil kürsünün tamamını bir parçasını bile bulsaydım bohçaya sarar saklardım. Atalarımızdan kalan baha biçilmez aile yadigârları ” diye cevap verdi.

Not; Köşemi takip eden değerli okurlarıma kolaylık olması düşüncesi ile bundan böyle yazılarımı Salı günleri değiştireceğimi arz ederim. Zaman ayırıp yorum göndermek zahmetinde ve lütfunda bulunarak takip edildiğimi hissettirip beni motive eden okuyucularıma teşekkür ederim.



01.07.2013

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
ÇAPANOĞULLARI HADİSESİ BİR İSYANMIDIR? - 1 -
Yorumunuz sevgili a.kadir bey yerköy derebağı köylüyüm.tel.0 535 967 57 11.yozgat günleri ankara da Siyami YOZGAT ın yazdığı USAT romanı hakkında düşüncelerinizi rica ediyorum.okudum.şu sira tekrar okuyorum.selamlar
Ünal dursun -- 07.12.2018 23:57
NE ÇORBAYMIŞ BE!
Değerli dostum,
Çorba hakikaten yediden yetmişe herkes için çok değerli bir yiyecek. Teşekkür ediyorum. Bizim Köyden İnsan Manzaraları-1’i okumuşsunuz. Yorumlamışsınız. Varlığınız daim ola.
Kısacık bir ekleme yapmak isterim yine “çorba”ya dair. Bizim gibi çorba severin biri az kalsın yuvasını bozuyormuş. Bu çorba yüzünden canım. Şöyle olmuş: Adam eşinden her gün çorba istiyor. Çorbasız sofraya oturmuyor. Bir gün böyle, beş gün böyle… Kadıncağız usanmış. Bir gün tasını tarağını toplamış. Demiş ki kocasına:
-Ben anneme gidiyorum. Ne halin varsa gör!
Adam mutfak işinden pek anlamıyor. Yalvarır bir sesle:
-Hanım, çorba pişir de öyle git bari, deyip boynunu bükmüş. Kadıncağız hanımlığını yapmış. Annesine gitmekten vaz geçmiş.
İşte böyle aziz dostum. Selam ve saygıyla.
Mustafa Topaloğlu -- 07.12.2018 23:48
BİZ NELER GÖRDÜK
Sayın M. Kılıcaslan, lütfen capanoglukadir@yahoo.com.tr adresimden mail göndererek ya da Yozgat Gazetesinden telefonumu alarak bana ulaşınız. Selamlar.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 30.11.2018 10:45
Bir yiğit beyzade, Çapanoğlu Halit bey
Merhaba , bende Çapanoğlu torunuyum ama tam hikayeyi bilmiyorum, Babannem zamanında bahsederdi bir süredir aklını yitirmişti ama geçmişi iyi hatırlıyor ara ara diyordu oda yeni rahmetli oldu 76 yaşında, bildiğim kadarıyla arap seyfi alaca köyündendi babası Mehmet Celal Çapanoğluymuş annesi İkbal Arslan çerkes kızıydı. Abisi de vardı Aydın oda vefaat etti genç yaşt pek bilmiyorum. Babası genç yaşta aklını kaybetmiş at çiftlikleri felan varmış zamanında birşeyler olmuş almışlar ellerinden , babasının mezarını bilmiyordu. Sadece İstanbul da vefaat etti kimsesizler mezarlığına gömülmüş sanırım. Dediğim gibi yarım yamalak bir hikaye yeni toprağa verdik üzgünüz ve merak ediyorum belki bir bileni vardır. Hayatı kısa sürede olsa yozgatta devam etmiş dayısı komsermiş babası vefaat edince yozgata dönmüşler bir köy adı veriyordu ama unuttum orada dayısı komsermiş karakolun karşısındaki evde kalırlarmış Çerkes kızı dediğim ikbal annem de bildiğim kadarıyla ceritmiş. Celal dedemin tek bir resmi mevcut ama dediğim gibi bilgiler yarım belki bir bilen vardır.
M.Kılıçaslan -- 28.11.2018 20:28
BİZ NELER GÖRDÜK
Bu yazını, en iyi üniversitelerin malzeme ve metalurji mühendisliği mezunu çocuklar bile yazamaz Ağabey, kutlarım seni, de niye mühendis olmamışsın ki
Bülent cerit -- 24.11.2018 15:19
BİZ NELER GÖRDÜK
Sayın Çapanoğlu,
Harika bir biçimde tasvir ettiğiniz bu kapkacak macerasını ben de aynen sizin gibi yaşayanlardanım, çünkü aynı nesil ve yaklaşık aynı çevredeniz..Rahmetli annem gözümün önünde canlandı mutfakta çalışırken. Zavallı memleketim! Geri kalmışlığın bedelini bizler ödüyoruz. Kullandığımız bu nesnelerin bıraktığı arızalar yaşlılık döneminde uzun yılların içinden geçerek bizlere yansıyor. Allah bizden sonrakilere acısın diyorum. Onlar bizim nesilden daha şanssız. Gerek dünya, gerek memleketimiz ölçeğinde.
Selam ve saygılar,
A. YAŞAR OCAK -- 23.11.2018 10:42
BİZ NELER GÖRDÜK
Teşekkür ederim bu kadar güzel eski-yeni günler anlatılmaz.bizim evde de bakır tencere vardı.çok iyi hatırlıyorum.elinize ve kaleminize sağlık.

ARTO KAZANCIOĞLU -- 23.11.2018 10:40
BİZ NELER GÖRDÜK

Yüreğine sağlık. Sıcacık bir yazı. Hep birlikte yasadığımız dönemler. Çok teşekkürler.
Güner Türkoğlu Gökay -- 23.11.2018 10:39
BİZ NELER GÖRDÜK
SEVGİLİ ABDÜLKADİR BEY,
ÇOK GÜZEL TARİHİ BİR YAZI OLMUŞ, ELİNİZE SAĞLIK, İLERDEKİ KUŞAKLARIN VE TARİHÇİLERİN YARARLANABİLECEĞİ BELGE NİTELİĞİNDE GERÇEKTEN.
SEVGİLER....SELAMLAR...
Selçuktayfun Ok -- 23.11.2018 10:38
SAYIN BEKİR BOZDAĞ’IN YOZGAT ZİYARETİ
Yorumunuz Sayın hocam çok güzel yazmışsınız fazlalığı var eksikliği yok yozgat var yozgatlı yok garip sahipsiz şehir tıpkı benim gibi öksüz garip tarihe bakarsak Cumhuriyet döneminde yapılan ortada cakili bir çivi yok bir bira fabrikası var olmaz olsun o bira fabrikası biz böyle iyiyiz.... sizi yeni tanıdım atalarimizin gurur duyduğumuz sahiplendigimiz Çapanogullarindan yozgat da bizim Capanogullarida bizim dediğimiz ismini namini duydugumuzda titredigimiz kendimize gelip heybetlendigimiz dedelerimiz özümüz canimiz....yazmaya devam edelim ama 1923 den bugüne kadar saygılarımla
Mustafa Aydın Turan -- 20.11.2018 09:05
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00