BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 21.09.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
243
Dün
:
4633
Toplam
:
14474378
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
ROBOT
capanoglukadir@yahoo.com.tr
İkiz torunlarım 4+4+4 diye tarif edilen ucube sistem gereği bu yıl daha 5,5 yaşında iken ilkokula başladılar. Kayıt sırasında psikolojinin pe’sinden haberi olmayan kerameti kendinden menkul öğretmenlerin biz kardeşleri ayrı sınıflara kayıt yapıyoruz doğrusu budur ısrarına şiddetle karşı çıkarak ikisinin aynı sınıfa kayıtlarını yaptırdım. Kardeşimle aramızda bir yaş fark vardı ben bir sınıf ondan önde idim ama lise birinci sınıfta bir yıl kaybedince birlikte aynı sınıfta okumaya başladık. İki kardeşin aynı sınıfta okuması hem bizim için hem de ailemiz için daha yararlı oldu. Yani biz bunu yaşayarak öğrenmiştik. Torunlarıma ve diğer çocuklara ev ödevi verilmiş. Kutulardan robot yapılacakmış. Annesi, babası ve biz oradan buradan karton kutu topladık. Robotun gövdesi için ayakkabı kutuları diğer aksamı içinde daha küçük kutular ile iki çocuğa iki robot yapıldı. Ne çocuklara ne eğitime ne de okula hiçbir faydası olmayan bu çalışmanın ne maksatla yapıldığını öğretmenlerine sorduk. Çocuklar evde aileleri ile birlikte daha çok vakit geçirsinler diye müfredatta var dediler. İşten yorgun gelen anne, babalar ancak çocuklarının dersleri ile ilgilenebiliyorlar. Bu saçmalığı protesto için yapmasan çocukların okulda arkadaşlarının içindeki durumlarını düşünüyorsun. Yapsan bu kadar emek bu kadar zahmet neye yarayacak. Düşündüm bunu müfredata koyan kişi veya kişiler ve öğretmenler acaba ömürlerinde bir robot’u yakından inceleyip izlemişler mi? Nelere robot dendiğini biliyorlar mı? Robot deyince akıllarına sadece insan benzeri robotlar mı geliyor. Mutfakta hanımların yardımcısı robottan tutunda fabrikalarda bilhassa otomotiv sanayindeki robotlardan, insan sağlığına zararlı işlerde kullanılan robotlardan silah sanayinde ve savaşlarda kullanılan robotlardan haberleri bilgileri var mı? Bilmediklerinden çok eminim. Kutu robotlar yapıldı, yapılmasına ama daha evde iken kazara yere düştüklerinde bir yerleri kopuyor yeniden yapıştırmaya çalışıyoruz. Şimdi bu çocuklar bu robotları sağ salim okula götüremeyecekler. Ya anneler ya babalar İstanbul gibi büyük bir metropol de on paralık bir iş için, işi gücü bırakıp ellerinde kendi imalatları bu robotları bir kazaya uğramadan özenle okula götürmeye, öğretmene teslim etmeye çalışacaklar. Bu kadar zaman ve emek sarf edilen sınıfta kaç öğrenci varsa o kadar “çok affedersiniz” moktan bir robot bir kaç saat sonra çöpe atılacak. Bizim zamanımızda da ilkokulda elişi dersimiz vardı. Bize bir parça kumaşa düğme dikmeyi, ilik açmayı, yama yapmayı, içine yumurta şeklinde taş koyarak çoraplarımızın deliklerini dikmeyi vs. gibi şeyler öğretmişlerdi. Ortaokulda da yine elişi dersimiz vardı. Orada da pazar filesi örmeyi, bıçak, makas, balta bilemeyi, ebru resim yapmayı, çakı ile kurşun kalemimizi kalemtıraş gibi düzgün açmayı, dergi ve kitaplarımızı cilt yapmayı vs. öğretmişlerdi. Yani hayatta lazım olacak beceriler kazanmıştık. Milli olmayan eğitim sistemimiz bakalım daha ne anlamsız işler ve dini hurafeler ile çocuklarımızı muasır medeniyet seviyesine ulaşmaktan geri koyacak. Ders alınacak bir alıntı ile bitireyim. Dönemin Başbakanı Turgut Özal zamanında gerçekleşmiş bir olay şöyle anlatılır; Japon eğitim uzmanları gelmiş ve ülkemizin eğitim sistemini incelemiş. Özal’ın bürokratlarının da hazır bulunduğu bir ortamda raporlarını sunmuş ve sonuç olarak şunu söylemişlerdi; “Sizin eğitim sisteminizde milli ruh yok!” Turgut Özal’ın “Nasıl?” sorusu üzerine şunu anlatmışlardı; “Biz Japonya’da okula başlayacak çocuklarımıza milli ruh şoklaması yaparız. Onları önce toplu halde hızlı trenlere bindirir, dev fabrikalarımızı, teknoloji merkezlerimizi gezdirir ülkemizin gücünü gösteririz. Sonra da bu yavrularımızı alır Hiroşima ve Nagazagi’ye götürür, orada atom bombası atılan ve yıllardır ot dahi bitmeyen alanları gösterir deriz ki; Eğer siz çalışmaz, bilinçlenmez ve az önce gördüğünüz teknolojiye sahip olmak için çalışmazsanız sonunuz böyle olur.” Bürokratlardan biri atılır, “Ama bizim Hiroşima’mız yok ki!” Japon uzmanın cevabı tokat gibidir “Sizin Çanakkale’niz on Hiroşima eder!”

29.04.2013

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
II. ABDÜLHAMİT’İN SERYAVERİ MÜŞİR AHMET ŞAKİR PAŞA (ÇAPANOĞLU)
İstanbuldan takip ettiğim biri olarak Şakir paşa ve çapanoğlu ailesinin bu memleket için ne kadar fedakarlıklar yaptıklarını okuyunca insanın içinde bir burukluk oluyor haksız yere sıkıntılar yaşamalarından dolayı ama onlara minnet duyarak saygıyla anarak Allah cc rahmet eylesin makamları cennet olsun
Mahmut kara -- 21.07.2018 02:02
II. ABDÜLHAMİT’İN SERYAVERİ MÜŞİR AHMET ŞAKİR PAŞA (ÇAPANOĞLU)
Merhaba Abdulkadir bey
Yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum gerçekten şunu anladım eğer bugünkü teknoloji olsaydı Ahmet şakir paşa (yazık çok üzüldüm)dan diğer fedakar çapanoğlu aileleri çok daha düzgün anlışılırlardı. Maalesef çok değerli hizmetleri bulunan insanlar kendilerini ifade edememiş seslerini istedikleri biçimde ulaştıramamış ve büyük mağduriyet yaşamışlar. Ama bugün hakiki gerçekler gün ışığı gibi ortada o yüzden mekanları cennet olsun. Sizede ayrıca teşekkürler bu olayları daha düzgün biçimde bizlere ulaştırdığınız için ,

Saygılarımla,
MAHMUT KARA -- 20.07.2018 19:50
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Acizane köşemde yayınladığım yazılarıma zaman ayırıp yorum göndermek lütfunda bulunan okuyucularımıza en kalbi teşekkürlerimi arz ederim. Sehven yorumlarının altına isim yazmayı unutan sayın okuyucularımın köşemdeki mail adresimden (yazı başlığının altında) bana ulaşmalarını hasseten rica ederim.Saygılarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 11.07.2018 10:46
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Uzun süre okuyamadım okuduğumda engüzel yazı oldu emeğinize sağlık hocam
Adınız ve Soyadınız -- 09.07.2018 16:56
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
ELLERİNİZE SAĞLIK GERÇEK OLAYLARI SAPTIRMADAN BİREBİR GERÇEKLERİ SAPTIRMADAN UZUN ARAŞTIRMALAR YAPARAK YAPTOĞINIZ ÇALIŞMALAR İÇİN GÖNÜLDEN SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM.
ARTO KAZANCIOĞLU -- 09.07.2018 14:24
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00