BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 22.06.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
174
Dün
:
4633
Toplam
:
14025237
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
ROBOT
capanoglukadir@yahoo.com.tr
İkiz torunlarım 4+4+4 diye tarif edilen ucube sistem gereği bu yıl daha 5,5 yaşında iken ilkokula başladılar. Kayıt sırasında psikolojinin pe’sinden haberi olmayan kerameti kendinden menkul öğretmenlerin biz kardeşleri ayrı sınıflara kayıt yapıyoruz doğrusu budur ısrarına şiddetle karşı çıkarak ikisinin aynı sınıfa kayıtlarını yaptırdım. Kardeşimle aramızda bir yaş fark vardı ben bir sınıf ondan önde idim ama lise birinci sınıfta bir yıl kaybedince birlikte aynı sınıfta okumaya başladık. İki kardeşin aynı sınıfta okuması hem bizim için hem de ailemiz için daha yararlı oldu. Yani biz bunu yaşayarak öğrenmiştik. Torunlarıma ve diğer çocuklara ev ödevi verilmiş. Kutulardan robot yapılacakmış. Annesi, babası ve biz oradan buradan karton kutu topladık. Robotun gövdesi için ayakkabı kutuları diğer aksamı içinde daha küçük kutular ile iki çocuğa iki robot yapıldı. Ne çocuklara ne eğitime ne de okula hiçbir faydası olmayan bu çalışmanın ne maksatla yapıldığını öğretmenlerine sorduk. Çocuklar evde aileleri ile birlikte daha çok vakit geçirsinler diye müfredatta var dediler. İşten yorgun gelen anne, babalar ancak çocuklarının dersleri ile ilgilenebiliyorlar. Bu saçmalığı protesto için yapmasan çocukların okulda arkadaşlarının içindeki durumlarını düşünüyorsun. Yapsan bu kadar emek bu kadar zahmet neye yarayacak. Düşündüm bunu müfredata koyan kişi veya kişiler ve öğretmenler acaba ömürlerinde bir robot’u yakından inceleyip izlemişler mi? Nelere robot dendiğini biliyorlar mı? Robot deyince akıllarına sadece insan benzeri robotlar mı geliyor. Mutfakta hanımların yardımcısı robottan tutunda fabrikalarda bilhassa otomotiv sanayindeki robotlardan, insan sağlığına zararlı işlerde kullanılan robotlardan silah sanayinde ve savaşlarda kullanılan robotlardan haberleri bilgileri var mı? Bilmediklerinden çok eminim. Kutu robotlar yapıldı, yapılmasına ama daha evde iken kazara yere düştüklerinde bir yerleri kopuyor yeniden yapıştırmaya çalışıyoruz. Şimdi bu çocuklar bu robotları sağ salim okula götüremeyecekler. Ya anneler ya babalar İstanbul gibi büyük bir metropol de on paralık bir iş için, işi gücü bırakıp ellerinde kendi imalatları bu robotları bir kazaya uğramadan özenle okula götürmeye, öğretmene teslim etmeye çalışacaklar. Bu kadar zaman ve emek sarf edilen sınıfta kaç öğrenci varsa o kadar “çok affedersiniz” moktan bir robot bir kaç saat sonra çöpe atılacak. Bizim zamanımızda da ilkokulda elişi dersimiz vardı. Bize bir parça kumaşa düğme dikmeyi, ilik açmayı, yama yapmayı, içine yumurta şeklinde taş koyarak çoraplarımızın deliklerini dikmeyi vs. gibi şeyler öğretmişlerdi. Ortaokulda da yine elişi dersimiz vardı. Orada da pazar filesi örmeyi, bıçak, makas, balta bilemeyi, ebru resim yapmayı, çakı ile kurşun kalemimizi kalemtıraş gibi düzgün açmayı, dergi ve kitaplarımızı cilt yapmayı vs. öğretmişlerdi. Yani hayatta lazım olacak beceriler kazanmıştık. Milli olmayan eğitim sistemimiz bakalım daha ne anlamsız işler ve dini hurafeler ile çocuklarımızı muasır medeniyet seviyesine ulaşmaktan geri koyacak. Ders alınacak bir alıntı ile bitireyim. Dönemin Başbakanı Turgut Özal zamanında gerçekleşmiş bir olay şöyle anlatılır; Japon eğitim uzmanları gelmiş ve ülkemizin eğitim sistemini incelemiş. Özal’ın bürokratlarının da hazır bulunduğu bir ortamda raporlarını sunmuş ve sonuç olarak şunu söylemişlerdi; “Sizin eğitim sisteminizde milli ruh yok!” Turgut Özal’ın “Nasıl?” sorusu üzerine şunu anlatmışlardı; “Biz Japonya’da okula başlayacak çocuklarımıza milli ruh şoklaması yaparız. Onları önce toplu halde hızlı trenlere bindirir, dev fabrikalarımızı, teknoloji merkezlerimizi gezdirir ülkemizin gücünü gösteririz. Sonra da bu yavrularımızı alır Hiroşima ve Nagazagi’ye götürür, orada atom bombası atılan ve yıllardır ot dahi bitmeyen alanları gösterir deriz ki; Eğer siz çalışmaz, bilinçlenmez ve az önce gördüğünüz teknolojiye sahip olmak için çalışmazsanız sonunuz böyle olur.” Bürokratlardan biri atılır, “Ama bizim Hiroşima’mız yok ki!” Japon uzmanın cevabı tokat gibidir “Sizin Çanakkale’niz on Hiroşima eder!”

29.04.2013

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
ÇOK SEVGİLİ DOSTUM UZUN UĞRAŞLAR VEREREK TARİHİN GİZLİ KALMIŞ GERÇEKLERİ AYDINLATTIĞINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.
SİZLERLE BERABER OLDUĞUM ZAMAN HİÇ BİR ZAMAN DİN AYIRIMI İLE KARŞILAŞMADIM.SİZ DİN DİL İRK AYIRIMI YAPMADAN İNSANLARLA KURDUĞUNUZ DOTLUK VE ARKADAŞLIK TAKDİRE ŞAYANDIR.
HER ZAMAN YARDIMA HAZIR DOSTLUĞUNUZ EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİMDİR.
SEVGİLER VE SAYGILARIMLA
ARTO KAZANCIOĞLU -- 27.04.2018 12:26
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
Her zamanki gibi çok enteresan ve güzel bir yazı. Ben 8 sene bir Ermeni takımı olan ŞİŞLİ SPORDA basketbol oynadım.Çok Ermeni dostum var ve onların hiç bir biz Türklere kötü davranışlarını görmedim. Allah birdir. İnsanlarda kardeştir. Teşekkür ederim. Selamlar ve sevgiler
Taylan Emcioğlu -- 27.04.2018 12:11
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Çok güzel ifade etmişsiniz.Yazınızı da, kitabı da çok beğendik.
Memleketimizn kıymetlerini bizlere tanıtmanızdan da memnuniyet duyduk.Yine vatanseverler Yozgat'ımızdan çıkmış.Gurur verici...
Sibel Manacıoğlu Oktay -- 18.04.2018 17:19
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Sayın Çapanoğlu,
Yazınızı okudum ve çok etkilendim. Bu devlet değişik alanlarda bu tür sağlam karakterler sayesinde ayakta duruyor. Paşaya Allah'tan sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum. Kitabını alıp okuyacağım inşaallah. Şiiri çok beğendim. Çarpıcı bir gerçeği veciz ve çarpıcı bir şekilde dile getiriyor.
Selam ve saygılar
A. YAŞAR OCAK -- 16.04.2018 10:32
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Yozgat her ne kadar içe kapanık kimliğiyle ön plana çıksa da ülkemize kazandırdığı pek çok ünlüsüyle gündemdedir. Yazar Abbas Sayar, Şair Gülten Akın, Şair Şükrü Erbaş ve daha niceleri. Korgeneral Mehmet Şanver de bu saygın kişilerden biridir. Kişilikli asker duruşu ve tavrıyla gönüllerde taht kurmuş bir paşamızdır. Bu değerli kişiliği köşenize taşıdığınız için teşekkürler ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 14.04.2018 11:36
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00