BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 26.04.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
257
Dün
:
4633
Toplam
:
13791624
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
ÇAPANOĞULLARI VE PEHLİVANOĞULLARI
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Çapanoğulları hadisesinin büyümesi üzerine Atatürk, fikrini sorduğu İsmet paşadan şöyle bir cevap almıştı“Paşam, Çapanoğulları orta Anadolu’nun en nüfuzlu ayanlarındandır, kız alıp vermelerden dolayı bütün civar beylerle akrabadır. Eğer bastıramazsak saman alevi gibi büyür söndürmek mümkün olmaz”.İsmet paşanın bu tespiti ne kadar doğru idi? Çapanoğulları ile Cerid’lerin akrabalıklarına daha önceki bir yazımda değinmiştim. Hatta Rahmetli Hikmet Hacımirzaoğlu albayımla ilgili anılarımı anlatırken Hacımirzeler ile de akrabalık var’mıydı acaba diye sormuştum 1613 lerden itibaren Anadolu’ya gelen Türkmenlerden olan Ceridler önce Suriye Rakka’ya iskân edilmek istenmişse de büyük bir kısmı orada kalmazlar. Büyük çatışmalardan sonra Bozok, Kırşehir, Keskin ve Çiçekdağı taraflarına dağıldılar. Kalanlar ise “giden evlerimiz geri dönmedi” diyerek kaçıp onlara katılırlar

Beylerimiz hatır gönül bilmedi
Ferman idüp yaylağımız vermedi
Giden evlerimiz geri dönmedi
Acep neye varır hali Cerid’in.

Rakka’dan kaçıp gelen Ceridler’in bir bölümü yakalanıp Çukurova’ya iskân edilir, bir bölümü ise Yeni İl’e bağlı Pehlivanlı aşiretine katılarak, Pehlivanlı boy beyine emanet edilir. Bu yazımda Pehlivanlı aşireti ile olan ilişkiden bahsedeceğim. Pehlivanlı aşireti şu emirname ile Yozgat, Kırşehir, Keskin ve Kayseri dolaylarına yerleştirilirler.
“İskân taifelerinden Beğdili’ye tabi (Beğdili boyuna tabi) Döğer, Karakocalı, Bozok Sancağı, Kırşehir, Keskin, Kayseri dolaylarında Mamalı, Salarlı Pehlivanlı ve Tabanlı Cem içlerinde olup, lakin bu cem atların bazıları Rakka Perakendesi Mukataası tabilerinden olduklarından ötürü, adı geçen mukataanın bu defa malikâne kaydı kaldırılıp ve silinip 1142 (1729) yılı Şubatından, Rakka Valisi tarafından zapt olunmak üzere, eklenmiş ve katılmış olduğundan “Bizler perakende mukataasına tabiyiz.” demelerine bakılmaksızın bulundukları yerlerden çıkartılıp, eyalet ve sancak mutasarrıfları, kadılar ve mütesellilere, İstanbul’dan tayin olunan mübaşire, aşiret beylerine, vakıf zabitlerine, kethüda ve Yeniçeri serdarlarına, vilayet ileri gelenlerine, Mamalı ve Pehlivanlı ve diğer aşiretler boy beylerine hitaben yukarıdaki emir tertibi üzere, Divan’dan şerefli emir verilip, kaydolundu.”

Pehlivanlı beylerinden Mahmud Bey, “Üç tuğlu Mahmud Bey” olarak anılır. Bozok (Yozgat) ayanı Çapanoğlu Mustafa Bey ile birlikte çalışan Mahmud Bey, Çapanoğlu Süleyman Beyin yanında Avusturya ile yapılan savaşlara katılır ve bir savaşta Belgrat’ta şehit düşer, oraya defnedilir. Mahmud Bey için şöyle bir ağıt yakılır.

Vakit geçti Belgrat’ta durulmaz
Kalk gidelim beyim ellerimize
Böyle firkat ile gönül eğlenmez
Kalk gidelim beyim ellerimize.

Çapan Beyoğlu da yanım yoldaşım
Hasan Dedem Dinek Dağı sırdaşım
Oğlum Abdurrahman yareli eşim
Kalk gidelim beyim ellerimize.

Pehlivan beyleri yasımı tutsun
Mezarım başında bir top gül bitsin
Bülbül her seherde ahu-zar etsin
Kalk gidelim beyim ellerimize.

Cezzar Ahmet paşanın vefatından sonra Lübnan da isyanlar çıkmış, bölgede yaşayan bazı Arap kabileler yağmacılığa başlamış, Anadolu’dan giden Hacılar, o yıl yolculuk sırasında bu yağmacılardan çok sıkıntı çekmişlerdi. Babıâli buradaki isyanı Çapanoğlu’na havale eder, o da Pehlivanlı Halil Bey’i isyanı bastırmakla görevlendirir. Aşiretten toplanan bin kadar atlıyla Şam’a giden Pehlivanoğlu Halil Bey, önce asilere saldırır gibi yaparak onları üzerine çeker, aniden geri çekilerek, dar bir boğazda asileri topyekün imha eder. Bu başarılarından memnun kalan Babıâli, Çapanoğlu’ndan o yıl Pehlivanlı aşiretinden vergi almamasını emreder. Yozgat’ımızın yaşayan tarihi, değerli ağabeyim Yılmaz Göksoy Hocam da bir sohbetimizde ek olarak şu bilgiyi vermişti. “Pehlivanoğullarından bir beyzade olan Mustafa Bey 14 yaşında yetim kalınca Çapanoğulları büyütürler. O da Beyyurdu’na bir cami yaptırır. Bu cami Yozgat’taki Çapanoğlu Büyük Camiine Süleyman Bey tarafından ilave edilen dış camii ile aşağı yukarı aynı yaştadır.” Yeni-İl’in vergisi bu beyler vasıtasıyla toplanırdı. Önceleri valide sultanların Üsküdar’da yaptırdıkları cami ve imaretlerin vakfına gönderilirken, daha sonra Mekke-Medine’ye gönderilen Sürre akçesine ayrılmıştı. Bu nedenle, Çapanoğullarına, Pehlivanlılara, Hacımirzelere ve onlara bağlı oymaklara, Haremeyn-i Şerif aşiretleri adı verilmiş ve Osmanlı fermanlarında bu isimle anılmıştır. İstanbul’un et ve un ihtiyacı genelde Çapanoğullarının nüfuzu altındaki Anadolu göçer Türkmen aşiretlerinden karşılanıyordu. Mühimme Defterlerinde bu konu hakkında geniş bilgi bulunmaktadır. Öyle ki,“1755’te İstanbul’da meydana gelen et sıkıntısını gidermek karşılığında, Bozok sancağı voyvodalığı Çapanoğlu Ahmet Ağa’ya verilmiştir. Dolayısıyla İstanbul’un tüm et ve un ihtiyacı Çapanoğullarına bağlı olan bu aşiretlerin yardımı ile tedarik edilmiş ve koyun sürüleri Pehlivanoğulları tarafından Samsun’a oradan da deniz yolu ile İstanbul’a ulaştırılmıştır. Yukarda Yeni-İl’in vergileri ile padişahların hediyelerinin Sürre alayları ile Mekke ve Medine’ye ulaştırıldıklarını yazmıştık. Şimdi aşağıdaki cümleleri özellikle dikkatinize arz ederim. 1517’de Mısır’ı fetheden Yavuz Sultan Selim, baskı yaparak kendini İslam âleminin halifesi seçtirmiş idi. Şükran olarak Haremeyn halkına(Mekke, Medine halkı) 200,000 altın, çok miktarda hububat, yiyecek, giyecek gönderir. Sultan Selim’le başlayan bu olay sonraları gelenek haline geldi. Her yıl Anadolu’da toplanan vergiler, Üsküdar’daki Valide Sultan Vakfı’na getirilir, burada Çapanoğlu beylerinin de komutanlık yaptığı Sürre Alayları tertiplenip, kara yolu ile Mekke’ye giderdi. İşte o tarihten sonra “ANADOLU HALKININ ALINTERİ”, tembel Arapların midesine akmaya başladı. Bildiğiniz gibi hâlâ da akıyor. Mekke ve Medine’de yaşayan halk, Anadolu’dan gönderilen paralarla iyi bir yaşam sürmeye başladı. Bu yüzden cefakâr Anadolu halkı, çalışmayıp halkın sırtından geçinen ve kolay kolay bir şey beğenmeyen kişilere “ MEDİNE FUKARASI.” tabirini kullanmıştır. Yukarda arz ettiğim gibi, bu kadar içli dışlı bir yaşam süren bu kavruk yüzlü asil ruhlu Anadolu Türkmen aşiretlerinin birbirleri ile akrabalık bağı kurmalarından daha doğal ne olabilir. Her daim sağlığına duacı olduğumuz değerli Süleyman Sökmen ağabeyimin, o uzun şiirinde dediği gibi, bu topraklardan kimler gelmiş kimler geçmiş. Nur içinde olsunlar.

Kaynak : "Pehlivanlı Türkmen Aşireti Tarihi" (Baki Yaşa Altınok)

"Öyküleriyle Kırşehir Türküleri, destanları, ağıtları" (Baki Yaşa Altınok)



15.02.2013

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Çok güzel ifade etmişsiniz.Yazınızı da, kitabı da çok beğendik.
Memleketimizn kıymetlerini bizlere tanıtmanızdan da memnuniyet duyduk.Yine vatanseverler Yozgat'ımızdan çıkmış.Gurur verici...
Sibel Manacıoğlu Oktay -- 18.04.2018 17:19
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Sayın Çapanoğlu,
Yazınızı okudum ve çok etkilendim. Bu devlet değişik alanlarda bu tür sağlam karakterler sayesinde ayakta duruyor. Paşaya Allah'tan sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum. Kitabını alıp okuyacağım inşaallah. Şiiri çok beğendim. Çarpıcı bir gerçeği veciz ve çarpıcı bir şekilde dile getiriyor.
Selam ve saygılar
A. YAŞAR OCAK -- 16.04.2018 10:32
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Yozgat her ne kadar içe kapanık kimliğiyle ön plana çıksa da ülkemize kazandırdığı pek çok ünlüsüyle gündemdedir. Yazar Abbas Sayar, Şair Gülten Akın, Şair Şükrü Erbaş ve daha niceleri. Korgeneral Mehmet Şanver de bu saygın kişilerden biridir. Kişilikli asker duruşu ve tavrıyla gönüllerde taht kurmuş bir paşamızdır. Bu değerli kişiliği köşenize taşıdığınız için teşekkürler ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 14.04.2018 11:36
GÜMÜŞHACIKÖY MADEN-İ HÜMAYUNU VE ÇAPANOĞLU SÜLEYMAN BEY
Sayın Çapanoğlu memleketimiz ve Çapanoğulları hakkında yine çok değerli bir bilgi öğrendim çok teşekkürler. Hepimiz Yozgatlıyız, hepimiz Çapanoğluyuz ne mutlu.
SUDE ÖZTÜRK -- 29.03.2018 10:51
GÜMÜŞHACIKÖY MADEN-İ HÜMAYUNU VE ÇAPANOĞLU SÜLEYMAN BEY
Sn Çapanoğlu,

Üniversitenin yayınından da anlaşılıyor ki
Gümüşhacıköy'de gümüş var. Yozgat Gazetesinin birinci sayfasında resimleri olan milletvekillerinin Yozgat'a hangi yatırımları olmuştur?
Yozgat neden hep göç veriyor. Nohut ve Mercimek ithalatının kaç ton olduğundan bu beylerin acaba bilgisi var mı?
BÜLENT ESİNOĞLU -- 24.03.2018 10:36
TOPAL MOLLA
Sayın Çapanoğlu 1 ayı geçkin süredir yeni yazınız yayınlanmadı.Eğer sağlık sorununuz yok ise o güzel yazılarınızdan bekliyoruz.Bizleri mahrum etmeyeceğinizi düşünüyorum.Saygılarımla
serdar erbek -- 20.03.2018 22:23
TOPAL MOLLA
Abdülkadir Bey,
Yazınız tam zamanında...Bizim tarihimizde de birkaç Topal Molla oldu. En sonuncusuyla baş etmeye çalışıyoruz bildiğiniz gibi, kısmet olursa.
A. YAŞAR OCAK -- 13.03.2018 16:31
TOPAL MOLLA
Sayın Çapanoğlu, hayatın günlük gaileleri ile mücadele ederken yazılarınızı da ilgi ile takip ediyorum. Değerli bilgilerinizi bizlerle paylaşıyorsunuz. Tarihi bilmemek ve geçmişten ders almamak büyük talihsizlik. Dün gece bir film izlerken oyunculardan birisi karşı oyuncunun bir sözüne sadece Bol Pot demekle cevap verdi. Aklıma sizin yazınız geldi ve film bitince yazınızı bulup tekrar okudum. Filmdeki oyuncu bir kelime ile her şeyi anlatmıştı. Keşke bizi yönetenlerde bir kelime ile her şeyi hatırlasalar diye geçirdim içimden. Bu arada Prof. Ahmet Yaşar Hocamızın yazdıkları da beni hayli duygulandırdı. Geçmişi hatırlamak, hatırlananları bir kere daha yâd etmek ne güzel bir duygudur. Saygılarımla.
SUDE ÖZTÜRK -- 27.02.2018 11:34
TOPAL MOLLA
Tarihimizin bir yerlerinde gizlenmiş olan eşsiz bilgileri bizlere sunduğunuz için minnettarım. Hep sevgi yüklü kalın. Saygılarımla.
OĞUZ KARLI -- 16.02.2018 12:18
24 KASIM
ALLAH rahmeteylesin babannemin dedesi olur fazlı bilecen hatırlanması ne hoş..
Özgür tekin -- 09.02.2018 14:54
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00