BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 23.02.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
221
Dün
:
4520
Toplam
:
13462075
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
CHP, OKTAY EKŞİ VE BAKIRKÖY BELEDİYESİ
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Önce Bir facebook üyesinin Hürriyet gazetesi eski başyazarı Oktay Ekşi’nin resmini koyup yanına da “Vatanı parsel parsel satan AKP. liler için, analarını bile satarlar davasında karar çıktı mahkeme suç yok dedi” yazısını gördüm. Sonra da Aydınlık gazetesinde Sayın Mehmet Faraç’ın “BAKIRKÖY’ÜN UZAYLI BAŞKANI” yazısını. Mehmet Faraç özetle şöyle diyordu. CHP deki mantık şu; “Bakırköy’ünde aralarında bulunduğu bazı ilçelerde bir uzaylıyı bile aday yapsak seçilir”. Pehhh! Ateş Ünal Erzen işte bu rahatlıktan olsa gerek ilçeyle bağını koparmış, toplumla ilgisini kesmiş bir portre çiziyor. Oysa Bakırköyde’ki Belediye dedikodularını anlatmama hiç gerek yok! Olumsuzluklar CHP yi bölgede eritmeye devam ediyor diye uyarıyor Sayın Faraç. Bunları okuyunca, 21 Mart 2009 Cumartesi günü saat 11.00 sularında gazetemiz sahibi değerli dost Osman Hakan Kiracı ile Hürriyet gazetesi başyazarı Oktay Ekşi ağabeyimize yaptığımız ziyareti anımsadım… Sohbet konumuz elbette günün siyasi olayları ve Yozgat’ın siyasi ve ekonomik durumu idi. Yıllarını bu mesleğe adamış iki kıdemli gazeteci bu konuları bitirince Oktay ağabey konuyu Çapanoğlu olaylarına getirdi. Karşılıklı anlatırken Oktay ağabey beni çok mutlu eden şu cümleyi söylemişti.”Ben bir tarihte İsmet Paşa ile röportaj yapmıştım. Onun bu röportajda anlattıkları ile senin anlattıkların birebir örtüşüyor.”Bu benim için çok onur verici bir değerlendirme idi. Tatlı sohbet uzayıp gidince öğle yemeği vakti geldi. Oktay ağabey bize Hürriyetin çok güzel döşenmiş lokantasında güzel bir yemek yedirdi. Yemekten sonra tekrar odasına çıktık ve sohbete devam ettik. Laf arasında o zamanki Yozgat Müftüsü Mehmet Hulusi efendinin de ismi geçince arkasındaki cam kapaklı kütüphaneden siyah kalın ciltli bir kitap çıkarıp sayfalarını karıştırdı. Sonra bana dönüp “zaten makbul bir adam değilmiş. Atatürk onu bir yıl kadar milletvekili yapmış sonra mebusluğuna son vermiş” dedi. 2011 genel seçimlerinde CHP, Oktay ağabeyi milletvekili adayı olarak listelere koydu hem de bizim bağlı olduğumuz Bakırköy ilçesinin de içinde olduğu İstanbul ikinci bölgeden. Telefonla aradım seçim çalışması içinde bana da bir görev verirse hazır olduğumu söyledim. Aynı teklifi Başbakanın söz verdiğini duyduğumuz Kiptaş Genel Müdürü değerli insan İsmet Yıldırım Beyefendiye de yapmıştım. Çünkü ben fanatik bir partili değilim, bence mühim olan kültürlü, değerli, dürüst, kendine değil ülkeye hizmet edecek insanların mecliste bizleri temsil etmesidir. Ama sonra İsmet Bey aday olmadı, işini milletvekilliğine tercih etti. Neyse uzatmayım biz dönelim gene Oktay ağabeyimize. Benim telefonuma teşekkür etti gerektiğinde arayacağını söyledi. 5-6 gün sonra tekrar aradım “haber vereceğim aklımda” dedi. Yine bir haber gelmedi. Tekrar aradım, yorgun bir ses tonu ile bana cevabı şu oldu “Abdulkadirciğim bizi bir şeye karıştırmıyorlar, partinin ilgili organları bu işleri yapacakmış, ilgine teşekkür ederim.”Yapacak bir şey yoktu. İş partinin yetkili organlarına kalıyordu. Seçim propagandaları sırasında Bakırköy Özgürlük meydanın her iki yanına partiler seçim stantları kurmuşlar çalışma yapıyorlar. Biz merakla CHP. nin standına gittik Oktay ağabeyin resimlerinin olduğu broşürleri arıyoruz yok. İlgisiz bir şekilde masa etrafında oturan görevli beyler ve hanımlar birbirleri ile sohbete dalmışlar. Afedersiniz diyerek sohbeti böldüm ve Oktay Ekşinin broşürlerinden yok mu diye sordum. Masa üstüne şöyle üstünkörü bir göz gezdirdiler yok. Eğilip önlerindeki torbayı karıştırdılar içinden dört adet çıktı. Başka yok mu diye sorunca şaşkınlıkla “bu kadar yetmez mi daha fazlasına gerek mi var” dediler. Bende biraz sertçe evet var, verirseniz Ataköy de apartmanlara dağıtırım dedim. Biz orada çalışma yaptık dediler. O zaman daha da kızdım ve ne çalışması hanımefendi ben orada 20 yıldır site yöneticisiyim siz ne zaman çalışma yaptınız biz sizi tanımıyoruz dedim. Cevap veremediler. Bu duyarsızlığa çok canım sıkıldı. İçimden geçenleri yüzlerine söyledim ve eşimle birlikte söylene söylene eve geldik. O gün CHP ye inancımı kaybettim. Ne yazık ki o günden bu güne yaşadıklarımız beni haklı çıkardı. Bu yaşadıklarımızı daha sonra Oktay ağabeye anlattım. Değerli okuyucu gerek yazılı gerek görsel basın, her dakika değişen siyasi olaylarla bizi adeta dezenformasyon bombardımanı altında tutuyor. Bu nedenle birde ben siyasi konularla kafanızı şişirmek istemediğimden eski Yozgat anıları ve Çapanoğulları hakkında bir şeyler karalamaya çalışıyorum. Ama yukarda anlattığım bu olayı o günlerin tarihine bir not düşmek maksadıyla sizlerle paylaşmak istedim. Biz bu vatana geçekten hizmet etmek isteyen değerli insanlarımızı tanıyıp meclise sokamadıkça ne Yozgat’ımıza nede bu güzel vatanımıza hiçbir faydamız olamayacak. Yoksa gerisi “kellem kellem la yenfa”

09.01.2013

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
TOPAL MOLLA
Tarihimizin bir yerlerinde gizlenmiş olan eşsiz bilgileri bizlere sunduğunuz için minnettarım. Hep sevgi yüklü kalın. Saygılarımla.
OĞUZ KARLI -- 16.02.2018 12:18
24 KASIM
ALLAH rahmeteylesin babannemin dedesi olur fazlı bilecen hatırlanması ne hoş..
Özgür tekin -- 09.02.2018 14:54
YOZGAT’TA BİR DEVLET BAKANI
Sayın Çapanoğlu merhaba
(Rahmetli babamla rahmetli Derviş Bey oğlu İsmail Çapan iki kardeş gibiydiler, babam İsmail Bey amcaya hep Çapanoğlu diye hitap ederdi, birbirleriyle çok şakalaşırlardı, ailece çok sık görüşürdük. Hanımı rahmetli Sariye Hanım Teyze, annemle "ahretlik bacısı" idiler. Hepsinin mekânı cennet olsun. Oğulları Doğan ve İsa ise çocukluk arkadaşlarımdı. Ben de size müsaadenizle, sakıncası yoksa Çapanoğlu diye hitap etmek isterim).
Merhum Mehmet Kemal Aydoğan (yanlış bilmiyorsam Mustafa değil Mehmet, oğlu daha iyi bilir) Yozgat İmam-Hatip Okulu'nda (o zaman ...Lisesi değil Okulu idi) bizim müdürümüz idi. Sanırım 1962 de emekli oldu veya kendi ayrıldı. Ben o okulda 1956-63 arası öğrenci idim. Bizim Resim ve Yurttaşlık Bilgisi derslerimize gelirdi aynı zamanda. Mükemmel bir fotoğrafçı ve ressam idi. Meşhur o "Bulutlarda Atatürk" fotoğrafı uzun yıllar ilk, orta ve liselerde, İmam-Hatip okullarında hep asılı idi. Merhum öğretmenimiz çok sempatik, güler yüzlü ve espritüel biri idi. Oğlunu o yıllarda henüz küçük çocukken tanıdım, sonra da bir daha görmedim, sık sık babasıyla gelirdi okula. Kayın biraderi ve meşhur Edhem Hafız'ın oğlu (çok muhterem öğretmenimiz) Ahmet Akman ise hem Gazipaşa İlkokulu’nda hem İmam-Hatip'te yıllarca öğretmenimiz oldu. Oğulları rahmetli Ergin Ağabey'i (mimar idi ve genç yaşta vefat etti maalesef) tanırdım. Küçük kardeşi Bilgin ise mahalleden benim ve Taha Akyol'un oyun ve mektep arkadaşımızdı. Birden hatıralar canlandı.
Selam ve saygılarımla,
A.Yaşar Ocak -- 04.02.2018 15:15
YOZGAT KÜLTÜR MERKEZİ
Değerli dostum,
Yozgat Kültür Merkezi, İstanbul’a yolum düştüğünde ilk ziyaret edeceğim mekan olacak. Bu merkezi böyle dört dörtlük inşa etmek her babayiğidin harcı değildir. Ellerine sağlık bu yolda gayret gösterenlerin. Siz de inşayı taa baştan alıp merkezin sunuma hazır hale geliş aşamasına kadar geçirdiği evreleri, verilen mücadeleyi ve gayretli çalışmaları ne güzel anlatmışsınız. Varlığınız daim ola aziz dostum.
Ben de Yozgat Kültür Merkezi’nin yapımında ve yaşatılmasında insan üstü gayret gösteren Sayın Başkan Ahmet Yılmaz başta olmak üzere, maddi manevi destek veren herkese candan teşekkür ederim.

Mustafa Topaloğlu -- 22.01.2018 14:30
CEP TELEFONU YASAKLANSIN MI, YASAKLANMASIN MI?
Abdülkadir Bey,
Eskiden Mafialar vardı, her taraflar bunların kontrolündeydi. Kanun kuvvetleri bile bunlarla uğraşamazdı. Şimdilerde bunlar bitti gibi göründüysede bu sefer MEDYA MAFİACILIĞI BAŞLADI!.Yok artık makinalı ile taramıyorlar ama milyonların önünde delilsiz, evraksız, kulaktan gelen yalan dolanlarla İNSANLARI LEBLEBİ GİBİ HARCIYORLAR.
Diyeceksinizki ülkede kanun var, mahkemeler var. YOK...ben inancımı kaybettim. Şayet bu ülkede kanun olsaydı bir kere bu medya mafialarına DUR DERLERDİ. Ama birde şu var hani derler ya '' bu başa bu tarak '' ayni öyle. Böyle seyirciye böyle show. Ülkelerde TV programlarının içeriğini seyircinin isteği belirler. Şu an kaç milyon Türk sınırımızda ne oluyoramı bakıyor yoksa kim ile kim
''ne!'' etmiş o programlarımı seyrediyor?
Bu gündüz programlarında güya avukatlar var !!! Yahu bu kadar belgesiz itelemeye, kariyer sahibi insanları rezil etmeye, aile mahremiyetini car car car açıklamaya ne HAKLARI VAR ?
Heye heye taşıyın mahkemelere...Kanal kiminmiş ? Showu yapanların arkalarında kimler varmış, reytingden kaç para dönüyormuş...
Şöyle bitireyim, BAZEN SERT KAYALARADA ÇARPILIR !
hamiyet Nagel -- 17.01.2018 14:43
ŞU HRİSTİYAN BAYRAMI
Sayın Abdulkadir Çapanoğlu,
Yeni yıl olgusunu irdeleyişinizden dolayı sizi kutluyorum. Okuma kültürü çok zayıf bir toplum olduğumuzdan insanlarımız çok rahat yönlendirilebiliyor. Bir de bilinçli biçimde yapılan yanlış yönlendirmeler devreye girince iş çığırından çıkıyor. Kendi kültürel değerlerimizi başkalarına öyle kolay kaptırıyoruz ki anlatmak olanaksız. Çünkü bu değerlerimizin farkında değiliz. Yeni yıl olayı da böyle. İslamiyetin benimsenmesinden önce kutladığımız yeni yılı, kendi kültürümüz çerçevesince tüm dünyaya yayacağımız yere, özellikle Batı kültürünün dinsel yaklaşımlarına teslim etmişiz kendimizi. Kuşkusuz biraz da İslamiyetin bazı kesimlerce bir çıkar aracı olarak kullanılmasının da bunda etkileri var. Durum böyle olunca ne yazık ki insanların bir özel günü çoluk çocuklarınca eğlenerek geçirmesi bazı çevreleri rahatsız ediyor. Acaba yazınızı okuyunca yeni yıl kutlamalarına bir Hıristiyan geleneği olarak bakanlar ne diyecekler?...
Saygılarımla.
Muhsin Köktürk -- 01.01.2018 18:43
CAHİLDİM DÜNYANIN RENGİNE KANDIM
Koskoca bir şehirde böyle saçma sapan bir pazar anlayışı olurmu. Pazar yeri diye yaptıkları yerde otopark yok, süt yoğurt pazarı yozgatın bir ucunda sebze meyve pazarı öbür ucunda böyle bi pazar Yozgat Yozgat oldu olalı görmedi. Rezalet diz boyu efendiler sahipsiz memleket. Herşeyin bir kuralı usulü kaidesi olur. Pazar pazar benzemez oldu. Böyle gidrse bırakın çoruma semer satmak için getmeyi, yakın zamanda 1 kilo süt almak içinde gitmek zorunda kalacağız.
Adınız ve Soyadınız -- 13.12.2017 14:27
BİR ANI
Sayın Çapanoğlu, gönderdiği yazısından girişimci bir ruha sahip olduğunu tahmin ettiğim Sayın Nusret Alper beyi tebrik ediyorum. Keşke aynı karakterdeki kişiler dernek gibi, kooperatif gibi bir çatı altında örgütlenebilseler. Basından takip ettiğim kadarı ile Yozgat kadınları erkeklerinden daha cesur ve daha girişkenler. Hâlbuki, Yozgat’ımız birçok konuda bakir sayılır. Üzüldüğüm bir taraf da kendi esnafımız varken dışardan gelen esnafın açtığı işyerlerine Yozgat yerli halkının daha fazla itibar etmesi. Bu arada Sayın Belediye başkanımızın gerek lise caddesindeki gerekse kuyumcular caddesindeki düzenlemesinden sonra alışverişte sanki daha bir canlanma olduğu izlenimi taşıyorum. Umarım öyledir. Saygılarımla.
SUDE ÖZTÜRK -- 07.12.2017 10:45
PAZARDAN PAZARA
Sayın Çapanoğlu,
Pazardan pazara yazınızı üzülerek okudum. Meyve sebze pazarı ile süt yoğurt peynir pazarının birbirinden uzakta olmasının sebebini anlayamadım. Şehirlerin pazarlarında hepsi aynı pazarın içinde ama kendilerine ayrılan yerlerde olurlar. Bu pazarlarda o kadar çok çeşit var ki mutfak eşyası satanlar, giysi satanlar, güneş gözlüğü satanlar, iç çamaşırı satanlar, ayakkabı satanlar vs. Yozgat pazarında ise bunlar değil köylünün getirdiği ve kendi ürettiği ürünleri kolayca pazarlayabilmesi isteniyor. Umarın Belediye Başkanlığı ve Valilik buna göre tedbir alırlar. Bu araştırma yazınız için sizi kutluyorum. Saygılarımla
SUDE ÖZTÜRK -- 23.11.2017 12:44
PAZARDAN PAZARA
Bu yazanlar doğru ve Yozgat gerçekten bu hale geldiyse Yozgat bitmiş demektir. Alıcının satıcının köylüsüyle kentlisiyle tüm ahalinin pazardan ihtiyaçlarını karşılayabileceği pazar yeri yapılamıyorsa boş yere organize sanayi yapmaktan, sanayileşmekten, tarımı güçlendirmekten bahsetmesin kimse yazık çok yazık. Oysa istimlak edilip güzel bir haftA alık pazar yeri yapılsa alıcı da satıcı da yaşadığı bu sıkıntıdan kurtulur.
RIZA KAYACAN -- 22.11.2017 15:27
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00