BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 18.07.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
223
Dün
:
4633
Toplam
:
14109660
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
GEÇMİŞTE KALAN ACILAR
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Değerli okuyucu, bu makalemin, dünün gençlerine bir hatırlatma, bu günün gençlerine de ibret olmasını dilerim. 1977 seçimlerinde CHP birinci parti oldu ama hükümeti kuracak sayıya ulaşamadı. Bülent Ecevit sonunda 11 bağımsız milletvekilinin desteği ile bir azınlık hükümeti kurmayı başardı ve ikinci kez başbakan oldu. Kıbrıs harekâtı sırasındaki kararlı tutumu ve Bor madenlerini millileştirmesi nedeniyle Amerika tarafından istenmeyen adam olunca, gerek dünyadaki petrol krizi gerekse Amerika’nın ambargosu nedeniyle ülkede benzin ve mazot sıkıntısı başladı. Benzin istasyonları araçlarımıza 20 litre den fazla benzin vermiyordu. İstanbul’un değişik semtlerinde gece sabahlara kadar benzin kuyruklarına giriyorduk. Aldığımız benzinin en az 3-4 litresini zaten istasyona gidip gelirken sarf ediyorduk. İlerde daha sıkıntılı bir durumla karşılaşma ihtimalini düşünerek benzin biriktirmeye başlamıştık. Bu iş için boyu kısa ama şişman plastik bidonlar satılmaya başladı. Bu bidonlara doldurduğumuz benzinleri en güvenli yer olarak yataklarımızın altına stokluyorduk. Çünkü benzinin buharı bile büyük bir tehlike idi. Bu yüzden en emniyetli yer serin ve gözden uzak yatak altları idi. Yatak odalarımız benzin istasyonumuz olmuştu.1979 yılı Eylül ayında bir arkadaşımla birlikte iki aile iki araba ile Bodruma tatile gittik. Yol hazırlığı yaparken arkadaşım beni uyardı. “Ege bölgesi turistik bölge olduğundan orada benzin kısıtlaması yok, arabana çanta bidonlardan koyarsan dönüşte onları da doldururuz” dedi. Bagaja 3 adet yeşil çanta bidonlardan koydum, dönüş yolunda onları da doldurdum. O yıllarda çalıştığım otomotiv firması Bursa’dan araç getiren tırlar’a bizim kullanımımız için her 15 günde bir, bir fıçı benzin koyuyordu ancak bizim kullandığımız araçları kullanan müdürler hafta sonu araçların deposundaki benzini bitirip hafta başı neredeyse boş depo ile bize veriyorlardı. Kendi araçlarımız yetmiyormuş gibi birde bu araçlar için benzin kuyruklarına giriyor mesaimizin bir bölümünü böyle harcıyorduk. Sonunda canımıza tak dedi. Bir pazartesi sabahı benim evde hazırladığım dilekçeyi dört arkadaş imzalayıp Genel müdüre ulaştırdık hem de hasıraltı edilmesin diyerek gelen evrak kayıt defterine kaydettirerek. Saat 10.00 sularında genel müdür bütün müdürleri toplantıya çağırdı. Sert bir uyarı yapmış ve alırım arabaları altınızdan demiş. Toplantıdan çıktıklarında pert olmuş vaziyette idiler. Muhasebe müdürü bizim odamıza gelerek “ Buna dört imzalı muhtıra denir, bende bunu sizin yanınıza bırakmam” diye tehdit etse de bizim bağlı olduğumuz kişi olmadığından tehdidi blöften öte geçemedi. Akaryakıt krizi o boyutlara vardı ki Bursa’dan araç getiren tırlar da çalışamaz hale geldi. Müdürümüz bir gün beni çağırdı “ Arzu edenlerden 20 -25 kişilik bir liste yap, hafta sonları araç getireceksiniz ve harcırah alacaksınız” dedi. Bir süre de Cumartesi Pazar kara yolundan araç getirdik ve her gün için 350 TL. Harcırah aldık. O yıllarda muhalefet de olan Demirel çok sert eleştiriler yapıyor Ecevit hükümetini yıpratmaya çalışıyordu. Demirel’i tutan bakkal, market esnafı halkı bunaltmak ve Ecevit’ten soğutmak için sana yağı, sigara, toz şeker gibi ihtiyaç maddelerini saklıyor el altından ahbaplarına veya devamlı müşterilerine gıdım gıdım veriyordu. Tüp gaz sıkıntısı da had safhada idi. Halk yeniden gazocakları almaya başlamıştı. Kenar semtlerde piknik tüpü almak için soğuk hava da sıraya giren ev hanımları en ufak bir tartışmada ellerindeki tüplerle birbirlerine giriyor, kafa göz yarıyorlardı. Her gün 4 saate varan elektrik kesintileri yüzünden sanayi tam kapasite çalışamıyor, evlerde de karanlıkta oturmamak için herkes gaz lambası alıyordu. Cam sanayi çeşit çeşit gaz lambaları üretiyordu. Sokaklarda tekerlekli arabalarla böcek ilacı satan işportacılar, böcek ilaçlarının yanına gaz lambası çeşitleri de koyuyorlardı. Sanırım o sıralarda daha Tüsiad kurulmamıştı ama büyük işverenler yani Türkiye’nin o zamanki kapitalistleri "Hür teşebbüs adına" imzası ile gazetelere tam sayfa ilanlar vererek Ecevit Hükümetinin icraatlarını kötülüyor, hükümetin düşmesi için çaba gösteriyorlardı. Ve emellerine nail oldular Ecevit’i düşürdüler, Demirel ve Erbakan birlikte hükümet oldular. Oldular da ne oldu derseniz 12 Eylül 1980 darbesi oldu. Çünkü kafa aynı kafa idi. Eski Genelkurmay Başkanı ve sonra Cumhurbaşkanı olan Cevdet Sunay, "Türkiye'yi solcu gençlere mi emanet edeceğiz, elbette vatanını milletini seven, milliyetçi, mukaddesatçı İmam Hatip Mezunlarına" diyordu.

20.12.2012

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Acizane köşemde yayınladığım yazılarıma zaman ayırıp yorum göndermek lütfunda bulunan okuyucularımıza en kalbi teşekkürlerimi arz ederim. Sehven yorumlarının altına isim yazmayı unutan sayın okuyucularımın köşemdeki mail adresimden (yazı başlığının altında) bana ulaşmalarını hasseten rica ederim.Saygılarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 11.07.2018 10:46
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Uzun süre okuyamadım okuduğumda engüzel yazı oldu emeğinize sağlık hocam
Adınız ve Soyadınız -- 09.07.2018 16:56
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
ELLERİNİZE SAĞLIK GERÇEK OLAYLARI SAPTIRMADAN BİREBİR GERÇEKLERİ SAPTIRMADAN UZUN ARAŞTIRMALAR YAPARAK YAPTOĞINIZ ÇALIŞMALAR İÇİN GÖNÜLDEN SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM.
ARTO KAZANCIOĞLU -- 09.07.2018 14:24
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
ÇOK SEVGİLİ DOSTUM UZUN UĞRAŞLAR VEREREK TARİHİN GİZLİ KALMIŞ GERÇEKLERİ AYDINLATTIĞINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.
SİZLERLE BERABER OLDUĞUM ZAMAN HİÇ BİR ZAMAN DİN AYIRIMI İLE KARŞILAŞMADIM.SİZ DİN DİL İRK AYIRIMI YAPMADAN İNSANLARLA KURDUĞUNUZ DOTLUK VE ARKADAŞLIK TAKDİRE ŞAYANDIR.
HER ZAMAN YARDIMA HAZIR DOSTLUĞUNUZ EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİMDİR.
SEVGİLER VE SAYGILARIMLA
ARTO KAZANCIOĞLU -- 27.04.2018 12:26
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
Her zamanki gibi çok enteresan ve güzel bir yazı. Ben 8 sene bir Ermeni takımı olan ŞİŞLİ SPORDA basketbol oynadım.Çok Ermeni dostum var ve onların hiç bir biz Türklere kötü davranışlarını görmedim. Allah birdir. İnsanlarda kardeştir. Teşekkür ederim. Selamlar ve sevgiler
Taylan Emcioğlu -- 27.04.2018 12:11
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00