BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 23.04.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
168
Dün
:
4633
Toplam
:
13785568
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
GEÇMİŞTE KALAN ACILAR
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Değerli okuyucu, bu makalemin, dünün gençlerine bir hatırlatma, bu günün gençlerine de ibret olmasını dilerim. 1977 seçimlerinde CHP birinci parti oldu ama hükümeti kuracak sayıya ulaşamadı. Bülent Ecevit sonunda 11 bağımsız milletvekilinin desteği ile bir azınlık hükümeti kurmayı başardı ve ikinci kez başbakan oldu. Kıbrıs harekâtı sırasındaki kararlı tutumu ve Bor madenlerini millileştirmesi nedeniyle Amerika tarafından istenmeyen adam olunca, gerek dünyadaki petrol krizi gerekse Amerika’nın ambargosu nedeniyle ülkede benzin ve mazot sıkıntısı başladı. Benzin istasyonları araçlarımıza 20 litre den fazla benzin vermiyordu. İstanbul’un değişik semtlerinde gece sabahlara kadar benzin kuyruklarına giriyorduk. Aldığımız benzinin en az 3-4 litresini zaten istasyona gidip gelirken sarf ediyorduk. İlerde daha sıkıntılı bir durumla karşılaşma ihtimalini düşünerek benzin biriktirmeye başlamıştık. Bu iş için boyu kısa ama şişman plastik bidonlar satılmaya başladı. Bu bidonlara doldurduğumuz benzinleri en güvenli yer olarak yataklarımızın altına stokluyorduk. Çünkü benzinin buharı bile büyük bir tehlike idi. Bu yüzden en emniyetli yer serin ve gözden uzak yatak altları idi. Yatak odalarımız benzin istasyonumuz olmuştu.1979 yılı Eylül ayında bir arkadaşımla birlikte iki aile iki araba ile Bodruma tatile gittik. Yol hazırlığı yaparken arkadaşım beni uyardı. “Ege bölgesi turistik bölge olduğundan orada benzin kısıtlaması yok, arabana çanta bidonlardan koyarsan dönüşte onları da doldururuz” dedi. Bagaja 3 adet yeşil çanta bidonlardan koydum, dönüş yolunda onları da doldurdum. O yıllarda çalıştığım otomotiv firması Bursa’dan araç getiren tırlar’a bizim kullanımımız için her 15 günde bir, bir fıçı benzin koyuyordu ancak bizim kullandığımız araçları kullanan müdürler hafta sonu araçların deposundaki benzini bitirip hafta başı neredeyse boş depo ile bize veriyorlardı. Kendi araçlarımız yetmiyormuş gibi birde bu araçlar için benzin kuyruklarına giriyor mesaimizin bir bölümünü böyle harcıyorduk. Sonunda canımıza tak dedi. Bir pazartesi sabahı benim evde hazırladığım dilekçeyi dört arkadaş imzalayıp Genel müdüre ulaştırdık hem de hasıraltı edilmesin diyerek gelen evrak kayıt defterine kaydettirerek. Saat 10.00 sularında genel müdür bütün müdürleri toplantıya çağırdı. Sert bir uyarı yapmış ve alırım arabaları altınızdan demiş. Toplantıdan çıktıklarında pert olmuş vaziyette idiler. Muhasebe müdürü bizim odamıza gelerek “ Buna dört imzalı muhtıra denir, bende bunu sizin yanınıza bırakmam” diye tehdit etse de bizim bağlı olduğumuz kişi olmadığından tehdidi blöften öte geçemedi. Akaryakıt krizi o boyutlara vardı ki Bursa’dan araç getiren tırlar da çalışamaz hale geldi. Müdürümüz bir gün beni çağırdı “ Arzu edenlerden 20 -25 kişilik bir liste yap, hafta sonları araç getireceksiniz ve harcırah alacaksınız” dedi. Bir süre de Cumartesi Pazar kara yolundan araç getirdik ve her gün için 350 TL. Harcırah aldık. O yıllarda muhalefet de olan Demirel çok sert eleştiriler yapıyor Ecevit hükümetini yıpratmaya çalışıyordu. Demirel’i tutan bakkal, market esnafı halkı bunaltmak ve Ecevit’ten soğutmak için sana yağı, sigara, toz şeker gibi ihtiyaç maddelerini saklıyor el altından ahbaplarına veya devamlı müşterilerine gıdım gıdım veriyordu. Tüp gaz sıkıntısı da had safhada idi. Halk yeniden gazocakları almaya başlamıştı. Kenar semtlerde piknik tüpü almak için soğuk hava da sıraya giren ev hanımları en ufak bir tartışmada ellerindeki tüplerle birbirlerine giriyor, kafa göz yarıyorlardı. Her gün 4 saate varan elektrik kesintileri yüzünden sanayi tam kapasite çalışamıyor, evlerde de karanlıkta oturmamak için herkes gaz lambası alıyordu. Cam sanayi çeşit çeşit gaz lambaları üretiyordu. Sokaklarda tekerlekli arabalarla böcek ilacı satan işportacılar, böcek ilaçlarının yanına gaz lambası çeşitleri de koyuyorlardı. Sanırım o sıralarda daha Tüsiad kurulmamıştı ama büyük işverenler yani Türkiye’nin o zamanki kapitalistleri "Hür teşebbüs adına" imzası ile gazetelere tam sayfa ilanlar vererek Ecevit Hükümetinin icraatlarını kötülüyor, hükümetin düşmesi için çaba gösteriyorlardı. Ve emellerine nail oldular Ecevit’i düşürdüler, Demirel ve Erbakan birlikte hükümet oldular. Oldular da ne oldu derseniz 12 Eylül 1980 darbesi oldu. Çünkü kafa aynı kafa idi. Eski Genelkurmay Başkanı ve sonra Cumhurbaşkanı olan Cevdet Sunay, "Türkiye'yi solcu gençlere mi emanet edeceğiz, elbette vatanını milletini seven, milliyetçi, mukaddesatçı İmam Hatip Mezunlarına" diyordu.

20.12.2012

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Çok güzel ifade etmişsiniz.Yazınızı da, kitabı da çok beğendik.
Memleketimizn kıymetlerini bizlere tanıtmanızdan da memnuniyet duyduk.Yine vatanseverler Yozgat'ımızdan çıkmış.Gurur verici...
Sibel Manacıoğlu Oktay -- 18.04.2018 17:19
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Sayın Çapanoğlu,
Yazınızı okudum ve çok etkilendim. Bu devlet değişik alanlarda bu tür sağlam karakterler sayesinde ayakta duruyor. Paşaya Allah'tan sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum. Kitabını alıp okuyacağım inşaallah. Şiiri çok beğendim. Çarpıcı bir gerçeği veciz ve çarpıcı bir şekilde dile getiriyor.
Selam ve saygılar
A. YAŞAR OCAK -- 16.04.2018 10:32
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Yozgat her ne kadar içe kapanık kimliğiyle ön plana çıksa da ülkemize kazandırdığı pek çok ünlüsüyle gündemdedir. Yazar Abbas Sayar, Şair Gülten Akın, Şair Şükrü Erbaş ve daha niceleri. Korgeneral Mehmet Şanver de bu saygın kişilerden biridir. Kişilikli asker duruşu ve tavrıyla gönüllerde taht kurmuş bir paşamızdır. Bu değerli kişiliği köşenize taşıdığınız için teşekkürler ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 14.04.2018 11:36
GÜMÜŞHACIKÖY MADEN-İ HÜMAYUNU VE ÇAPANOĞLU SÜLEYMAN BEY
Sayın Çapanoğlu memleketimiz ve Çapanoğulları hakkında yine çok değerli bir bilgi öğrendim çok teşekkürler. Hepimiz Yozgatlıyız, hepimiz Çapanoğluyuz ne mutlu.
SUDE ÖZTÜRK -- 29.03.2018 10:51
GÜMÜŞHACIKÖY MADEN-İ HÜMAYUNU VE ÇAPANOĞLU SÜLEYMAN BEY
Sn Çapanoğlu,

Üniversitenin yayınından da anlaşılıyor ki
Gümüşhacıköy'de gümüş var. Yozgat Gazetesinin birinci sayfasında resimleri olan milletvekillerinin Yozgat'a hangi yatırımları olmuştur?
Yozgat neden hep göç veriyor. Nohut ve Mercimek ithalatının kaç ton olduğundan bu beylerin acaba bilgisi var mı?
BÜLENT ESİNOĞLU -- 24.03.2018 10:36
TOPAL MOLLA
Sayın Çapanoğlu 1 ayı geçkin süredir yeni yazınız yayınlanmadı.Eğer sağlık sorununuz yok ise o güzel yazılarınızdan bekliyoruz.Bizleri mahrum etmeyeceğinizi düşünüyorum.Saygılarımla
serdar erbek -- 20.03.2018 22:23
TOPAL MOLLA
Abdülkadir Bey,
Yazınız tam zamanında...Bizim tarihimizde de birkaç Topal Molla oldu. En sonuncusuyla baş etmeye çalışıyoruz bildiğiniz gibi, kısmet olursa.
A. YAŞAR OCAK -- 13.03.2018 16:31
TOPAL MOLLA
Sayın Çapanoğlu, hayatın günlük gaileleri ile mücadele ederken yazılarınızı da ilgi ile takip ediyorum. Değerli bilgilerinizi bizlerle paylaşıyorsunuz. Tarihi bilmemek ve geçmişten ders almamak büyük talihsizlik. Dün gece bir film izlerken oyunculardan birisi karşı oyuncunun bir sözüne sadece Bol Pot demekle cevap verdi. Aklıma sizin yazınız geldi ve film bitince yazınızı bulup tekrar okudum. Filmdeki oyuncu bir kelime ile her şeyi anlatmıştı. Keşke bizi yönetenlerde bir kelime ile her şeyi hatırlasalar diye geçirdim içimden. Bu arada Prof. Ahmet Yaşar Hocamızın yazdıkları da beni hayli duygulandırdı. Geçmişi hatırlamak, hatırlananları bir kere daha yâd etmek ne güzel bir duygudur. Saygılarımla.
SUDE ÖZTÜRK -- 27.02.2018 11:34
TOPAL MOLLA
Tarihimizin bir yerlerinde gizlenmiş olan eşsiz bilgileri bizlere sunduğunuz için minnettarım. Hep sevgi yüklü kalın. Saygılarımla.
OĞUZ KARLI -- 16.02.2018 12:18
24 KASIM
ALLAH rahmeteylesin babannemin dedesi olur fazlı bilecen hatırlanması ne hoş..
Özgür tekin -- 09.02.2018 14:54
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00