BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 21.09.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
273
Dün
:
4633
Toplam
:
14477101
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
SEKSENSEKİZ YIL SONRA HATIRDA KALANLAR
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Aşağıda anlatacağım olay Çapanoğlu başkaldırısının sona erdiği 1920 yılı Ağustos ayından seksen sekiz yıl sonra 2008 yılı Ağustos ayında yaptığım ses kaydı çözümüdür. Münevver Çapanoğlu, babaannesi Nuran Hanımdan naklen anlatıyor; Münevver Hanım, daha önceki yazımızda Çorumda görevli hemşire hanımın bahsettiği Çapanoğlu Aslan Bey’in eşidir. Amasya da İdam edilen Çapanoğlu Halit Beyin gelini ve halen Yozgat’ta ikamet eden Halit Çapanoğlu’nun annesidir.(Bkz. Anılar 2 ) Çerkez Ethem Yozgat’ı basmadan birkaç gün önce, o zaman Ankara vali yardımcısı olan Yahya Galip efendi, Edip beye haber salıyor. Diyor ki sizin hapsedilmeniz için karar alındı, aman tedbirli olun hemen Yozgat’tan çıkın. Bu haberi alınca Edip Bey, Celal Bey, Salih bey yanlarına Vasıf Bey’i, Mahmut Bey’i, Mahmut Bey’in oğlu Muhlis Bey’i de alıp gece hemen atlara binip Köhne’ye (Sorgun) gidiyorlar. Çerkez Ethem, Yozgat’ı basıp konakları yağma edip ateşe verince beylerin hanımları, çoluk çocukları çil yavrusu gibi ortada kalmışlar. Ne yapacaklarını nereye kaçacaklarını şaşırmışlar. Halk korkudan dükkânlarını kapatmış evlere kapanmış. Pencerelerden perde arasından olanı biteni anlamaya çalışıyormuş. Dedem Mustafa Kâhya (Kel Mustafa) o sırada muhtar. Hanımı babaannem Nuran Hanım (Nürüş Hn.) biraz gözü kara bir hanımdı. Zaten evde de onun borusu öterdi, öyle bir hanımdı işte. Onları böyle görünce dayanamaz, bi solukda karar verip hanımları çocukları ile birlikte eve alır. Alır ama bu kadar insanı gözlerden saklı nerede yatırıp kaldıracak. Karınlarını doyurup sakinleştirdikten sonra acele ile halı kilim döşek ne bulursa tavan arasına taşır kocasından gizli onları oraya yerleştirir. Olanın bitenin heyecanı ile o gece hiçbir şey fark etmeyen dedem Mustafa Kâhya ertesi sabah karısının hareketlerinden şüphelenir ve biraz deşeleyince gerçeği öğrenir. Beti benzi kül gibi olursa da çaresi yok, kendini toplar. Hanımına “Bak Hanım, doğru yapmışsın demeyeceğim olan olmuş ama burunlarını çıkarırlarsa bizim sonumuz olur. Sorgu sual etmeden Çapanoğullarının akrabası diye o saat bizi de sallandırırlar. Aklını başına topla ona göre davran, şuraya bi cerek (uzun sopa) koy. Dışarıdan bize doğru gelen ister akraba ister komşu kimi görürsen hemen tavana vur ki, ses çıkarmadan otursunlar” diye tembih eder. Allahtan gelen giden de olmamış. Hanımlar çocuklar gece aşağıda günüz tavan arasında kaç gün kalmışlar bilmiyorum. Kimse evinden çıkamadığından saklananları da arayan soran olmamış. Çerkez Ethem Çapanoğullarını takip için Alaca taraflarına gidince hanımlar çatı arasından inip kazasız belasız akrabalarının yanına sığınmışlar. Bu olayın korkusu dedemi o kadar etkilemiş ki aklına geldiğinde uzaklara doğru bakar “bu deli karı az kalsın bizi de sallandıracaktı” derdi.

Prof. Mehlika Filiz Ulusoy; Çerkez Ethem, Yozgat'ı soymakla kalmamış, şehrin ruhunu çalmıştır. O Yozgat'ı bitirirken, Yozgat'a yaptıkları da onu bitirmiştir.

Araştırmacı gazeteci yazar Osman Karaca; Devlete sadakat, vatana ihanet sayıldı.

26.11.2012

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
II. ABDÜLHAMİT’İN SERYAVERİ MÜŞİR AHMET ŞAKİR PAŞA (ÇAPANOĞLU)
İstanbuldan takip ettiğim biri olarak Şakir paşa ve çapanoğlu ailesinin bu memleket için ne kadar fedakarlıklar yaptıklarını okuyunca insanın içinde bir burukluk oluyor haksız yere sıkıntılar yaşamalarından dolayı ama onlara minnet duyarak saygıyla anarak Allah cc rahmet eylesin makamları cennet olsun
Mahmut kara -- 21.07.2018 02:02
II. ABDÜLHAMİT’İN SERYAVERİ MÜŞİR AHMET ŞAKİR PAŞA (ÇAPANOĞLU)
Merhaba Abdulkadir bey
Yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum gerçekten şunu anladım eğer bugünkü teknoloji olsaydı Ahmet şakir paşa (yazık çok üzüldüm)dan diğer fedakar çapanoğlu aileleri çok daha düzgün anlışılırlardı. Maalesef çok değerli hizmetleri bulunan insanlar kendilerini ifade edememiş seslerini istedikleri biçimde ulaştıramamış ve büyük mağduriyet yaşamışlar. Ama bugün hakiki gerçekler gün ışığı gibi ortada o yüzden mekanları cennet olsun. Sizede ayrıca teşekkürler bu olayları daha düzgün biçimde bizlere ulaştırdığınız için ,

Saygılarımla,
MAHMUT KARA -- 20.07.2018 19:50
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Acizane köşemde yayınladığım yazılarıma zaman ayırıp yorum göndermek lütfunda bulunan okuyucularımıza en kalbi teşekkürlerimi arz ederim. Sehven yorumlarının altına isim yazmayı unutan sayın okuyucularımın köşemdeki mail adresimden (yazı başlığının altında) bana ulaşmalarını hasseten rica ederim.Saygılarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 11.07.2018 10:46
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Uzun süre okuyamadım okuduğumda engüzel yazı oldu emeğinize sağlık hocam
Adınız ve Soyadınız -- 09.07.2018 16:56
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
ELLERİNİZE SAĞLIK GERÇEK OLAYLARI SAPTIRMADAN BİREBİR GERÇEKLERİ SAPTIRMADAN UZUN ARAŞTIRMALAR YAPARAK YAPTOĞINIZ ÇALIŞMALAR İÇİN GÖNÜLDEN SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM.
ARTO KAZANCIOĞLU -- 09.07.2018 14:24
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00