BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 10.12.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
220
Dün
:
4633
Toplam
:
14933165
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
SEKSENSEKİZ YIL SONRA HATIRDA KALANLAR
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Aşağıda anlatacağım olay Çapanoğlu başkaldırısının sona erdiği 1920 yılı Ağustos ayından seksen sekiz yıl sonra 2008 yılı Ağustos ayında yaptığım ses kaydı çözümüdür. Münevver Çapanoğlu, babaannesi Nuran Hanımdan naklen anlatıyor; Münevver Hanım, daha önceki yazımızda Çorumda görevli hemşire hanımın bahsettiği Çapanoğlu Aslan Bey’in eşidir. Amasya da İdam edilen Çapanoğlu Halit Beyin gelini ve halen Yozgat’ta ikamet eden Halit Çapanoğlu’nun annesidir.(Bkz. Anılar 2 ) Çerkez Ethem Yozgat’ı basmadan birkaç gün önce, o zaman Ankara vali yardımcısı olan Yahya Galip efendi, Edip beye haber salıyor. Diyor ki sizin hapsedilmeniz için karar alındı, aman tedbirli olun hemen Yozgat’tan çıkın. Bu haberi alınca Edip Bey, Celal Bey, Salih bey yanlarına Vasıf Bey’i, Mahmut Bey’i, Mahmut Bey’in oğlu Muhlis Bey’i de alıp gece hemen atlara binip Köhne’ye (Sorgun) gidiyorlar. Çerkez Ethem, Yozgat’ı basıp konakları yağma edip ateşe verince beylerin hanımları, çoluk çocukları çil yavrusu gibi ortada kalmışlar. Ne yapacaklarını nereye kaçacaklarını şaşırmışlar. Halk korkudan dükkânlarını kapatmış evlere kapanmış. Pencerelerden perde arasından olanı biteni anlamaya çalışıyormuş. Dedem Mustafa Kâhya (Kel Mustafa) o sırada muhtar. Hanımı babaannem Nuran Hanım (Nürüş Hn.) biraz gözü kara bir hanımdı. Zaten evde de onun borusu öterdi, öyle bir hanımdı işte. Onları böyle görünce dayanamaz, bi solukda karar verip hanımları çocukları ile birlikte eve alır. Alır ama bu kadar insanı gözlerden saklı nerede yatırıp kaldıracak. Karınlarını doyurup sakinleştirdikten sonra acele ile halı kilim döşek ne bulursa tavan arasına taşır kocasından gizli onları oraya yerleştirir. Olanın bitenin heyecanı ile o gece hiçbir şey fark etmeyen dedem Mustafa Kâhya ertesi sabah karısının hareketlerinden şüphelenir ve biraz deşeleyince gerçeği öğrenir. Beti benzi kül gibi olursa da çaresi yok, kendini toplar. Hanımına “Bak Hanım, doğru yapmışsın demeyeceğim olan olmuş ama burunlarını çıkarırlarsa bizim sonumuz olur. Sorgu sual etmeden Çapanoğullarının akrabası diye o saat bizi de sallandırırlar. Aklını başına topla ona göre davran, şuraya bi cerek (uzun sopa) koy. Dışarıdan bize doğru gelen ister akraba ister komşu kimi görürsen hemen tavana vur ki, ses çıkarmadan otursunlar” diye tembih eder. Allahtan gelen giden de olmamış. Hanımlar çocuklar gece aşağıda günüz tavan arasında kaç gün kalmışlar bilmiyorum. Kimse evinden çıkamadığından saklananları da arayan soran olmamış. Çerkez Ethem Çapanoğullarını takip için Alaca taraflarına gidince hanımlar çatı arasından inip kazasız belasız akrabalarının yanına sığınmışlar. Bu olayın korkusu dedemi o kadar etkilemiş ki aklına geldiğinde uzaklara doğru bakar “bu deli karı az kalsın bizi de sallandıracaktı” derdi.

Prof. Mehlika Filiz Ulusoy; Çerkez Ethem, Yozgat'ı soymakla kalmamış, şehrin ruhunu çalmıştır. O Yozgat'ı bitirirken, Yozgat'a yaptıkları da onu bitirmiştir.

Araştırmacı gazeteci yazar Osman Karaca; Devlete sadakat, vatana ihanet sayıldı.

26.11.2012

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
ÇAPANOĞULLARI HADİSESİ BİR İSYANMIDIR? - 1 -
Yorumunuz sevgili a.kadir bey yerköy derebağı köylüyüm.tel.0 535 967 57 11.yozgat günleri ankara da Siyami YOZGAT ın yazdığı USAT romanı hakkında düşüncelerinizi rica ediyorum.okudum.şu sira tekrar okuyorum.selamlar
Ünal dursun -- 07.12.2018 23:57
NE ÇORBAYMIŞ BE!
Değerli dostum,
Çorba hakikaten yediden yetmişe herkes için çok değerli bir yiyecek. Teşekkür ediyorum. Bizim Köyden İnsan Manzaraları-1’i okumuşsunuz. Yorumlamışsınız. Varlığınız daim ola.
Kısacık bir ekleme yapmak isterim yine “çorba”ya dair. Bizim gibi çorba severin biri az kalsın yuvasını bozuyormuş. Bu çorba yüzünden canım. Şöyle olmuş: Adam eşinden her gün çorba istiyor. Çorbasız sofraya oturmuyor. Bir gün böyle, beş gün böyle… Kadıncağız usanmış. Bir gün tasını tarağını toplamış. Demiş ki kocasına:
-Ben anneme gidiyorum. Ne halin varsa gör!
Adam mutfak işinden pek anlamıyor. Yalvarır bir sesle:
-Hanım, çorba pişir de öyle git bari, deyip boynunu bükmüş. Kadıncağız hanımlığını yapmış. Annesine gitmekten vaz geçmiş.
İşte böyle aziz dostum. Selam ve saygıyla.
Mustafa Topaloğlu -- 07.12.2018 23:48
BİZ NELER GÖRDÜK
Sayın M. Kılıcaslan, lütfen capanoglukadir@yahoo.com.tr adresimden mail göndererek ya da Yozgat Gazetesinden telefonumu alarak bana ulaşınız. Selamlar.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 30.11.2018 10:45
Bir yiğit beyzade, Çapanoğlu Halit bey
Merhaba , bende Çapanoğlu torunuyum ama tam hikayeyi bilmiyorum, Babannem zamanında bahsederdi bir süredir aklını yitirmişti ama geçmişi iyi hatırlıyor ara ara diyordu oda yeni rahmetli oldu 76 yaşında, bildiğim kadarıyla arap seyfi alaca köyündendi babası Mehmet Celal Çapanoğluymuş annesi İkbal Arslan çerkes kızıydı. Abisi de vardı Aydın oda vefaat etti genç yaşt pek bilmiyorum. Babası genç yaşta aklını kaybetmiş at çiftlikleri felan varmış zamanında birşeyler olmuş almışlar ellerinden , babasının mezarını bilmiyordu. Sadece İstanbul da vefaat etti kimsesizler mezarlığına gömülmüş sanırım. Dediğim gibi yarım yamalak bir hikaye yeni toprağa verdik üzgünüz ve merak ediyorum belki bir bileni vardır. Hayatı kısa sürede olsa yozgatta devam etmiş dayısı komsermiş babası vefaat edince yozgata dönmüşler bir köy adı veriyordu ama unuttum orada dayısı komsermiş karakolun karşısındaki evde kalırlarmış Çerkes kızı dediğim ikbal annem de bildiğim kadarıyla ceritmiş. Celal dedemin tek bir resmi mevcut ama dediğim gibi bilgiler yarım belki bir bilen vardır.
M.Kılıçaslan -- 28.11.2018 20:28
BİZ NELER GÖRDÜK
Bu yazını, en iyi üniversitelerin malzeme ve metalurji mühendisliği mezunu çocuklar bile yazamaz Ağabey, kutlarım seni, de niye mühendis olmamışsın ki
Bülent cerit -- 24.11.2018 15:19
BİZ NELER GÖRDÜK
Sayın Çapanoğlu,
Harika bir biçimde tasvir ettiğiniz bu kapkacak macerasını ben de aynen sizin gibi yaşayanlardanım, çünkü aynı nesil ve yaklaşık aynı çevredeniz..Rahmetli annem gözümün önünde canlandı mutfakta çalışırken. Zavallı memleketim! Geri kalmışlığın bedelini bizler ödüyoruz. Kullandığımız bu nesnelerin bıraktığı arızalar yaşlılık döneminde uzun yılların içinden geçerek bizlere yansıyor. Allah bizden sonrakilere acısın diyorum. Onlar bizim nesilden daha şanssız. Gerek dünya, gerek memleketimiz ölçeğinde.
Selam ve saygılar,
A. YAŞAR OCAK -- 23.11.2018 10:42
BİZ NELER GÖRDÜK
Teşekkür ederim bu kadar güzel eski-yeni günler anlatılmaz.bizim evde de bakır tencere vardı.çok iyi hatırlıyorum.elinize ve kaleminize sağlık.

ARTO KAZANCIOĞLU -- 23.11.2018 10:40
BİZ NELER GÖRDÜK

Yüreğine sağlık. Sıcacık bir yazı. Hep birlikte yasadığımız dönemler. Çok teşekkürler.
Güner Türkoğlu Gökay -- 23.11.2018 10:39
BİZ NELER GÖRDÜK
SEVGİLİ ABDÜLKADİR BEY,
ÇOK GÜZEL TARİHİ BİR YAZI OLMUŞ, ELİNİZE SAĞLIK, İLERDEKİ KUŞAKLARIN VE TARİHÇİLERİN YARARLANABİLECEĞİ BELGE NİTELİĞİNDE GERÇEKTEN.
SEVGİLER....SELAMLAR...
Selçuktayfun Ok -- 23.11.2018 10:38
SAYIN BEKİR BOZDAĞ’IN YOZGAT ZİYARETİ
Yorumunuz Sayın hocam çok güzel yazmışsınız fazlalığı var eksikliği yok yozgat var yozgatlı yok garip sahipsiz şehir tıpkı benim gibi öksüz garip tarihe bakarsak Cumhuriyet döneminde yapılan ortada cakili bir çivi yok bir bira fabrikası var olmaz olsun o bira fabrikası biz böyle iyiyiz.... sizi yeni tanıdım atalarimizin gurur duyduğumuz sahiplendigimiz Çapanogullarindan yozgat da bizim Capanogullarida bizim dediğimiz ismini namini duydugumuzda titredigimiz kendimize gelip heybetlendigimiz dedelerimiz özümüz canimiz....yazmaya devam edelim ama 1923 den bugüne kadar saygılarımla
Mustafa Aydın Turan -- 20.11.2018 09:05
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00