BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 16.07.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
189
Dün
:
4633
Toplam
:
14105479
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
HADİBAĞALIM YERKÖY’E
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Yozgat Forumm’un sayfasına koyduğu 1950 yıllarına ait bir resimdeki Austin marka otobüsü ve onunla ilgili olarak Değerli dost Ertuğrul Kapusuzoğlu’nun yazdığı kaburga kemiklerim fıkrası bana aynı otobüsle yaptığımız Yerköy yolculuğunu hatırlattı. Rahmeti babaannem Esma Çapanoğlu ile o sıralar Yerköy’de Avukatlık yapan kuzenim Nejat Çapanoğlu’nu ve birlikte kalan halam Muhlise Çapanoğlu’nu ziyarete gideceğiz. Saat kulesinden aşağı doğru inerken sağ tarafta o zamanki garaj vardı. Ancak üç,dört otobüs veya kamyon girecek kadar küçük bir arsa idi.Şimdiki otobüsler olsa ancak iki adedi sığabilir. Orada Yerköy’e gitmek üzere bekleyen Austin markalı bu otobüsün yanına gittik. Muavin hadibağalım (hadi bakalım) Yerköy’e, Yerköy’e diye çığırıyor. Babaannem muavine “bana bak bizde Yerköy’e gideceğiz, bunun vidalarını bilmem neyini iyice sıktınız mı” diye sordu. Muavinde sıktık hala merak etme deyince “her zaman böyle dersiniz, bu talakalara insanları bindirirsiniz sonra da yolda mutlaka ya benzini biter ya da bir arıza çıkarır” dedi.

Bindik, şoförün arkasındaki koltuğa oturduk. Sanırım sadece ön kapısı vardı zaten küçük bir otobüs idi. Yozgat’tan çıkarken yolcu sayısı fazla ise hemen aralara boş gaz tenekesi konur oraya da yolcu alınırdı. Otobüsün tarifesi yoktu, dolunca kalkardı. Erken gelip de ön sıraya oturan deliğanlılar, ne zaman gelmiş olursa olsun kendisinden sonra aile veya bir hanım gelmişse, muavin kalk hemşerim aile geldi arkaya geç diye uyarılır, oda ses çıkarmadan arkada bir yere otururdu. Şimdi bu yazıyı okuyan yaşlıların “o zamanlar saygı vardı canım” dediklerini duyar gibiyim. Otobüsün içi dolu olup, yolda da el kaldıran olursa onlarda yolda bırakılmaz ellerindeki eşyaları ile arkadaki merdivenden otobüsün üstüne çıkar yüklerin üstüne, arasına bir yerlere oturur giderlerdi. O zamanlar evlerde radyo yoktu ki otobüste olsun, yola koyulduktan kısa bir süre sonra zaten birbirini tanıyan insanlar güzel bozlak okuyan birine hadibağalım şöyle iyi bi şey oku diye gaz verirler oda bir elini kulağına koyar (niye koyarsa) okumaya başlardı. Yollar stabilize olduğundan Yerköy de indiğimizde fırıncı çırağı gibi olurduk. Neyse uzatmayım. Bir rampayı inerken zaten yavaş giden otobüs daha da yavaşlamaya başladı. Ben istiyorum ki şoför vitesten çıkarsın daha hızlı gidelim. Yavaşladık, yavaşladık nihayet düz yola gelince durduk. Yolda el kaldıran filan da görmemiştik. Babaannem hemen şoföre sordu “niye durduk oğlum ?” El cevap “fren patladı hala”.Babaannem açtı ağzını yumdu gözünü. “Daha binerken sordum vidasını neyini iyice sıktınız mı diye, biz canımızı sokakta mı bulduk. Bu kadar insanın çoluğu çocuğu evde bekleyeni var. Bu harkıt otobüsle niye yola çıkıyorsunuz, sizde hiç utanma yok mu? Her seferin de ya benzininiz biter ya yolda kalırsınız.” Hakkaten eskiden saygı vardı. Muhlis Bey’in eşi diye de babaanneme ayrıca saygı gösterirlerdi. Şoför “üzülme hala şimdi hallederim diyerek aşağı indi. Biraz uzaktaki iğde ağacından bir dal kesti geldi otobüsün altına yattı. Kısa bir süre sonra tekrar direksiyona geçti. Sonra babaanneme dönerek “tamam hala gidiyok” deyip Bismillah diyerek marşa bastı. Babaannemin siniri yatışınca merakımdan sordum “ amca ne olmuş” diye de “bi şey yok yeğenim fren borusuna bi kazık çaktım” diye cevap verdi.

Yozgat Gazetesi 16.11.2012

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Acizane köşemde yayınladığım yazılarıma zaman ayırıp yorum göndermek lütfunda bulunan okuyucularımıza en kalbi teşekkürlerimi arz ederim. Sehven yorumlarının altına isim yazmayı unutan sayın okuyucularımın köşemdeki mail adresimden (yazı başlığının altında) bana ulaşmalarını hasseten rica ederim.Saygılarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 11.07.2018 10:46
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Uzun süre okuyamadım okuduğumda engüzel yazı oldu emeğinize sağlık hocam
Adınız ve Soyadınız -- 09.07.2018 16:56
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
ELLERİNİZE SAĞLIK GERÇEK OLAYLARI SAPTIRMADAN BİREBİR GERÇEKLERİ SAPTIRMADAN UZUN ARAŞTIRMALAR YAPARAK YAPTOĞINIZ ÇALIŞMALAR İÇİN GÖNÜLDEN SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM.
ARTO KAZANCIOĞLU -- 09.07.2018 14:24
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
ÇOK SEVGİLİ DOSTUM UZUN UĞRAŞLAR VEREREK TARİHİN GİZLİ KALMIŞ GERÇEKLERİ AYDINLATTIĞINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.
SİZLERLE BERABER OLDUĞUM ZAMAN HİÇ BİR ZAMAN DİN AYIRIMI İLE KARŞILAŞMADIM.SİZ DİN DİL İRK AYIRIMI YAPMADAN İNSANLARLA KURDUĞUNUZ DOTLUK VE ARKADAŞLIK TAKDİRE ŞAYANDIR.
HER ZAMAN YARDIMA HAZIR DOSTLUĞUNUZ EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİMDİR.
SEVGİLER VE SAYGILARIMLA
ARTO KAZANCIOĞLU -- 27.04.2018 12:26
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
Her zamanki gibi çok enteresan ve güzel bir yazı. Ben 8 sene bir Ermeni takımı olan ŞİŞLİ SPORDA basketbol oynadım.Çok Ermeni dostum var ve onların hiç bir biz Türklere kötü davranışlarını görmedim. Allah birdir. İnsanlarda kardeştir. Teşekkür ederim. Selamlar ve sevgiler
Taylan Emcioğlu -- 27.04.2018 12:11
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00