BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 20.02.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
196
Dün
:
5063
Toplam
:
13451151
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
İKİ KİTAP ÜÇ İNSAN
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Değerli okurlar bu yazımda bilhassa gurbetteki hemşerilerimiz için iki başucu kitabını tanıtmaya çalışacağım. Birisi büyük emeklerle hazırlanmış “YOZGAT TÜRKÜLERİ.” 19,5 X27,5 cm. ebadında oldukça büyük ve 367 sayfa olan bu kitabı hepimizin yakından tanıdığı üç güzide hemşerimiz hazırlamış.
Kısa biyografileri şöyle;

Habib Coşkunsoy; 1966 yılında Yozgat Kadışehri Yakacık Köyünde doğdu.1990 Erciyes Üniversitesinden mezun olduktan sonra şu görevlerde bulunur.2005 yılında Kültür ve Turizm bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğünde göreve başlar. 2006 yılında Karaman il Kültür ve Turizm Müdür yardımcısı. 2007 yılında Güzel Sanatlar Genel müdürlüğünde değişik birimlerde şube müdürlükleri. 2008 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Türk Dünyası Müzik topluluğu Topluluk Müdürü. 2010 yılından bu yana da Ankara Devlet Türk Halk Müziği Korosu müdürlüğünü yapmaktadır. Habib Coşkunsoy’un TRT repertuarına kazandırdığı 11 eseri bulunmakta..

Erdem İlkaz; 1976 yılında Yozgat’ın Akdağmadeni ilçesinde doğdu. Bazı kamu kurumlarında Türk Halk Müziği Koroları kurarak konserler verdi. Bir kaç Üniversite de Türk Halk Müziği nota, usul, bağlama ve tavır dersleri verdi. Türküleri “Çocuklarım” diyecek kadar seven Erdem İlkaz ‘ın TRT Repertuarına kazandırdığı altı eseri var.

Savaş Akbıyık; 1968 yılında Yozgat’ta doğdu.1993 yılında Diş Hekimliği Fakültesinden mezun olduktan sonra bir yandan hekimlik mesleğini yaparken bir yandan da 1991 yılında girdiği TRT Ankara Radyosu Yurttan sesler Korosundaki saz sanatçısı olarak görevi yaptı. Savaş Akbıyık’ın TRT Repertuarına kazandırdığı dört eseri var.

Yozgat Türküleri Kitabında önsözden sonra iki önemli sayfa var. Bu iki sayfanın ilkinde “Yozgat’ın Türk Halk Müziğindeki yeri ve önemi” anlatılıyor. İkinci sayfa da, Feryat etmek, haykırmak, ağlamak, sızlanmak anlamına gelen Bozlaklar “Yozgat’ta Bozlak” başlığı ile tanıtılıyor. Kitabın Kaynak kişiler, Derleyiciler, Sanatçılar ve Mahalli Sanatçılar bölümünde de türkülerin asıl sahipleri yani onları yaratanlar, bunları akıllarına yazarak bu günlere ulaşmasını sağlayanlar(bilhassa bayanlara minnetlerimi arz ediyorum) resimleri ile tanıtılıyor. Uzun havalar bölümünde şimdi bazılarını unuttuğumuz ağıtlar var ki, hikâyeleri ile birlikte kaleme alınmış. Okurken duygulanmamak mümkün değil. Ezbere bildiğim halde okurken yeniden duygulandığım Musa Bey ağıtı bunlardan sadece biri. Kırık havalar ve arkasından Oyun Havaları bölümleri ile kitap bitiyor, hayır bitmiyor. Yazarlar, özen göstermişler kitabın sonuna içindekileri iki sayfa halinde koymuşlar. Birinci bölümde Kaynak kişiler, derleyiciler ve diğer kişileri listelemişler kolayca buluyorsunuz. Diğer bölümde uzun havalar, kırık havalar ve oyun havaları listelenmiş burada da aradığınızı kolayca buluyorsunuz. 294 adet eser, notaları ile hikâyeleri ile 1.hamur kâğıda tertemiz ve zevkli bir şekilde basılmış bir kaynak kitap. Kitap kapağının açık kahve ve bordo renklerle basılması da çok yakışmış.

İkinci Kitabımız, yine Habib Coşkunsoy’un “YOZGAT TESELLEMELERİ” isimli kitabı Birbirinden güzel 189 hikâye var. Eski Yozgat’ı ve eski orta Anadolu insanlarını yad etmek istediğinizde okuyup, bazen gülümseyip, bazen dalıp gidip kendinizden de bir şeyler bulacağınız ama her elinize aldığınızda zevkle okuyacağınız bir kitap. İşte sırası geldiğinde eşe dosta anlatmak için aklıma yazdığım bir tanesi. Orta halli ve fazlaca anlaşamayan bir karı koca. Akrabalaından düğün okuntusu alınca gitmeye mecbur kalırlar. Ancak aksi kadın “Paşalısız (Entarisiz) gitmem diye diretir. Ne yapacağım ne edeceğim diye kara kara düşünen adamın gözüne arılığın içindeki sepetler ilişir. Arı dolu sepetlerin birini atının sağ tarafına, öbürünü de sol tarafına güzelce bağlar. Kendi de üstüne biner Zile’nin yolunu tutarlar. Kazankaya taraflarına yaklaştığında öğlen sıcağı da bastırınca arılar yavaş yavaş sepetten çıkmaya başlar. Durmadan sarsılan sepetten çıkan kızgın arıların ne yapacağı malum. Atı kamçılamaya bile gerek kalmamış tam hızla gidiyorlar. Tarla da çapa yapan bir köylünün yanından aynı hızla geçince köylü bağırır. “Atı çatlatacaksın hemşerim biraz yavaş ol.” Bizim atlı da adama cevap verir. “Atın doru olursa, yükün arı olursa, kumandanın da karı olursa sende çatlarsın, at da çatlar.”

Kitaplar için isteme adresi; Kültür Ajans Tanıtım ve Organizasyon Ltd. Şti. Konur sok. No.66/7 Bakanlıklar-Ankara
Tel: 0312.425 93 53 Fax: 0312 419 44 43

10.10.2012

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
TOPAL MOLLA
Tarihimizin bir yerlerinde gizlenmiş olan eşsiz bilgileri bizlere sunduğunuz için minnettarım. Hep sevgi yüklü kalın. Saygılarımla.
OĞUZ KARLI -- 16.02.2018 12:18
24 KASIM
ALLAH rahmeteylesin babannemin dedesi olur fazlı bilecen hatırlanması ne hoş..
Özgür tekin -- 09.02.2018 14:54
YOZGAT’TA BİR DEVLET BAKANI
Sayın Çapanoğlu merhaba
(Rahmetli babamla rahmetli Derviş Bey oğlu İsmail Çapan iki kardeş gibiydiler, babam İsmail Bey amcaya hep Çapanoğlu diye hitap ederdi, birbirleriyle çok şakalaşırlardı, ailece çok sık görüşürdük. Hanımı rahmetli Sariye Hanım Teyze, annemle "ahretlik bacısı" idiler. Hepsinin mekânı cennet olsun. Oğulları Doğan ve İsa ise çocukluk arkadaşlarımdı. Ben de size müsaadenizle, sakıncası yoksa Çapanoğlu diye hitap etmek isterim).
Merhum Mehmet Kemal Aydoğan (yanlış bilmiyorsam Mustafa değil Mehmet, oğlu daha iyi bilir) Yozgat İmam-Hatip Okulu'nda (o zaman ...Lisesi değil Okulu idi) bizim müdürümüz idi. Sanırım 1962 de emekli oldu veya kendi ayrıldı. Ben o okulda 1956-63 arası öğrenci idim. Bizim Resim ve Yurttaşlık Bilgisi derslerimize gelirdi aynı zamanda. Mükemmel bir fotoğrafçı ve ressam idi. Meşhur o "Bulutlarda Atatürk" fotoğrafı uzun yıllar ilk, orta ve liselerde, İmam-Hatip okullarında hep asılı idi. Merhum öğretmenimiz çok sempatik, güler yüzlü ve espritüel biri idi. Oğlunu o yıllarda henüz küçük çocukken tanıdım, sonra da bir daha görmedim, sık sık babasıyla gelirdi okula. Kayın biraderi ve meşhur Edhem Hafız'ın oğlu (çok muhterem öğretmenimiz) Ahmet Akman ise hem Gazipaşa İlkokulu’nda hem İmam-Hatip'te yıllarca öğretmenimiz oldu. Oğulları rahmetli Ergin Ağabey'i (mimar idi ve genç yaşta vefat etti maalesef) tanırdım. Küçük kardeşi Bilgin ise mahalleden benim ve Taha Akyol'un oyun ve mektep arkadaşımızdı. Birden hatıralar canlandı.
Selam ve saygılarımla,
A.Yaşar Ocak -- 04.02.2018 15:15
YOZGAT KÜLTÜR MERKEZİ
Değerli dostum,
Yozgat Kültür Merkezi, İstanbul’a yolum düştüğünde ilk ziyaret edeceğim mekan olacak. Bu merkezi böyle dört dörtlük inşa etmek her babayiğidin harcı değildir. Ellerine sağlık bu yolda gayret gösterenlerin. Siz de inşayı taa baştan alıp merkezin sunuma hazır hale geliş aşamasına kadar geçirdiği evreleri, verilen mücadeleyi ve gayretli çalışmaları ne güzel anlatmışsınız. Varlığınız daim ola aziz dostum.
Ben de Yozgat Kültür Merkezi’nin yapımında ve yaşatılmasında insan üstü gayret gösteren Sayın Başkan Ahmet Yılmaz başta olmak üzere, maddi manevi destek veren herkese candan teşekkür ederim.

Mustafa Topaloğlu -- 22.01.2018 14:30
CEP TELEFONU YASAKLANSIN MI, YASAKLANMASIN MI?
Abdülkadir Bey,
Eskiden Mafialar vardı, her taraflar bunların kontrolündeydi. Kanun kuvvetleri bile bunlarla uğraşamazdı. Şimdilerde bunlar bitti gibi göründüysede bu sefer MEDYA MAFİACILIĞI BAŞLADI!.Yok artık makinalı ile taramıyorlar ama milyonların önünde delilsiz, evraksız, kulaktan gelen yalan dolanlarla İNSANLARI LEBLEBİ GİBİ HARCIYORLAR.
Diyeceksinizki ülkede kanun var, mahkemeler var. YOK...ben inancımı kaybettim. Şayet bu ülkede kanun olsaydı bir kere bu medya mafialarına DUR DERLERDİ. Ama birde şu var hani derler ya '' bu başa bu tarak '' ayni öyle. Böyle seyirciye böyle show. Ülkelerde TV programlarının içeriğini seyircinin isteği belirler. Şu an kaç milyon Türk sınırımızda ne oluyoramı bakıyor yoksa kim ile kim
''ne!'' etmiş o programlarımı seyrediyor?
Bu gündüz programlarında güya avukatlar var !!! Yahu bu kadar belgesiz itelemeye, kariyer sahibi insanları rezil etmeye, aile mahremiyetini car car car açıklamaya ne HAKLARI VAR ?
Heye heye taşıyın mahkemelere...Kanal kiminmiş ? Showu yapanların arkalarında kimler varmış, reytingden kaç para dönüyormuş...
Şöyle bitireyim, BAZEN SERT KAYALARADA ÇARPILIR !
hamiyet Nagel -- 17.01.2018 14:43
ŞU HRİSTİYAN BAYRAMI
Sayın Abdulkadir Çapanoğlu,
Yeni yıl olgusunu irdeleyişinizden dolayı sizi kutluyorum. Okuma kültürü çok zayıf bir toplum olduğumuzdan insanlarımız çok rahat yönlendirilebiliyor. Bir de bilinçli biçimde yapılan yanlış yönlendirmeler devreye girince iş çığırından çıkıyor. Kendi kültürel değerlerimizi başkalarına öyle kolay kaptırıyoruz ki anlatmak olanaksız. Çünkü bu değerlerimizin farkında değiliz. Yeni yıl olayı da böyle. İslamiyetin benimsenmesinden önce kutladığımız yeni yılı, kendi kültürümüz çerçevesince tüm dünyaya yayacağımız yere, özellikle Batı kültürünün dinsel yaklaşımlarına teslim etmişiz kendimizi. Kuşkusuz biraz da İslamiyetin bazı kesimlerce bir çıkar aracı olarak kullanılmasının da bunda etkileri var. Durum böyle olunca ne yazık ki insanların bir özel günü çoluk çocuklarınca eğlenerek geçirmesi bazı çevreleri rahatsız ediyor. Acaba yazınızı okuyunca yeni yıl kutlamalarına bir Hıristiyan geleneği olarak bakanlar ne diyecekler?...
Saygılarımla.
Muhsin Köktürk -- 01.01.2018 18:43
CAHİLDİM DÜNYANIN RENGİNE KANDIM
Koskoca bir şehirde böyle saçma sapan bir pazar anlayışı olurmu. Pazar yeri diye yaptıkları yerde otopark yok, süt yoğurt pazarı yozgatın bir ucunda sebze meyve pazarı öbür ucunda böyle bi pazar Yozgat Yozgat oldu olalı görmedi. Rezalet diz boyu efendiler sahipsiz memleket. Herşeyin bir kuralı usulü kaidesi olur. Pazar pazar benzemez oldu. Böyle gidrse bırakın çoruma semer satmak için getmeyi, yakın zamanda 1 kilo süt almak içinde gitmek zorunda kalacağız.
Adınız ve Soyadınız -- 13.12.2017 14:27
BİR ANI
Sayın Çapanoğlu, gönderdiği yazısından girişimci bir ruha sahip olduğunu tahmin ettiğim Sayın Nusret Alper beyi tebrik ediyorum. Keşke aynı karakterdeki kişiler dernek gibi, kooperatif gibi bir çatı altında örgütlenebilseler. Basından takip ettiğim kadarı ile Yozgat kadınları erkeklerinden daha cesur ve daha girişkenler. Hâlbuki, Yozgat’ımız birçok konuda bakir sayılır. Üzüldüğüm bir taraf da kendi esnafımız varken dışardan gelen esnafın açtığı işyerlerine Yozgat yerli halkının daha fazla itibar etmesi. Bu arada Sayın Belediye başkanımızın gerek lise caddesindeki gerekse kuyumcular caddesindeki düzenlemesinden sonra alışverişte sanki daha bir canlanma olduğu izlenimi taşıyorum. Umarım öyledir. Saygılarımla.
SUDE ÖZTÜRK -- 07.12.2017 10:45
PAZARDAN PAZARA
Sayın Çapanoğlu,
Pazardan pazara yazınızı üzülerek okudum. Meyve sebze pazarı ile süt yoğurt peynir pazarının birbirinden uzakta olmasının sebebini anlayamadım. Şehirlerin pazarlarında hepsi aynı pazarın içinde ama kendilerine ayrılan yerlerde olurlar. Bu pazarlarda o kadar çok çeşit var ki mutfak eşyası satanlar, giysi satanlar, güneş gözlüğü satanlar, iç çamaşırı satanlar, ayakkabı satanlar vs. Yozgat pazarında ise bunlar değil köylünün getirdiği ve kendi ürettiği ürünleri kolayca pazarlayabilmesi isteniyor. Umarın Belediye Başkanlığı ve Valilik buna göre tedbir alırlar. Bu araştırma yazınız için sizi kutluyorum. Saygılarımla
SUDE ÖZTÜRK -- 23.11.2017 12:44
PAZARDAN PAZARA
Bu yazanlar doğru ve Yozgat gerçekten bu hale geldiyse Yozgat bitmiş demektir. Alıcının satıcının köylüsüyle kentlisiyle tüm ahalinin pazardan ihtiyaçlarını karşılayabileceği pazar yeri yapılamıyorsa boş yere organize sanayi yapmaktan, sanayileşmekten, tarımı güçlendirmekten bahsetmesin kimse yazık çok yazık. Oysa istimlak edilip güzel bir haftA alık pazar yeri yapılsa alıcı da satıcı da yaşadığı bu sıkıntıdan kurtulur.
RIZA KAYACAN -- 22.11.2017 15:27
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00