BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 16.12.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
257
Dün
:
4633
Toplam
:
14967640
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
UZM. DR.EDİP BİLGİN ÇAPANOĞLU İLE BİR HASBİHAL (1)
capanoglukadir@yahoo.com.tr
23.03.2009 tarihinde yapılan bu sohbette, Abdülkadir Çapanoğlu soruyor, Edip Bilgin Çapanoğlu anlatıyor.

A.Ç-Değerli ağabeyciğim, hayattaki Çapanoğullarının büyüklerinden birisi olduğunuz için şüphesiz ki ebeveynlerinizin anlattıklarından ve sizinde yaşadıklarınızdan mutlaka hatırınızda kalan birçok bilgi ve anı vardır. Bu bilgileri bizimle paylaşmanızı istirham ediyoruz. Bize önce kendinizi ve aile içindeki yerinizi anlatır mısınız?

E.B.Ç- Beni de ailenin büyüklerinden saydığınız için teşekkür ederim.

Meşhur Çapanoğlu Edip Bey’in torunu Hadi Çapanoğlu’nun oğlu Edip Bilgin Çapanoğluyum. Göbek adım, büyük dedem Edip Beyden gelmektedir. Edip Bey’in eşi Leyla Hanımdır iki oğlu var. Birisi Hasan Bey diğeri ise Şekip Beydir. Hasan Bey’in de 2 oğlu var. Birisi Hadi Çapanoğlu, diğeri ise Azmi Çapanoğludur. Hasan Bey 1918 de Akdağmadeni’nin Peyik’ nahiyesin de nahiye müdürü iken İspanyol gribinden vefat etmiştir. Hadi Çapanoğlu’nun

3 kız ve 3 erkek olmak üzere 6 çocuğu olup ben iki numaralı çocuğuyum. Ağabeyim ve benim küçük kız kardeşim vefat ettiler. Rahmetli babaannem (Hasan beyin hanımı, Edip Bey’in gelini Şahinde Hanım, Ocak 1973 de vefat etti) kocası Hasan Bey vefat ettikten sonra babaannemi ağabeyi Bahri Tatlıoğlu ve diğer kardeşleri memleketleri Akdağmadeni’ne yanlarına götürüp evine yerleştirmişler ve yardımcı olmuşlardır. Babaannem Şahinde Çapanoğlu zaman, zaman geçmişte yaşadığı veya şahit olduğu hadiselerden anlatırdı. Ben hafızama iyice yerleşmiş olanlardan bazılarını anlatayım. Babaannem, Yozgat’ ta kayınpederi Edip Beyin konağında iken ağabeyi Bahri Tatlıoğlu geliyor ve bir haber getirdiğini söylüyor. Edip Bey Kimden diye sorunca; “Mustafa Kemal Paşadan” diyor. “Benimle haber gönderdi, Edip Bey’in faaliyetlerimize katılmasını, aramızda olmasını istiyorum, Milletvekilliğimi ister, valilik mi ister Ankara’ ya gelsin görüşelim’’ dedi diyor. Edip bey biraz düşündükten sonra “Şu sırada mali durumum müsait değil diyor. Bahri Bey ’’Ben size veririm, parayı düşünme’’ diyor. Edip bey bir süre daha düşünüyor ve “Hele biraz bekleyelim’’ diye cevap veriyorsa da, Bahri Bey, veda etmeden önce, Paşa ısrarla söyledi düşünün ama uzun sürmesin sonra geç olmasın mealinde bir şeyler söylüyor. Edip Bey bu sırada İstanbul’da Meşrutiyet meclisinde Bozok mebusudur (milletvekili) , sonra Yozgat’a dönmüştü. Edip bey acaba neden hele biraz bekleyelim demiştir. Edip bey ve kardeşi Celal Bey İttihat ve Terakki partisinin Yozgat’taki kurucularıdır. Gördükleri olumsuzluklardan dolayı partiyi şiddetle eleştirdikleri için ihraç edilmişlerdir. Hatta Edip Bey’e emekli maaşı bağlanmasına engel oldukları bile söylenir. Mustafa Kemalde eski bir İttihatçı olduğundan. Ankara’ya çağırılmalarını da İttihatçıların yeni bir oyunu olarak düşünmüş olabilirler mi? Bu arada Bahri beyle Atatürk’ün yakınlığından bahsetmek gerekir ki bahsettiğim haber gönderme işi daha iyi anlaşılsın. Bahri Bey de Meşrutiyet Meclisinde milletvekili ve Mustafa Kemal Paşa ile daha Milli Mücadele başlamadan önce tanışıyorlar ancak nerede ne zaman tanıştıklarını bilmiyorum. Ama Mustafa Kemal Samsun’a çıkmadan öncede İstanbul’ da sık sık buluştukları aile arasında söylenirdi. 1958 yılında İstanbul’a üniversiteye kayıt yaptırmaya gittiğimde amcam da gelmişti. Sirkeci’de bir otelde kalırken amcamla tesadüfen tanışan İstanbullu kuyumcu bir beyefendi de aynı şeyi söylemiş ve teyit etmişti. Bahri Bey İstanbul’dan sonra Ankara, Yozgat üzerinden Sivas’a gitmiş ve Sivas Kongresine de iştirak etmiş.
A.Ç.-Tarih bilgilerinde Çapanoğullarının o bölgede bulunan ve çetecilik yapan bazı asilerle de birlikte olduklarına dair yazılar var. Bu konuda bir bilginiz var mı?

E.B.Ç.- Evet, Çapanoğulları’ nın asi guruplarla haberleştikleri, hatta işbirliği yaptıklarını düşünenler için bunun yanlış olduğunu sadece kötü tesadüflerin yanlış anlaşılmalara sebep olduğunu, babaannem yaşadığı bir olayla anlatırdı. Yozgat’ta düzenlenen at yarışların izlemek için gelen bir gurup asi elebaşçısı da Yozgat’a gelmiş. Bunlar bir gün aniden yani önceden haber vermeden görüşmek için Çapanoğlu kardeşlerin evlerine geliyorlar. Bu ani ziyaretin Çapanoğlu kardeşler arasında hoşnutsuzluk, huzursuzluk ve sıkıntı yarattığını, hatta aralarında bu konuda biraz tartıştıklarını söylerdi. Gelen gurubun ziyaretinden hoşlanmadıkları halde neden misafir etmeye mecbur kaldıklarını konuşup tartıştıklarını, bazı kardeşlerin ise’’ kapıyı çalıp gelen misafiri nasıl buyur etmeyeceğiz, bizim örfümüze yakışır mı ‘’ dediklerini naklederdi. Yani bu asilerle Çapanoğlu beylerinin birlikte olmaları mümkün değil. Ama daha sonra yaşananlar çığırından çıkınca bölgede söz sahibi bazı beyler ve bazı namlı eşkıyalarda Çapanoğullarına katılmışlar.

A.Ç.-Çapanoğlu beylerinin bu kalkışmasında Kılıç Ali’nin de kusuru olduğu söyleniyor. Bu konuda bir bilginiz var mı?

E.B.Ç.- Evet bu doğrudur. Çok iyi hatırlıyorum babaannem ve amcam Azmi Çapanoğlu’nun Kılıç Ali hakkında hiç olumlu konuşmadıklarıdır. Emrindeki birlikle hiç bir zaman başarılı olamadığı çok hatalı ya da yanlış davranışlarla Yozgat ve Akdağmadeni’ne fayda yerine zarar verdiğinden hatta Yozgat hadiselerinin Kılıç Ali’nin yanlışları yüzünden meydana geldiğinden bahsederlerdi. Şöyle ki; O sırada Ankara Valisi Galip Beydir. Ortada hiçbir şey yokken Kılıç Ali Çapanoğullarını sevmeyen ve çekemeyen bazı Yozgat ileri gelenlerinin telkin ve teşviki ile Ankara valisine, birkaç defa ‘’Çapanoğullarının isyan edeceklerini tedbir alınması gerektiğini’’ yazar. Padişahlık zamanında, Çapanoğlu Edip Bey Amasya Valisi iken Vali Galip Bey Amasya’ya sürgüne gönderilmiş Edip Bey, Galip Beye hiçbir zaman sürgün muamelesi yapmamış ve dost olmuşlar. Galip Bey Edip beyi iyi tanıyor. Galip Bey, Kılıç Aliye cevaplarında Çapanoğullarının böyle bir harekete kalkışmayacaklarını yazıyor. Ancak Kılıç Ali’nin ısrarları sonucu konu İsmet İnönü’ye intikal edince Galip beyin etkisi kalmıyor. Bu nedenle Çerkez Ehem’in Yozgat’a gönderilmesinde Kılıç Ali’nin de rolü var. Ayrıca Babaannem, Kılıç Ali’nin süvarileri ile atlarının yiyecek ve konaklama gibi ihtiyaçları karşılandığı halde birde Çapanoğlu ailesinden para istenmesi ve evlerinin önüne adamlarını nöbetçi dikmesinin aile büyüklerini çok rencide ettiğini ve belaya bulaşmamak için bir süre Yozgat’ı terk edip Çiftliğe gittiklerini söylerdi. Kılıç Ali Yozgat’a niçin gelmişti? O sırada Yıldızeli’nde devletin posta taşımacılığını yapan Nazım isimli bir şahıs postayı soyduğu gibi zannediyorum ayrıca, adam öldürme gibi olaylara da karıştığından kaçıyor ve dağa çıkıyor. Gittiği yerlerde işsiz bir takım cahil halkı da etrafına toplayarak soygunlar yapıyor devlete karşı isyan ediyor. Ankara Kılıç Ali’yi bu isyanı bastırması için Yıldızeli’ne gönderiyor. Ancak Kılıç Ali Akdağmadeni’nden öteye asilerin üzerine gitmeye cesaret edemediği gibi Akdağmadeni postanesinden Ankara’ya çektiği abartılı telgraflarında da,’’ Asilerin çok kuvvetli olduklarını, top ve makineli tüfekli büyük birliklerin gönderilmesi gerektiğini ‘’ bildiriyor. Bu telgraflardan haberdar olan halkın morali bozuluyor. Asilerin çok kuvvetli olduklarını zannına kapılan Akdağmadeni’ndeki bazı aileler ve bazı köylüler de can kaygısı ile ister istemez asileri desteklemek, istihbarat yönünde asilere yardım etmek zorunda kalıyorlar.

(Devam edecek)




Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
ÇAPANOĞULLARI HADİSESİ BİR İSYANMIDIR? - 1 -
Yorumunuz sevgili a.kadir bey yerköy derebağı köylüyüm.tel.0 535 967 57 11.yozgat günleri ankara da Siyami YOZGAT ın yazdığı USAT romanı hakkında düşüncelerinizi rica ediyorum.okudum.şu sira tekrar okuyorum.selamlar
Ünal dursun -- 07.12.2018 23:57
NE ÇORBAYMIŞ BE!
Değerli dostum,
Çorba hakikaten yediden yetmişe herkes için çok değerli bir yiyecek. Teşekkür ediyorum. Bizim Köyden İnsan Manzaraları-1’i okumuşsunuz. Yorumlamışsınız. Varlığınız daim ola.
Kısacık bir ekleme yapmak isterim yine “çorba”ya dair. Bizim gibi çorba severin biri az kalsın yuvasını bozuyormuş. Bu çorba yüzünden canım. Şöyle olmuş: Adam eşinden her gün çorba istiyor. Çorbasız sofraya oturmuyor. Bir gün böyle, beş gün böyle… Kadıncağız usanmış. Bir gün tasını tarağını toplamış. Demiş ki kocasına:
-Ben anneme gidiyorum. Ne halin varsa gör!
Adam mutfak işinden pek anlamıyor. Yalvarır bir sesle:
-Hanım, çorba pişir de öyle git bari, deyip boynunu bükmüş. Kadıncağız hanımlığını yapmış. Annesine gitmekten vaz geçmiş.
İşte böyle aziz dostum. Selam ve saygıyla.
Mustafa Topaloğlu -- 07.12.2018 23:48
BİZ NELER GÖRDÜK
Sayın M. Kılıcaslan, lütfen capanoglukadir@yahoo.com.tr adresimden mail göndererek ya da Yozgat Gazetesinden telefonumu alarak bana ulaşınız. Selamlar.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 30.11.2018 10:45
Bir yiğit beyzade, Çapanoğlu Halit bey
Merhaba , bende Çapanoğlu torunuyum ama tam hikayeyi bilmiyorum, Babannem zamanında bahsederdi bir süredir aklını yitirmişti ama geçmişi iyi hatırlıyor ara ara diyordu oda yeni rahmetli oldu 76 yaşında, bildiğim kadarıyla arap seyfi alaca köyündendi babası Mehmet Celal Çapanoğluymuş annesi İkbal Arslan çerkes kızıydı. Abisi de vardı Aydın oda vefaat etti genç yaşt pek bilmiyorum. Babası genç yaşta aklını kaybetmiş at çiftlikleri felan varmış zamanında birşeyler olmuş almışlar ellerinden , babasının mezarını bilmiyordu. Sadece İstanbul da vefaat etti kimsesizler mezarlığına gömülmüş sanırım. Dediğim gibi yarım yamalak bir hikaye yeni toprağa verdik üzgünüz ve merak ediyorum belki bir bileni vardır. Hayatı kısa sürede olsa yozgatta devam etmiş dayısı komsermiş babası vefaat edince yozgata dönmüşler bir köy adı veriyordu ama unuttum orada dayısı komsermiş karakolun karşısındaki evde kalırlarmış Çerkes kızı dediğim ikbal annem de bildiğim kadarıyla ceritmiş. Celal dedemin tek bir resmi mevcut ama dediğim gibi bilgiler yarım belki bir bilen vardır.
M.Kılıçaslan -- 28.11.2018 20:28
BİZ NELER GÖRDÜK
Bu yazını, en iyi üniversitelerin malzeme ve metalurji mühendisliği mezunu çocuklar bile yazamaz Ağabey, kutlarım seni, de niye mühendis olmamışsın ki
Bülent cerit -- 24.11.2018 15:19
BİZ NELER GÖRDÜK
Sayın Çapanoğlu,
Harika bir biçimde tasvir ettiğiniz bu kapkacak macerasını ben de aynen sizin gibi yaşayanlardanım, çünkü aynı nesil ve yaklaşık aynı çevredeniz..Rahmetli annem gözümün önünde canlandı mutfakta çalışırken. Zavallı memleketim! Geri kalmışlığın bedelini bizler ödüyoruz. Kullandığımız bu nesnelerin bıraktığı arızalar yaşlılık döneminde uzun yılların içinden geçerek bizlere yansıyor. Allah bizden sonrakilere acısın diyorum. Onlar bizim nesilden daha şanssız. Gerek dünya, gerek memleketimiz ölçeğinde.
Selam ve saygılar,
A. YAŞAR OCAK -- 23.11.2018 10:42
BİZ NELER GÖRDÜK
Teşekkür ederim bu kadar güzel eski-yeni günler anlatılmaz.bizim evde de bakır tencere vardı.çok iyi hatırlıyorum.elinize ve kaleminize sağlık.

ARTO KAZANCIOĞLU -- 23.11.2018 10:40
BİZ NELER GÖRDÜK

Yüreğine sağlık. Sıcacık bir yazı. Hep birlikte yasadığımız dönemler. Çok teşekkürler.
Güner Türkoğlu Gökay -- 23.11.2018 10:39
BİZ NELER GÖRDÜK
SEVGİLİ ABDÜLKADİR BEY,
ÇOK GÜZEL TARİHİ BİR YAZI OLMUŞ, ELİNİZE SAĞLIK, İLERDEKİ KUŞAKLARIN VE TARİHÇİLERİN YARARLANABİLECEĞİ BELGE NİTELİĞİNDE GERÇEKTEN.
SEVGİLER....SELAMLAR...
Selçuktayfun Ok -- 23.11.2018 10:38
SAYIN BEKİR BOZDAĞ’IN YOZGAT ZİYARETİ
Yorumunuz Sayın hocam çok güzel yazmışsınız fazlalığı var eksikliği yok yozgat var yozgatlı yok garip sahipsiz şehir tıpkı benim gibi öksüz garip tarihe bakarsak Cumhuriyet döneminde yapılan ortada cakili bir çivi yok bir bira fabrikası var olmaz olsun o bira fabrikası biz böyle iyiyiz.... sizi yeni tanıdım atalarimizin gurur duyduğumuz sahiplendigimiz Çapanogullarindan yozgat da bizim Capanogullarida bizim dediğimiz ismini namini duydugumuzda titredigimiz kendimize gelip heybetlendigimiz dedelerimiz özümüz canimiz....yazmaya devam edelim ama 1923 den bugüne kadar saygılarımla
Mustafa Aydın Turan -- 20.11.2018 09:05
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00