BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 20.09.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
181
Dün
:
4633
Toplam
:
14471309
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
19 Haziran 1953 ve Rosenbergler’in acı hikâyesi
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Rosenbergler olayı 1950–1953 yılları arasında ABD'de meydana gelen ve bütün dünyada geniş yankılar uyandıran adlî bir olaydır. İsimleri Julius ve Ethel olan ve 1936 da tanışıp 1939 da evlenen ama yaşamları ve ölümler ile 20.yüzyıla damgalarını vuran Yahudi karı kocanın hikâyesidir.

II. Dünya Savaşı'ndan sonra ABD'de, senatör McCarthy'nin adından ötürü "McCarthycilik" denilen bir siyasi eğilim(daha doğrusu cadı avı) ortaya çıktı. Bu kampanya sırasında birçok ilerici, sosyalist, hatta demokrat kişi, kovuşturmaya uğradı, suçlandı, tecrit edildi. (1950 den sonra Demokrat Partinin iktidarda olduğu dönem de Türkiye’de de vahşi bir McCarthy’cilik ve dolayısıyla komünist avı yapıldı. Bir çok ydın, yazar, çizer, şair, bilim adamı ve siyasi sudan bahanelerle hapislere atıldı,sürgünlere gönderildi.) Aynı tarihlerde Ethel ve Julius Rosenberg adlarındaki Musevî karı-koca da atom sırlarını SSCB'ye vermekle suçlanarak tutuklandılar. Ne zaman? Amerikan tekellerinin devlet büyüklüğünde şirketler haline geldiği bir dönemde. Bir tarafta gittikçe zenginleşen bir kesim, bir tarafta gittikçe yoksullaşan bir halk, sömürülen bir işçi sınıfı ve Amerika’nın Japonya ile savaşı. Amerika’nın başında başkan Truman var. Amerikalı bilim adamları bir taraftan Atom bombasını imal etmeye, bir taraftan da füze ve radar sistemlerini geliştirmeye çalışıyorlar. Karıkoca yüksek mühendis olan Rosenbergler de bu projelerde görevliler. Aynı yıllarda işçi sınıfının mücadelesi de var. Bir taraftan kullanıldığı takdirde kitlesel ölümlere sebep olacak Atom bombası çalışması, diğer taraftan işçi sınıfının verdiği mücadele sonucu Rosenberg’ler Komünizm ile tanışıyorlar. Amerikan istihbaratı bunu öğrenir ama hem bilim adamı olarak projelerdeki görevlerinden dolayı hem de ikinci dünya harbinde Sovyet Rusya ile müttefik olmalarından dolayı sessiz kalırlar. Amerika, Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombasını atıp 220 bin Japon’u bir anda kavurup, öldürüp Japonya’ya diz çöktürünce dünya harbi de bitti. Savaştan sonra bir yandan Rusya ile başlayan soğuk savaş, bir yandan da ufuktaki Kore problemi nedeniyle güç kazanmak isteyen ABD. Hükümeti ülkede komünist avına başlar. Tabi en başta Rosenberglerden. Rosenberglerin yargılanması dünyada büyük yankı yapar, ilgi ile izlenir, kitlesel protesto gösterilerine yol açar. Hem komünist olmakla hem de casuslukla suçlanarak yargılanırlar. Komünistliği kabul ederler ama casusluk suçlamasını reddederler. Rosenberler gibi casusluk suçundan yargılanan yüzlerce Amerikalı suçlarını itiraf ederek hapis cezaları ile kurtulurken, Rosenbergler suçları kanıtlanamadığı halde elektrikli sandalye ile idama mahkûm edilirler. Rosenberglerde itirafçı olsalardı ölümden kurtulurlar mıydı acaba diyebilirsiniz. Hayır, bütün dünyada Einstein başta olmak üzere bilim adamları ve sanatçılar ayağa kalksalar da netice değişmedi. Ve ne acıdır ki bu idama Amerika’daki Yahudi lobisi bile sessiz kaldı. Çünkü Amerikan sermayedarları bu idamla, bundan sonra çıkabilecek halk hareketleri ve işçi olayları için halka gözdağı vermek istiyordu. Bu yüzden hükümette sessiz kaldı. Rosenbergler 19 Haziran 1953 günü idam edildiler. İdam edilecekleri infaz odasında bir telefon bulunmaktadır. Yetkililer, telefonla Amerika başkanını arayıp suçlamaları kabul ettikleri takdirde idam cezasından vazgeçileceğini söylerler. Buna kesinlikle karsı çıkarlar sözümüzden dönmektense ölüme gideriz edasıyla. Bu şekilde ikna edilemeyince çocuklarının resmi gösterilir “kendinizi düşünmüyorsanız onları düşünün” derler. Onlar da “bu zamana kadar bize inanan milyonlarca insan da bizim çocuklarımız, onlara ihanet edemeyiz” diyerek olaya son noktayı koyarlar. Peki, Rosenbergler gerçekten casusluk yapmışlar mıydı? Evet, Çünkü Amerika’nın gerektiğinde atom bombası ile milyonlarca kişiyi öldürebileceğini görüyor ve bu gücün dengelenmesi için Amerika’nın karşısında bir gücün daha olması en azından dengeyi sağlar diye düşünüyorlardı. Rosenbergler ile birlikte birkaç onurlu fizikçi de atom bombası sırlarını Sovyet Rusya’ya sızdırarak Amerika’nın hegemonyasını temelinden sarstılar. Japonya’nın uğradığı ve hala acılarını çektiği bu felaketi başka insanlarında yaşamasının önüne durdular.

Dünyayı etkileyen bu idam olayı, ünlü şairimiz Melih Cevdet Anday’a da Rosenbergler için şu şiiri yazdırır.
bir çift güvercin havalansa
yanık yanık koksa karanfil
değil bu anılacak şey değil
apansız geliyor aklıma

nerdeyse gün doğacaktı
herkes gibi kalkacaktınız
belki daha uykunuz da vardı
geceniz geliyor aklıma

sevdiğim çiçek adları gibi
sevdiğim sokak adları gibi
bütün sevdiklerimin adları gibi
adınız geliyor aklıma

rahat döşeklerin utanması bundan
öpüşürken o dalgınlık bundan
tel örgünün deliğinde buluşan
parmaklarınız geliyor aklıma

nice aşklar arkadaşlıklar gördüm
kahramanlıklar okudum tarihte
çağımıza yakışan vakur, sade
davranışınız geliyor aklıma

bir çift güvercin havalansa
yanık yanık koksa karanfil
değil, unutulur şey değil
çaresiz geliyor aklıma..

18.06.2012

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
II. ABDÜLHAMİT’İN SERYAVERİ MÜŞİR AHMET ŞAKİR PAŞA (ÇAPANOĞLU)
İstanbuldan takip ettiğim biri olarak Şakir paşa ve çapanoğlu ailesinin bu memleket için ne kadar fedakarlıklar yaptıklarını okuyunca insanın içinde bir burukluk oluyor haksız yere sıkıntılar yaşamalarından dolayı ama onlara minnet duyarak saygıyla anarak Allah cc rahmet eylesin makamları cennet olsun
Mahmut kara -- 21.07.2018 02:02
II. ABDÜLHAMİT’İN SERYAVERİ MÜŞİR AHMET ŞAKİR PAŞA (ÇAPANOĞLU)
Merhaba Abdulkadir bey
Yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum gerçekten şunu anladım eğer bugünkü teknoloji olsaydı Ahmet şakir paşa (yazık çok üzüldüm)dan diğer fedakar çapanoğlu aileleri çok daha düzgün anlışılırlardı. Maalesef çok değerli hizmetleri bulunan insanlar kendilerini ifade edememiş seslerini istedikleri biçimde ulaştıramamış ve büyük mağduriyet yaşamışlar. Ama bugün hakiki gerçekler gün ışığı gibi ortada o yüzden mekanları cennet olsun. Sizede ayrıca teşekkürler bu olayları daha düzgün biçimde bizlere ulaştırdığınız için ,

Saygılarımla,
MAHMUT KARA -- 20.07.2018 19:50
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Acizane köşemde yayınladığım yazılarıma zaman ayırıp yorum göndermek lütfunda bulunan okuyucularımıza en kalbi teşekkürlerimi arz ederim. Sehven yorumlarının altına isim yazmayı unutan sayın okuyucularımın köşemdeki mail adresimden (yazı başlığının altında) bana ulaşmalarını hasseten rica ederim.Saygılarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 11.07.2018 10:46
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Uzun süre okuyamadım okuduğumda engüzel yazı oldu emeğinize sağlık hocam
Adınız ve Soyadınız -- 09.07.2018 16:56
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
ELLERİNİZE SAĞLIK GERÇEK OLAYLARI SAPTIRMADAN BİREBİR GERÇEKLERİ SAPTIRMADAN UZUN ARAŞTIRMALAR YAPARAK YAPTOĞINIZ ÇALIŞMALAR İÇİN GÖNÜLDEN SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM.
ARTO KAZANCIOĞLU -- 09.07.2018 14:24
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00