BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 16.07.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
185
Dün
:
4633
Toplam
:
14105496
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
Osman Karaca ve Çapanoğlu deyimleri
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Yozgat Gazetesinin değerli okurları. Bildiğiniz gibi Çapanoğulları ile ilgili deyimlerimiz var ve bunlar maalesef anlamı bilinmeden yanlış kullanılıyor. Anlamı bilinmeden diyorum çünkü karışık ve problemli işler ile içinde hile veya oyun olabilecek işleri anlatmak için bu işin içinde bir Çapanoğlu var veya bu işin altından Çapanoğlu çıkacak diye tarif ediliyor. Yine tadını, rengini veya kıvamını beğenmedikleri bir şey içinde Çapanoğlu’nun abdest suyu gibi diyorlar. İşin acı yanı bunu Türkiye’nin büyük gazetesinde köşe yazarı olan sayın hemşerimiz bile yapınca kendisine bir elektronik posta göndererek mealen, sendemi Brütüs demek zorunda kaldım. Çapanoğullarının uğradığı felaketi tarif etmek için, “Devlete sadakat, vatana ihanet sayıldı” deyiminin yaratıcısı değerli araştırmacı gazeteci-yazar hemşerimiz Sayın Osman Karaca. Yozgat Hâkimiyet gazetesindeki köşesinde yukarda arz ettiğim konuya isyan ediyor ve Türk Dil Kurumunun dahi, yayımladığı sözlüklerinde, yıllardır bu yanlış anlama ve kullanımı ısrarla sürdürdüğünü ve bu ihmalin müsebbiplerini sorguluyor. Bende kendisinden aldığım izinle bu yazısını sizlerle paylaşıyorum.

TÜRK DİL KURUMUNUN AYIBI
“Çapanoğlu”

Biz milletçe, farkında olmadan ağzımıza geleni konuşuruz. Hangi sözün ne anlama geldiğini nerelerde kullanıldığını hiç hesaba katmayız. Bu konuya bende dâhilim. Mümkün olduğunca yazılarımda öz Türkçe kelimeleri kullanmaya gayret eder, eş anlama gelen kelimelerden seçerim. Bir yazımda “vahamet” kelimesini kullandım ve eş anlamlarına baktığımda sizde göreceksiniz, Bela, Fecaat, badire, Musibet, Gaile, Felaket, Çapanoğlu, Avarız kelimeleri çıkmaktadır. Şimdi diyeceksiniz ki ne var bunda. “Çapanoğlu var kıymetli hemşerilerim Çapanoğlu”. Çapanoğlu adı bela, musibet manasında kullanılıyor. Kelimeyi Türk Dil Kurumuna kim, neden, ne maksatla soktu bilemeyiz. İnternet’te Çapanoğlu diye yazdığınızda, bakın eş anlamında neler var. Bela, Afet, Felaket, Facia gibi kelimeler çıkıyor. Beni asıl şaşırtan ve düşündüren, Yozgat merkezde iki asırdan fazladır Çapanoğlu camimiz bulunmaktadır, TDK’nın tercümesine göre, Çapanoğlu camimiz, felaket, ya da musibet camii mi? Böyle mi anılması gerekiyor.

Yozgat Belediye Encümenin aldığı karar gereği Kent park adı “Çapanoğlu Kent Park” olarak değişti. Çapanoğlu Taraftarlar Derneği kuruldu.

Bu örnekleri sıralayacak olursak yüzlerce sayfa tutar.

Bir zamanlar adını tarihe altın harflerle yazdıran “Çapanoğlu” Türk Dil Kurumunca Bela, Musibet, Felaket olarak dillendiriliyor.

Bu kelimenin TDK girmesi yeni bir şey değil.

Çapanoğlu kelimesini bu çirkinliklerle anlamlandıran zavallılar, Türk Basın tarihine adını altın harflerle yazdıran “Çapanoğlu Agâh Efendi’yi” hiç mi tanımadı.

19. Yüz yılın başlarında hazırladığı Islahat Fermanıyla ülkenin bütünlüğünü koruyup din, dil, ırk ayırt etmeksizin günümüze kadar millet olgusuyla yaşamamıza vesile olan kişi, “Çapanoğlu Ahmet Şakir Paşa’yı” da mı tanımaz?

Osmanlı devletinin 17.yüz yıllarda yaşadığı buhranlı döneme damgasını vuran “Çapanoğlu Süleyman beyi “de mi tanımaz?

Şimdi diyeceksiniz ki Çapanoğlunun dazgirliğini yapmak sana mı düştü? Maalesef bana düştü evet. Oldum olası gördüğüm çirkinliklere tahammülüm yoktur.

Yozgatlı bir vatandaş olarak Çapanoğlu camiinde namaz kılıyorsam.
Din, dil, ırk ayırt etmeksizin ülkemiz insanlarıyla anlaşıp kaynaşıyorsam. Her şeyden önemlisi gazeteler sayesinde tüm dünyadan haberdar ediliyorsam Çapanoğullarına dazgirlik etmeyi de şerefli görev sayarım.
Bu Türk Dil Kurumunun büyük bir ayıbıdır.

Eğer bunun aksini ispata çalışırlarsa o zaman bu abide eserlerin adları da değişmeli. Yozgat şehri, bela anlamına gelen bir mabetle anılamaz.

Çapanoğlu aile fertlerine de buradan çağrıda bulunuyorum. Türk Dil Kurumuna gerekli girişimlerde bulunarak bu çirkin anlamların kaldırılması için gereken çabayı göstereceklerini umuyorum..

Osman Karaca

Sayın Osman Karaca’ya gösterdiği hassasiyetten dolay teşekkürlerimi sunuyorum ve şöyle seslenmek istiyorum. Osman Beyciğim, bir yerde soyadımız geçtiğinde merak edenler, bizlere sorarsa, gerekli açıklamayı tabiî ki yapıyoruz. Ancak bununla sınırlı kalıyor. Ailemiz ile ne kadar iftihar etsek de, bununla öğünmeyi kendimize yakıştıramadığımızdan üstüne de gidemedik. Ümit ederim ki sizin bu isyanınız gerek ailemiz fertlerini gerekse kendilerini Çapanoğlu torunları olarak kabul eden değerli hemşerilerimizi ateşleyen bir kıvılcım olur.

Değerli Okuyucu, Sayın Osman Karaca’nın Çapanoğlu deyimlerinin yanlış anlamlarda kullanılmasını köşesine taşıması, bu deyimlerin gerçek anlamlarını açıklamamız için bir fırsat oldu. İşte bilinen tarihsel gerçekler.
Altından Çapanoğlu çıkar deyimi; Çapanoğlu Süleyman Bey’in etkin olduğu dönem III.Selim ve II.Mahmut dönemidir.Öyle ki Osmanlı ayanlarının en büyüklerinden olmalarından başka padişahlar birde Çapanoğullarına “Ayn-ül ayan” ayanların en gözdesi demişlerdir.Kendisi vezir olmadığı halde savaşlarda çıkardığı 10-15 bin asker ile ve gerek kıtlık dönemlerinde İstanbul’un, gerek savaşlarda ordunun, tüm et ve un ihtiyacını karşıladığından vezir muamelesi yapılarak hilat giydirilmiş hançer hediye edilmiş ve padişah, giydiği pırlanta düğmeli kürkü kendi sırtından çıkarıp ona giydirmiştir.”Öldüğümde bu kürkü tabutuma örtün” diye vasiyet emiş ve öyle yapılmıştır.Oğlu Mehmet Celalettin Paşa’nın da vezir olması ve 40 civarında Çapanoğlu Beyinin Kapucubaşı vs. görevlerle sarayda bulunmasından dolayı Çapanoğullarının,hem sarayda hem de Anadolu’da nüfuzu oldukça büyüktür.Kudret ve kuvvetin sembolüdürler.Bu nedenle gerek sarayda gerek taşradaki tayinlerde etkilidirler.(Bkz. Prof. Özcan Mert, Çapanoğulları.Ord.Prof. İsmail Hakkı Uzun Çarşılı, Çapanoğulları.Prof. Hakkı Acun, Çapanoğulları ve eserleri) Bu konuda bilgisine başvurduğum Prof. Hakkı Acun,TDK.nun sözlüklerinde ki bu alakasız ve manasız anlamların değiştirilmesi için bir süredir kuruma müracaat etmeyi istediğini ama henüz kurum başkanlığına atama yapılmadığından yeni başkanın atanmasını beklediğini,ondan sonra yasal hakları saklı kalmak şartıyla bizzat talepte bulunacağını bildirdi.
Çapanoğlu’nun abdest suyu gibi deyimine gelince; Süleyman Bey yazı yazmayı çok severmiş. Hattatlar kadar güzel bir yazı ile kaleme aldığı, kendisinden bize hatıra kalan ve Demirli Medrese de muhafaza edilen el yazması 584 eserin listesini kaydettiği defterdeki el yazısından anlıyoruz.(Bkz. köşemde yayımlanan Yozgat lisesi, Çapanoğlu Süleyman bey ve Demirli Medrese başlıklı yazım).Bu yazı merakı yüzünden Süleyman Beyin parmakları hep çini mürekkebi olur dolayısıyla abdest aldığı su da bulanık olurmuş. Bu yüzden zamanın Yozgat halkı biraz rengi açık bozbulanık çaya veya biraz suyu fazla olan çorbalara Çapanoğlunun abdest suyu gibi dermiş.İşin aslı ve özü budur vesselam.

23.02.2012

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Acizane köşemde yayınladığım yazılarıma zaman ayırıp yorum göndermek lütfunda bulunan okuyucularımıza en kalbi teşekkürlerimi arz ederim. Sehven yorumlarının altına isim yazmayı unutan sayın okuyucularımın köşemdeki mail adresimden (yazı başlığının altında) bana ulaşmalarını hasseten rica ederim.Saygılarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 11.07.2018 10:46
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Uzun süre okuyamadım okuduğumda engüzel yazı oldu emeğinize sağlık hocam
Adınız ve Soyadınız -- 09.07.2018 16:56
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
ELLERİNİZE SAĞLIK GERÇEK OLAYLARI SAPTIRMADAN BİREBİR GERÇEKLERİ SAPTIRMADAN UZUN ARAŞTIRMALAR YAPARAK YAPTOĞINIZ ÇALIŞMALAR İÇİN GÖNÜLDEN SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM.
ARTO KAZANCIOĞLU -- 09.07.2018 14:24
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
ÇOK SEVGİLİ DOSTUM UZUN UĞRAŞLAR VEREREK TARİHİN GİZLİ KALMIŞ GERÇEKLERİ AYDINLATTIĞINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.
SİZLERLE BERABER OLDUĞUM ZAMAN HİÇ BİR ZAMAN DİN AYIRIMI İLE KARŞILAŞMADIM.SİZ DİN DİL İRK AYIRIMI YAPMADAN İNSANLARLA KURDUĞUNUZ DOTLUK VE ARKADAŞLIK TAKDİRE ŞAYANDIR.
HER ZAMAN YARDIMA HAZIR DOSTLUĞUNUZ EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİMDİR.
SEVGİLER VE SAYGILARIMLA
ARTO KAZANCIOĞLU -- 27.04.2018 12:26
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
Her zamanki gibi çok enteresan ve güzel bir yazı. Ben 8 sene bir Ermeni takımı olan ŞİŞLİ SPORDA basketbol oynadım.Çok Ermeni dostum var ve onların hiç bir biz Türklere kötü davranışlarını görmedim. Allah birdir. İnsanlarda kardeştir. Teşekkür ederim. Selamlar ve sevgiler
Taylan Emcioğlu -- 27.04.2018 12:11
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00