BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 23.04.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
287
Dün
:
4633
Toplam
:
13784769
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
YOZGAT’LI RIZA BAŞÇAVUŞ
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Sene 1956. Olay Çankaya da ki Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanlığında geçiyor. Alay da görevli Dayı Rıza namlı Yozgatlı bir Başçavuş var(maalesef soyadı hatırlanamadı). Dayı lakabı, kepini biraz yan yatırmasından ve yürüyüşündeki tavırdan ileri geliyor.17 Ekim 1950 de General Tahsin Yazıcı komutasında Kore’ye gönderilen ve 721 askerimizin şehit olduğu 5000 kişilik Türk Tugayı’nda da bulunmuş. Kunuri de ki kanlı çarpışmalara katılmış bu yüzden vatanını canından çok seven bir asker. Emrindeki askerden üç şey istiyor.1-Rütbeme saygı gösterin.2-Size verilen asker sigarasında müsriflik yapmayın, çünkü parasını devlet veriyor.3- Kullandığınız alet ve edevat’a çok dikkat edin zarar vermeyin, tüyü bitmemiş yetimin hakkı var diyor. Diyor ama Cumhurbaşkanlığı köşkünün garajında bir yangın söndürme tulumbası var. İki tahta araba tekerleği üzerine bindirilmiş eski yangın tulumbacılarının kullandığı, karşılıklı iki kişinin pompalaması ile çalışan ilkel bir araç. Bahçede çıkan bir yangına koşturulurken üç parçaya ayrılıyor. Tamir ediliyor, başka bir seferde zapt edilemiyor elden kaçıyor, İngiliz sefarethanesinin duvarına çarpıyor. Dayı Rıza Başçavuş, cebinde küçük bir defter taşıyor. Bir hatasını yanılışını gördüğü askeri çağırıyor ismini ve hatasını bu deftere not ediyor. İleriki günlerde eğer yararlı bir şey yapmışsa hatasını siliyor. Ama ikinci kez hata yapmışsa onu cezalandırıyor. Cezalar asla yüz kızartıcı değil, bir süre ek olarak başka bir görev daha yükleniyor. Asker bu yüzden Rıza Başçavuşunu çok seviyor. Dayı Rıza Başçavuş, bir de pala bıyıkları ile meşhur. O yıllarda Türkiye Nato’ya üye olmuş, Amerikan subayları Ankara’da cirit atıyor hepside bıyıksız. Bir gün Rıza Başçavuşun Albayı, bir eğitim istirahatı esnasında “Yahu Rıza şu bıyıklarını ne zaman keseceksin” diye takılıyor. Rıza Başçavuş hemen ayağa kalkıyor, Albayının karşısında esas duruşa geçiyor “Kumandanım, emredin şu anda rütbemi söküp önünüze koyayım emriniz başım üstüne, ama bıyığını kes diyorsanız, hemen istifa edeyim çünkü bıyığım benim namusumdur” diyor. Albay toparlanıyor “Yok Rıza şaka yaptım yahu” diyor. Ama Rıza Başçavuş “Kumandanım, askerin önünde böyle şaka yapılmaz, gidiyor muyum, kalıyor muyum” diye tekrar ve sertçe sorunca. Albay, “Olur mu öyle şey Rıza, nereye gidiyorsun elbette kalıyorsun latife olsun diye söylemiştim kusura bakma” diyerek gönlünü alıyor.
Rıza Başçavuşun askerlerinden Sayın Hasan İnamlı ile sohbetimiz.

23 Aralık 2011 İstanbul/Teşvikiye

Kore savaşlarında Türk Askerinin ruhunu anlatan bir olayı da sizlerle paylaşmak istedim.
Türk Tugayı 22 Nisan 1951 sabahı 25 kişilik düşman birliği ile karşılaşmış ve ele geçirilen esirlerden, aynı gece Çin ordusunun baskın yapacağı öğrenilmiştir. Bu sayede Birleşmiş Milletler Ordusu, Türk askeri sayesinde büyük bir baskından ve felaketten kurtarılmış. Ama 22 Nisanda başlayan Çinlilerin bahar taarruzu sırasında dünya tarihinde hiç duyulmamış bir olay yaşanmıştır.22/23 Nisan 1951 gecesi 9. Bölük ileri gözetleme subayı olarak görev yapan Topçu Üsteğmen Mehmet Gönenç, telsizle koordinatları vererek atış isteğinde bulunur ve Taburun bütün bataryalarının ateş etmesini ister. Verdiği koordinatlar 9. Bölüğün yani kendi bölüğünün bulunduğu yerdir. Bildirdiği yerin kendi bulunduğu yer olduğu bildirildiğinde Mehmet Gönenç şu cevabı vermiştir.”Evet öyle, biz düşmana teslim olmak istemiyoruz! Bizi onlara teslim etmeyin! Vasiyetimiz şudur; Bizi kendi ateşimizle şehit ediniz! Tekrar koordinatları veriyorum, bütün bataryalar buraya ateş etsin.” Şehidin vasiyeti, yalnız Taburun değil, Tümen toplarının tamamının verilen koordinata ateş etmesi ile yerine getirilmiştir. Bu şehidimizin aziz hatırası, memleketi olan Bandırma da ismi bir okula verilerek yaşatılmaktadır. Bandırma Şehit Mehmet Gönenç Lisesi.

İşte Büyük Atatürk’ün vatanı emanet ettiği askerler bunlardı.

19.02.2012

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Çok güzel ifade etmişsiniz.Yazınızı da, kitabı da çok beğendik.
Memleketimizn kıymetlerini bizlere tanıtmanızdan da memnuniyet duyduk.Yine vatanseverler Yozgat'ımızdan çıkmış.Gurur verici...
Sibel Manacıoğlu Oktay -- 18.04.2018 17:19
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Sayın Çapanoğlu,
Yazınızı okudum ve çok etkilendim. Bu devlet değişik alanlarda bu tür sağlam karakterler sayesinde ayakta duruyor. Paşaya Allah'tan sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum. Kitabını alıp okuyacağım inşaallah. Şiiri çok beğendim. Çarpıcı bir gerçeği veciz ve çarpıcı bir şekilde dile getiriyor.
Selam ve saygılar
A. YAŞAR OCAK -- 16.04.2018 10:32
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Yozgat her ne kadar içe kapanık kimliğiyle ön plana çıksa da ülkemize kazandırdığı pek çok ünlüsüyle gündemdedir. Yazar Abbas Sayar, Şair Gülten Akın, Şair Şükrü Erbaş ve daha niceleri. Korgeneral Mehmet Şanver de bu saygın kişilerden biridir. Kişilikli asker duruşu ve tavrıyla gönüllerde taht kurmuş bir paşamızdır. Bu değerli kişiliği köşenize taşıdığınız için teşekkürler ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 14.04.2018 11:36
GÜMÜŞHACIKÖY MADEN-İ HÜMAYUNU VE ÇAPANOĞLU SÜLEYMAN BEY
Sayın Çapanoğlu memleketimiz ve Çapanoğulları hakkında yine çok değerli bir bilgi öğrendim çok teşekkürler. Hepimiz Yozgatlıyız, hepimiz Çapanoğluyuz ne mutlu.
SUDE ÖZTÜRK -- 29.03.2018 10:51
GÜMÜŞHACIKÖY MADEN-İ HÜMAYUNU VE ÇAPANOĞLU SÜLEYMAN BEY
Sn Çapanoğlu,

Üniversitenin yayınından da anlaşılıyor ki
Gümüşhacıköy'de gümüş var. Yozgat Gazetesinin birinci sayfasında resimleri olan milletvekillerinin Yozgat'a hangi yatırımları olmuştur?
Yozgat neden hep göç veriyor. Nohut ve Mercimek ithalatının kaç ton olduğundan bu beylerin acaba bilgisi var mı?
BÜLENT ESİNOĞLU -- 24.03.2018 10:36
TOPAL MOLLA
Sayın Çapanoğlu 1 ayı geçkin süredir yeni yazınız yayınlanmadı.Eğer sağlık sorununuz yok ise o güzel yazılarınızdan bekliyoruz.Bizleri mahrum etmeyeceğinizi düşünüyorum.Saygılarımla
serdar erbek -- 20.03.2018 22:23
TOPAL MOLLA
Abdülkadir Bey,
Yazınız tam zamanında...Bizim tarihimizde de birkaç Topal Molla oldu. En sonuncusuyla baş etmeye çalışıyoruz bildiğiniz gibi, kısmet olursa.
A. YAŞAR OCAK -- 13.03.2018 16:31
TOPAL MOLLA
Sayın Çapanoğlu, hayatın günlük gaileleri ile mücadele ederken yazılarınızı da ilgi ile takip ediyorum. Değerli bilgilerinizi bizlerle paylaşıyorsunuz. Tarihi bilmemek ve geçmişten ders almamak büyük talihsizlik. Dün gece bir film izlerken oyunculardan birisi karşı oyuncunun bir sözüne sadece Bol Pot demekle cevap verdi. Aklıma sizin yazınız geldi ve film bitince yazınızı bulup tekrar okudum. Filmdeki oyuncu bir kelime ile her şeyi anlatmıştı. Keşke bizi yönetenlerde bir kelime ile her şeyi hatırlasalar diye geçirdim içimden. Bu arada Prof. Ahmet Yaşar Hocamızın yazdıkları da beni hayli duygulandırdı. Geçmişi hatırlamak, hatırlananları bir kere daha yâd etmek ne güzel bir duygudur. Saygılarımla.
SUDE ÖZTÜRK -- 27.02.2018 11:34
TOPAL MOLLA
Tarihimizin bir yerlerinde gizlenmiş olan eşsiz bilgileri bizlere sunduğunuz için minnettarım. Hep sevgi yüklü kalın. Saygılarımla.
OĞUZ KARLI -- 16.02.2018 12:18
24 KASIM
ALLAH rahmeteylesin babannemin dedesi olur fazlı bilecen hatırlanması ne hoş..
Özgür tekin -- 09.02.2018 14:54
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00