BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 18.08.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
231
Dün
:
4633
Toplam
:
14331452
KILIÇ YARASI Dursun ERKILIÇ
Füze - Müze
dursunerkilic@gmail.com
‘Füze’ ile ‘müze’yi bir yazı konusu yapacağım 40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi! Geldi!
Bilindiği gibi, Türkiye son yıllarda ‘füze’ yüzünden büyük sıkıntılar yaşıyor. Özet: Suriye savaş ortamına girince Türkiye’nin yaşadığı ‘saldırı’ ihtimaline karşı (kimilerine göre İsrail’i koruma amaçlı) NATO Patriot füze savunma sistemi desteği vermişti. Bu çerçevede ABD, Almanya, Hollanda ‘NATO görevi kapsamında’ sistemi kurmuş ve ortalık kan-revan içindeyken ‘görev süresini doldurduğu’ gerekçesiyle birkaç yıl sonra geri çekmişlerdi. FET֒cü hainlerin Türkiye’yi işgali hedefleyen darbe girişimini, Alçakların kullandığı uçaklara İncirlikten kalkan NATO’ya ait tanker uçakların yakıt ikmali yapmışlığını, İstanbul’a konuşlanmış CIA ajanlarını, sınırlarımızda teyakkuz halindeki işgal güçlerini es geçerek ilerlersek; bu ‘kalleşlik’, yani sözde müttefiklerin Türkiye’yi savunmasız bırakma düşmanlığı gözümüzü açtı! ‘Füze savunma sistemin yoksa kendini savunman mümkün değil’ gerçeğini öğrenen ve ‘çaresiz’ bırakılan Türkiye ‘çare’ ararken, ‘biçare’ olmadığını gösterdi. ABD’ye dedi ki, “Bize Patriot savunma sistemini sat. Hatta üretimini de yapalım…” Sam amca ‘hayır’ dedi. Çin ile anlaştık, vazgeçirttiler. Sonra öyle bir süreç yaşandı ki, ‘füze savunma sistemimiz ya olacak ya olacak’ noktasına geldik. Suriye uçağımızı düşürdü, biz Rusya’nın uçağını düşürdük, Suriye ve Irak’a yapacağımız (yaptığımız) harekatlar için Rusya’nın bu ülkedeki hava savunma sistemlerini devre dışı bırakmasını bekledik… En sonunda Rusya’dan S-400 füze savunma sistemini almaya karar verdik. ABD başta olmak üzere bazı ülkeler ama kurumsal olarak da NATO ayağa kalktı. ‘Alamazsınız’ açıklamalarını ‘almayın tehdidi izledi! ‘Alacağız’ dedik… ‘Almayın’ baskısı ve ‘alacağız’ kararlılığı sürerken, başlığa gönderme yaparak derim ki: Türkiye’nin ayakta kalabilmesi ve kendini koruyabilmesi için adı ne olursa olsun bir füze savunma sistemi olacak.

GELELİM ‘MÜZE’ KONUSUNA…

Kıyas yapmak ne kadar doğru olur bilemem ama ifadeyi çarpıcı hale getirmek için diyorum ki: Bir ülke için füze ne ise müze de odur!
İzah edeyim… Füze; size bugün yapılacak bir saldırıyı bertaraf etme imkanı sunarken; müze; size dününüzü unutturma adına yapılacak saldırıları önler. Ki, her zaman yeni, yepyeni bir füzeye sahip olabilirsiniz ama her zaman eski ama çok eski bir müzeye sahip olamazsınız!
Bu yazı, meramımı anlatmaya çalıştığım ama anlatmakta zorlandığım bir yokuşa sürdü beni. Nefeslenmek için derim ki;

Yozgat’a kurulacak ‘Basın Müzesi’ vardı
Başkan Başer gitmeden Cemiyet’e söz verdi
Yeni Başkan Arslan da üzerinde durdu
Ne olduysa sonradan müzeye füze düştü!

‘Müze’ konusuna girmiş olmanın rahatlığı ile yazmaya devam edeyim. Son bir-iki yılda Kültür Bakanlığı’nın desteklediği ve Kültür Sanat Muhabirleri Derneği tarafından düzenlenen ‘Kültür Sanat Buluşmaları’ etkinliği çerçevesinde İstanbul, Eskişehir, Mardin, Bursa, Edirne, Kastamonu, Samsun, Ağrı gibi şehirleri görme ve bu illerimizdeki zengin kent müzelerini gezme imkanım oldu. Şunu söyleyip Yozgat’a geleyim: Her şehir kendi dününe dair ne varsa bunları toplama, koruma, sergileme ve geleceğe aktarma adına tüm imkanlarını seferber ediyor…

Yozgat’ın az bilinen bir gerçeği var; (küçümseme adına söylemiyorum) Yozgat; bir amele ya da kapıcı çıkaran şehir değil, bunlarla birlikte bağrından çok sayıda şair, yazar, gazeteci ve televizyoncu çıkarmış bir kenttir. Taa Osmanlı döneminde ilk Türkçe gazeteyi yayımlayan kişinin Yozgatlı Çapanzade Ağah Efendi olması ve bugün Türk basınının yazılı, görsel, işitsel ve sosyal medya alanında çalışan çok sayıdaki ünlü-ünsüz ismin nüfus cüzdanında ‘Yozgat’ yazması bu kadim şehir adına öne çıkarılması ve övünülmesi gereken bir özellik. Bu övüncün en kestirme ve etkili yolunun bir ‘Yozgat Basın Müzesi’ kurmak olduğuna inanan Yozgat Gazeteciler Cemiyeti, Başkan Osman Hakan Kiracı öncülüğünde başlattığı girişimden olumlu sonuç aldı. Buna göre, Yozgat eski Belediye Başkanı Yusuf Başer’in desteği ile proje Belediye Meclisince de kabul gördü ve süreç başladı… Yazılanlardan, anlatılanlardan edindiğim izlenime göre, yeni Başkan Kazım Arslan, önce ilgi gösterdiği, projeyi akamete uğratan bir süreç başlattı.

40 yılı aşkın bir süredir gazeteci olmaklığın, mesleğin her alanında görev yapmışlığın tecrübesi ile söylüyorum; Yozgata Basın Müzesi kurulsaydı, şehir tahmin bile edemeyeceği kazanımlar sağlar. Bu müze, Türkiye’nin 7. Basın Müzesi olmakla kalmaz, en zengin ve ‘görülmesi gereken müzeler’i arasına girer. Kendimden biliyorum, pek çok meslektaşımın bu müzeye bağışlayacağı eşsiz ve paha biçilemez araç-gereçler, objeler olacaktı… Özetle ve de son söz olarak derim ki:

Türkiye füzeleri üretir ya da alır
İlgi destek olmazsa Yozgat müzesiz kalır
Bunun sonu hazindir; inanın yazık olur
Böyle bir hazine Yozgat’tan kaçırılmamalıdır

13.06.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Yıl yeni amma mevzular eski
Güzel yazı. Önemli konulara değinilmiş. Kaleminize sağlık.
Adınız ve Soyadınız -- 10.01.2018 23:25
Yolsuzluk, Rüşvet
Selam hocam affına sığınarak yazınızı güncelliği nedeniyle sosyal bir sitede paylaşacağım izniniz olurmu? sağlıcakla kalın
mahmut erdem -- 10.01.2014 11:08
Kentin hafızası
Yozgat gazetesi sizin ,bizim,hepimizin ,bütün yozgatlının gazetesi ..onun için yozgatı sizin gibi seven insanlar burada yazıyor,şiir karışımı yazılarınızın devamlılığı arzusuyla hürmetlerimi sunarım.
Rana -- 08.03.2013 13:10
Eski yılın yenisi yeni yılın hunisi
sevgili kardeşim yeni yıla ait dilek ve temenni dolu tazınızı okudum...
çok teşkkürler
yolun acık olsun
vahit kargalıoğlu -- 11.02.2013 21:27
Abbas Sayar Yozgat saymaz!
Sayın Erkılıç; Değerlerine sahip çıkmayan değer kazanamaz diye düşünüyorum.

1984 yılında Ankara bakanlıkta çalışırken, hem ünüversitede okuyup hem çalışan bir arkadaş Yozgatlı olduğumu anlayınca çok heyecanlandı. Kendisiyle farklı yörelerin insanı olduğumuz için, bende bu alaksının sebebini sordum. Abbas sayarı tanırmısınız dedi. Evet tanırım dedim. Ne kadar tanırsınız dedi. Çocukluğumda gittiğim kırtasiyelerde ve gazetecilerde ve otelinin önünde otururken çok gördüm. Yozgat küçüktür. Herkes herkesi tanır. Ara sırada babam birileriyle sohbet ederken adını çok anar dedim. Güldü. Bu kadarmı dedi.Evet dedim. Peki siz nerden tanıyorsunuz dedim. Bakışlerını derine daldırarak düşüncelerinden dedi. Anlamadım, yani görüşüyomuydunuz dedim.Gözlerini kısarak yazılarından dedi.

İşte o zaman karşımdaki kişinin gözleri ne kadar küçüldüyse benim yüzüm o kadar kızardı.

Keşke Yozagat'taki okullarda özlü sözleri okulların bi köşesine yazılsa. Hatta bayrağımızın sağ tarafınada resmi asılsa. Bir liderin(Atatürk) yanına elbette bir düşünür yakışır. Hiç değilse okullardan kendi özünü tanımadan mezun olan öğrenciler mezun olmaz. Benim gibi yabancının yanında yüzü kızarmaz.

SAYHA
SAYHA -- 23.09.2012 22:14
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00