BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 24.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
229
Dün
:
4601
Toplam
:
13189563
KILIÇ YARASI Dursun ERKILIÇ
Yolsuzluk, Rüşvet
dursunerkilic@gmail.com
Büyük şair Fuzuli, “Selam verdim, rüşvet değildir diye almadılar” demiş ya; rüşvetin, yolsuzluğun, haksızlığın, hukuksuzluğun selama-sohbete sindiği dönemler oldu, oluyor…
Türkiye’ye son haftalarda damgasını vuran gelişmeler de bu döneme denk gelen bir süreç yaşadığımızı gösteriyor…
Kimsenin günahını almayalım, ne olup olmadığı yargılama sonunda ortaya çıkacak elbette ama; gelişmelerin ‘zamanlama’ ve ‘mazruf’ açısından tartışılıyor olması, işin siyaseten de önem arzettiğini gösteriyor…
Meslek hayatım boyunca pek çok siyasetçinin, bürokratın, işadamının, mafya mensubunun yediği sayısız haltlara şahit oldum…
Yine de şunu söyleyebilirim; hiçbir başbakan yolsuzluk yapayım, rüşvet alayım diye başbakan olmaz… Hiçbir başbakan, bakanlarını seçerken rüşvet alsın, yolsuzluk yapsın diye seçmez…
Buna rağmen rüşvet de yolsuzluk da diğer olumsuzluklar da siyasetin ‘doğasında var’ gibi oluyor, yaşanıyor…

ECEVİT, ERDOĞAN…

Pek çok insan gibi, ‘temizliğine’ inandığım Tür siyasetinin efsane isimlerinden Bülent Ecevit’in kurduğu hükümetin üç bakanının yüce divanda yargılanması, ceza alıp hapis yatması Bülent Ecevit’e siyaseten bir zarar vermedi, veremedi. Bunu aradan geçen uzun süre içinde gördük. Merhum Ecevit, öyle bir dönem geldi ki, partisini seçimlerde birinci yaptı ve yeniden başbakanlık koltuğuna oturdu.
Son haftalara damgasını vuran hadiselerin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a siyaseten bir zarar verip vermeyeceğini görmek için onlarca yıl beklemeyeceğiz. Üç ay sonraki yerel seçim ve 8 ay sonraki cumhurbaşkanı seçimi her şeyi gösterecek.
Şu açık ki, ne sayın başbakan ne de bir başkası ortada bir yolsuzluk, rüşvet gibi suç varsa üzerini örtmez, örtemez…

ŞİİR İLE ANLATMAK GEREKİRSE

Fazla siyaset yaptık; konumuza dönecek ve duygumuzu, düşüncemizi şiir ile anlatmak isteyecek olursak;

Eskisine bakmayın her yeni yıl umuttur
Yarınlar elbet soyut dünler ise somuttur
Çalışanlar iskelet, götürenler hamuttur
Yolsuzluğun üstünü örten açıkta kalır

Yetim hakkı denilen nimete el uzatan
İflah olur yaraya iflah etmez tuz atan
Her şeye rağmen dimdik ayaktaysa bu vatan
Yolsuzluğun üstünü örten açıkta kalır

Gezin görün her yeri; Ankara, Yozgat, Konya
Yetmez diyen var ise arasın bulsan Hanya
Yoksul-varsıl mekanı amma bu fani dünya
Yolsuzluğun üstünü örten açıkta kalır

Türkiye’nin önünü açık görüp sevindik
Bir kapatan çıkınca saç-baş yolup dövündük
Yitik eşşeği bulup şükür deyip avunduk
Yolsuzluğun üstünü örten açıkta kalır

Kim geldi kimler geçti bakanı bakmayanı
Kimleri gördü ülke akmayıp kokmayanı
Hortum kendi küpünde, millete akmayanı
Yolsuzluğun üstünü örten açıkta kalır

Geçen yılı yolsuzluk, rüşvet ile kapattık
Tepkimizi yutkunduk içimize hep attık
‘Acıyı bal eyledik’ çilemizi hap ettik
Yolsuzluğun üstünü örten açıkta kalır

Lafı fazla uzatıp canınızı sıkmayım
Suçunuz sevmek ise sizi hapse tıkmayım
Vatansever iseniz hayaliniz yıkmayım
Yolsuzluğun üstünü örten açıkta kalır


02.01.2014

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Yolsuzluk, Rüşvet
Selam hocam affına sığınarak yazınızı güncelliği nedeniyle sosyal bir sitede paylaşacağım izniniz olurmu? sağlıcakla kalın
mahmut erdem -- 10.01.2014 11:08
Kentin hafızası
Yozgat gazetesi sizin ,bizim,hepimizin ,bütün yozgatlının gazetesi ..onun için yozgatı sizin gibi seven insanlar burada yazıyor,şiir karışımı yazılarınızın devamlılığı arzusuyla hürmetlerimi sunarım.
Rana -- 08.03.2013 13:10
Eski yılın yenisi yeni yılın hunisi
sevgili kardeşim yeni yıla ait dilek ve temenni dolu tazınızı okudum...
çok teşkkürler
yolun acık olsun
vahit kargalıoğlu -- 11.02.2013 21:27
Abbas Sayar Yozgat saymaz!
Sayın Erkılıç; Değerlerine sahip çıkmayan değer kazanamaz diye düşünüyorum.

1984 yılında Ankara bakanlıkta çalışırken, hem ünüversitede okuyup hem çalışan bir arkadaş Yozgatlı olduğumu anlayınca çok heyecanlandı. Kendisiyle farklı yörelerin insanı olduğumuz için, bende bu alaksının sebebini sordum. Abbas sayarı tanırmısınız dedi. Evet tanırım dedim. Ne kadar tanırsınız dedi. Çocukluğumda gittiğim kırtasiyelerde ve gazetecilerde ve otelinin önünde otururken çok gördüm. Yozgat küçüktür. Herkes herkesi tanır. Ara sırada babam birileriyle sohbet ederken adını çok anar dedim. Güldü. Bu kadarmı dedi.Evet dedim. Peki siz nerden tanıyorsunuz dedim. Bakışlerını derine daldırarak düşüncelerinden dedi. Anlamadım, yani görüşüyomuydunuz dedim.Gözlerini kısarak yazılarından dedi.

İşte o zaman karşımdaki kişinin gözleri ne kadar küçüldüyse benim yüzüm o kadar kızardı.

Keşke Yozagat'taki okullarda özlü sözleri okulların bi köşesine yazılsa. Hatta bayrağımızın sağ tarafınada resmi asılsa. Bir liderin(Atatürk) yanına elbette bir düşünür yakışır. Hiç değilse okullardan kendi özünü tanımadan mezun olan öğrenciler mezun olmaz. Benim gibi yabancının yanında yüzü kızarmaz.

SAYHA
SAYHA -- 23.09.2012 22:14
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00