BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 18.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
191
Dün
:
4601
Toplam
:
13175528
KILIÇ YARASI Dursun ERKILIÇ
Kurban olmak kurban gitmek
dursunerkilic@gmail.com
Gündelik hayatın içinde o kadar çok ‘kurban’ kelimesi kullanılır ki, bunlar çoğu zaman asli anlamının dışındadır…
Asli anlam dediğim, kurban bayramı ile bütünleşen anlamıdır…
Türk Dil Kurumu Sözlüğüne bakarsanız, kelimenin hem dini, hem de diğer yönlerden kullanılış biçimlerini görebilirsiniz.

SÖZLÜĞÜN İÇİNDEN
Birinci anlam:
Dinin buyruğunu veya bir adağı yerine getirmek için kesilen hayvan…
Örnek:
“Yarım okka et, onun elinde bir kurban kadar bereketli.” (Y. Z. Ortaç)
İkinci anlam:
Ünlem İçtenliği belirten bir seslenme sözü…
Örnek:
“Kurban! Nerede kaldın?”
Üçüncü anlam:
Bir ülkü uğrunda feda edilen veya kendini feda eden kimse…
Örnek:
“Hava kurbanları.”
Dördünce anlam:
Bir kazada veya felakette ölen kimse…
Örnek:
“Vardar, her sene Üsküp’ten beş on kurban alan bir nehirdi.” (Y. K. Beyatlı)
Beşinci anlam:
Maddi ve manevi bakımdan felakete sürüklenmiş, insani değerlerini yitirmek zorunda kalmış veya bırakılmış kimse…
Örnek:
“Benim gibi nice kızlar beyaz kadın ticaretinin kurbanı olmuşlardır.” (A. Gündüz)
Altıncı anlam:
Müslümanlarda Kurban Bayramı
Örnek:
“Kurbanda geleceklermiş.”

HAYATIN İÇİNDEN…

Hayatı TDK sözlüğüne göre yaşıyor değil insanlar; ancak, yukarıdaki her örnek, yeri ve zamanı geldiğinde yoğun biçimde kullanılıyor.
Kurban Bayramı havasında olduğumuz için ‘kurban’ kelimesi daha çok bayrama önem ve anlam katan yanıyla dillerde…

Açıkçası; insanlar gibi hayvanların da güzeli ve çirkini vardır…
Yüce Yaradan’ın takdiridir elbette…
Her kurbanın Allah katındaki değeri aynı olmasına rağmen, “Öyle bir kurbanlık aldık ki…” diye başlayan ‘övünme’ cümleleri aslında o takdirin tezahüründen başka bir şey değildir…
‘Kurban’, her halukarda özenle kullanılan bir kelimedir…
Özellikle anaların çocuklarına ‘Kurban olduğum’ (hatta gurban olduğum) diye seslenmesi ve halk ozanının ‘Kurban olam ben o kaşı karaya’ deyişi ile; ‘kurbanlık da güzel olmalı’ titizliği insanların hemcinsine bakışı ile inancı gereği yerine getirmesi gereken bir vecibeye verdiği önem arasındaki farkı gösterir…
Gazetelerin, televizyonların, internet sitelerinin, kaza, boğulma, cinayet ve benzeri herhangi bir kötü haberde ‘kazaya kurban gitti’ başlığını tercih etmesi, kelimenin özümsenen anlamına ne kadar uygundur tartışılır ama ne kadar çoklukla kullanıldığı da bir gerçek…

‘Kurban olmak’ ile ‘kurban gitmek’ gündelik hayatın içinde ne kadar anlam kayması yaşarsa yaşasın, kurban bayramı geldiğinde tüm anlamlar anlamsızlaşır…
Onun için;
Kurban olmak yetmez kurban kesmeli
Kurbanlık da hakkı olana gitsin
Kurban bayramında dostluk esmeli
O zaman bayramda küslükler bitsin.
Bayramınız kutlu olsun.

25.10.2012

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Yolsuzluk, Rüşvet
Selam hocam affına sığınarak yazınızı güncelliği nedeniyle sosyal bir sitede paylaşacağım izniniz olurmu? sağlıcakla kalın
mahmut erdem -- 10.01.2014 11:08
Kentin hafızası
Yozgat gazetesi sizin ,bizim,hepimizin ,bütün yozgatlının gazetesi ..onun için yozgatı sizin gibi seven insanlar burada yazıyor,şiir karışımı yazılarınızın devamlılığı arzusuyla hürmetlerimi sunarım.
Rana -- 08.03.2013 13:10
Eski yılın yenisi yeni yılın hunisi
sevgili kardeşim yeni yıla ait dilek ve temenni dolu tazınızı okudum...
çok teşkkürler
yolun acık olsun
vahit kargalıoğlu -- 11.02.2013 21:27
Abbas Sayar Yozgat saymaz!
Sayın Erkılıç; Değerlerine sahip çıkmayan değer kazanamaz diye düşünüyorum.

1984 yılında Ankara bakanlıkta çalışırken, hem ünüversitede okuyup hem çalışan bir arkadaş Yozgatlı olduğumu anlayınca çok heyecanlandı. Kendisiyle farklı yörelerin insanı olduğumuz için, bende bu alaksının sebebini sordum. Abbas sayarı tanırmısınız dedi. Evet tanırım dedim. Ne kadar tanırsınız dedi. Çocukluğumda gittiğim kırtasiyelerde ve gazetecilerde ve otelinin önünde otururken çok gördüm. Yozgat küçüktür. Herkes herkesi tanır. Ara sırada babam birileriyle sohbet ederken adını çok anar dedim. Güldü. Bu kadarmı dedi.Evet dedim. Peki siz nerden tanıyorsunuz dedim. Bakışlerını derine daldırarak düşüncelerinden dedi. Anlamadım, yani görüşüyomuydunuz dedim.Gözlerini kısarak yazılarından dedi.

İşte o zaman karşımdaki kişinin gözleri ne kadar küçüldüyse benim yüzüm o kadar kızardı.

Keşke Yozagat'taki okullarda özlü sözleri okulların bi köşesine yazılsa. Hatta bayrağımızın sağ tarafınada resmi asılsa. Bir liderin(Atatürk) yanına elbette bir düşünür yakışır. Hiç değilse okullardan kendi özünü tanımadan mezun olan öğrenciler mezun olmaz. Benim gibi yabancının yanında yüzü kızarmaz.

SAYHA
SAYHA -- 23.09.2012 22:14
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00