BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 21.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
240
Dün
:
4601
Toplam
:
13182267
Teğet Habil COŞKUNSU
Yozgatlı patron olmayı kaçırdı
yozgatgazetesi@yahoo.com
Derleme çalışması yaparken tarif üzere birine uğradım. Geçmiş yıl, zamanı önemli olmasa gerek.
Dedi ki; “Falanı tanır mısın?”
Tanıdığıma dair ifademi kullandım. Tabii onu tatmin etmedi. Sonra kendi anlatmaya başladı.
“Bir yaz ayında Delice Irmağı’na balık tutmaya gittik. Suyun akarına doğru iniyoruz. Aşağıdan bir balıkçıl kuşu bize yukarı geliyor. Bize yukarı gelen sadece balıkçıl değil hemen yaklaşık yirmi metre arkasından da iki çocuk geliyor. Çocuklar arda bir eğilip poşetlerine bir şey koyuyorlar. Biz yaklaşınca balıkçıl kuşu uçtu gitti. Biraz sonra çocuklarla yüz yüze geldik. Poşetlerine baktık balık dolu. Onlara nasıl tuttuklarını sorduk. Bize uçarak uzaklaşmakta olan balıkçılı gösterdiler. Hiçbir şey anlayamadık. Ama sonra kavradık meseleyi.
Mesele şu…
Balıkçıl yakaladığı balığı ağzına alıyor ve yürümeye devam ediyor. Sonra başka bir balık görüyor ve onu bırakıp onu yakalıyor. Bıraktığı balık, nefessiz kaldığı için bir müddet suyun yüzünde sersemce akıntıyla ilerliyor ve çocuklar da alıp poşete dolduruyor.”
Balıkçılın işi bu…
Bana bu anekdotu niye anlattı anladım. O kişi gözümde canlandı. Merakımı yenmeme fırsat vermeden açıkladı:
“İşte senin adamın da bu…”
Mevzu anlaşıldı. Benim adam bu kişiye iş kurması için akıl vermiş ve şahıs bu işi kurmuş. Tam yirmi beş yıldır ekmeğini yiyor. Ama kendisinin hiçbir şeyi yok. Bir dikili ağacı yok.
Peki, niye?
Balıkçılın yaptığını yapıyor da ondan. İşin birini bitirmeden diğerine başlıyor. fiahısta bunu iyi biliyor.
Peki, ben niye anlattım bunu durduk yerde?
fiimdi duyarız ki bazı platformlarda Yozgat’la ilgili kâğıt üzerinde gelişmeye, iş kurmaya yönelik projeler üretilir olmuş. Tabi şimdiye kadar kimsede akıl yoktu ya!
Bağ dikme, ceviz yetiştirme, elma bahçesi yapma, devasa ahır projeleri falan… Başka platformda başka projeler öneriyorlar.
Hepsi oldu varsayalım. Aslında oldu, olmadı değil. Bu ahırlar yapılmadı mı? Yol boyu itlerin enikler olduğu tavuk çiftliklerini bu gözler görmez mi?
Hadi yine oldu diyelim. Ya Pazar?
Kime satacaksın?
Onu da geçtik… Mesele çözüldü. Bu hayvanlara kim bakacak? Çobanı nerden bulacaksın? Temizliğini yapacak, buzağısını altına verecek, altından alacak, samanını yemini verecek eleman nerde? Kim bağlayıp çözecek? Hem de günde birkaç defa…
Köylü senin kadar bilmiyor hayvan beslemeyi elma yetiştirmeyi. Yapacak ama naçarı yok, takati yok. Sen teşvik etmişsin onun çocuklarına büyükşehir yaşamını. Metropolleşmeyi… Kaçmış gençler köyden. Tıpkı senin masa başında memleket kurtarma hülyaların gibi.
Yığın yeri tarif etmek kolay.
Proje üreten şu adamlara bir günlüğüne çobanlık yaptırsak hem de şu kış aylarında.
Sütün kilosu şu kadar demek ehemmiyetli… Tabii bu süt meydana gelene kadar hangi aşamalardan geçiyor bilmez. Makine sağdığına göre inek veya keçi saati gelince makinenin yanına varıyor kendini sağdırıyor ya! Samanlıktan samanı, ambardan yemini kendisi alıp yiyor ya!
fiu Yozgatlılara her şeyden önce bakir bir doğaya, temiz sulara, bol otlu meralara sahip olduğunun bilincini yerleştirmek lazım. Çoban olmayı öğretmek lazım... Çünkü Yozgatlı patron olmayı kaçırdı. Bu çağı yakalamak için bilinçli çoban yetiştirmek geleceğin kazanımı olacaktır.
Yoksa Kars’tan, Ağrı’dan, Van’dan gelir iki dönüm tarla satın alır ve meralarını kullanırlar. Çeşka ve etrafı sarılmıştır biline… Bir gün bu bölgenin patronu olacaklarından şüpheniz olmasın. Sende Ankara’da temizlik şirketlerinde iş bulmak için torpil ararsın.
Ama şimdilik…

02.01.2016

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Kendimize gelmek ve kendimize bir bakmak...
Değerli Habib Bey’ciğim, okuyunca çok kolayımıza gelen, sanki ben de bunun gibi yazabilirim deyip de yazamadığımız Yunus Emre deyişleri gibi yine basitçe sıralamışsın. Bende yazdıklarının yanına bunlar kimler olabilir diye parantez içinde sıraladım. Parti başkanlarından tut da, yandaş ve hırsız mütahitten pırlanta satıcısına, yandaş veya beceriksiz ve korkak bürokrattan sahtekâr sosyalistlere kadar doldu taştı ama din bezirgânları hepsinde baskın çıktı. Neden şaşırmadım ben de buna şaştım.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 20.07.2015 15:22
Yozgat’a neden gelsin?
yazdiigniz konu yuzde yuz hakli oldum olasi yozgat merkezin esnafini ilcelerimiz hic sevmedi sevemedi acaba eli bal yuzu sirke satanlardan dolami neh ben gercekten hic yozgata para vermedim dediginiz konular haricindede gelmedim yozgata gelsem bile sadece tandir kebabi ve desti kebabi yer bir paket sigara alirim hatta arabama benzin bile almam sorgundan alirim ya da yol uzerindeki petrollerden alirim acaba yozgat merkez esnafi hic dusundumu sapkasini onune koyupta eski uzum pazarindaki bos dukkanlar hal icindeki bos dukkanlar daha lise caddesindeki bos dukkanlar yuzuncu yil is hani zaten bos neden neden hepsinin suçu esnaf olmadigindan ya da esnaf kilikli kisilerin gelen musteriye musteri gibi davranmadigiindan olsa gerek basinizi agrittim ozur dilerim yanlissam duzeltiniz lutfen
halit yagiz -- 18.06.2015 05:44
Yozgat’a neden gelsin?
Gurbetteki Yozgatlı Yozgat’a neden gelsin sorusunu da ben sorayım.
Dedelerinin kurduğu, bu şehirde akrabaların var. Ziyaret ederken duygulandığın mutlu olduğun baş taşlarını öptüğün kabirlerin var. Dodge marka üzeri açılabilen arazi aracıyla çıkmanın lüks olduğu mis kokulu Çamlığa bir kere daha çıkma isteği var. Saat kulesinin ta Şekerpınardan duyulan gong vuruşlarını acaba yanlış saymış olabilir miyim endişesi ile ikinci kere sayma arzusu var. Bu özlemle çıkarız yola. Sonra Çapanoğlu Yozgat’ta görevli asık yüzlü trafik polisi Yozgat’ın girişinde durdurur ehliyetimi alır aracımın İstanbul plakası ve ehliyette ki Çapanoğlu soyadı ona hiçbir şey ifade etmediğinden ne bir günaydın ne bir Yozgat’a hoş geldiniz demeden GBT kontrolü yapmak için 15 dakika bekletir. İlk vurgunu yedikten sonra ata yadigârı Yozgat’a selametle gireriz. Anılarımızdaki Yozgat yerine şehrin ortasına dikilen çirkinlik abidesi heyula binalarla ikinci vurgunu yeriz. Artık ne eski Yozgat ne eski Yozgatlı kalmıştır. Birkaç gün süren ziyaretlerden sonra kırgın, küskün ağlamaklı bir halde çıkarız Yozgat’tan. Yolda bir parça kendimize gelmişsek Ankara’dan eski Beypazarı’na çeviririz yolumuzu çocukluğumuzun Yozgat’ını yaşamak için.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 19.02.2015 13:36
Aşk olsun !
Değerli Kardeşim Habib Bey'ciğim. Muhterem Validenizin kurban bayramında hakkın rahmetine kavuştuğunu üzüntü ile öğrendik. Merhumeye allahtan rahmet sizlere de sabır ve sağlıklar diler sevgi ve saygılarımızı sunarız.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 22.10.2013 12:00
Bu nasıl Atatürkçülük
sayın yazar selamlar ,evet dediklerinizinn bir eksiği olmuş.mesela büyük lider ADAMGİBİ İÇERDİ,VEDEhiç bir devletin uydusu olmakiçin uğraşmadı kendi köylu, işcisinin çalışma alanı olan fabrikalarını kapatıp yada satmadı öyle yiğit yazarlarımız da vardıki kendi yazdıklarının arkasında hep durdular bu ülke hiç bukadar emperyallerin oyuncağı olmamıştı köylüsü kendi tohumuyla ekebilir içisi kendi öz fabrikadında alınteri ile yuvasına birdilim ekmek göturur ALLAH Bereket versin bugünde karnımız tok üstümüz pek diyebilirdi şimdiki halimizgibi hakkını artayamaz sesini çıkaramaz biçare bir hayatımız yoktu ALLAHA Şükürlerolsun. o günleride gördü bu ülke bu günleride görüp yaşıyoruz yapanın yanına kalıyor butün haksızlıklar. tekrer selamlar.sürçi lisan etmişisek afola.
mahmut erdem -- 26.12.2012 10:39
Tosunlar kimin
Yorumunuz
DUYMADIĞIM FIKRALAR. GÜZEL.
KISSADAN HİSSEEEEEEE.
ANLAYANA.

Adınız ve Soyadınız -- 02.05.2012 12:02
Vallah bizimdir
Öyle anlamlı bi şekilde anlatılmış ki halimiz. Velakin kime anlatalım ahvaliz. Kaleminiz var olsun. Adamlar ülkeye el koydu. Biz yaranmak için bilmiyoruzki ne yapalım? hatta hükümet oy almak için bunlara yalakalık yapıyor biz millette yalakaya oy atıyoruz. Şşehir eşkiyası olup çıktılar. Devlet dağdaki çakalın peşine milyarlar harcıyor. Adamlar elektiriği bedava kullanıyor, kuyusuna ısıtıcı salmış,sıcak su kullanıyor. Bir elleri balda bir elleri yağda... biz batıda yaşayanlarda zamlı elektiriği ödeyememekten dolap çalıştıramıyoruz...

suzan -- 07.11.2011 20:15
Geldi geçti seçim
Değerli Habil Beyciğim.Önce yazınızdaki fırıncı ve çaycı mezar taşlarını bir gün lazım olur diyerek kopyalarak dosyama koydum.Günümüzde de yüzlercesi bulunan sahtekar öğünmecileri anlatan güzel bir halk güüldürmecesi.Yozgatın içinde bulunduğu kış uykusundan uyandırılmasına gelince.Ben 1965 yılında merkezi İstanbul Taksimde buluna bir firmada çalıştım.O yıllarda hem hukuk fakültesinde okuyor hemde çalışıyordum.Bu firma elinde sermayesi olan ve üst tarafını banka kredisi ile tamamlamak isteyen ama hangi konuda yatırım yapacağını bilemeyen iş adamlarına yardımcı oluyordu.Bu firma önce bölgelere göre nerede hangi iş kolunda fabrika kurulmasının rantabl olcağını araştırıyor sonra o yöre için Türkiye Sınai Kalkınma Bankasının o yöre için o konuya kredi verip vermeyeceğini tesbit ediyordu.Mesela un fabrikası açmak isteyen sermayedara orada un fabrikasına kredi verilmediğini ama tuğla fabrikası kurmak isterse bankanın bu konuda kredi verebileceğini bildiriyorlardı.Sermayedar razı olduğu takdirde bu konuda fizibilite çalışmalarını yapıpıp eğer istenirse o fabrikayı anahtar teslimi yapıp teslim ediyorlardı.Bu yıllarda bu şekilde yapılan bir kısım fabrikalar hâlâ hatırımdadır.Çünkü o işlerde cüzi de olsa benimde emeğim var.İşte Yozgat zenginleri de ya şahsen yada ortklıklar kurarak bu tür firmalara böyle araştırmalar yaptırarak gerek coğrafi konumu gerekse yeraltı zenginlikleri veya deniz ve demir yollarına yakınlığını araştırarak Yozgatta ne biçim bir yatırım yapmanın rantabl olacağını tesbit ettirebilirler.Yeterki Sürur beyin buyurduğu gibi incir çekirdeğini doldurmayan dedikodulardan kendilerini kurtarsınlar.İstanbuldan Selam ve Saygılar.
ABDÜLKADİR ÇAPANOĞLU -- 22.07.2011 12:18
Ya Fatmagül
Peki her firsatta yozgatliyi elestiren kucuk dusuren cemil beye neden lafin yok.
Ben sizi iyi bilirim der gibiymis. İyi biliyorsa onu basbakan yardimcisi yapanlarida biliyordur. Bi kere daha soylemisti arabasi icmeyle Yozgatli olunmaz diye Yozgatliyi kucuk dusurerekmi Yozgatli olunuyor.
Kemal -- 28.05.2011 02:39
Vallah bizimdir
Ağzına diline yorumuna sağlık....
yozgatlı -- 04.02.2011 12:50
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00