BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 24.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
216
Dün
:
4601
Toplam
:
13189574
Tahlil Ali DEMİRDAĞ
EHLİNE SORMAK
yozgatgazetesi@yahoo.com
“Şayet herhangi bir konuda bilginiz yoksa ehline sorunuz.” (Kur’an-ı Ke­rim)

Kıyamet alameti olsa gerek, herkes her meselede, hele hele bilmediği meselelerde ahkam keser oldu. Kişinin sahasıyla alaka­lı olsa yaptığı hatalar bir nebze affedilir. Ama hem sahasının dışında, hem de büyük bir hata ehl-i dikkatin nazarından kaçmı­yor, bilenleri de rahatsız ediyor.

Bu meselede hatıra gelen pek çok misal var ama makam münasebetiyle fazla tefer­ruata girmek istemiyorum.

Mesela; bir basın mensubunu hac mev­siminde kutsal topraklara görevli gönder­mişler. Kişinin ifadesi aynen şöyle: “Sayın seyirciler bu sene de Kurban Bayra­mı hac mevsimine tesadüf etti.’

Yine, vaktiyle Yozgat‘ın bir beldesinde Mısır’dan gelen bir alimi (!) kalabalık bir he­yetle karşılamaya çıkmışlar. O da gelir gel­mez, kalabalığa “Es-Selamün Aleyküm’ deyince heyet hoş geldin bile demeden oradan dağılmış. Yani kelimenin başındaki ekin, sondaki belirsizlik ekini kaldıracağını, kısaca “Selamı bile bilmeyenden alim mi olur?” demişler.

Şimdi bu girizgahtan sonra gelelim asıl meselemize.

Bu yazı bir zaruret ve talepten doğmuş­tur.

Çok şükür yıllarca özlemini çektiğimiz meslek yüksekokulumuza nihayet kavuşuyoruz. Başbakan Yardımcısı Sayın Bekir Bozdağ, 2 şubat 2013 cumartesi günü ilçemizi ziyaretinde ‘bu yıl (Yani 2013-2014 Öğretim yılında) Sorgun Meslek Yüksekokulu bir programla da olsa öğretime başlayacaktır’ diye müjdeyi verdi.

Üniversite deyince, bu kavramın ihtiva ettiği kurumların terim olarak iyice birbiri­ne karıştırıldığını gördüm. Pek çok kişinin de bu kurumları algılama biçimini doğrusu

biraz yadırgadığımı söylemeliyim.

“Herkes her meseleyi bilecek” diye bir kaide yoktur. Ama yazımızın başına koyduğumuz ayet mealinden de anlaşılaca­ğı üzere ehlinden sormak bir tevazu has­leti ve bir erdemliliktir.

Bu meselede hassasiyet gösteren dostla­rımı kırmadan üniversite ve ihtiva ettiği ku­rum ve terimlerin kısaca tariflerini yapalım ki; “Böylece nesli atinin ve ehli dikka­tin sitem ve itham taşlarından kafa­mızı kurtaralım.”

Üniversite : Bilimsel özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip, yüksek düzeyde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma ve yayın yapan fakülte, enstitü, yüksekokul vb. ku­ruluş ve birimlerden oluşan öğretim kuru­mudur.

Fakülte : Bir üniversitenin, öğretim ala­nı veya uzmanlık konusu bakımından ayrıl­mış kollarından her birinin adıdır.

Enstitü : Üniversiteye bağlı, genellikle lisans üstü (Master-Doktora) eğitimi veren bir kurumdur.

Yüksekokul : Üst düzeyde uygulayıcı meslek elemanı yetiştiren yüksek öğretim kurumudur.

Meslek Yüksekokulu : Ön Lisans eği­timiyle meslek elemanı yetiştiren bir yük­seköğretim kurumudur.

Lisans : Genellikle dört yıl süren üniver­site veya Yüksekokul öğrenimidir.

On Lisans : İki yıllık yükseköğretim.

Öğretim Üyesi : Yrd.Doç., Doç., Prof.’lardan oluşan öğretim elemanı.

Öğretim Görevlisi : Üniversitede bazı dersleri okutmak üzere sınavla alınan ve en az lisans düzeyinde öğretim görmüş öğre­tim elemanı.

Okutman : Üniversitede bazı dersleri okutmak üzere yine sınavla alınan lisans düzeyinde eğitim almış öğretim elemanı.

Bunların dışında ; Araş.Grv., Uzman, Çevirmen ve Eğitim Öğretim Planla­macısı adıyla üniversitede akademik per­sonel istihdam edilir.

Bu akademik personel dışında her üni­versitede istihdam edilen bir de idari kadro vardır. Onlar da : Genel Sekreter, Ge­nel Sekreter Yardımcısı, Daire Baş­kanları, Şube Müdürleri, Tekniker ve Teknisyenler, Memur ve Hizmetliler­den oluşur.

18.02.2013

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
11- EYLÜLÜN YILDÖNÜMÜNDE İRMA KASIRGASI
Bilmiyor k; yeryüzü her canlıya yetecek şekilde yaratıldı. Bilmiyorlar ki; her canlının rızkını, onu Yaradan verir. Bilmiyorlar ki; kimse kimsenin rızkını yiyemez. Bilmiyorlar ki; kimse bu dünyada ebedi yaşamayacak ve ölümü tadacak...
Aslında bunların bir kısmını biliyorlar fakat inanamıyorlar. Müslüman olma şerefine erişemedikleri için Müslümanların kanını akıtıp, canını alıp şerefsizliklerini yüceltmeye çalışıyorlar. Bu firavun takımı dünya aleminin tanrısı olma,kırarak kırdırarak kendi cennetini kendine kurma derdinde. Farkındalar da bunun, başka cennet onlar için yok!

Hani (Onların inancına göre)inanıyorlar ya; "İsa'nın babası Allah, Anaları Meryem". Bunlar isa'yla Meryem'in çocukları. Meryem den önceki insanların babası kim se? ( Tövbe, Tövbe)
Hey şaşkınlar neden babanızın evlatlarını katlediyorsunuz. İsa'yı yaradan yaratmadı mı bunca insanı!.Babanız size bunun hesabını sormayacak mı?
Sizin Babanızı tanımam ama biz Müslümanların, Yoktan Var eden, ol deyip İsa yı Musa'yı var eden tek Yaratıcı Yüce Rabbim size soracak. Bakın ne diyor Yüce Allah ın Ayetleri.

"İnsanlardan kimi de Allah'tan başka şeyleri O'na eş tutuyorlar da onları, Allah'ı sever gibi seviyorlar. Oysa iman edenlerin Allah sevgisi daha kuvvetlidir. O zulmedenler, azabı görecekleri zaman bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının gerçekten çok şiddetli bulunduğunu keşke anlasalardı."

Tıpkı Firavun'un izinden gidenlerle onlardan öncekilerin gidişi gibi, Rabblerinin âyetlerini yalanladılar. Biz de onları günahları yüzünden helâk ettik. Firavun ile arkasından gidenleri suda boğduk. Hepsi de zalim idiler.

O günün firavunu bu günün Amerika'sı, Rusya'sı, Çin'i,İsraili... Bunlar saymakla bitmeyecek Firavunlar. Biz Müslümanların bunlara karşı yapacağı tek şey, iman ve ihlas içinde Allah için birlik beraberlik ile dayanışma kurmak. Fakat firavunlara yandaşlık yapan firavun yanlısı kendi halkını ülkesinden sürgün etti. O makamda oturarak çocukların denizde boğulup, bombalar altında ölmesini seyretmek liderlik sayılıyor. Allah Yar ve yardımcımız olsun. Bu zulmü yaşatanlara zulmünü yaşatsın, sularda boğsun.

Saygılar Hürmetler
SUZAN -- 18.10.2017 19:09
BU MÜCADELE KIYAMETE KADAR DEVAM EDECEKTİR
"Allah ölümden başka her derde bir çare, her soruna bir çözüm yolu yaratmıştır. Ne var ki, ilim peşinde koşmayan, derin derin araştırmayan, okumayan, gözlemeyen, düşünmeyen, çevresinde olup bitenleri taklit etmekten öteye gidemez. Çevresi bilmiyorsa kendisi de bilgisiz kalır. Veya yanlış bilgiyle çevreyi yanlış bilgilendire bilir. İlim bilhassa çağımızda en önemli güç kanalıdır; maddi ve manevi en önemli kurtuluş yoludur.

İlimsiz ve bilgisiz toplumlar her daim dış mihrakların oyunlarıyla bir birlerine kırdırılmaya mahkum kalırlar. Doğu ve güneydoğu ülkelerinde yaşanan zulüm'ün tek sebebi uyduruk mezhepler bölüntü sünün getirisidir diye düşünüyorum.

Allah'a emanet olunuz.

SUZAN -- 16.10.2017 22:30
MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYLARININ DİKKATİNE
Sayın Ali Demirdağ,

Milletvekili aday adaylarına yaptığınız çağrıya tümüyle katılıyorum. Özellikle mal varlıklarını açıklamaları konusunu ilk sıraya almanız son derece güzel. Milletvekili seçildiklerinde telefon numaralarını değiştirmemeleri öneriniz de oldukça hoş.
Yozgat'ta söylenen güzel bir atasözü vardır: Ne zaman pabucum gelirse o zaman bayram ederim.
Milletvekili aday adaylarımız; dilerim milletvekili, bakan olunca kendilerinden önce halka pabuç giydirirler.
Muhsin Köktürk -- 28.02.2015 14:25
MEVLİDİ’N-NEBİ (asm)
Selam ve saygılarımı sunar, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Rıdvan USLU
İnsan kaynakları Uzmanı
Bursa
Adınız ve Soyadınız -- 12.01.2015 10:28
Kurban
Muhterem Ali Hocam yaklaşmakta olan Kurban Bayramı ile ilgili yazınızı okudum.Rabbim sizleri iman ve kur"an hakikatlerinin naşiri kılsın inşallah.
Mahmut KOÇ -- 30.09.2014 12:45
SORİMDER’İN VEFA GÜNÜ
HOCAM YAZILARNAIZ ANLAYANANA HARİKA MESAJLAR VRİYOR.HERŞEYE RAĞMEN HOŞ GÖRÜLÜ TAVRINIZI O KÜRSÜDE KONUŞMUŞ KADAR KAYDA DEĞER BULUYORUM.SELAMLAR SAYGILAR
ömer korkmaz -- 16.08.2014 12:53
GELENİN İHTİŞAMINA GÖRE KIYAM EDİLİR
ALİ ABİ VERMİŞ OLDUĞUN MESAJ GÜNÜN ANLAM VE ÖNEMİNE BİNAEN MÜKEMMEL ALLAH ÖMRÜNE VE KALEMİNE BEREKET VERSİN ÖMER KORKMAZ/BEGNDİK SORGUN
Adınız ve Soyadınız -- 28.06.2014 14:44
YANDAŞLIK BU OLSA GEREK
sayınhocam,ırak ta müslüman,ırak ta soydaşımız yok mu.devletimiz suriyeye yardım ediyorda ıraktaki müslümanlara yada soydaşlarımıza neden yardım etmiyor?ırak ta abd var da acaba ondan mı?ne dersiniz?
orhan akdemir -- 02.02.2014 00:34
TAMİR-TAHRİP
Bu günlerde yazılması gereken bir yazı yazmışsın Ali bey eline ve diline sağlık Allah razı olsun selamlar
H.Ahmet TAŞKAN -- 20.06.2013 14:02
TAMİR-TAHRİP
Selam Ali bey güzel yazıyorsunuz yazınızın birde bu tarafından bakalım, birileri çıkıp ben bu ülkede %50 ile Hükmeden oldum derse'ki diyor ,geride kalan %50 bu ülkemin vatandaşı,yaşayanı değilmi ,benyaptım oladu zihniyeti bu ülkenin kurucu lderine küfür edebilme yetisini o zata kim verdi bu ülkede hukuksuz'ca çocuklarımızı işlerinden edenler ,hukuku hice sayıp mahkeme kararlarıunı tanımayanlar bu ülkenin savunma gücündeki avukatları zorbalıkla yerlerde sürüklemek, bu güzelim ülkenin doğasını emperyallerin çıkarı uğruna katletmek vede bu güzel ülkemin istihtam alanlarını bir bir satıp, bunlarınyerine bir dikili taş bile koyamayanlar'mı haklı ben yaptım oldu öylemi? sorarım size vicdanınıza iyi danışın ve öyle bir yazı sıralayınki bütün cihan çalkalansın.saygılarımla,ülkeme ve memleketime rızık kapılarının olması dileğimle.Tekrar selamlar.Ha şunuda unutmayalım uyanıyor bu halk uyanıyor.
mahmut ERDEM -- 13.06.2013 09:50
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00