BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 18.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
215
Dün
:
4601
Toplam
:
13175172
Tahlil Ali DEMİRDAĞ
Kabak tadı
yozgatgazetesi@yahoo.com
Her şey fıtri mecrasında cereyan ettiği zaman güzeldir. Yerli yerindedir. Bir çirkinlik eseri görülmez. Hikmete, hilkate ve hakikate muvafıktır.

Yani, eşyanın zahiri çirkin bir tarafı gözükse bile, yaratılışında ve neticesinde mutlaka bir güzellik vardır.

İnsan yaratılıştaki bu güzelliği, diğer unsurlarla uygunluğunu, intizamını, insicamını göremediği için bu itibari güzellik kavramını hep kendi menfaati istikametinde değerlendirmiştir. Ona göre menfaati varsa, işine yarıyorsa iyidir, güzeldir. Yok, kullanamayacağı bir şey ise onu ne yapıp edip; eğip-büküp, uzatıp-kısaltıp kendine faydalı bir hale getirmek için her türlü gayretin içine girer. Neticede yaptığı şey, günün birinde hem kendine, hem topluma ve hem de çevreye zarar verir. Eliyle akıbetini hazırlamış olur.

İşte insanlığın son zamanlarda yaşadığı ibretamiz, trajikomik olaylar gerek makro ve gerekse mikro düzeyde karşımızda duruyor.

İleride küresel ısınmanın sebep olduğu iklim değişikliği ve buzulların erimesi bütün insanlığı tehdit ediyor. Atmosferi kirleten insanlık şimdi oturup kara kara düşünüyor.

Ben, dikkatlerinizi yakinen alakadar olduğumuz ve bizzat etkilendiğimiz meselelere çekmek istiyorum.

Yüce Yaratıcı kainatı yaratırken insanı da nereye koyacağını çok iyi bildiği için her şeyi yerli yerinde, dengeli, uyumlu bir şekilde düzenlemiştir.

Gerçekten varlıklar arasında o kadar muhteşem bir intizam ve denge var ki, sanki bir kubbeyi meydana getiren tuğlalar gibi, bir köprüyü ayakta tutan kemerlerdeki kilit taşı gibi..

Birini diğerinin menfaatine ortadan kaldırmaya çalıştığınızda kubbeyi ve köprüleri yıkıyorsunuz.

Birini, diğer unsurlar aleyhinde güçlendirip, geliştirip (hormonla) suni bir takım müdahalelerle fıtratını değiştirmeye kalktığınızda ortaya hilkat garibesi bir takım şeyler çıkıyor. En azından şeklini benzetseniz de onun tadı tuzu kaçıyor.

Son zamanlarda yediğiniz karpuzların bir kısmının karpuzdan çok kabağa benzediğini fark etmişsinizdir.

Bu, çılgınca tüketen ve israf eden bir toplumu doyurmak için korkarım diğer meyve ve sebzelere de aşırı müdahaleler olacağının işaretidir.

Artık bunlarla beslenen insanlık bu dünyaya sığmayacak ve uygun bir yer bulabilirse uzaya göç başlayacaktır.

Sözüm ona, ahırında dana besleyen bir dostum, bir müddet sonra onu satmak için dışarı çıkarmak istediğinde ahırın kapısını ve duvarını yıkmak zorunda kalmıştı da, bu olay bana çok şeyler düşündürmüştü.

Bir diğer suçumuz ve çevrenin eliyle verilen cezamız ise, son zamanlarda artış gösteren ve henüz maalesef tedavisi de aşısı da bulunamayan “Kene vakası”dır. Hiçbir şey tesadüfen olmaz. Bir bilim adamı: “kainatta tesadüfe tesadüf edilmez” der. Onun için beşerin bulaşık eli yaşadığı çevreyi ne kadar kirletirse o ufunetli hava kendisini gün gelir boğar.

Bu hayvancıklar durup dururken ne diye son zamanlarda insanlara musallat olmaya başladılar. Bunlar kendi iradeleriyle mi hareket ediyorlar; festivalleri, şenlikleri, eğlenceleri iptal ettiren, tatil yörelerine korku salan bu minnacık yaratıkların acaba insanlarla derdi ne ola ki?

Evet bunların derdi şu: “Biz, evet biz yaşadığımız çevrenin sadece bize tahsis edildiğini düşündük. Ve o çevreyi o kadar hor kullandık ki bizden başka canlı yaşayamaz hale getirdik.”

Dahası, onlarla beslenen ve kainattaki denge ve düzene yardımcı olan hayvanları zevk için öldürdük. Adına ister avcılık deyin, ister vahşet, ister şiddet ne derseniz deyin.. Burada ben diyorum ki; insanlığın, eğer bu vahşet ve şiddet duygularını sınırlayamazsanız en yakınlarına ve hatta akrep gibi gün gelir kendine zarar vermesi kaçınılmaz hale gelir.

Yine dönelim kenelere! Bunlar kendiliğinden mi harekete geçtiler? Asla.. 78 trilyonluk hücre yığınını üst üste yığıp çeşitli dokular ve organlara ayıran hikmetli bir el (Kudret) tarafından dizayn edilen ve adına insan denilen akıllı bir varlığa bunlar bir şeyler söylüyor.

Kainatı bir kitap gibi telakki edersek; bahar ve yaz sayfasındaki “O küçük mahlukatın her birini birer harf” gibi görmemiz lazımdır. Her bir harf katibini ne kadar gösterirse ve kendi mahiyetini anlatırsa bizde “o harflere” bakıp şunları okuyabiliriz: “Ey insanlar! Bizim de sizin de dizginlerimiz elinde olan yüce bir Kudret var. Şımarmayın, kendinize gelin, sizden başka bu çevrede yaşayan varlıklar var onlara da saygılı olun. Kainattaki dengeleri nefsinizin hevesatı uğruna daima kendi lehinize çevirmeyin.. yoksa dizginlerimizi tutan bir güç biraz gevşetirse, sizin için iyi olmaz…”

Bilmem doğru okuyabildik mi?



Tarih : 17.07.2008

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
11- EYLÜLÜN YILDÖNÜMÜNDE İRMA KASIRGASI
Bilmiyor k; yeryüzü her canlıya yetecek şekilde yaratıldı. Bilmiyorlar ki; her canlının rızkını, onu Yaradan verir. Bilmiyorlar ki; kimse kimsenin rızkını yiyemez. Bilmiyorlar ki; kimse bu dünyada ebedi yaşamayacak ve ölümü tadacak...
Aslında bunların bir kısmını biliyorlar fakat inanamıyorlar. Müslüman olma şerefine erişemedikleri için Müslümanların kanını akıtıp, canını alıp şerefsizliklerini yüceltmeye çalışıyorlar. Bu firavun takımı dünya aleminin tanrısı olma,kırarak kırdırarak kendi cennetini kendine kurma derdinde. Farkındalar da bunun, başka cennet onlar için yok!

Hani (Onların inancına göre)inanıyorlar ya; "İsa'nın babası Allah, Anaları Meryem". Bunlar isa'yla Meryem'in çocukları. Meryem den önceki insanların babası kim se? ( Tövbe, Tövbe)
Hey şaşkınlar neden babanızın evlatlarını katlediyorsunuz. İsa'yı yaradan yaratmadı mı bunca insanı!.Babanız size bunun hesabını sormayacak mı?
Sizin Babanızı tanımam ama biz Müslümanların, Yoktan Var eden, ol deyip İsa yı Musa'yı var eden tek Yaratıcı Yüce Rabbim size soracak. Bakın ne diyor Yüce Allah ın Ayetleri.

"İnsanlardan kimi de Allah'tan başka şeyleri O'na eş tutuyorlar da onları, Allah'ı sever gibi seviyorlar. Oysa iman edenlerin Allah sevgisi daha kuvvetlidir. O zulmedenler, azabı görecekleri zaman bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının gerçekten çok şiddetli bulunduğunu keşke anlasalardı."

Tıpkı Firavun'un izinden gidenlerle onlardan öncekilerin gidişi gibi, Rabblerinin âyetlerini yalanladılar. Biz de onları günahları yüzünden helâk ettik. Firavun ile arkasından gidenleri suda boğduk. Hepsi de zalim idiler.

O günün firavunu bu günün Amerika'sı, Rusya'sı, Çin'i,İsraili... Bunlar saymakla bitmeyecek Firavunlar. Biz Müslümanların bunlara karşı yapacağı tek şey, iman ve ihlas içinde Allah için birlik beraberlik ile dayanışma kurmak. Fakat firavunlara yandaşlık yapan firavun yanlısı kendi halkını ülkesinden sürgün etti. O makamda oturarak çocukların denizde boğulup, bombalar altında ölmesini seyretmek liderlik sayılıyor. Allah Yar ve yardımcımız olsun. Bu zulmü yaşatanlara zulmünü yaşatsın, sularda boğsun.

Saygılar Hürmetler
SUZAN -- 18.10.2017 19:09
BU MÜCADELE KIYAMETE KADAR DEVAM EDECEKTİR
"Allah ölümden başka her derde bir çare, her soruna bir çözüm yolu yaratmıştır. Ne var ki, ilim peşinde koşmayan, derin derin araştırmayan, okumayan, gözlemeyen, düşünmeyen, çevresinde olup bitenleri taklit etmekten öteye gidemez. Çevresi bilmiyorsa kendisi de bilgisiz kalır. Veya yanlış bilgiyle çevreyi yanlış bilgilendire bilir. İlim bilhassa çağımızda en önemli güç kanalıdır; maddi ve manevi en önemli kurtuluş yoludur.

İlimsiz ve bilgisiz toplumlar her daim dış mihrakların oyunlarıyla bir birlerine kırdırılmaya mahkum kalırlar. Doğu ve güneydoğu ülkelerinde yaşanan zulüm'ün tek sebebi uyduruk mezhepler bölüntü sünün getirisidir diye düşünüyorum.

Allah'a emanet olunuz.

SUZAN -- 16.10.2017 22:30
MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYLARININ DİKKATİNE
Sayın Ali Demirdağ,

Milletvekili aday adaylarına yaptığınız çağrıya tümüyle katılıyorum. Özellikle mal varlıklarını açıklamaları konusunu ilk sıraya almanız son derece güzel. Milletvekili seçildiklerinde telefon numaralarını değiştirmemeleri öneriniz de oldukça hoş.
Yozgat'ta söylenen güzel bir atasözü vardır: Ne zaman pabucum gelirse o zaman bayram ederim.
Milletvekili aday adaylarımız; dilerim milletvekili, bakan olunca kendilerinden önce halka pabuç giydirirler.
Muhsin Köktürk -- 28.02.2015 14:25
MEVLİDİ’N-NEBİ (asm)
Selam ve saygılarımı sunar, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Rıdvan USLU
İnsan kaynakları Uzmanı
Bursa
Adınız ve Soyadınız -- 12.01.2015 10:28
Kurban
Muhterem Ali Hocam yaklaşmakta olan Kurban Bayramı ile ilgili yazınızı okudum.Rabbim sizleri iman ve kur"an hakikatlerinin naşiri kılsın inşallah.
Mahmut KOÇ -- 30.09.2014 12:45
SORİMDER’İN VEFA GÜNÜ
HOCAM YAZILARNAIZ ANLAYANANA HARİKA MESAJLAR VRİYOR.HERŞEYE RAĞMEN HOŞ GÖRÜLÜ TAVRINIZI O KÜRSÜDE KONUŞMUŞ KADAR KAYDA DEĞER BULUYORUM.SELAMLAR SAYGILAR
ömer korkmaz -- 16.08.2014 12:53
GELENİN İHTİŞAMINA GÖRE KIYAM EDİLİR
ALİ ABİ VERMİŞ OLDUĞUN MESAJ GÜNÜN ANLAM VE ÖNEMİNE BİNAEN MÜKEMMEL ALLAH ÖMRÜNE VE KALEMİNE BEREKET VERSİN ÖMER KORKMAZ/BEGNDİK SORGUN
Adınız ve Soyadınız -- 28.06.2014 14:44
YANDAŞLIK BU OLSA GEREK
sayınhocam,ırak ta müslüman,ırak ta soydaşımız yok mu.devletimiz suriyeye yardım ediyorda ıraktaki müslümanlara yada soydaşlarımıza neden yardım etmiyor?ırak ta abd var da acaba ondan mı?ne dersiniz?
orhan akdemir -- 02.02.2014 00:34
TAMİR-TAHRİP
Bu günlerde yazılması gereken bir yazı yazmışsın Ali bey eline ve diline sağlık Allah razı olsun selamlar
H.Ahmet TAŞKAN -- 20.06.2013 14:02
TAMİR-TAHRİP
Selam Ali bey güzel yazıyorsunuz yazınızın birde bu tarafından bakalım, birileri çıkıp ben bu ülkede %50 ile Hükmeden oldum derse'ki diyor ,geride kalan %50 bu ülkemin vatandaşı,yaşayanı değilmi ,benyaptım oladu zihniyeti bu ülkenin kurucu lderine küfür edebilme yetisini o zata kim verdi bu ülkede hukuksuz'ca çocuklarımızı işlerinden edenler ,hukuku hice sayıp mahkeme kararlarıunı tanımayanlar bu ülkenin savunma gücündeki avukatları zorbalıkla yerlerde sürüklemek, bu güzelim ülkenin doğasını emperyallerin çıkarı uğruna katletmek vede bu güzel ülkemin istihtam alanlarını bir bir satıp, bunlarınyerine bir dikili taş bile koyamayanlar'mı haklı ben yaptım oldu öylemi? sorarım size vicdanınıza iyi danışın ve öyle bir yazı sıralayınki bütün cihan çalkalansın.saygılarımla,ülkeme ve memleketime rızık kapılarının olması dileğimle.Tekrar selamlar.Ha şunuda unutmayalım uyanıyor bu halk uyanıyor.
mahmut ERDEM -- 13.06.2013 09:50
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00