BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 23.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
320
Dün
:
4601
Toplam
:
13189021
Tahlil Ali DEMİRDAĞ
HIDRELLEZ
yozgatgazetesi@yahoo.com
Zaman içerisinde Hızır ve İlyas isimlerinin halk ağzında aldığı şekilden ibaret olan hıdrellez, kökü tarihin derinliklerine dayanan, değişik kültürlerde çok değişik muhtevalarla karşımıza çıkan, daha çok bizim geleneksel kültürümüzde ise Hızır ve İlyas kavramları etrafında dini bir muhtevaya bürünmüş halk bayramının adıdır.

Önce bu iki ulu kişi kimdir? Ona bir bakalım:

Hızır (as): Arapça kaynaklarda hadır şeklinde yer alan bu kelime Türkçe’de Hızır ve Hıdır biçiminde kullanılmaktadır. İslami kaynaklarda gerçek adının Belya b. Melka olduğu ifade edilen Hızır, Hz. Musa (as) zamanında yaşamış, kendisine; ilim, hikmet ve özellikle ilm-i ledün verilmiş, ilhama mazhar bir büyük zattır.

Kuran-ı Kerim’in Kehf suresindeki (18/60-82) Hz. Musa(as) ile maceraları anlatılan şahsın bu kişi olduğu islam alimlerince ifade edilmektedir.

İslam dininin ikinci önemli kaynağı olan hadislerde de bu isme rastlamak mümkündür. Buhari’nin sahihinde şöyle bir hadise nakledilir:

Hz. Musa, İsrailoğullarına hitabederken kendisine insanların en bilgilisinin kim olduğunun sorulması üzerine “benim” diye cevap verip mutlak ilmin nezd-i ilahide olduğunu anlatmadığı için Allah tarafından kınanmış ve kendisinden daha bilgili Hadır adında birisinin bulunduğu söylenmiştir.

Ebu Hüreyre’nin naklettiği başka bir hadiste Hızır’a bu adın verilmesinin sebebi, “kuru yerde oturduğunda altında otlar yeşerip dalgalanır” şeklinde açıklanmıştır.

İlyas (as): Beni İsrail’e gönderilen, Kuran-ı Kerim’de ismi geçen ve Tevrat’ta “Elia” diye zikredilen, M.Ö. 9. asırda yaşamış bir peygamberdir. Kavmini Ba’l adındaki puta tapmaktan vazgeçirdi. Ama daha sonra yine azgınlığa ve sapkınlığa düşen İsrailoğullarını Cenab-ı Hak kıtlıkla terbiye etti. Tekrar gelip İlyas (a.s.)ı bulup tövbe ettiler, azap ve felaket kalktı, ama yine küfre düşen İsrailoğullarını, İlyas peygamber Cenab-ı Hak’kın müsadesiyle terketti. O’nun öldüğünü ise göremediler.

Şimdi çok önemli bir soruyla karşı karşıyayız.

Yani her yıl geleneksel olarak 6 Mayıs’ta kutlanılan Hıdrellez (Hızır+İlyas) Bayramının temel dayanağı; Hz. Hızır’la, Hz. İlyas (as)ın buluşması ve etrafın yeşillenip, bereketlenmesi ümit edilen bir olayın iki kahramanının hayatta olup olmadığı sorusudur.


Bu soruya, çağdaş bir Müfessir-i Kur’an olan islam alimlerinden Bediüzzaman’ın cevabını kısaltarak sütunumuza alıp onunla cevap veriyoruz.

Sual: Hz. Hızır (as) hayatta mıdır? Hayatta ise niçin bazı mühim alimler hayatını kabul etmiyorlar?

Cevap: Hayattadır, fakat hayatın mertebesi ve tabakası beşe ayrılmış olup, O, ikinci mertebededir.

Birinci Hayat Tabakası: Bizim hayatımızdır ki, çok sınırlı bir hayat tabakasıdır.

İkinci Hayat Tabakası: Hz. Hızır ve İlyas Aleyhimesselamın hayatlarıdır ki, bir de derece serbesttir. Yani bir vakitte pek çok yerlerde bulunabilirler. Bizim gibi vazgeçilmez ihtiyaçlara pek muhtaç değillerdir. İstedikleri zaman yer içer fakat mecbur değillerdir. Pek çok evliyanın bunlarla olan maceraları bu hayatı ispat ediyor. Hatta velayet makamındaki bir makam Hızır Makamıdır. O makama çıkan bir veli Hızır’dan ders alır. Fakat bazen yanlışlıkla o veliye Hızır nazarıyla bakılır.

Üçüncü Hayat Tabakası: Hz. İdris ve İsa (as)nın tabaka-ı hayatlarıdır. Bunlar da beşeriyet levazımatından sıyrılıp melek gibi bir hayata girmişlerdir...

Döndüncü Hayat Tabakası: Şehitlerin hayatıdır. Cenab-ı Hak, onlara ehl-i kubûrun fevkinde bir hayat bahşetmiştir. Onlar kendilerini ölmüş bilmiyor, daha güzel bir aleme gittiklerini biliyorlar...

Beşinci Hayat Tabakası: Kabir ehlinin ruhani hayatlarıdır. Ceset çürüsede ruhani hayat devam etmektedir...

Evet; madem Hızır ve İlyas (as) ikinci mertebe-i hayatta olduklarına göre bunların biraraya gelmeleri de yanlış değildir. Belki bazı ehl-i şuhud bunları zaman zaman birarada görmüş olabilirler.

Burada aslolan, bu mübarek zatların her yerde ve herkesle bir araya gelmeleri mutlak değildir. Yani kendilerine yakın mekanlarda ve kendi çizgilerine uygun bir hayat yaşayanlarla bir araya gelmeleri ümit edilir. Öyleyse Hıdrellez Bayramının meşruiyet içerisinde kutlanması gerekmektedir.

Bu günde insanlıktan çıkmadan, şımarmadan ailece ve dostlarla bir araya gelmenin dini bir mahzuru olmadığı gibi, milli hasletlerimizi de güçlendireceğine inanıyorum.

Tarih : 02.05.2006

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
11- EYLÜLÜN YILDÖNÜMÜNDE İRMA KASIRGASI
Bilmiyor k; yeryüzü her canlıya yetecek şekilde yaratıldı. Bilmiyorlar ki; her canlının rızkını, onu Yaradan verir. Bilmiyorlar ki; kimse kimsenin rızkını yiyemez. Bilmiyorlar ki; kimse bu dünyada ebedi yaşamayacak ve ölümü tadacak...
Aslında bunların bir kısmını biliyorlar fakat inanamıyorlar. Müslüman olma şerefine erişemedikleri için Müslümanların kanını akıtıp, canını alıp şerefsizliklerini yüceltmeye çalışıyorlar. Bu firavun takımı dünya aleminin tanrısı olma,kırarak kırdırarak kendi cennetini kendine kurma derdinde. Farkındalar da bunun, başka cennet onlar için yok!

Hani (Onların inancına göre)inanıyorlar ya; "İsa'nın babası Allah, Anaları Meryem". Bunlar isa'yla Meryem'in çocukları. Meryem den önceki insanların babası kim se? ( Tövbe, Tövbe)
Hey şaşkınlar neden babanızın evlatlarını katlediyorsunuz. İsa'yı yaradan yaratmadı mı bunca insanı!.Babanız size bunun hesabını sormayacak mı?
Sizin Babanızı tanımam ama biz Müslümanların, Yoktan Var eden, ol deyip İsa yı Musa'yı var eden tek Yaratıcı Yüce Rabbim size soracak. Bakın ne diyor Yüce Allah ın Ayetleri.

"İnsanlardan kimi de Allah'tan başka şeyleri O'na eş tutuyorlar da onları, Allah'ı sever gibi seviyorlar. Oysa iman edenlerin Allah sevgisi daha kuvvetlidir. O zulmedenler, azabı görecekleri zaman bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının gerçekten çok şiddetli bulunduğunu keşke anlasalardı."

Tıpkı Firavun'un izinden gidenlerle onlardan öncekilerin gidişi gibi, Rabblerinin âyetlerini yalanladılar. Biz de onları günahları yüzünden helâk ettik. Firavun ile arkasından gidenleri suda boğduk. Hepsi de zalim idiler.

O günün firavunu bu günün Amerika'sı, Rusya'sı, Çin'i,İsraili... Bunlar saymakla bitmeyecek Firavunlar. Biz Müslümanların bunlara karşı yapacağı tek şey, iman ve ihlas içinde Allah için birlik beraberlik ile dayanışma kurmak. Fakat firavunlara yandaşlık yapan firavun yanlısı kendi halkını ülkesinden sürgün etti. O makamda oturarak çocukların denizde boğulup, bombalar altında ölmesini seyretmek liderlik sayılıyor. Allah Yar ve yardımcımız olsun. Bu zulmü yaşatanlara zulmünü yaşatsın, sularda boğsun.

Saygılar Hürmetler
SUZAN -- 18.10.2017 19:09
BU MÜCADELE KIYAMETE KADAR DEVAM EDECEKTİR
"Allah ölümden başka her derde bir çare, her soruna bir çözüm yolu yaratmıştır. Ne var ki, ilim peşinde koşmayan, derin derin araştırmayan, okumayan, gözlemeyen, düşünmeyen, çevresinde olup bitenleri taklit etmekten öteye gidemez. Çevresi bilmiyorsa kendisi de bilgisiz kalır. Veya yanlış bilgiyle çevreyi yanlış bilgilendire bilir. İlim bilhassa çağımızda en önemli güç kanalıdır; maddi ve manevi en önemli kurtuluş yoludur.

İlimsiz ve bilgisiz toplumlar her daim dış mihrakların oyunlarıyla bir birlerine kırdırılmaya mahkum kalırlar. Doğu ve güneydoğu ülkelerinde yaşanan zulüm'ün tek sebebi uyduruk mezhepler bölüntü sünün getirisidir diye düşünüyorum.

Allah'a emanet olunuz.

SUZAN -- 16.10.2017 22:30
MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYLARININ DİKKATİNE
Sayın Ali Demirdağ,

Milletvekili aday adaylarına yaptığınız çağrıya tümüyle katılıyorum. Özellikle mal varlıklarını açıklamaları konusunu ilk sıraya almanız son derece güzel. Milletvekili seçildiklerinde telefon numaralarını değiştirmemeleri öneriniz de oldukça hoş.
Yozgat'ta söylenen güzel bir atasözü vardır: Ne zaman pabucum gelirse o zaman bayram ederim.
Milletvekili aday adaylarımız; dilerim milletvekili, bakan olunca kendilerinden önce halka pabuç giydirirler.
Muhsin Köktürk -- 28.02.2015 14:25
MEVLİDİ’N-NEBİ (asm)
Selam ve saygılarımı sunar, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Rıdvan USLU
İnsan kaynakları Uzmanı
Bursa
Adınız ve Soyadınız -- 12.01.2015 10:28
Kurban
Muhterem Ali Hocam yaklaşmakta olan Kurban Bayramı ile ilgili yazınızı okudum.Rabbim sizleri iman ve kur"an hakikatlerinin naşiri kılsın inşallah.
Mahmut KOÇ -- 30.09.2014 12:45
SORİMDER’İN VEFA GÜNÜ
HOCAM YAZILARNAIZ ANLAYANANA HARİKA MESAJLAR VRİYOR.HERŞEYE RAĞMEN HOŞ GÖRÜLÜ TAVRINIZI O KÜRSÜDE KONUŞMUŞ KADAR KAYDA DEĞER BULUYORUM.SELAMLAR SAYGILAR
ömer korkmaz -- 16.08.2014 12:53
GELENİN İHTİŞAMINA GÖRE KIYAM EDİLİR
ALİ ABİ VERMİŞ OLDUĞUN MESAJ GÜNÜN ANLAM VE ÖNEMİNE BİNAEN MÜKEMMEL ALLAH ÖMRÜNE VE KALEMİNE BEREKET VERSİN ÖMER KORKMAZ/BEGNDİK SORGUN
Adınız ve Soyadınız -- 28.06.2014 14:44
YANDAŞLIK BU OLSA GEREK
sayınhocam,ırak ta müslüman,ırak ta soydaşımız yok mu.devletimiz suriyeye yardım ediyorda ıraktaki müslümanlara yada soydaşlarımıza neden yardım etmiyor?ırak ta abd var da acaba ondan mı?ne dersiniz?
orhan akdemir -- 02.02.2014 00:34
TAMİR-TAHRİP
Bu günlerde yazılması gereken bir yazı yazmışsın Ali bey eline ve diline sağlık Allah razı olsun selamlar
H.Ahmet TAŞKAN -- 20.06.2013 14:02
TAMİR-TAHRİP
Selam Ali bey güzel yazıyorsunuz yazınızın birde bu tarafından bakalım, birileri çıkıp ben bu ülkede %50 ile Hükmeden oldum derse'ki diyor ,geride kalan %50 bu ülkemin vatandaşı,yaşayanı değilmi ,benyaptım oladu zihniyeti bu ülkenin kurucu lderine küfür edebilme yetisini o zata kim verdi bu ülkede hukuksuz'ca çocuklarımızı işlerinden edenler ,hukuku hice sayıp mahkeme kararlarıunı tanımayanlar bu ülkenin savunma gücündeki avukatları zorbalıkla yerlerde sürüklemek, bu güzelim ülkenin doğasını emperyallerin çıkarı uğruna katletmek vede bu güzel ülkemin istihtam alanlarını bir bir satıp, bunlarınyerine bir dikili taş bile koyamayanlar'mı haklı ben yaptım oldu öylemi? sorarım size vicdanınıza iyi danışın ve öyle bir yazı sıralayınki bütün cihan çalkalansın.saygılarımla,ülkeme ve memleketime rızık kapılarının olması dileğimle.Tekrar selamlar.Ha şunuda unutmayalım uyanıyor bu halk uyanıyor.
mahmut ERDEM -- 13.06.2013 09:50
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00