BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 24.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
217
Dün
:
4601
Toplam
:
13189563
Gözlem Erdoğan BUDAK
Nöbetçi eczane (!)
ebudake@hotmail.com
Üniversitenin fakülte hastanesi, Özel sağlık kurumları, mevcut hastaneler ve Tapu Kadastro Müdürlüğü mevkiinde kurulacak yeni hastane ile Yozgat, bölgesinde sağlık açısından önemli bir üs olma konusunda hayli önemli gelişmelere tanık oluyoruz.
Ankara’ya hasta göndermeme ve çevre İl’lerden hasta kabul etme iddiamız vardır.
Geçenlerde yine bu konu üzerine konuşurken, anlaşılan sohbetimize kulak misafiri olmuş yaşlıca bir amcamızın konuşmaya dahil olması ve anlattıkları bizi biraz düşündürdü.
Köyden geldiğini söyleyerek ; “Gençler, güzel konuşuyorsunuz ama (!) bakın dün başıma neler geldi.” deyip avucunda sımsıkı tuttuğu çayı sık sık yudumlayarak anlatmaya başladı. Belli ki amcamız Yozgat’ın ayazını iyice almış (!)
“Dün akşam torunum hastalandı, filanca köyden 39 derece ateşler içindeki yavrumu alıp hemen hastaneye getirdik. Sağolsunlar doktor beyimiz bir güzelce muayene ettikten sonra ateşini de düşürdü sonra geçmiş olsun diyerek ilaçlarını yazdı.
Nöbetçi eczaneyi de öğrendik yolu tuttuk. Bir yandan da; ‘ iyi, ilaçları alır hemen köyümüze döneriz’ diye düşünüyorduk.
Amma evdeki hesap çarşıya uymadı. Vardığımız eczanede doktorun yazdığı ilaç yok (!)
Eczacıya ‘Bu nasıl iş gardaşım (!)’ diyecekken ‘Amcam bu gece bu ilaçtan çok verdik tabi böyle olunca elimizde kalmadı’ demez mi eczacı.
Ne yapacağız ? Sabahın olmasını beklemekten başka çare yok. Ben köyden geliyorum, köyde ilaç yok (!) Sorgun’a, Yerköy’e mi gitsek emanet arabayla. O da olmaz… Sabah olacak, diğer eczane açılacak ki biz de gidip başka eczaneden o ilacı alalım.
Ne yapalım yavrumun ateşi de düşmüştü ya vardık köye.” dedi ve biten çay bardağına kaşığı vurarak bir çay daha istedi.
Yaşlı vatandaş daha sonra köye gittiğini söyledi. Köyde ise haliyle ilaçları olmadığı için kullanamayan çocuk tekrar ateşlenmiş. Sabaha karşı binmişler komşusunun emanet arabasına hastanenin yolunu tutmuşlar. Durumu nöbetçi doktora anlatmışlar ki doktor; “Biliyorum amca, senin gibi bugün başka hastalarım da geldi, onlarda ilaç alamamışlar.” demiş. Ve amcamızın torununa elindeki ilaçdan vermiş.
Dört yudumda çayını bitiren dertli vatandaş; “Haydi gençler ben gideyim de ilacımı alayım” dedi ve “Ne varsa Devlet’te var” diye mırıldanarak yanımızdan ayrıldı.
Hangi köyden geldiğini sormaya bir türlü fırsat bulamadığım bu insanın torununun durumunun gayet iyi olduğunu biliyorum. Ama yaşanan bu olay gerçekten çok üzücü.. Sağlık üssü olmak isteyen 70 bin nüfuslu Yozgat’ta alenen ilaç sıkıntısı yaşanıyormuş (!)
Bu arada “Acaba hastahanelerin acil polikliniklerinde kaç hastaya bakılıyor” sorusu aklımıza takılıyor. Bir hastanemizde geçtiğimiz haftalarda bir cumartesi günü 300-350 hastaya bakılmış. Yozgat’ta acil polikliniklerinde bakılan toplam hasta sayısını bir düşünün. Bu hastaların ະ’ına ateş düşürücü yazılsa çıkacak ilaç ihtiyacını kestirebilirsiniz.
Bu ihtiyacı karşılayacak eczanemiz yok demiyorum. İllaki bu karşılayacak potansiyeldeki eczanelerimiz var.
Ama, bu kadar hastaya bir nöbetçi eczane az değil mi ?
Bahçeşehir mahallesinden, TOKİ konutlarına, Yozgat’ın genişlediği mutlak bir gerçektir. Çevre köylerden ve ilçelerden gelen acil hastaları da düşününce acil hasta sayısının fazlalığını tahmin edebilirsiniz.
Geçtiğimiz günlerde gittiğim 100 bin nüfuslu Niğde’de her gece 3 tane eczanenin nöbetçi olduğunu, ola ki eczanelerde olmayan ilaçların da motorize kurye ile şehirdeki mevcut ecza deposundan 20 - 30 dakikada temin edildiğini öğrenince biraz burukluk yaşadım doğrusu.
Bölgesinde sağlık üssü olması konusunda ilerleyen 70 bin nüfuslu Yozgat’a bir nöbetçi eczane yetmemektedir.
Başarılı çalışmalara imza atan Yozgat Eczacılar Odası Başkanı sayın Harun Lekesiz bu konuyu mutlaka ele almalıdır kanaatindeyim.
Hele de yapılacak bir takım girişimlerle bir ecza deposunun da buraya kurulmasını sağlamak, hem iş, olanağı hem de sağlık açısından yararlı olacaktır.
Sağlık vizyonunu büyük hedeflere yönelten Yozgat’ın özellikle şu kış günlerinde, rekabet ortamının gelişebilmesi ve hizmette kalite için en az 2 nöbetçi eczane uygulamasına bir an önce başlanmalıdır.


Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Kemoterapi merkezi !
Değerli Erdoğan abi yazılarının devamını bekliyorum. Fazla arayı açmasak diyorum 5 sene olmuş diğer yorumlarima zaman nasılda su gibi geçip gidiyor.
Mehmet sulayici -- 20.02.2015 00:09
Kemoterapi merkezi !
Yorumunuz İyi günler.. Konuyla ilgili benim de 3 aile tanıdığım var.. hepsi birleşip gidiyorlar.. Ankarada birinin işi aksasa hepsi de sıkıntı yaşıyor.. Bencede mutlaka Yozgata kemotarapihastaları için bir yer faaliyete gecirilmelir.. lütfen ilgililerden ilgi bekliyoruz.. gerekirse imza bile toplarız.. iyi günler...
Mehmet Şanlı -- 03.01.2015 16:23
Sorgun Uranyumu
yazılarınızı cok begeniyorum
Deniz -- 23.10.2014 11:06
Zamanımız yok!
Selam Erdoğan bey günümüz yaşam seyrini güzel irdelemişsiniz dilinize sağlık umarım bundan nasipleniriz sağlıcakla kalın( Günümüzde kahve köşelerinde sandalye tepelerinde zaman öldürmek revaçta )
mahmut erdem -- 10.01.2014 10:57
Eskici
Selam Erdoğan bey yazınız güzel olmuş ,Ataerkil ailelerin yokluk yüzünden nasıl parçalanmak zorunda kaldığının'da umarım bir yazınızda ele alırsınız. YOZGAT'A ailelerin gurbet acısı yaşamadan güzel YOZGAT'TA Kalabilmelerini sağlayacak fabrika ve iş istihtamı'nın olduğu sahaların açılması dileğimle selam
mahmut erdem -- 06.11.2013 11:21
Eskici
Değerli kardeşim Erdoğan Bey’ciğim. Büyükbabanız Sayın İbrahim Karakurt’un şiirlerinden bizlere naklettiğiniz kısımları bayramdan bu yana içim burkularak tekrar tekrar okuyorum. Onun yaşadığı günlerdeki sıkıntıları kısmen de olsa bizlerde yaşadık. Bu yüzden defalarca okuyarak o günleri bir daha anımsamak istiyorum. Hele tatillerde Yozgat’a geldiğimizde tereyağlı çalmalı yufka dürümler, tatil bitip gurbete gittiğimizde bir dilim ekmek üzerine sürülen sana yağı üzerine dökülen toz şeker tezatlarını yıllarca yaşadık. Dileğim, Sayın İbrahim Karakurt’un içten şiirleri ziyan olmasın. Sizin bu şiirlere sahip çıkmanız, en azından köşenizden bizlere aktarmanızdır. Selam ve sevgilerimle.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 22.10.2013 17:20
Öğrencisiyle birlikte ağlayan hoca!..
ben 98 halıcılık mezunuyum hocalarımızın hepsi çok iyidiler ALLAH hepsinden razı olsun.ben bir konuya değinmek istiyorum halı tasarım yarışmalarına neden mezun olanlar katılamıyor. en fazla bir yıl önce mezun olma şartı arnıyor bunu gündeme getirirseniz çok sevinirim sadece ben değil bütün mezunlar sevinecektir.
fatma -- 18.01.2013 00:56
Yozgat Çağrı Merkezi
erdoğan bey yorumlaınızı bekliyoruz
çağrı merkezi -- 11.12.2012 18:57
Yozgat Çağrı Merkezi
gerçekten çok haklısınız sizi her zaman takip ediyorum ve fikirlerinizi çok doğru buluyorum tesekkürler...
0rhan -- 13.05.2012 22:06
Yozgat Çağrı Merkezi
HELAL OLSUNSANA GÜZEL ŞEYLER YAZIYORSUNUZ
HASAN ERCİYES -- 09.04.2012 17:17
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00