BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 24.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
231
Dün
:
4601
Toplam
:
13189574
Gözlem Erdoğan BUDAK
Üniversite ve kültürel değişim
ebudake@hotmail.com
Bozok Üniversitesi’nin kurulmasıyla birlikte kent merkezinde ve az da olsa ilçelerdeki hummalı çalışmalar hepimizin dikkatini çekmiştir. Birbiri ardına açılan fakülteler şimdiden öğrencilerini beklemeye başladı bile.

Aynı yıllar içerisinde kurulan üniversiteler arasında faaliyetleriyle ve özellikle Tıp Fakültesiyle büyüme konusunda büyük bir ivme kazanan üniversitemiz hepimizin göğsünü kabartıyor. Yozgat, yavaş yavaş üniversite şehri olma yolunda bir çok adımı attı diyebiliriz.

Şehrimizdeki mevcut öğrencilere yeni gelecekleri ve ikinci öğretim öğrencilerini de eklersek büyük bir öğrenci potansiyeline sahip olacağız demektir..

Yani Yozgat, ekonomiden kültüre bir çok alanda öğrenci etkisi altına girecektir.

Türkiyenin her bölgesinden gelecek binlerce öğrenci sizce yanlarında neler getirecek.

Bence en önemli şey : Her bir öğrenci memleketlerinin kültürlerini getirecekler.

Birleştikler tek nokta ne oluyor?
Yozgat !

Tam da burada bir sorun var aslında.

O kadar örf ve adetin birleşeceği yerde yaşayan evsahibi bizler  buna ne kadar hazırız.

Çalışmamız gereken bir çok ödev var gibi.

Ekonomiden, kültüre..

Yakın zamana kadar öğrenciye ev kiralamayan ev sahibi artık bu düşünceden vazgeçmiş gözüküyor. Boy boy öğrenciye kiralık daire ilanlarını görüyoruz duvarlarda.

İş yeri sahipleri artık öğrencinin beğenisine ve onların kültürlerine göre satış yapacakları yeni arayışlar içinde..

Önceden pek de görmediğimiz çeşit çeşit canlı müzik kafeler, lokantalar, giyim mağazaları boy gösteriyor.

Bu gibi mekanlarda part time çalışan öğrenciler azımsanmayacak kadar fazla.Öğrenci kendine hizmet de ediyor yani.

Esnaf kışın öğrenciye yazın ise gurbetçiye yönelik pazarlama stratejisini belirlemiş gözüküyor.

Bu işin ekonomik yanı diyebiliriz..

Ya kültürel durum?

Öğrenci, memleketinden ayrılmış, hem eğitim mücadelesi hem de şehre adapte olabilme çabası altında..

Ama gerçek şu ki bu ikilem arasında apayrı bir durum ortaya çıkıyor.

Üçüncü jenerasyonda başka bir yaşam şekli apayrı bir kültür anlayışı sözkonusu..

Ne gelen öğrenci kendi kültürünü tam yansıtıyor, ne de yerli halkın ananelerine uyuyor..

Bir bocalama devresi başlıyor..

Hani gurbetçilerimiz gibi : “Almanyada yabancı, Memleketinde almancı..”

Bu aşamada ileride yerli halkı oluşturacak gençlerimiz nasıl etkileniyor peki ?

Şehrin liseli öğrencilerinin peşinin bırakmayan  kontrolsüz internet, TV dizilerinin özentisiz yaşamlarına heves, “arabesk mi dinleyim pop mu ?” derken apayrı bir şekle bürünen yaşam tarzına bir de üniversite öğrencisinin farklı kültürleri eklenince durum iyice içinden çıkılmaz hale geliyor.  

Şehrin kendine özgü yaşam şekli adım adım değişiyor sanki.

Bu durumu daha önceleri yaşamış bizlerle hemen hemen aynı kültürlere sahip çevre illere baktığımızda ise ; mesela Niğde'ye, Aksaray'a..

Önceleri bu kentler öğrenci ile ekonomik açıdan bir kıpırdanma içine giriyor. Sonra öğrenciye ayak uydurmaya çalışan gençlerin ve yerel halkın değişimi o kentin kültürünü sadece miadlı evraklar gibi zamanı gelince hatırlanan unsurlar olup çıkarıveriyor.

Yozgat şu zamanlarda tam bu ince çizgide.

Hızla gelişen üniversiteye sevinirken, liseli gençlerimizin apayrı bir kültüre kendilerini bırakmaması gerekiyor.

Bu ödev de ebeveynlere ve şehrin yerel bürokratlarına düşüyor.

Yerel halk ve üniversite öğrencisi arasındaki hassas nokta iyi ayarlanmalı.

Yozgat'ta eğitimini alıp, kendi kültürünü bize tam anlamıyla tanıtamayan öğrenci modeli yerine iki kültür arasında kalmayan, kendini anlatan bizi anlayan öğrenci tipi oluşturulmalı.

Buradaki 4 ile 6 yılını doldurup Türkiye’nin dört bir yerine gittiğinde yerel halkın bozulan yaşam şeklini değil  ilimizin değişmemiş kültürünü anlatan öğrenciler Yozgat’ın tanıtımını yapan fahri hemşehrilerimiz olabilirler.

Öğrencileri tanımalı, oldukları gibi kabul etmeli, örf ve adetlerimizi değiştirmeden kültürümüzü onlara tanıtarak yanlarında olmalıyız.


Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Kemoterapi merkezi !
Değerli Erdoğan abi yazılarının devamını bekliyorum. Fazla arayı açmasak diyorum 5 sene olmuş diğer yorumlarima zaman nasılda su gibi geçip gidiyor.
Mehmet sulayici -- 20.02.2015 00:09
Kemoterapi merkezi !
Yorumunuz İyi günler.. Konuyla ilgili benim de 3 aile tanıdığım var.. hepsi birleşip gidiyorlar.. Ankarada birinin işi aksasa hepsi de sıkıntı yaşıyor.. Bencede mutlaka Yozgata kemotarapihastaları için bir yer faaliyete gecirilmelir.. lütfen ilgililerden ilgi bekliyoruz.. gerekirse imza bile toplarız.. iyi günler...
Mehmet Şanlı -- 03.01.2015 16:23
Sorgun Uranyumu
yazılarınızı cok begeniyorum
Deniz -- 23.10.2014 11:06
Zamanımız yok!
Selam Erdoğan bey günümüz yaşam seyrini güzel irdelemişsiniz dilinize sağlık umarım bundan nasipleniriz sağlıcakla kalın( Günümüzde kahve köşelerinde sandalye tepelerinde zaman öldürmek revaçta )
mahmut erdem -- 10.01.2014 10:57
Eskici
Selam Erdoğan bey yazınız güzel olmuş ,Ataerkil ailelerin yokluk yüzünden nasıl parçalanmak zorunda kaldığının'da umarım bir yazınızda ele alırsınız. YOZGAT'A ailelerin gurbet acısı yaşamadan güzel YOZGAT'TA Kalabilmelerini sağlayacak fabrika ve iş istihtamı'nın olduğu sahaların açılması dileğimle selam
mahmut erdem -- 06.11.2013 11:21
Eskici
Değerli kardeşim Erdoğan Bey’ciğim. Büyükbabanız Sayın İbrahim Karakurt’un şiirlerinden bizlere naklettiğiniz kısımları bayramdan bu yana içim burkularak tekrar tekrar okuyorum. Onun yaşadığı günlerdeki sıkıntıları kısmen de olsa bizlerde yaşadık. Bu yüzden defalarca okuyarak o günleri bir daha anımsamak istiyorum. Hele tatillerde Yozgat’a geldiğimizde tereyağlı çalmalı yufka dürümler, tatil bitip gurbete gittiğimizde bir dilim ekmek üzerine sürülen sana yağı üzerine dökülen toz şeker tezatlarını yıllarca yaşadık. Dileğim, Sayın İbrahim Karakurt’un içten şiirleri ziyan olmasın. Sizin bu şiirlere sahip çıkmanız, en azından köşenizden bizlere aktarmanızdır. Selam ve sevgilerimle.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 22.10.2013 17:20
Öğrencisiyle birlikte ağlayan hoca!..
ben 98 halıcılık mezunuyum hocalarımızın hepsi çok iyidiler ALLAH hepsinden razı olsun.ben bir konuya değinmek istiyorum halı tasarım yarışmalarına neden mezun olanlar katılamıyor. en fazla bir yıl önce mezun olma şartı arnıyor bunu gündeme getirirseniz çok sevinirim sadece ben değil bütün mezunlar sevinecektir.
fatma -- 18.01.2013 00:56
Yozgat Çağrı Merkezi
erdoğan bey yorumlaınızı bekliyoruz
çağrı merkezi -- 11.12.2012 18:57
Yozgat Çağrı Merkezi
gerçekten çok haklısınız sizi her zaman takip ediyorum ve fikirlerinizi çok doğru buluyorum tesekkürler...
0rhan -- 13.05.2012 22:06
Yozgat Çağrı Merkezi
HELAL OLSUNSANA GÜZEL ŞEYLER YAZIYORSUNUZ
HASAN ERCİYES -- 09.04.2012 17:17
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00