BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 18.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
181
Dün
:
4601
Toplam
:
13175299
Gözlem Erdoğan BUDAK
Öğrencisiyle birlikte ağlayan hoca!..
ebudake@hotmail.com

Galiba geçen hafta salı günü…


Gazetemiz Genel Yönetmeni Osman bey ile birlikte gazetenin internet sayfasını güncellemek için ajans haberlerini tarıyorduk…


Bir de ne görelim..


MYO Öğretim Görevlisi sayın Bayram Bayrakçı’nın  İletişim Fakültesine Fakülte sekreteri olarak atandığına ilişkin haber gözümüze çarpmaz mı ?.


Ne kadar sevindik bilemezsiniz.


Neden mi ?


Bayram bey, Osman bey’in 15 yıllık dostu, benim de yüksek okuldan hocamdı.


Yozgat medyası için son derece önemli olan ve bir an önce açılması sabırsızlıkla beklenen Üniversitemizin İletişim Fakültesine her yönüyle tanıdığımız birinin atanması bizi hem sevindirmiş, hem de mutlu etmişti.Bu atamadan dolayı B.Ü rektörü Prof.Sayın İnci Varinli’nin takdirle yadedilmesi gerekirdi.


Ama sözün doğrusu bu arada  benim yüreğim yandı.. Bunun üzerine bir şeyler yazmak istedim.


Fakülte Sekreterliği gibi sıradan bir atama neden yerel gazetelere haber olur?


Bunun cevabı Öğretim Görevlisi Bayram Bayrakçı’nın kendisinde gizlidir.  Bu yazının ana konusu da öğrencisi olmakla gurur duyduğum öğretim görevlisi sayın  Bayram Bayrakçının özelliklerini sizinle paylaşmak ve ahde vefamın gereği bir hakkı teslim etmek içindir.


Yıl 1996…


Erciyes Üniversitesi  Yozgat Meslek Yüksek  Okulu  Halıcılık bölümü öğrencisiyim.


Bütün MYO öğrencileri gibi,istediği bölümlere yerleşememenin ezikliği, hoşnutsuzluğu, okula devam edip etmek arasında kararsızlığı ve  berbat bir psikoloji içerisindeyim.


Okulun ilk haftasındayız.


Bazı hocalar, okul kurallarından, bazıları kendi derslerinin ne kadar önemli olduğundan ve çok ders çalışmalarının biz öğrenciler için faydalı olacağından gereğinden fazla  bahsederek; zaten demolize olan psikolojimizi daha da olumsuzlaştırıyorlardı.


Dersin adını şimdi hatırlayamıyorum.


Meslek derslerimizden birinin ilk dersine Bayram hoca girdi…


Orta boylu, sıcak kanlı, gözlerinin içi gülen bir hoca…uyumlu kravat gömlek, şık takım elbise, boyalı ayakkabı ile hepimize “merhaba”dedi.


Ege şivesi, ama düzgün akıcı bir Türkçeyle  kendisini tanıttıktan sonra ‘’Gençler, okulumuza hoş geldiniz, Halıcılık bölümünü tercih ettiğiniz için hepinizi tebrik ederim…’’ dedi.


Nihayet olumlu bir şeyle karşılaşmıştık. Halıcılık bölümünü seçmekle ne kadar isabetli bir iş yaptığımızı, buradan mezun olduktan sonra mutlaka güzel bir işimizin olacağını anlattı.


Bizi hemencecik Okula ve bölümümüze  ısındırarak; tavsiyelerini sıraladı.


‘’Anne- Babalarınızın hayır dualarını alın, yaptığınız işin en iyisini yapın, profesyonel olun, alın terinizi yiyin, haksızlıklara tepki gösterin, toplam kaliteye sahip birey olma yolunda daima kendinizi donatın ve yenileyin’’.


MYO’ da okuduğum iki yıl boyunca ‘Bayram’ hoca derslerine daima zamanında girdi. Böbrekleri sürekli taş yaptığı için çoğu zaman ağrı çekerek; rapor almadan derslerini aksatmazdı.


Daima saat 8’ de atölyesini açmış ,çayını demlemiş, öğrencilerini bekliyor olurdu. Ders konularına mutlak hâkimiyeti vardı. Sorulan her soruyu mutlaka cevaplandırır, öğrenciyi tatmin ederdi. Zaten konusunda ilk ve tek kitap olan ‘’Meslek Yüksek Okulları İçin El Dokusu Halıcılık’’ adlı kitabın yazarı olması bunu kanıtıydı. (Bugün dahi Meslek Yüksek okulunda kitabın tamamını kendisi yazmış olan tek hocadır.)


Halı Malzeme Bilgisi gibi sıkıcı teorik dersleri bile, bitmesini hiç istemediğiniz bir şov tadında anlatırdı. Hele de  ekonomi dersleri süperdi.


Bütün bunların dışında ‘Bayram’ Hoca,Yozgat halkı ile de iç içedir. Her kesimden tanıdığı, arkadaşı, dostu vardır.


Mesleği dışında yaşadığı topraklara katkı sağlamak adına öğrencileri ile birlikte okul çevresini ağaçlandırma çalışmalarında bulunmuştu (tahminim 10000 çam ağacının dikimine)vesile olmuştu. Ayrıca Yozgat’ın Orta öğretimdeki başarısızlık nedenlerini araştırılmasını amprik olarak yapmış ve bu çalışması da  Milli Eğitim Dergisinde yayınlanmıştı.


Yukarıda yazdıklarım ortalama özellikler aşağı yukarı bütün hocalarda mevcuttur.


Bana göre “Bayram” hocanın daha farklı özelikleri vardı.


Aslında MYO’lu öğrencilerinin büyük bir çoğunluğunun hayatı bir dram, bir trajedi, her biri ayrı bir roman konusudur.


Her şeyden önce MYO öğrencileri, son derece fakir ailelerin evlatlarıdır ve müthiş derece ekonomik zorluklar içinde eğitim görürler. Halıcılık bölümü öğrencilerinin  yüzde 90’nın mali durumu  daha da kötüdür.


En fazla ders, meslek dersleri olduğu için sayın   Bayram Bayrakcı bölümü ile  bütünleşmeyi de başaran bir hoca özelliğine de sahip olmuştur. . Bütün öğrencilerin kaç kardeş olduklarını, babalarının ne iş yaptıklarını, ekonomik durumlarını, her yönüyle tanırdı. Her Ramazan ayında gruplar halinde öğrencilerini iftar yemeğine davet eder, bundan büyük keyif aldığını hissederdik. Öğrenci davetlerine ve aktivitelerine mutlaka katılırdı. Mezun olan öğrencileriyle dahi ilişkilerini hiç  kesmediği gibi,onlar hakkında geribildirimler öğrenmeye devam ederdi.


Ekonomik durumu kötü olan arkadaşlarımız için burs bulmak, Bayram hocanın ayrı bir  görevi idi. Tatil zamanlarında memleketlerine gidemeyen öğrenciler için bilet bulmak da yine onun görevi olmuştu. Kendisinin şahsi olarak verdiği bursları yazdığım takdirde bana kızacağını bildiğim için bu konuya teğet geçmek zorundayım.


Bu arada bir parantez açıp belirteyim ki  elbette  diğer öğretim görevlilerinin bir takım özellikleri  olabilir. Eminim onlar da bu türden gayretler içinde öğrencilerine yardımcı oluyorlardır.


Bana göre Bayram hocanın bambaşka bir özelliği var.


Öğrencilik yıllarımda yaşadığım ve hiç unutmayacağım bir hatıramı anlatarak yazımı noktalamak istiyorum:


Günlerden bir gün hiç alışık olmadığımız üzere Bayram hoca dersine çok gecikmişti.


Doğrusu çok merak ettim  ve odasına gittim.


Bir de ne göreyim.


Bayram hoca  benim de çok yakın arkadaşım olan ve fiziki engelli bir  arkadaşımız ile birlikte hüngür hüngür ağlıyorlardı.. Bir süre sonra ikisi de göz yaşlarını silmiş,yüzlerini yıkamış halde derse  geldiler. Ders bitti, teneffüs arasında arkadaşıma sordum:


Neden ağlıyordunuz kötü bir şey mi oldu?


“Evet” dedi oldu ama şimdi “iyiyim” dedi.


Merakımı yenemedim”Ne oldu?” diye tekrar sordum.


Cevabı ilginçti:


“Annem rahatsızlanmış, Çok üzüldüm. Durumu Bayram hocaya anlattım. Dertleştik. Doğal olarak ağladık. Ama şimdi daha iyiyim”dedi.


* * *


Eminim Bayram hocam yeni görevinde çok başarılı olacaktır.


Hiç kuşkum yok ki; üniversitemizin iletişim camiasına o mükemmel ve insancıl iletişim karekteriyle  büyük katkılar sağlayacaktır.


Ama Bayram Hocamın Yozgat MYO’daki öğrencileri, kendileriyle acılarını da gözyaşlarıyla paylaşabilecek bir başka hoca bulacaklar mı? Bundan hiç emin değilim…


Emin olduğum tek şey, MYO mükemmel bir insanı ve deneyimli bir akademisyenini kaybettiğidir.


Bayram hoca önce güzel bir insan,sonra da iyi bir hoca idi.


Ve benim de öğrencilik anılarımın en yetkin aktörü..


O artık, bize o unutulmaz anıları yaşatan Bayram hoca o okulda yani bizim okulumuzda olmayacak artık..


İşte, belki de bu yüzden bu satırları yazarken bir an için  yüreğim yandı,anılarım hayıflandı..


Yüksek okul sonrası üniversite yaşamında iletişim öğrencilerine de nice anlamlı anılar yaşatman dileğiyle yolun açık,başarıların daim olsun sevgili bayram hocam…


 


Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Kemoterapi merkezi !
Değerli Erdoğan abi yazılarının devamını bekliyorum. Fazla arayı açmasak diyorum 5 sene olmuş diğer yorumlarima zaman nasılda su gibi geçip gidiyor.
Mehmet sulayici -- 20.02.2015 00:09
Kemoterapi merkezi !
Yorumunuz İyi günler.. Konuyla ilgili benim de 3 aile tanıdığım var.. hepsi birleşip gidiyorlar.. Ankarada birinin işi aksasa hepsi de sıkıntı yaşıyor.. Bencede mutlaka Yozgata kemotarapihastaları için bir yer faaliyete gecirilmelir.. lütfen ilgililerden ilgi bekliyoruz.. gerekirse imza bile toplarız.. iyi günler...
Mehmet Şanlı -- 03.01.2015 16:23
Sorgun Uranyumu
yazılarınızı cok begeniyorum
Deniz -- 23.10.2014 11:06
Zamanımız yok!
Selam Erdoğan bey günümüz yaşam seyrini güzel irdelemişsiniz dilinize sağlık umarım bundan nasipleniriz sağlıcakla kalın( Günümüzde kahve köşelerinde sandalye tepelerinde zaman öldürmek revaçta )
mahmut erdem -- 10.01.2014 10:57
Eskici
Selam Erdoğan bey yazınız güzel olmuş ,Ataerkil ailelerin yokluk yüzünden nasıl parçalanmak zorunda kaldığının'da umarım bir yazınızda ele alırsınız. YOZGAT'A ailelerin gurbet acısı yaşamadan güzel YOZGAT'TA Kalabilmelerini sağlayacak fabrika ve iş istihtamı'nın olduğu sahaların açılması dileğimle selam
mahmut erdem -- 06.11.2013 11:21
Eskici
Değerli kardeşim Erdoğan Bey’ciğim. Büyükbabanız Sayın İbrahim Karakurt’un şiirlerinden bizlere naklettiğiniz kısımları bayramdan bu yana içim burkularak tekrar tekrar okuyorum. Onun yaşadığı günlerdeki sıkıntıları kısmen de olsa bizlerde yaşadık. Bu yüzden defalarca okuyarak o günleri bir daha anımsamak istiyorum. Hele tatillerde Yozgat’a geldiğimizde tereyağlı çalmalı yufka dürümler, tatil bitip gurbete gittiğimizde bir dilim ekmek üzerine sürülen sana yağı üzerine dökülen toz şeker tezatlarını yıllarca yaşadık. Dileğim, Sayın İbrahim Karakurt’un içten şiirleri ziyan olmasın. Sizin bu şiirlere sahip çıkmanız, en azından köşenizden bizlere aktarmanızdır. Selam ve sevgilerimle.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 22.10.2013 17:20
Öğrencisiyle birlikte ağlayan hoca!..
ben 98 halıcılık mezunuyum hocalarımızın hepsi çok iyidiler ALLAH hepsinden razı olsun.ben bir konuya değinmek istiyorum halı tasarım yarışmalarına neden mezun olanlar katılamıyor. en fazla bir yıl önce mezun olma şartı arnıyor bunu gündeme getirirseniz çok sevinirim sadece ben değil bütün mezunlar sevinecektir.
fatma -- 18.01.2013 00:56
Yozgat Çağrı Merkezi
erdoğan bey yorumlaınızı bekliyoruz
çağrı merkezi -- 11.12.2012 18:57
Yozgat Çağrı Merkezi
gerçekten çok haklısınız sizi her zaman takip ediyorum ve fikirlerinizi çok doğru buluyorum tesekkürler...
0rhan -- 13.05.2012 22:06
Yozgat Çağrı Merkezi
HELAL OLSUNSANA GÜZEL ŞEYLER YAZIYORSUNUZ
HASAN ERCİYES -- 09.04.2012 17:17
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00