BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 20.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
225
Dün
:
4601
Toplam
:
13176101
Gözlem Erdoğan BUDAK
Eskici
ebudake@hotmail.com
Büyükbabam İbrahim Karakurt merkeze bağlı Lök köyünden.
Sert gelenek ve göreneklerle yaşamış hep.
Anlattıklarından çıkarıyorum bunları.
Yokluk belini bükecekken yurtdışına gitmiş tabiri caizse yaşadıklarının sıkıntısını atmış üzerinden.
Yaşadıklarını da şiirlere döküyor şimdilerde.
Eski günlerinin özleminin yanı sıra tanıdığı bir çok kişinin de yaşantısını şiirlerine döküyor.
Çoğu bölüm ise eskilerin yaşantısından tüyolar veriyor.
Bunları okudukca önceleri yaşanılan örf ve adetleri ne kadar sertmiş diyorum.
Mesela annem doğduğunda ‘Kızın oldu’ diyecekler diye 1 hafta köye girmemiş.
Böyle bir çok konu var..
Mesela köydeki yoklukla ilgili ilginç dörtlüklere rastladım :
“Kışın ahırda yazın dağda yatardık,
Koyuna – kuzuya dikek keserdik,
Yorgan döşek değil çıplak yatardık,
Bu hayallerle üzgün yaşar garibim.”
Ve şöyle devam ediyordu :
“Giyim kuşam bilmezdik,
Doyasıya yemek yemezdik,
Gezme dersen hiç bilmezdik,
Geçen hayallerle yaşar garibim.”
Şartlar oldukça zorlu.
Şiirlerine yansımayan anlatılanlar var.
Mesela:
Biraz da komedi katıyor ballandıra ballandıra anlattıklarına:
“Su bulmak çok zor, bulduğumuzda yani ayda yılda bir banyomuzu evin altındaki ahırda yapardık, hem de geze geze “diyor.
“Nasıl oluyor bu?” diye hemen soruyorum.
“Ahırın tabanının pekiştirilmesi için gerekli olan su nerden geliyor” diye karşı cevap hazır.
Yani su bulmak zaten zor. Suyun boşa harcanmaması gerekiyor.
¨ ¨ ¨
Eşek sırtında Kırşehirlilerin sattığı şekerli leblebi ve kırık leblebiden bahsediyor ki köyde sayılı kişi alırmış bunlardan.
En büyük eğlenceleri de yufka ekmeğe yağ sürüp yemekmiş ki durumu daha iyi olanlar yağın üstüne toz şeker atarmış.
“Nasıl imrenirdik şekerli yufka ekmeğe diyor” iç geçirerek.
Ama bu yokluk içindeki günler bile ne kadar samimi.
Şimdilerde bayram kutlamalarımız. Çoğunlukla evde sosyal iletişim araçlarıyla oluyor.
Genç nesil için bayramlaşma ziyaretleri ise emrivakiden oluşan bir olay olarak görülüyor.
Bağlar iyice kopuyor.
Genç nesile en azından bayramın o güzel ruhaniyeti içerisinde Sıla-i Rahim’i iyice anlatmak gerek diye düşünüyorum.
¨ ¨ ¨
Büyükbabamın dörtlüklerinden birisinde de gelin kaynana ilişkilerine rastlıyorum :
“Kaynana sert bakıp gelinini üzüyor,
Gelin sinirinden bardak çanak kırıyor,
İkisi bir arada huzur olmuyor,
Bu yüzden gülmez ağlar analar.”
Yaşantımızda olmazsa olmazıdır gelin - kaynana didişmeleri.
Gelinler hep kötü olur mu ?
Mesela eskilerin hörmetkar gelinlere şöyle sesleniyor :
“Hizmet çok, inek – koyun sağardı.
Onları pişirir kaymak yoğurt çalardı,
Yünleri eğirir çorap kazak örerdi,
Onları hayal eder üzülür garibim.
*-*
Bu sözlerin çokluğu değil azlığı vardır,
Bu çileyi çektiren terbiye vardır,
Bunun tersini söyleyenin yalanı vardır,
Bu hayallerle durgun üzgün garibim.”
Bir bölümde de çevresinde gördüğü yaşlıların dilinden yazıyor :
“Besledim büyüttüm günlerini görmedim
Çok dua ettim ölem dedim ölmedim
Ben onlara bal verdim kuru ekmek almadım
Çok sevdim ama sevilmedim ona yanarım
*-*
Birisi ağlasa hastamı diye üzülür ağlardım
Yemeğini yemese gülmez karalar bağlardım
Üşümesinler diye yünlere sarar bağlardım
Meğer her şeyler boşumuş ona yanarım”
Hep yaşanmış olayları dile getiriyor.
Kalemine sağlık.
¨ ¨ ¨
Evet bir kurban bayramına daha kavuştuk. Bayramların hiç değişmeyen bir sözü vardır. Bir çoğumuzun aklına geldi bile “Nerde o eski bayramlar”
Bu deyim eskilerde yaşanan güzel günleri bütünleyen bir söz ve herkesin kendine göre hasretle aradığı anıların hikayesini saklar bu dört cümle.
Aslında 50 – 60 yıl öncesinde de, hatta her dönemde söylenmiştir.
Hani diyoruz ya; “Nerde eski bayramlar?”
İşte, 3-5 yıl sonra özlenecek, güzel anılara imza atacağımız, eskiyecek bir bayramı yaşıyoruz şimdi.
Gelin bu bayramı Bayram gibi yaşayalım. Henüz elimizde olan mutluluklara, iyi günlere daha da önem verelim.

Bayramınız kutlu olsun.

15.10.2013


Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Kemoterapi merkezi !
Değerli Erdoğan abi yazılarının devamını bekliyorum. Fazla arayı açmasak diyorum 5 sene olmuş diğer yorumlarima zaman nasılda su gibi geçip gidiyor.
Mehmet sulayici -- 20.02.2015 00:09
Kemoterapi merkezi !
Yorumunuz İyi günler.. Konuyla ilgili benim de 3 aile tanıdığım var.. hepsi birleşip gidiyorlar.. Ankarada birinin işi aksasa hepsi de sıkıntı yaşıyor.. Bencede mutlaka Yozgata kemotarapihastaları için bir yer faaliyete gecirilmelir.. lütfen ilgililerden ilgi bekliyoruz.. gerekirse imza bile toplarız.. iyi günler...
Mehmet Şanlı -- 03.01.2015 16:23
Sorgun Uranyumu
yazılarınızı cok begeniyorum
Deniz -- 23.10.2014 11:06
Zamanımız yok!
Selam Erdoğan bey günümüz yaşam seyrini güzel irdelemişsiniz dilinize sağlık umarım bundan nasipleniriz sağlıcakla kalın( Günümüzde kahve köşelerinde sandalye tepelerinde zaman öldürmek revaçta )
mahmut erdem -- 10.01.2014 10:57
Eskici
Selam Erdoğan bey yazınız güzel olmuş ,Ataerkil ailelerin yokluk yüzünden nasıl parçalanmak zorunda kaldığının'da umarım bir yazınızda ele alırsınız. YOZGAT'A ailelerin gurbet acısı yaşamadan güzel YOZGAT'TA Kalabilmelerini sağlayacak fabrika ve iş istihtamı'nın olduğu sahaların açılması dileğimle selam
mahmut erdem -- 06.11.2013 11:21
Eskici
Değerli kardeşim Erdoğan Bey’ciğim. Büyükbabanız Sayın İbrahim Karakurt’un şiirlerinden bizlere naklettiğiniz kısımları bayramdan bu yana içim burkularak tekrar tekrar okuyorum. Onun yaşadığı günlerdeki sıkıntıları kısmen de olsa bizlerde yaşadık. Bu yüzden defalarca okuyarak o günleri bir daha anımsamak istiyorum. Hele tatillerde Yozgat’a geldiğimizde tereyağlı çalmalı yufka dürümler, tatil bitip gurbete gittiğimizde bir dilim ekmek üzerine sürülen sana yağı üzerine dökülen toz şeker tezatlarını yıllarca yaşadık. Dileğim, Sayın İbrahim Karakurt’un içten şiirleri ziyan olmasın. Sizin bu şiirlere sahip çıkmanız, en azından köşenizden bizlere aktarmanızdır. Selam ve sevgilerimle.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 22.10.2013 17:20
Öğrencisiyle birlikte ağlayan hoca!..
ben 98 halıcılık mezunuyum hocalarımızın hepsi çok iyidiler ALLAH hepsinden razı olsun.ben bir konuya değinmek istiyorum halı tasarım yarışmalarına neden mezun olanlar katılamıyor. en fazla bir yıl önce mezun olma şartı arnıyor bunu gündeme getirirseniz çok sevinirim sadece ben değil bütün mezunlar sevinecektir.
fatma -- 18.01.2013 00:56
Yozgat Çağrı Merkezi
erdoğan bey yorumlaınızı bekliyoruz
çağrı merkezi -- 11.12.2012 18:57
Yozgat Çağrı Merkezi
gerçekten çok haklısınız sizi her zaman takip ediyorum ve fikirlerinizi çok doğru buluyorum tesekkürler...
0rhan -- 13.05.2012 22:06
Yozgat Çağrı Merkezi
HELAL OLSUNSANA GÜZEL ŞEYLER YAZIYORSUNUZ
HASAN ERCİYES -- 09.04.2012 17:17
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00