BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 19.07.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
197
Dün
:
4633
Toplam
:
14113071
Gündem Osman Hakan KİRACI
2010 yılından aklımda kalanlar
   Söylesem tesiri yok/ Sussam gönül razı değil/ Fuzuli       ohakankiraci@hotmail.com
Takvim yapraklarından yine 365 gün teker teker döküldü ve yine koca bir yıl mazide kaldı.
Dünyada olağanüstü gelişmelerin, Türkiyede hemen hemen her alanda hızlı değişimlerin yaşandığı 2010 yılında Yozgat’ta da kayda değer icraatlara ve olaylara tanık olduğumuzu 2011 yılının başlangıcında bir kere daha hatırlamakta yarar var.
Yozgat’ta 2010 yılının olumlu-olumsuz kayda değer icraatları neler mi?
İşte, 2010 yılından aklımda kalanlar..

KENT İÇİ ASFALT ÇALIŞMALARI

Bana göre,Yozgat Belediyesinin ve sayın Başkan Yusuf Başer’in geçte de olsa bugüne kadar şehrimizde gerçekleştirdiği en güzel hizmet asfalt çalışmalarıdır.Özellikle bu yıl içinde kent içi yollara dökülen asfalt sayesinde vilayet merkezinde “taş” devri sona erdirilmiş,özellikle ana caddelerimizde yıllar yılı sırıtan “şehrimizin yol ayıbı” kapatılmış ve Yozgat, nihayet kent görüntüsüne kavuşturulmuştur. Üstelik, Başkan sayın Yusuf Başer’in ağır borç sarmalındaki Belediyenin dar imkanlarıyla asfalt tesisleri kurup kenti çamurdan kurtarma çabaları takdire şayan ve akılda kalabilecek fevkalade güzel bir icraattır.. Bu nedenle kendisini ve ekibini içtenlikle kutluyorum.

CUMHURBAŞKANI GÜL’ÜN ZİYARETİ

Hatırlayacağınız gibi, Cumhurbaşkanı sayın Abdullah Gül yıl ortasında Yozgat’a gelerek Üniversitemizin sorunlarının masaya yatırıldığı toplantıda Yozgatlı hayırsever işadamlarından çeşitli vaadler alıp Bozok Üniversitesinin gelişimine önemli katkılar sağlamıştı. Bir Yozgat sorumlusu hemşehrimiz gibi, Yozgatlı işadamlarımızdan Bilal Şahin, Seyhan Cengiz Turhan, Mehmet Gülay ve Vedat Ali Özışık ile öteki hayırsever işadamlarımızı Bozok Üniversitesine gerektiği kadar yardıma motive eden Cumhurbaşkanı sayın Gül’ün o toplantıdaki gayretleri görülmeye değerdi. Yozgatlı olmayan bir devlet büyüğünün Yozgat’ın üniversitesinin gelişimine can-ü gönülden destek sağlamak için nasıl dil döktüğüne ilk defa tanık olmuştum.Bu nedenle sayın Gül’ü her Yozgatlı benim gibi, şükranla yadetmelidir.

VALİ ÇİÇEK’İN TAYİNİ

Olağanüstü hizmet heyecanıyla Yozgat’a 3,5 yıl hizmet veren Vali sayın Amir Çiçek, geçen yıl içerisinde önce merkeze, hemen ardından da Iğdır’a atanmıştı. Çiçek, Yozgat’ta görev yapan en enerjik, en aktif ve en vizyonlu valilerden biriydi. Görev süresince hep Yozgat’ın sorunlarının peşinden koşmuş, çoğuna çözüm alternatifleri bulmuş, Yozgat’a yararlı organizasyonlara imzasını atmış ve en önemlisi de Yozgat’ın hem kamu kesiminin ,hem STK’ların, hem de kamuoyunun gözlerinin önüne “2023 gelişim vizyonu” başlığıyla kalkınma hedeflerini belirleyen realist bir yol haritasını koymuştu. Bu amaçla DPT’den yardım alarak Yozgatta gerçekleştirilebilecek verimli yatırımların icmalini bile çıkarmıştı. Yozgatın özellikle tarım ve hayvancılığa dayalı sanayii ve Bozok Üniversitesi ile kalkınacağını ısrarla söylemiş, Yozgat için Tarım Bakanlığına da Hayvancılık ihtisas OSB’lerinin kurulması gerektiğini ısrarla önermişti. Yozgat’ın tam önünü açmışken AKP iktidarı ve Yozgat temsilcileri hala bilinmedik bir nedenle bu çalışkan valiyi Yozgat’tan uzaklaştırmışlardı. Eğer, Amir Çiçek, çok değil bir süre daha Yozgatta görev yapsaydı Yozgat’ın önü daha da açılacak ve 2010 yılı daha parlak geçecekti. Yeni Valimiz sayın Şentürk, henüz Yozgat’ı tanımakla meşguldür.. Zaman kaybetmemesi açısından sayın Çiçek’in projelerine acilen sahip çıkmasının Yozgata yarar, kendisine de kolaylık sağlayacağını düşünüyorum.

REFERANDUMUN “YOZGAT” TARAFI

Geride bıraktığımız 2010 yılının ülkemizdeki en önemli olaylarından birisi de İktidar ile muhalefet arasında rövanş maçı gibi algılanıp cereyan eden ve Ak Parti’nin zaferiyle noktalanan 12 Eylül Anayasa halk oylamasıdır. Kurulduğundan bugüne Türkiye’de yapılan bütün genel ve yerel seçimlerde büyük bir çoğunluk ve kararlılıkla Ak Partiye inanılmaz destekler veren Yozgat seçmeni 12 Eylül referandumunda da Ak partiye % 78’e ulaşan ‘evet’ oylarıyla desteğini sürdürüp iktidar nezdinde kredibilitesini yükseltmiştir. Yozgat, 12 Eylül referandum sonucuyla 9 ay önceden “ ilk seçimde de Ak Partiyi 4-0 kazandıracağız” mesajını vermiştir.Gerek bütün seçimlerin ve gerekse refererandumun sonuçları göstermiştir ki; Geçmişte uzun yıllar ülkücülerin başkenti olarak bilinen Yozgat, artık Ak parti’nin kalesi olmuştur ve Akp’ye her fırsatta sahip çıkmaktadır. Ama aynı şeyi Ak parti için söylemek zor bir durumdur.
Neden mi ?
Ak Parti iktidarı ,mesela metropol Belediyelerin sorunlarına inanılmaz destekler sağladığı halde Yozgat’ın Beset’ten kaynaklanan 65 milyon liralık borç kamburunu 8 yıllık hükümranlık döneminde bir şekilde halledemediği gibi,bilirkişilerin 17,5 milyon lira değer biçtiği BESET tesisini ihaleye de çıkarmadan 10,5 milyon liraya Belediyenin borcuna mahsuben Et - Balık Kurumuna devrederek Yozgatın en önemli sorununa karşı ne ölçüde sahip çıktığını ortaya koymuştur. İşin bu tarafı oldukca üzücüdür.

BİLAL ŞAHİN’İN HAYIR İŞLERİ

Yozgat’ta özellikle eğitim amaçlı ve geniş kapsamlı büyük yatırımlara imzasını atan cömert iki işadamı vardır. Bunlardan biri Erdoğan M.Akdağ, diğeri de kesenin ağzını 2010’da daha da açarak Yozgata peşpeşe eserler kazandıran Bilal Şahin’dir. Bu hayırseverimizin doğup büyüdüğü Esenli kasabasından sonra hayranı olduğu şeyhi Müderris Şakir Efendi’nin hatırına Gedikhasanlı kasabasında 2010 yılında yaptığı hayır işleri de övgüye değer boyutlardadır. Üniversite kampüsünde ‘İlahiyat fakültesi’ ,kentparkta ‘ külliye’ projelerinin ardından Vali beyin ricası üzerine Yozgata şimdi de son sistem teknolojik donanımlı modern bir ilköğretim okulu binasının yapımını planlayan hayırsever işadamı Bilal Şahin’in bugüne kadar Yozgat için yaptığı ve yapacağı harcamaların 7 milyon lirayı ( 7 trilyonu ) aştığı bilinmektedir. Şahin, Yozgat’ın köyüne, kasabasına ve kent merkezine özellikle eğitim alanında gerçekleştirdiği hizmetleriyle Erdoğan Akdağ gibi, TBMM devlet üstün hizmet ödülünü çoktan hak etmiştir. Sayın Şahin’in geç de olsa Yozgat Valisi Necati Şentürk ve Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. İnci Varinli’nin önerileriyle 2011’de bu ödülü kazanan Türk eğitimine katkı sağlayan hayırsever işadamları arasında yerini alması gerekmektedir.

TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ

Bozok Üniversitesinin Yozgata kazandırdığı en önemli hizmetlerinden birisi hiç şüphe yok ki, Tıp fakültesi bünyesinde oluşturduğu ve geçen yıl kurban bayramı öncesinde polikliniklerini Yozgatlının hizmetine sunduğu Tıp fakültesi araştırma ve uygulama hastanesidir. 2010 yılında Üniversite camiasını ve Yozgat kamuoyunu yoğunlukla meşgul eden malum üniversite yolsuzluk davasının bir bakıma açılışını geciktirdiği bu hastane noksanlarını ve kadrolarını tamamladığında anjiyo ve açık kalp ameliyatlarını yapacak,acil vak’alarda Yozgat’tan büyük kentlere hasta naklininin önüne geçecektir. Dahası son sistem teknolojik cihazlarla donatıldığı için gelecekte iç Anadoluda parmakla gösterilen önemli bir sağlık merkezi olacak.Tıp fakültesi hastanesi sayesinde acil vak’alık hastalar Ankara, Kayseri yollarında ölümle pençeleşme riskinden kurtulacak ve Yozgat insanı güvenilir tedavi hizmetlerine kavuşacak. Kısacası Yozgat Tıp fakültesi hastanesi Bozok Üniversitesi Rektörlüğünce bütün imkan ve üniteleriyle Yozgata kazandırılmaya çalışılan son derece önemli bir hizmettir. Rektör hanım, bu hizmetinden dolayı teşekküre ve takdire layıktır.

VE BESET MESELESİ

“Geçmişten bugüne “Beset”hikayesi “başlıklı yazımda enine boyuna anlatmaya çalıştığım 10 yıldır PINAR gurubunun işlettiği ve kısa adı BESET olan Belediye Et ve Süt tesisinin Et - Balık Kurumuna devri, sonuç itibariyle 2010 yılına damgasını vuran ve üzerinde düşünülmesi,durulması, gereken enteresan bir satış olayıdır.
Bundan 20 yıl önce “Yap-İşlet-Devret” modeliyle kurulacağı bildirilen, 1994 yılında temeli atılan, 39 milyon (trilyon) lirayı bulan kuruluş maliyeti Belediyeye fatura edilen ve Hazineden alınan yüksek faizli krediler yüzünden maliyeti 79 milyona ulaşan Beset’in İller Bankası kesintileri nedeniyle 65 milyon lira borcu kalmıştı. Yozgat Belediyesinin hali hazırdaki 100 milyon lira dolayındaki borcunun % 65’ni de Beset oluşturuyordu.. 2010 yılında bu tesisin devri gündeme geldi. Beset’in 65 milyon lira olan hazine kredisi borcuna karşılık Et –Balık Kurumuna devredilmesi kamuoyunun beklentisiydi. Devir nedeniyle oluşturulan bilirkişi heyetinin ise Beset’e 17,5 milyon (trilyon) lira değer biçtiği bildiriliyordu. Ak parti Yozgat milletvekilleri ve Belediye yetkililerinin Tarım Bakanlığı ile yaptıkları devir görüşmeleri 2010 yılının son ayında satışla noktalandı. Bilirkişinin 17,5 milyon lira değer biçtiği fabrika, ihaleye çıkarılmaksızın Ak parti iktidarı tarafından Belediyenin Maliyeye olan 10,5 milyon lira borcuna mahsuben Et Balık Kurumuna devredildi.Oysa Ak Parti hükümetinin çıkardığı vergi affı nedeniyle Belediyenin Maliyeye borcunun da yeniden yapılandırılacağı ve sözkonusu borcun 8 milyon liraya düşeceği bilindiği halde fabrika bir anlamda bilirkişinin belirlediği değerin yarı fiatına satılmış oldu. Beset’ten geride kalan 55-57 milyon lira tutarındaki borcu ise dolaylı olarak yıllar boyunca Yozgat halkı ödeyecektir.
¨ ¨ ¨
BESET niye ihale çıkarılmamıştı, niye 10 yıllık işletmecisi PINAR’dan teklif istenmemişti, bilirkişinin değer fiatının hemen hemen yarı fiatına satılmasının gerçek nedeni neydi ? Belediye Başkanı sayın Yusuf Başer ile Belediyenin kurmay heyeti neden böyle izahı zor bir gaflete düşmüştü? Yoksa sayın Başer’in 2010 yılının sonlarında basireti mi bağlanmıştı, veya aklımıza hayalimize gelmeyecek özel bir neden mi vardı ? Beset’in hem kuruluşundaki, hem de satışındaki fahiş hatalardan kaynaklanan 57 milyon lira borç yükünü Yozgatlının ve Belediyenin sırtına yapıştırmanın mantığı neydi ? Ve gerek Başer ve gerekse Yozgat milletvekilleri, BESET’in bu rakamlara satış gerekçelerini ve devir bilgilerini Yozgat medyası ve kamuoyu ile neden paylaşmıyordu? Ve dahası önceki Belediye Başkanı Erdemir’in eleştirileri ve soruları da niçin yanıtsız bırakılıyordu.?
Sözün doğrusu, işte bu sorular da benim 2010 yılından aklıma takılan sorulardı..
Evet bu sorulara yanıt verilecek mi, ya da yine yanıtsız mı bırakılacak bilemem ama ben tüm okurlarıma sorunsuz ve sıkıntısız nice yıllar dilerim.
¨ ¨ ¨
Yeni yılınız kutlu olsun.

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
YOZGAT SİYASETİNDE ‘SKOR’ MERAKI
Seçimde Akp:2 Mhp 1, İyi parti veya Chp 1 vekil çıkar umuyorum. böyle olması Yozgat içinde iyi olur akp vekili mecliste veya Cumhurbaşkanlığında çıkış Yozgat sorunlarını anlatmazlar şimdiye kadar anlatmadılar anlatanı da engellediler. Yozgatlının Ankara' ya yürüyüşü hatırlayınız. Yozgat dikkat çekmek için akp en az 2 vekil kaybetmesi şart. Yozgat'ımızın geleceği ve evlatları için başka sansımız yok.
Osman Baran -- 18.06.2018 16:01
YOZGAT SİYASETİNDE ‘SKOR’ MERAKI
güzel bir yorumdu yozgatta kimse rengini belli etmiyor lakin 3 AKP olur gibi ama diğer 1 kimin olur tahmin edemiyorum
Mustafa -- 16.06.2018 13:05
24 HAZİRAN SEÇİMLERİNİN YOZGAT TARAFI
İYİ parti ve MHP’nin durumuna gelince..
Eğer,Ak Parti’nin Yozgat Teknik Direktörü sayın Bekir Bozdağ, 24 Haziran’da aynı takımla sahaya çıkarsa Yozgat’ta hem İYİ partinin ,hem de MHP’nin ekmeğine yağ sürer.
Bu durumdan MHP’den ziyade İYİ parti yararlanır.
İYİ partinin de böylesi bir fırsattan yararlanabilmesi ve Yozgat’tan 1 milletvekili kazanabilmesi için Yozgat ve ilçelerinde seçmen tabanında karşılığı bulunan,Yozgat kamuoyunda hüsnü kabul görebilecek,seçim maratonunda Ak Parti milletvekili adaylarıyla aşık atacak güçte ve partisine oy bakımdan katma değer kazandıracak,mazisi ve sicili temiz,şaibesiz,sempatik ve deneyimli bir siyasetçiyi listenin başına koymalıdır.

Öncelikle; tarafsız şekilde memleketin hayrına olan düşüncelerinizi açıkça belirtmekten çekinmediğiniz için kutluyorum.

İş yapmayan, masraf çıkarmayan vekilleri tercih eden partiler; hatırı gönlü ortadan kaldırıp, bir kez daha düşünmeliler.
Kadriye ŞAHİN -- 20.05.2018 04:26
Yozgat’ın mes’eleleri ve tarihi 14 Ocak fırsatı
Ak Partinin müspet ve menfi çalışmalarını objektif bir dille yazdıktan sonra vilayetimizin en büyük problimenin nasıl çözüleceğini de anlatmışsınız yazınızda.
İktidar temsilcilerine yol haritası çizerek 14 ocak tarihini bir çıkış günü olarak hatırlatmışsınız.Güzel bi rehberlik bu..Benim merak ettiğim şey şu Akpartililerin içinden bi vicdan ve cesaret sahibi insan çıkıp da yozgatın göç belasını acaba Tayyip beye anlatacak mı,yoksa gine sadece gözlerinin içine mi bakacaklar.bence hiç kimse yozgatın derdini sayın cumhurbaşkanına anlatamaz.Sebep..
Yozgatın sahibi yokda ondan.hayırlısı olsun bakalım..
Hüsnü -- 07.01.2018 13:36
Yozgat’ın mes’eleleri ve tarihi 14 Ocak fırsatı
Sayın Kiracı; Yine memleketimizin yıllık raporunu çıkarıp, gurbette yaşayanlara tablosunu çizmişsiniz. Kaleminiz her daim var olsun. Bu sefer, yazınızı okurken içim sevinçle doldu. İçime bir umut doğdu. Bekle memleketim! Dişini iki yıl daha sık demek geldi içimden... Nasıl olsa, bekleye bekleye beklemelere alıştık. İki yıl sonunda;
Hele bir şu hızlı tren tamamlansın. Semalarımızda; güvercinler gibi, ak kanatlı uçaklar havalansın. İşte o zaman tüm özlemlerime, özlediklerime kavuşurum. Sen, seni terk eden evlatların ile buluşursun. Ben; hem sana hemde senin bağrında yetişen madımağa, peynire, ete, bulgura, fasulye, yeşil nohut-una...Uğrasak iyi olurdu ama kalmamış eş dost akrabaya. Dahası araba yolculuğuna dayanamayıp hasret kaldığım Sarıtopraklık da ki anama, babama. Ahhhh, bir bilsen sılam! Yüreğim, mezar taşlarının hasretiyle, toprağının kokusuyla yanıyor buram buram! Alır mıyım buralardan; Et, peynir, nohut.. Yumurta almak için bile sana gelirim. Kim bilir, belki de sana dönerim. Hele bir aç şu yolları. Hele bir kaldır aradan uzun mesafeleri. İşte o zaman Yurdumun en uç noktasından gurbetçiler, yılda iki kez senin pazarında. Buralarda peynir kireç, et çaput, fasulye kırk çeşit. "Kangal" ın adını "şevketibostan" koymuşlar. Kökünü soyup, kilosunu otuz liradan satıyorlar. Oysa bizim köylerde bu otu atların bile önüne atmıyorlar. Ay çiçeğine çiğdem diyorlar. Çiğdem görmemişler bilmiyorlar. Çedene'nin adı "kuş yemi", çöreğin adı kumru. Aslında en çok özlediğimde çamlığın suyu. Ah o kaplıcalar. Buralarda turistik tesis yaptılar doğal kaynakları. Deniz suyu kattılar, şifa bulmuyor hastaları. Aynı havuza giriyor erkekleri kadınları. Sana turlar düzenlerim. Görsünler bizim kükürtlü kaynar kaynayan kaynakları, eşmeleri çeşmeleri. Buralarda pınarlar da yok. Tuzlu çıkıyor yer altından suları.

14 Ocak'ta Yozgat'ım senin için, dualar okuyup, hayır dağıtacağım. Hele bir "tamam" desin Cumhur başkanımız. O zaman Vallahi bu seçimde mührü AKP ye basacağım.

Tüm güzelliklere, özlemlere kavuşmanız dileğiyle. Hayırlı, mutlu yıllar.
SAYHA -- 04.01.2018 02:03
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Sayın Kiracı, Yozgat halkının hallerini yazarken en önemli halini yazmamışsınız. Siz bu memleket insanları için çırpınıyorsunuz fakat bireyler değişmedikçe, kendini yenilemedikçe asla toplumlar yenilenip değişmez, ilerlemez.Bende Yozgat dışında yaşayan bir Yozgat'lıyım. Nerede eski insanların insanlığı, terbiyesi, ağırbaşlı, saygınlığı. Yozgat'ta efsanesi kalmamış. Ağızlarında bir küfür. her laflarının baş hecesi, son cümlesi. Yorum yazıyorlar. Bir bayana nasıl hitap edilir bunu bilmiyorlar. Ters düşüncesindeki insana söverek cevap veriyorlar. Bu insanlar lağım çukurundan çıkamamış ki ilerleme kaydetsin.

Diğer taraftan, kendilerini ülkücü olunca nimetten sayan düşünce saplantısı var. oysa şimdiki ülkücüler, bir zamanlar kanlı bıçaklı düşmanları solculara yamanarak AKP yi alt etme peşindeler. Bu da gösteriyor ki, Yozgat ın ülkücüsü davasının arkasında durmayan, idealist olmayan hava balonları.

Bu hava balonlarıyla asla yol alınmaz. En ufak tepkide sönerler ve sönüyorlar.
Diğer taraftan, Yozgat'a zamanında en büyük zarar verip, bu zararın halen vebalini halka çektirmeye çalışan zadeler olduğu müddetçe de Bu şehir ilerlemez. Yozgat da Çerkez Ethem filmi çekilecekti. Neden çekilmedi? Çünkü birileri gerçek ortaya çıkacak diye Film yapımcısına yüklendiler.Çekilseydi kötümü alacaktı? Konusu ne olursa olsun. En az beşyüz kişi ekonomiye katkı sağlayacak, şehrin adı duyulacak, zihinlerde yer tutacaktı. Belki kaderi değişecekti. Diyelim ki bu işten birilerinin adı zarar gördü. Mahkeme kapıları herkese açık değil mi? Açık. fakat kimse, kendine Yar olmayan Yozgat ı, başkasına Yar etmeme derdinde.

Vesselam, bu ülkücülerle, sürekli küfür eden cemaatçiler le, her işe karışan zadeler bu şehri kal-kın-dı-ra-maz.
Yusuf Adın -- 17.12.2017 22:35
11- EYLÜLÜN YILDÖNÜMÜNDE İRMA KASIRGASI
Bilmiyor k; yeryüzü her canlıya yetecek şekilde yaratıldı. Bilmiyorlar ki; her canlının rızkını, onu Yaradan verir. Bilmiyorlar ki; kimse kimsenin rızkını yiyemez. Bilmiyorlar ki; kimse bu dünyada ebedi yaşamayacak ve ölümü tadacak...
Aslında bunların bir kısmını biliyorlar fakat inanamıyorlar. Müslüman olma şerefine erişemedikleri için Müslümanların kanını akıtıp, canını alıp şerefsizliklerini yüceltmeye çalışıyorlar. Bu firavun takımı dünya aleminin tanrısı olma,kırarak kırdırarak kendi cennetini kendine kurma derdinde. Farkındalar da bunun, başka cennet onlar için yok!

Hani (Onların inancına göre)inanıyorlar ya; "İsa'nın babası Allah, Anaları Meryem". Bunlar isa'yla Meryem'in çocukları. Meryem den önceki insanların babası kim se? ( Tövbe, Tövbe)
Hey şaşkınlar neden babanızın evlatlarını katlediyorsunuz. İsa'yı yaradan yaratmadı mı bunca insanı!.Babanız size bunun hesabını sormayacak mı?
Sizin Babanızı tanımam ama biz Müslümanların, Yoktan Var eden, ol deyip İsa yı Musa'yı var eden tek Yaratıcı Yüce Rabbim size soracak. Bakın ne diyor Yüce Allah ın Ayetleri.

"İnsanlardan kimi de Allah'tan başka şeyleri O'na eş tutuyorlar da onları, Allah'ı sever gibi seviyorlar. Oysa iman edenlerin Allah sevgisi daha kuvvetlidir. O zulmedenler, azabı görecekleri zaman bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının gerçekten çok şiddetli bulunduğunu keşke anlasalardı."

Tıpkı Firavun'un izinden gidenlerle onlardan öncekilerin gidişi gibi, Rabblerinin âyetlerini yalanladılar. Biz de onları günahları yüzünden helâk ettik. Firavun ile arkasından gidenleri suda boğduk. Hepsi de zalim idiler.

O günün firavunu bu günün Amerika'sı, Rusya'sı, Çin'i,İsraili... Bunlar saymakla bitmeyecek Firavunlar. Biz Müslümanların bunlara karşı yapacağı tek şey, iman ve ihlas içinde Allah için birlik beraberlik ile dayanışma kurmak. Fakat firavunlara yandaşlık yapan firavun yanlısı kendi halkını ülkesinden sürgün etti. O makamda oturarak çocukların denizde boğulup, bombalar altında ölmesini seyretmek liderlik sayılıyor. Allah Yar ve yardımcımız olsun. Bu zulmü yaşatanlara zulmünü yaşatsın, sularda boğsun.

Saygılar Hürmetler
SUZAN -- 24.09.2017 00:45
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Sayın Kiracı; Uzun zamandır gazetenizi takip edemiyordum. Bu hafta zamanımı gazetenizdeki kaçırdığım yazılarınıza ayırmak istedim. Gördüm ki yazmayanlar yazmamakta direniyor, yazanlardan Allah razı olsun kalemlerinin döndüğünce, gönül gözleri gördüğünce yazmaya devam ediyorlar.

Ne yazık ki dünyamızda kimse mutlu değil. Ölenler Hakka kavuşuyor. Yaşayanlar özünü, sözünü, ruhunu,kültürünü kaybediyor. Bu döngünün ne tarafından bakarsanız bakın yok etme, yok ettirme söz konusu.

Yozgat ın dışında yaşayan gurbetçiler her ne kadar uzun zamandır uzaklarda yaşamış olsalar da kan bağı, can ağı,toprak dağı, özlüyor sılayı, çekemiyorlar kulağı. Bu bakımdan sıla özlemi çekenler için zahmet buyurup olanı biteni yazmışsınız. Bir kaç gün önce Sayın Çapanoğlunun bir paylaşımına aynı özlemleri dile getiren bir yorum bırakmıştım. Yazdıklarımın sadece sizin yazınızla örtüşen kısmını tekrar eklemek istiyorum.

"İnsanların yaşam şekillerinin, yaşam alanındaki ortamın nasıl yapay bir hale getirildiğini, nasıl sunnileştirildiğini, ruhsuzlaştırdıklarını görmek insana ölümden daha acı geliyor. İnsan oğlu yaşadığını sanıyor oysa özünden, kültüründen, geçmişinden koptuğu an, bunları yok ettiği zaman kendi kendini yok ediyor. Nerede benim Yozgat'ı mın konakları? Nerede salkım söğütlü dereleri? Sıra söğüt deresindeki söğütler,bu adı taşıyan Sırasöğüt mahallesi nerede? Nerede bahar yağmurlarına boyun büken taş köprüler? Ökçeli ayakkabıların ökçesiyle ritm tutan hastahane caddesindeki taş kaldırımlar? Maalesef öldürüldüler... Onlarla beraber o memleketin geleceği de öldü. Soruyorlar her gidene cevap veremiyor. Belkide o mezarlıkta yaşamamak için bunca göç cevabını bilemiyor." Demiştim.

Galiba daha fazla şeyler kaybetmişiz. Yozgat'ın yerli halkını kaybetmesi, gençliğini kaybetmesi, en önemlisi yüzde bir orandaki yerli halkın bir birini kaybetmesi, bir birini kaybeden bu halkın öz değerlerini, gelenek göreneklerini, misafirperverliğini, sıcak kanlılığını, vefa duygusunu, kadirşinaslığını, koruyucu- gözetleyici oluşunu kaybetmesi. Hangi birine üzülelim ki. Biz gurbettekiler zannediyoruz ki sılamız bıraktığımız gibi duruyor. Oysa sıla gurbetten beter olmuş. Keşke Yozgat ın yerlisi köylüsüne sahip çıksaydı, değer verseydi, köylüsü huzura erseydi topraklarını ekip biçseydi. Yozgat ın yerlileri kendilerini hep farklı görüp, köyden gelenleri sürekli irdelediler. Köyden gelenlerin çocukları okuyunca soylu aile kompleksleri kendilerini dışarı sürükledi. Bu sefer büyük şehirli aile olma çabasına düştüler. Yükünü tutan, Yozgat ı sömüren evlatlarının geleceğini bahane edip göç yoluna düştü. Gitmek istemeyen, memleketim diye kahrına katlanın kuyusu kazıldı. Devlet dairelerinde dışarıdan gelen mevki makam sahibi oldu, Yozgat ın kendi halkı başka yerlerde yükselme çabasına yollara düştü.

Sayın kiracı, yazılacak, anlatılacak öyle çok şey var ki.Kimisi öldü, kimisi göçtü. Açtık mı kutuyu, anlatacağız kötüyü. En iyisi kalsın. Kimseye kalmadı bu devran. Ben ben diyerek ettiler viran.

Selam ve saygılarımla. SUZAN
.......................................
Suzan hanım;
Evet,Yozgata dair geçmişden bugüne yazılacak ve anlatılacak çok şey var.
Ben öyle tahmin ediyorum ki;sizin de Yozgata dair birbirinden güzel hatıralarınız,değerlendirmeleriniz ve yazacak çok şeyleriniz var.
Okurlarımızda bunun farkında..İnanın az değil çok sayıda okurumuz sizi de okumak istiyor.
Aslında Yozgata dair yazmanın ve konuşmanın artık bir faydası yok.
Yok ama Yozgata karşı sorumluluk duyan Yozgatlılık şuurundaki Yozgat sevdalısı insanların Yozgata dair gözlemlerini,bildiklerini,kayda değer anılarını Yozgat tarihine not düşmek adına önemli bir ödevinin bulunduğunu düşünüyorum.
Gelecekte Yozgatın yazgısını,geçmişini ve geleceğini irdeleyecek insanlara projeksiyon olabilmek için Yozgata dair tüm izlenimlerimizi yazmamız gerekmekte..
Yozgat insanına yıllarca yazılı basınla, 10 yıldanberi de internet gazetesiyle ticari amaç gütmeden ve karşılık beklemeden 43 yıldır hizmet veren bu gazetede Yozgatı gerçekten seven, Yozgat düşünürü, özverili ve değerli yazarlarımızın arasında sizi de görmek dileğimizi sevgili okurlarım adına tekrarlıyorum.
Bu konuyu görüşmek üzere..
Selam ve en iyi dileklerimle..
Osman Hakan KİRACI
0 555 969 79 80

SUZAN -- 10.09.2017 22:52
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Hakan bey Yozgatın bugünkü durumu bundan daha güzel anlatılamaz.Kaleminize ve yüreğinize sağlık.Okurlarınız olarak bz sizden arasıra değil,devamlı yazmanızı bekliyoruz.Saygılar.
Funda -- 31.08.2017 22:03
Köprüden önce son çıkış yolu
SAYIN O. HAKAN KİRACI BU KONULARI YILLARDIR DEFALARCA DİLE GETİRDİNİZ BİZLERDE SEVE SEVE BİRAZDA ÜZÜLEREK OKUYORUZ; AMA MAALESEF YETKİLİ MAKAMLARDAN BİR SES GELMİYOR. ÜLKEMİZİ ON BEŞ SENEDİR YÖNETEN İKTİDAR PARTİSİNİN İL VE İLÇE BAŞKANLARI VE YİNE İKTİDAR PARTİSİNİN İL VE İLÇE BELEDİYE BAŞKANLARI BU ŞEHRİN OYLARI İLE B.M.MECLİSİN DE TEMSİL HAKKINA SAHİP KİMSELER SÖZCÜ HEYETLER KOMİSYONLAR OLUŞTURUP BAŞBAKAN VEYA CUMHURBAŞKANINDAN YOZGAT' IN SORUNLARI İLE İLGİLİ GÖRÜŞME TALEP ETİLERDE GERİ Mİ ÇEVRİLDİLER KABUL MÜ EDİLMEDİLER? BİR SÖZ VARDIR AĞLAMAYAN ÇOCUĞA MEME VERMEZLER DERTLERİMİZİ SORUNLARIMIZI ANLATMA YOLLARINI MAALESEF BECEREMİYORUZ. RAHMETLİ ESKİ BELEDİYE BAŞKANI SALİM KORKMAZ GİBİ TUTTUĞUNU KOPARABİLEN KOPARANA KADAR DA PEŞİNİ BIRAKMAYAN BAŞKANLARA BU ŞEHRİN İHTİYACI VAR. HİZMET, DESTEK VE MADDİYATLA OLUR; BİZLERİ TEMSİL HAKKINA SAHİP OLAN KİMSELER GAYRET VE ÇABALARI YETERSİZ GELMEKTEDİR DEVLETTEN HİZMET BEKLİYORSAK, BU TEMSİLCİLERİMİZİN GAYRETLERİ İLE OLACAĞI KANISINDAYIM.SELAM VE SAYGILAR
ali-sahingoz@hotmail.com -- 3.02.2017 12:21:
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00