BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 18.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
273
Dün
:
4601
Toplam
:
13175172
Gündem Osman Hakan KİRACI
Önce bu dünyada, sonra da öbür dünyada
   Söylesem tesiri yok/ Sussam gönül razı değil/ Fuzuli       ohakankiraci@hotmail.com
Yozgat Belediye Başkanı sayın Yusuf Başer’in lakabını siz de biliyor olmalısınız.

“Cesur yürekli başkan”

Bazı okurlarım bu lakabı benim sayın Başer’le dalga geçmek amacıyla ürettiğimi zannediyorlarmış…

Oysa.. Ne alaka..

“Cesur yürekli başkan” lakabı –ki bilirsiniz yiğit lakabıyla anılır-onun veya onun onayı ile yandaşları tarafından icat edilmiş bir lakaptır.

Ki yine bu sıfat,sayın Yusuf Başer”in talimatları veya bilgisi tahtında Belediye itfaiye ekiplerinin saat kulesine astıkları bez pankartla cümle Yozgat’lıya ilan edilen cesurca hazırlanmış bir tanımlamadır.

Bu şehrin insanları, “Cesur yürekli başkan” ünvanını benim yazılarımdan değil, günlerce saat kulesinden sallandırılan koskoca bez pankarttan öğrenmişlerdi.

Ama sözün doğrusu, sayın Başer’in kendine yakıştırdığı veya yandaşlarının ona yakıştırdığı “cesur yürekli başkan”lakabını da icat edildiğinden bu yana yazılarımda sıkca ifade ettiğimden anlaşılacağı gibi, beğendiğimi ve sevdiğimi itiraf etmek isterim.

Çünki,ben doğru sözü severim.

Doğru tarifi,doğru adresleri ve doğru benzetmeleri de..

Yozgat Belediyesinde son 3,5 yılda gerçekleştirilen icraatlara baktığımızda onun ne kadar cesur bir Belediye başkanı olduğunu idrak etmemek mümkün değildir.

Lakabı ,icraatlarının özetidir.

***

Gelelim esas konumuza..

Değerli okurlarımın hatırlayacağı gibi,geçen bayram sayımızda bu köşede “Yine cesur yürekli başkana dair” başlıklı bir makalem yayınlanmıştı.

Tümünü bugün arka sayfada bir kere daha yayınladığım yazıda sayın Yusuf Başer, benim kendisi hakkında suç uydurduğumu, ayrıca hakaret ve iftira ettiğimi ileri sürerek beni Savcılığa şikayet etmişti.

Yani,o yanlış işlerin sahibi,o yanlış işleri yazana hayali iddialar, isnad edebilmişti.

Başkanın şikayet konularını hazırlık soruşturması aşamasında yasa gereği yorumlamadım.

Sadece kısa bir haber olarak kamuoyuna duyurmuştum.

Savcılığın tamamladığı takipsizlik kararında da belirlendiği gibi şikayet konusu yazıda ne hakaret, ne iftira, ne de suç uydurması vardı.

Bana göre, eleştiri bile yoktu.

O yazımda vurguladığım meselenin özeti, Yozgat Belediyesinin ve Başkanının son 3,5 yılda yaptığı kanunsuz,haksız ve yanlış icraatlarının DURUM TESBİTİNDEN ibaretti.

Belediyenin icraatlarının zihnimde kalan slaytlarını bir kez daha okurlarımın gözlerinin önüne sermiştim:

Belediye ile ilgili hem durum tesbiti ,hem de okurlarımıza sunduğum anlatımlı görüntüler , Başkan Başer’in Yozgat Belediyesini yasaların gerektirdiği gibi değil de babasının çiftliğini yönettiğini gösteriyordu.

İşte,bu gerçeği de vurgulamıştım. Açıkcası, Yozgat belediyesinin halkımızı bilgilenmesi gereken icraatlarını gerçekci bir üslupla kamuoyuna nakletmiştim.

***

Yozgat Cumhuriyet Savcılığının hazırlık soruşturması tamamlandığı için önce bu kentin bir sakini sonra da davalı bir gazeteci olarak beni beyhude yere savcılığa şikayet edip mahkemede yargılanacağım umuduyla “sanık” sandalyesine oturtmak isteyen davacı cesur yürekli Belediye başkanımız sayın Yusuf Başer’e sormam gerekiyor.

Siz,evet cesur yürekli başkan ( !)

Siz, önceden araştırmadan soruşturmadan , Belediye Meclisinden onay almadan ,planını,projesini hazırlamadan ” altına otopark veya kapalı çarşı yaptıracağım “diye Cumhuriyet meydanında durduk yerde hafriyat işi peydahlayarak gırtlağına kadar borçlu Belediyenin milyarlarını çar-çur edeceksiniz, yani alenen suç işleyeceksiniz…

Siz, henüz “sanık” sandalyesine oturmayacaksınız.

Ama, bu suçunuzu yazan gazeteciyi , “sanık” muamelesi görmesi için yargıya şikayet edeceksiniz.

Siz,Yozgat Belediyesinin kent içi temizlik işlerini, önceki Belediye Başkanının açıklamalarına göre, 1,5 trilyon lira daha pahalıya maledeceksiniz…

Önceki Belediye Başkanı sayın Ali Açıkgöz’ün yılda 100 milyar lira harcama ile gerçekleştirdiği park-bahçe düzenleme , çiçeklendirme ve ağaçlandırma işlerine yılda 1 trilyon lira harcayacaksınız.

Hükümetin bahçesine yine plansız, projesiz zabıta kulübesi yaptıracaksınız. Her ne sebeple ise ertesi gün yıktıracaksınız. Belediyenin kıt paralarını tasarruf kurallarına uymadan gelişi-güzel harcayacaksınız..

Zat-ı aliniz bu üç olaydan dolayı henüz sorgulanmayacak ..

Ama,sizin bu savurgan harcamalarınızı, keyfi kulübe yıkma ve Cumhuriyet meydanını altını üstüne getirme eylemlerinizi yazan gazetecinin” sanık” sandalyesinde sorgulanacağını zannedeceksiniz.

***

Siz,Bedeli yaklaşık 3 trilyon lira olan yağmur suyu toplama projesi ihalesinde katılımcıların zarfını açacaksınız ama teklif rakamlarını firmalardan gizleyeceksiniz. Yani Şeffaf ihale yapmayacaksınız. O gün, o ihalede teklif rakamlarını ve ihalenin kimde kaldığını açıklamayacaksınız? Ayrıca sizi eleştiren gazetelerin yaptığınız ihalelelere ilişkin bilgi ve belge taleplerini karşılamaktan ve sorularına cevap vermekten kaçınacaksınız.

Bu konuda da hiç değilse en azından Belediye Meclisinde dahi sorgulanmayacaksınız .

Ama o ihaleyi yazan bu satırların yazarına “Bana iftira ediyor” diye suç isnad edeceksiniz..

***

Siz, binlerce dikenli çam fidanlarının dikili bulunduğu orman arazisini kitabına uydurup yasa ve yönetmeliklere aykırı bir şekilde parselleyip satacaksınız. Burada ciddi anlamda bir ağaç katliamına neden olacaksınız. Aynı alanda 1 yıl arsa ihalesine girmemesi gereken yandaşınızın yine yasaya aykırı olarak ihaleye girip arsa edinmesine olanak sağlayacaksınız. Partililerinizin üç ay ruhsatsız inşaat yapmasına tolerans göstereceksiniz.

Biz, bunu yazacağız. Sorgulanacağız.

Siz, Sırçalı köşklerde oturup, “Benim hakkımda suç uyduran Osman Hakan’ı savcılığa verdim. Cezasını çekecek. Bundan sonra da aleyhimde artık yazamayacak “diye caka satacaksınız.

***

Yazacaklarım daha bitmedi. Bundan sonra da hiç bitmeyecek sayın Başer..

Siz ,Belediye seçimlerine girerken sevdiğiniz,güvendiğiniz ve en yakın dostunuz olduğu için Belediye Meclisi listesinin 1.sırasına koyduğunuz, seçimden sonra ilk aşamada Belediye Encümen üyeliğine getirdiğiniz Satılmış Erdoğan’ın Belediyenin ve 18.madde uygulamasının yetkilerini kullanarak yakınlarının üzerine geçirdiği vakıf arazisi olayı ile Abide işhahındaki talanı uzunca bir süre görmezlikten geleceksiniz.

Siz, tüyü bitmedik yetimin hakkını koruyamadığınız halde kusurlu,kabahatli ,sorumlu ve hatta vebal altında olmayacaksınız.

Ama sizin Vakıf malını ve Belediye mülklerini koruyamadığınızı,hatta tüyü bitmedik yetimin hakkını gaspedenleri aylarca kolladığınızı, Kaynağı vatandaşın vergisi olan Belediye gelirlerini nasıl israf ederek sorumsuzca kullandığınızı yazan gazetecileri hayali “suç “ üretmekle itham edeceksiniz.

Siz, dilediğinizin evinin önünü asfaltlattıracaksınız, sevmediğiniz insanların caddesine parke yol bile yaptırmayacaksınız. Dilediğinizin inşaatına istediği kadar kat vereceksiniz,sizden olmayanların taleplerini reddedeceksiniz.Vatandaşlar arasında haksızlık ve ayırımcılık yapacaksınız.

Sonra da kendinizi haklı,sizi eleştirenleri haksız,kendinizi masum,yanlışlarınızı yazanları suçlu ilan edeceksiniz.

Yok,öyle yağma..

Geçmişi bir hatırlayın.

Yozgat Belediye eski Başkanı Erdemir’in yanlış icraatlarını da bu gazete yazmıştı.

Ve bugün Yozgat’ta “ Mehmet Erdemir “diye biri yok.

Geride Yozgat Belediyesine ait bizim yazdığımız ‘doğrular” ve “Erdemir” hakkında Adliyeye yansıyan dava dosyaları kaldı.

Yarın ise yine bizim yazdığımız “doğrular” geride kalacak..

Ve tabii siz de.. Siz de İçişleri bakanlığının soruşturma izni nedeniyle en kısa zamanda yargıda hesap vereceksiniz “sanık” sandalyesinde..

Biz, doğruları yazmaya devam edeceğiz. Biz, bize yakıştığı gibi sadece gerçekleri yazarak işimizi yapmaya devam edeceğiz.

Siz evet siz de yaptığınız yanlışlıkların,haksızlıkların ve yolsuzluklarının hesabını vereceksiniz.

Tabii, önce bu dünyada.. Sonra da öbür dünyada.

***

Değerli okurlarımın mübarek bayramını gönülden kutluyorum.


Tarih : 19.12.2007

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
11- EYLÜLÜN YILDÖNÜMÜNDE İRMA KASIRGASI
Bilmiyor k; yeryüzü her canlıya yetecek şekilde yaratıldı. Bilmiyorlar ki; her canlının rızkını, onu Yaradan verir. Bilmiyorlar ki; kimse kimsenin rızkını yiyemez. Bilmiyorlar ki; kimse bu dünyada ebedi yaşamayacak ve ölümü tadacak...
Aslında bunların bir kısmını biliyorlar fakat inanamıyorlar. Müslüman olma şerefine erişemedikleri için Müslümanların kanını akıtıp, canını alıp şerefsizliklerini yüceltmeye çalışıyorlar. Bu firavun takımı dünya aleminin tanrısı olma,kırarak kırdırarak kendi cennetini kendine kurma derdinde. Farkındalar da bunun, başka cennet onlar için yok!

Hani (Onların inancına göre)inanıyorlar ya; "İsa'nın babası Allah, Anaları Meryem". Bunlar isa'yla Meryem'in çocukları. Meryem den önceki insanların babası kim se? ( Tövbe, Tövbe)
Hey şaşkınlar neden babanızın evlatlarını katlediyorsunuz. İsa'yı yaradan yaratmadı mı bunca insanı!.Babanız size bunun hesabını sormayacak mı?
Sizin Babanızı tanımam ama biz Müslümanların, Yoktan Var eden, ol deyip İsa yı Musa'yı var eden tek Yaratıcı Yüce Rabbim size soracak. Bakın ne diyor Yüce Allah ın Ayetleri.

"İnsanlardan kimi de Allah'tan başka şeyleri O'na eş tutuyorlar da onları, Allah'ı sever gibi seviyorlar. Oysa iman edenlerin Allah sevgisi daha kuvvetlidir. O zulmedenler, azabı görecekleri zaman bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının gerçekten çok şiddetli bulunduğunu keşke anlasalardı."

Tıpkı Firavun'un izinden gidenlerle onlardan öncekilerin gidişi gibi, Rabblerinin âyetlerini yalanladılar. Biz de onları günahları yüzünden helâk ettik. Firavun ile arkasından gidenleri suda boğduk. Hepsi de zalim idiler.

O günün firavunu bu günün Amerika'sı, Rusya'sı, Çin'i,İsraili... Bunlar saymakla bitmeyecek Firavunlar. Biz Müslümanların bunlara karşı yapacağı tek şey, iman ve ihlas içinde Allah için birlik beraberlik ile dayanışma kurmak. Fakat firavunlara yandaşlık yapan firavun yanlısı kendi halkını ülkesinden sürgün etti. O makamda oturarak çocukların denizde boğulup, bombalar altında ölmesini seyretmek liderlik sayılıyor. Allah Yar ve yardımcımız olsun. Bu zulmü yaşatanlara zulmünü yaşatsın, sularda boğsun.

Saygılar Hürmetler
SUZAN -- 24.09.2017 00:45
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Sayın Kiracı; Uzun zamandır gazetenizi takip edemiyordum. Bu hafta zamanımı gazetenizdeki kaçırdığım yazılarınıza ayırmak istedim. Gördüm ki yazmayanlar yazmamakta direniyor, yazanlardan Allah razı olsun kalemlerinin döndüğünce, gönül gözleri gördüğünce yazmaya devam ediyorlar.

Ne yazık ki dünyamızda kimse mutlu değil. Ölenler Hakka kavuşuyor. Yaşayanlar özünü, sözünü, ruhunu,kültürünü kaybediyor. Bu döngünün ne tarafından bakarsanız bakın yok etme, yok ettirme söz konusu.

Yozgat ın dışında yaşayan gurbetçiler her ne kadar uzun zamandır uzaklarda yaşamış olsalar da kan bağı, can ağı,toprak dağı, özlüyor sılayı, çekemiyorlar kulağı. Bu bakımdan sıla özlemi çekenler için zahmet buyurup olanı biteni yazmışsınız. Bir kaç gün önce Sayın Çapanoğlunun bir paylaşımına aynı özlemleri dile getiren bir yorum bırakmıştım. Yazdıklarımın sadece sizin yazınızla örtüşen kısmını tekrar eklemek istiyorum.

"İnsanların yaşam şekillerinin, yaşam alanındaki ortamın nasıl yapay bir hale getirildiğini, nasıl sunnileştirildiğini, ruhsuzlaştırdıklarını görmek insana ölümden daha acı geliyor. İnsan oğlu yaşadığını sanıyor oysa özünden, kültüründen, geçmişinden koptuğu an, bunları yok ettiği zaman kendi kendini yok ediyor. Nerede benim Yozgat'ı mın konakları? Nerede salkım söğütlü dereleri? Sıra söğüt deresindeki söğütler,bu adı taşıyan Sırasöğüt mahallesi nerede? Nerede bahar yağmurlarına boyun büken taş köprüler? Ökçeli ayakkabıların ökçesiyle ritm tutan hastahane caddesindeki taş kaldırımlar? Maalesef öldürüldüler... Onlarla beraber o memleketin geleceği de öldü. Soruyorlar her gidene cevap veremiyor. Belkide o mezarlıkta yaşamamak için bunca göç cevabını bilemiyor." Demiştim.

Galiba daha fazla şeyler kaybetmişiz. Yozgat'ın yerli halkını kaybetmesi, gençliğini kaybetmesi, en önemlisi yüzde bir orandaki yerli halkın bir birini kaybetmesi, bir birini kaybeden bu halkın öz değerlerini, gelenek göreneklerini, misafirperverliğini, sıcak kanlılığını, vefa duygusunu, kadirşinaslığını, koruyucu- gözetleyici oluşunu kaybetmesi. Hangi birine üzülelim ki. Biz gurbettekiler zannediyoruz ki sılamız bıraktığımız gibi duruyor. Oysa sıla gurbetten beter olmuş. Keşke Yozgat ın yerlisi köylüsüne sahip çıksaydı, değer verseydi, köylüsü huzura erseydi topraklarını ekip biçseydi. Yozgat ın yerlileri kendilerini hep farklı görüp, köyden gelenleri sürekli irdelediler. Köyden gelenlerin çocukları okuyunca soylu aile kompleksleri kendilerini dışarı sürükledi. Bu sefer büyük şehirli aile olma çabasına düştüler. Yükünü tutan, Yozgat ı sömüren evlatlarının geleceğini bahane edip göç yoluna düştü. Gitmek istemeyen, memleketim diye kahrına katlanın kuyusu kazıldı. Devlet dairelerinde dışarıdan gelen mevki makam sahibi oldu, Yozgat ın kendi halkı başka yerlerde yükselme çabasına yollara düştü.

Sayın kiracı, yazılacak, anlatılacak öyle çok şey var ki.Kimisi öldü, kimisi göçtü. Açtık mı kutuyu, anlatacağız kötüyü. En iyisi kalsın. Kimseye kalmadı bu devran. Ben ben diyerek ettiler viran.

Selam ve saygılarımla. SUZAN
.......................................
Suzan hanım;
Evet,Yozgata dair geçmişden bugüne yazılacak ve anlatılacak çok şey var.
Ben öyle tahmin ediyorum ki;sizin de Yozgata dair birbirinden güzel hatıralarınız,değerlendirmeleriniz ve yazacak çok şeyleriniz var.
Okurlarımızda bunun farkında..İnanın az değil çok sayıda okurumuz sizi de okumak istiyor.
Aslında Yozgata dair yazmanın ve konuşmanın artık bir faydası yok.
Yok ama Yozgata karşı sorumluluk duyan Yozgatlılık şuurundaki Yozgat sevdalısı insanların Yozgata dair gözlemlerini,bildiklerini,kayda değer anılarını Yozgat tarihine not düşmek adına önemli bir ödevinin bulunduğunu düşünüyorum.
Gelecekte Yozgatın yazgısını,geçmişini ve geleceğini irdeleyecek insanlara projeksiyon olabilmek için Yozgata dair tüm izlenimlerimizi yazmamız gerekmekte..
Yozgat insanına yıllarca yazılı basınla, 10 yıldanberi de internet gazetesiyle ticari amaç gütmeden ve karşılık beklemeden 43 yıldır hizmet veren bu gazetede Yozgatı gerçekten seven, Yozgat düşünürü, özverili ve değerli yazarlarımızın arasında sizi de görmek dileğimizi sevgili okurlarım adına tekrarlıyorum.
Bu konuyu görüşmek üzere..
Selam ve en iyi dileklerimle..
Osman Hakan KİRACI
0 555 969 79 80

SUZAN -- 10.09.2017 22:52
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Hakan bey Yozgatın bugünkü durumu bundan daha güzel anlatılamaz.Kaleminize ve yüreğinize sağlık.Okurlarınız olarak bz sizden arasıra değil,devamlı yazmanızı bekliyoruz.Saygılar.
Funda -- 31.08.2017 22:03
Köprüden önce son çıkış yolu
SAYIN O. HAKAN KİRACI BU KONULARI YILLARDIR DEFALARCA DİLE GETİRDİNİZ BİZLERDE SEVE SEVE BİRAZDA ÜZÜLEREK OKUYORUZ; AMA MAALESEF YETKİLİ MAKAMLARDAN BİR SES GELMİYOR. ÜLKEMİZİ ON BEŞ SENEDİR YÖNETEN İKTİDAR PARTİSİNİN İL VE İLÇE BAŞKANLARI VE YİNE İKTİDAR PARTİSİNİN İL VE İLÇE BELEDİYE BAŞKANLARI BU ŞEHRİN OYLARI İLE B.M.MECLİSİN DE TEMSİL HAKKINA SAHİP KİMSELER SÖZCÜ HEYETLER KOMİSYONLAR OLUŞTURUP BAŞBAKAN VEYA CUMHURBAŞKANINDAN YOZGAT' IN SORUNLARI İLE İLGİLİ GÖRÜŞME TALEP ETİLERDE GERİ Mİ ÇEVRİLDİLER KABUL MÜ EDİLMEDİLER? BİR SÖZ VARDIR AĞLAMAYAN ÇOCUĞA MEME VERMEZLER DERTLERİMİZİ SORUNLARIMIZI ANLATMA YOLLARINI MAALESEF BECEREMİYORUZ. RAHMETLİ ESKİ BELEDİYE BAŞKANI SALİM KORKMAZ GİBİ TUTTUĞUNU KOPARABİLEN KOPARANA KADAR DA PEŞİNİ BIRAKMAYAN BAŞKANLARA BU ŞEHRİN İHTİYACI VAR. HİZMET, DESTEK VE MADDİYATLA OLUR; BİZLERİ TEMSİL HAKKINA SAHİP OLAN KİMSELER GAYRET VE ÇABALARI YETERSİZ GELMEKTEDİR DEVLETTEN HİZMET BEKLİYORSAK, BU TEMSİLCİLERİMİZİN GAYRETLERİ İLE OLACAĞI KANISINDAYIM.SELAM VE SAYGILAR
ali-sahingoz@hotmail.com -- 3.02.2017 12:21:
Köprüden önce son çıkış yolu
Sayın Osman Hakan KİRACI bey kardeşim,
Senelerdir bu gazetede yazılarınızı,görüş ve önerilerinizi büyük bir dikkatle ve zevkle tokip etmekteyim.Yozgat için gayretleriniz,düşünceleriniz takdire şayandır.Kuşkusuz görüş ve öneriler çok önemlidir ama ondan da önemli olan bu görüş ve önerilerin yetkililerce dikkate alınmasıdır sanırım.
Anadolu nun sahipsiz görünen bu mazisi kahramanlıklarla dolu,insanları vatan,millet,bayrak ve Cumhuriyet sevdalısı bu diyarın kaderi midir geri bırakılması? Bu vatan savunmasında tarihte olduğu gibi özellikle son otuz iki yıl pkk denilen zalim,kalleş,insanlıktan nasibini almamış terör örgütene karşı verilen amansız mücadelede hep Yozgat lı daima en önde olmuş ve sayısız şehitler vermiştir.(Diğer illerde ki şehitlerimize saygımız sonzuzdur)
Vergisini zamanında veren,vatanına,milletine,Bayrağına daima sahip çıkan,Devleti ile hiçbir zaman sorunlu olmayan Yozgat insanımızın nasibine işsizlik,fukaralık,geri bıraktırılmış lık düşmemeli!Ne oldu da son yıllarda bütün doğumlara rağmen Yozgat ımızın nüfusu 240.000 geriledi.Bu tarihin akışına aykırıdır.
Senelerdir bizler hamasi nutuklarla avutulduk,hep sırtımız sıvazlandı ama yatırıma,eğitime,güvenliğe,istihtama gelince hiç akallara gelmedik.Aklın yolu birdir.Nüfus ve beyin göçünün önlenmesi için eğitim ve istihdam başta gelen koşuldur.Siyasilerin bizi sevdiğini söylüyorsunuz seven sevdiğini belli etmelidir.yiğidim,aslanım gibi sözlerle nutuklarla Yozgat lı sevilmemeli.Yozgat lı iş,evine götürecek ekmek-aş,kaliteli eğitim,ve sağlık hizmetleri istiyor.(Yozgat Hastanesi ayrı bi konu ve dert dışı sizi içi bizi yakıyor)
Öncelikle bu yörede hangi fabrikalar kurulabilir,turizme canlılık getirecek yörelerin tespiti,eğitim ve sağlık hizmetlerinin kaliteli ve adil bir şekilde değişik ilçe ve beldelere yayılması gibi konular ele alınmalı.Tarım arazilerinin sulanabilirliği dikkate alındığında salça,cips,un,şeker,bira-şaraf gibi fabrikalar acilen hizmete sunulmalı.Barajlarımızın olduğu yerlerde su ürünleri kooperatifleri kurulmalı,dentlenmeli moder şekilde balıkçılık geliştirilmeli.Bu baraj çevreleri turizm bölgeleri olarak ilan edilmeli insanların yiyip içmeleri,gezip dinlenmeleri için sosyal tesisler kurulmalı.Gençlerimizin gelişmesi için spor alanları acilen modern bir şekilde faaliyete geçirilmeli.Üniversiteye bağlı vakülte ve yüksek okulların sayısı artırılarak değişik ilçe ve beldelerde hizmet vermeleri sağlanmalı.Yozgat ta kazananların Yozgat tan kaçmamaları için teşvikler verilmeli,yeni yeni yatırım yapmaları için özendirilmelidir.Belediyeler bu güzelim beldemizi çevre düzenlemesi veb.gibi hizmetleri ile yaşanabilir bil il haline getirmeleri gerekir.Yöneticilerimizin Halktan kopuk olmamaları,sadece seçimden seçime hamasi nutuklarla bizleri avutmalarına son verip içimizden biri gibi olmalıdırlar.Kısır çekişmeler değil somut hizmetlerde,SEVGİDE,BARIŞTA,KARDEŞLİKTE Ortak değerlerde buluşmak dileği ile tüm YOZGAT ve İNSAN sevdalılarına selam olsun.
Ahmet -- 16.01.2017 11:13
Yozgat’ta göç ön-le-ne-mez
sayın osman hakan kıracı bey efendi hiç kendinizi yormayın Yozgat tercihini çoktan yapmış bulunuyor.Bunca yıldır yazıp
çiziyorsunuz pek bir şey değişmiyor çünkü okuma alışkanlığı ve analiz yeteneğimizi kaybettik yalnızca duyduklarımıza veye bize anlatılanlara ınanır olduk onun için çag atlayan yozgatta göçün olması normal pek şaşırmamak gerekir.
hasan baycan -- 26.09.2016 17:22
YENİ VALİ’NİN KAYDA DEĞER SÖZLERİ
Tüm hemşehrilerime Günaydın demek istiyorum.
Ama hakikaten artık Yozgata ve Yozgatlıya bundan böyle aydınlık günler olmalı.Askeri Birliklerden Mamak'ta olanını Çankırıya sevk edecekler. Bu gerçekten Yozgat için büyük bir kayıp, Diğer birlikleri (Topçu Alayı Polatlı,Zırhlı Birlikler Etimesgut) İNŞAALLAH kaybetmeyiz.
Bu konunun önemini hala kavrayamayan değerli Yozgatlılar,
biraraya gelerek, Başta Valimiz,Bld.Başkanımız olmak üzere,Yozgat yerelindeki gazeteler ve STK'lar aracılığıyla askeri birlik isteği talebimizi Ankara'ya duyuracak şekilde haykırmalıyız.Sayın BOZDAĞ sizinde bu konuda desteğiniz YOZGAT için çok önemli.15 Temmuz 2016 TBMM'de biz sizin gerçek yüzünüzü gördük Meclisin o gece en delikanlı en yiğit ferdi sizdiniz.memleket sevdanızın meşalesini artık Yozgattanda yakmak zamanı geldi.

Osman Hakan KİRACI ağabeyimiz, lütfen lobi oluşturalım. TREN KAÇIYOR.
süleyman erdem -- 22.08.2016 09:27
YENİ VALİ’NİN KAYDA DEĞER SÖZLERİ
Öncelikle 15 Temmuz gecesi yaşadıklarımızdan dolayı siyasi görüşü,hayata bakış açısı farklı tüm kardeşlerimizin demokrasi ve vatan sözkonusu olursa,duruşlarının ne olduğunu tüm dünyaya nasıl ispatladıklarını övünçle ve gururla gördük.NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE diyorum.Bu ülkede hala 19.YY kafasında yaşayan ve yaşatmaya çalışan çağdaşlıktan uzak beyinler maalesefki bulunmaktadırlar.Bu insanlara ancak "ALLAH Islah etsin" temennisinde bulunabiliyorum.Bu vatan Türkiye'de yaşayan kendini TÜRK gibi hisseden herkesindir.
Vatanımız Hiçbir zümrenin,hiçbir çoğunluğun,hiçbir rengin,hiçbir meslek grubunun,hiçbir dünya görüşünün olmamalıdır ve elbettede olmayacaktır.
Yozgat konusuna gelince, aslında bir fırsat doğdu diye düşünüyorum.Hükümetimizin vermiş olduğu kararlar neticesinde taşınması öngörülen askeri birliklerden en az bir tanesi Yozgat'a sevk edilerek,Yozgatta faaliyetine devam ettirilebilir.Bu konuda önce Sayın Bozdağ ve milletvekillerimiz sonra valimiz bld.başkanımız ve STK'lar lobi yapmalıdırlar.Gün birleşme,kenetlenme günü'dür.Unutmayalımki dünya coğrafyasında başka Yozgat'da yoktur.Başka TÜRKİYE'de bulunmamaktadır.Saygılarımla
süleyman erdem -- 10.08.2016 10:30
Yozgat’ta göçü önleyecek sürpriz fırsat
yazılması gereken herşeyi gayet güzel yazmışsınız.dana faza söze hacet yok.Yozgatta göçü önlemenin yolu bu.iktidarın bakanı ve temsilcileri gereğini yaparsa yozgat göç derdinden kurtulur.yoksa yozgatın yokoluşunu hep beraber seydereceğiz..
Kamil -- 07.08.2016 13:45
CUMHURBAŞKANININ ‘YOZGAT’ ZİYARETİ
sayın yorumcular sizlerin yorumlarını okuyunca Yozgat,ta işsizlik var, yoksulluk var, göç var. bunların olmadığı bir yerde mutsuzluk aramanın kime ne faydası var onun için enseyi karartmaya gerek yok insanlar ve ülkeler layık olduğu gibi yaşamalıdırlar. nitekim bu olums

uzluklara tepki vermiyorsa insanlar bu durumdan memnun olduğu içindir.
hasan baycan -- 23.06.2016 16:16
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00