BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 20.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
195
Dün
:
4601
Toplam
:
13178009
Gündem Osman Hakan KİRACI
AKP, YOZGAT’TA KAN KAYBEDİYOR
   Söylesem tesiri yok/ Sussam gönül razı değil/ Fuzuli       ohakankiraci@hotmail.com
Bir sabah uyanıyorsunuz.

Bakıyorsunuz ki,Hükümet konağı bahçesinde bir gecekondu inşaatı.

“Nedir bu ?”diye soruyorsunuz.

“Belediye Zabıta bürosu”diyorlar.

Ertesi gün bir de bakıyorsunuz ki, zabıta kulübesinin yerinde yeller esiyor.

Belediye, Başkanın talimatıyla plansız ve projesiz olarak bir gecede yaptığı zabıta bürosunu her nedense yıktırıyor.

Gazetemizin 1.sayfasından soruyoruz:

“Niye yaptınız,niye yıktınız?”

Kimseden tık yok.

¨ ¨ ¨
AKP iktidarı E-88’den geçen şehir içi trafiğini rahatlatmak için 6 trilyon Tl.harcayarak köprülü kavşak projesini 6 ay gibi kısa zamanda tamamlama başarısını gösteriyor.

Ancak, söz konusu proje, apar-topar ve alel-acele hazırlandığı için tamamlandığında koca kenti tam ortadan ikiye bölecek, şehrin kuzeyini güneyinden koparacak şekilde ortaya çıkıyor.

Ve üstelik,ne hazindir ki büyük bir gaflet sonucunda projede yaya geçitleri unutuluyor.

Belediye Başkanı veya il’in Valisi ya da teknik bir sorumlusu, köprülü kavşak inşaatı devam ederken“Yahu,bu şehrin insanları güvenlik içinde karşıdan karşıya nasıl geçecekler,Hani projenin yaya geçitleri ?”demiyorlar.

Köprülü kavşak inşaatı bitirildikten sonra yaya alt geçitlerinin yapımının unutulduğu anlaşılıyor.

Ama böylesine affedilmez bir unutkanlık,3-5 can’a ve 630 milyar liraya ulaşan yeni bir harcamaya neden oluyor.

Alt geçitlerin projeleri hazırlanıyor.

Her biri 4 metre yüksekliğinde 3x5 metre genişliğinde merdivenli bir şekilde ihaleye çıkarılıyor.Ama konuyla ilgili bazı mühendislerin ifadelerine göre, alt geçit projelerinin ölçüleri her ne hikmetse ihale sonrasında Karayolları Bölge müdürlüğünce 4x4 kutu menfez biçiminde değiştiriliyor.Bu nedenle alt yaya geçitlerinin dar,basık ve tünel gibi yapıldığı bildiriliyor.

**
Belediye Başkanı sayın Yusuf Başer,kentin tek bulvarı olan Adnan Menderes Bulvarından sonra lise caddesine de el atıyor.Eski başkan Erdemir tarafından yaptırılan ancak halkın beğenmediği ve benimsemediği lise caddesini haklı olarak yeniden düzenlemek istiyor.

Ama nasıl yapıyor bu işi ?

Ciddi bir hazırlık yapılmaksızın,plansız , projesiz ve günü birlik yönlendirme ve tasarımlarla işi başlatıyor.Birileri Başkana Lise caddesinin PTT önünden geçen bölümünün kotunu düşürmesini öğütlüyor..Başer,bu öneriye balıklama dalıyor.Dalıyor ama lise caddesinin kotunu düşürdüğü takdirde lise caddesiyle bağlantılı diğer yolların kotunu da düşürmenin getireceği maliyetini hesaplayamıyor.Ama 2 caddeyi kot nedeniyle yeniden düzenlemekle yetinmeyi yeğliyor. Erdemir’in 16 yılda yükselttiği bütün caddelerin kotlarını Belediyenin mali gücünün düşürmeye yetmeyeceğini sonradan anlayabiliyor.

Ve imkansızlık yüzünden lise caddesinin yaya kaldırım parkelerini değiştiremiyor,eklenti yapmak durumunda kalıyor.Ve lise caddesinde yamalıklı kaldırmalar ortaya çıkıyor.

**
Lise caddesi inşaatı sürerken Yozgat’ta yine bir sabah uyandığınızda adını Cumhuriyetten alan kentin tek meydanının Beyrut sokakları gibi yerle bir edildiğini görüyorsunuz..

Başkan, Belediye Meclisine bilgi vermeden ve danışmadan alanın altına kapalı otopark veya çarşı yapılacağını açıklıyor.

Cumhuriyet alanı ile ilgili icraatlarına da alışık olduğu üzere plansız ve projesiz başlıyor.

Sonra Yozgat piyasasının mimar ve inşaat mühendislerini toplayıp “Alanın altına park mı,yoksa çarşı mı yapalım?”diye soruyor.

“Her ikisi de olmaz”cevabını alınca Cumhuriyet alanı üzerinde yeni bir projeye yöneliyor.

Uzmanlara danışmadan önce alanın altında’ kapalı park veya çarşı oluşturma sevdası ‘ yüzünden meydanda dünyanın hafriyatını yaptırarak Belediyeyi milyarlarca lira zarara sokuyor.

ÇEDAŞ’a aylık borcunun taksidini ödeyemeyen,parasızlık yüzünden acuzelerin aylıklarını kesmek zorunda kalan Belediye, kent merkezinde bozduğu kot dengesini yeniden düzeltebilmek için trilyonluk yeni borç faturalarını imzalıyor.

**
Yozgat Belediye Başkanı sayın Yusuf Başer’in kentimize bir şeyler katma adına iyi niyetle ve hizmet heyecanıyla başlattığı ama sonuçta ya yanlış ya noksan,ya da estetik olmayan ve de borçlu Belediyeye ağır maliyetlere yol açan icraatlarının ardı arkası kesilmiyor.

Başlatılan bir işi dört başı tamamlayamadan bir diğerine geçerek geçici de olsa şehrin organizmalarını bozuyor.

Yozgat Merkez Belediyesi, şehirde ortaya koyduğu fiziki çalışmalar kadar,Belediye bünyesinde sergilediği disiplinsiz,haksız,usulsüz ve çoğu kez ayırımcı icraatlarıyla da kamuoyunun dikkatini çekiyor..

**
AKP’nin Yozgat’ta “Ali-Dibo” türünden işlerinin kokuları, son kez ilçe ve kasabalardan geliyor.Geçen hafta Çayıralan Belediyesinde tam bir “Ali-Dibo”vak’ası ‘patlak veriyor

AKP’li Çayıralan Belediye Başkanı Yusuf Coşan, bir firmaya sahte iş bitirme belgesi verecek kadar yolsuz işlerini ileriye götürebiliyor.Başkanın himayesindeki firma ise bölgenin inşaat işlerini yürütüyor.

Bazı Başkanların makam otomobili saltanatları,Ankara maceraları,Belediyeyi kendi kurumları gibi yönetim tarzları,vatandaşları AKP’den uzaklaştırıyor.

**

Ya AKP’nin temsilcileri.

Yozgat milletvekilleri Ankarada ne yapıyorlar ?

Vatandaşlar onların çalışmalarını nasıl değerlendiriyor?

Yozgat’ın Ankaradaki temsilcilerini seçmenlere sorduğunuzda partili –partisiz hemen hemen herkes ortak görüş olarak şu değerlendirmede bulunuyorlar ve bakın ne diyorlar :

“Bunların hepsi bir Lütfullah Kayalar etmez.”

Hele AKP’nin bir milletvekili var ki (!)…

İlyas Arslan adlı AKP’nin en ‘eke’ ve uyanık milletvekilinden bahsediyorum.

Üniversite kurulmazdan önce yolsuzlukla suçladığı hayırsever işadamı Erdoğan Akdağ’ın adına şiddetle karşı çıktığı için Yozgat’ı 3 fakülte binasından ve bu öğretim döneminde 3 yeni fakültenin öğrenime açılmasından mahrum bırakan ,Üniversite kurulduktan hemen sonra da aynı Erdoğan Akdağ’ı TBMM Başkanlığına yaptığı yazılı önerge ile TBMM üstün hizmet ödülüne layık gören İlyas Arslan’dan…

Böylesine akıl almaz çelişkili davranışlarıyla temsil ettiği insanları “aptal”yurduna koyan İlyas Arslan, artık son zamanlarda bu türden ilkesizlikleriyle seçmenlerinin kimyasını bozuyor.

**
Gelelim AKP iktidarının A’den Z’ye ve tepeden tırnağa değiştirdiği Yozgat bürokrasisine…

Yazım uzadığı için bu konuda daha düne kadar Yozgat bürokrasinin en tepesinde bulunan ve büyük bir kente de vali olarak atanan sayın Gökhan Sözer’in sadece “Cumhuriyet ilkokulunun Rektörlüğe devri “olayı ile ilgili son icraatına değinmekle yetineceğim.

Bundan 2-3 yıl önce dönemin Milli Eğitim Müdürü, Cumhuriyet İlkokulunun arka bahçesine 24 derslikli bir ilköğretim binasının inşasını planlamış,Bakanlıktan onay almıştı.Okulun ödeneği de Yozgata aktarılmıştı.

Ama Yozgat valisi Valisi Gökhan Sözer,her nedense 2.cumhuriyet ilkokulunu veto etmişti.

Hepinizin bildiği gibi bundan 9 ay önce de Yozgat Bozok Üniversitenin kuruluşu kesinleşmişti.

Kent merkezinde Rektörlüğe bir binanın tahsisi gerekiyordu.

Rektörlüğe en uygun bina olarak gözüken Yimpaş Holdingin ek binasıyla ilgili pazarlıklar yapılmış , ancak sonrasında bu binanın alımından vazgeçilmişti.

Oysa sayın Vali Rektörlüğe illa da 60 yıllık Cumhuriyet ilkokulu binasını öngörüyordu

Cumhuriyet ilkokulunda okumakta olan Yozgatlı minik yavruların nasıl mağdur olacakları hiç düşünülmüyordu.

Ve neticede Rektörlükle varılan anlaşma sonunda buradaki öğrenciler Gazipaşa’nın kalorifer kazan dairesinden bozma sağlıksız sınıflara nakledildi..

21.yüzyılda Yozgat’ın körpe çocukları ,9 ayda Üniversite rektörlüğüne uygun bir binayı bulamayan ve Cumhuriyet ilkokulunu Rektörlüğe devri konusunda inadından vazgeçmeyen il’in Valisi tarafından izbe odalarda kötü koşullarda öğrenime mecbur bırakılmıştı.

.

Yüzlerce öğrencinin,velinin,halkın,öğretim görevlilerin konuya ilişkin feryatları ve talepleri ,koca vilayet merkezinde Rektörlüğe tahsis edilecek başka bir bina bulunamadığı gerekçesiyle il’in valisi tarafından reddediliyordu.

**
Yozgat’ta gerek yerel yönetimlerin ve gerekse bürokrasinin AKP iktidarını halkın gözünden düşüren olumsuz icraatları karşısında parti teşkilatları ne yapıyor biliyormusunuz ?

Bunun yanıtını da açıksözlü AKP’li bir teşkilat mensubu bakın nasıl veriyor:

“Teşkilattaki arkadaşlarımız başlangıçta Yozgat’ın meseleleriyle ilgileniyordu.Ama şimdilerde arkadaşlarımızın bir kısmı particiliği kişisel işlerinde kullanmayı tercih ediyorlar.Belediye ,tüyü bitmemiş yetimin paralarını çar-çur etmiş,Yozgatlı’nın körpe yavruları perişan olmuş,kimsenin umurunda değil.Seçime kadar iktidarın imkanlarından faydalanmak arkadaşlarımızın öncelikli meselesi. Haline geldi.”

**

Evet,AKP 3 Kasım ve 28 Mart seçimlerden en yüksek oy kazandığı 7 numaralı kalesi olan Yozgat’ta oy kaybediyor.

Merkez Belediyesinin son zamanlarda sergilediği plansız ,proğramsız ,hazırlıksız, projesiz, hesapsız,kitapsız ve “Kemal Sunal”klasiklerine senaryo olacak traji-komik icraatları…

Milletvekillerinin 4 yıllık sürede halkın üzerinde bıraktığı olumsuz izlenimleri..

AKP yerel yöneticilerin partizan mülahazalarla vatandaşlar ve kurumlar arasında uyguladıkları ayırımcılık..

Çayıralan’da su yüzüne çıkan ,diğer bazı ilçe ve kasabalarda dillerde dolaşan “Ali-Dibo”vak’aları..

Cumhuriyet ilkokulunun devri olayında görüldüğü gibi,despot yaklaşımlarla Yozgatlının taleplerinin kaale ve ciddiye alınmaması..

Ve benzeri pek çok nedenlerden dolayı AKP Yozgatta hızla oy kaybediyor.

Dahası AKP oy kaybetmekle kalmıyor.İl düzeyindeki 105 bin oyu 3 Kasımda 30 bine düşen MHP’nin ekmeğine yağ sürüyor.

AKP kaybettikce de MHP güçleniyor.

**

Ben,Yazımın başından buraya kadar verdiğim somut orneklere ve vatandaşların söylemlerine dayanarak AKP’nin hızla oy kaybettiğini anlatmaya çalışıyorum.

AKP’lilere göre,abartılı ve yanlış mı düşünüyorum.?

O halde AKP Yozgat’ta hemen bir kamuoyu araştırması yaptırsın.

Göreceklerki; AKP kan kaybetmekte…


Tarih : 03.10.2006

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
11- EYLÜLÜN YILDÖNÜMÜNDE İRMA KASIRGASI
Bilmiyor k; yeryüzü her canlıya yetecek şekilde yaratıldı. Bilmiyorlar ki; her canlının rızkını, onu Yaradan verir. Bilmiyorlar ki; kimse kimsenin rızkını yiyemez. Bilmiyorlar ki; kimse bu dünyada ebedi yaşamayacak ve ölümü tadacak...
Aslında bunların bir kısmını biliyorlar fakat inanamıyorlar. Müslüman olma şerefine erişemedikleri için Müslümanların kanını akıtıp, canını alıp şerefsizliklerini yüceltmeye çalışıyorlar. Bu firavun takımı dünya aleminin tanrısı olma,kırarak kırdırarak kendi cennetini kendine kurma derdinde. Farkındalar da bunun, başka cennet onlar için yok!

Hani (Onların inancına göre)inanıyorlar ya; "İsa'nın babası Allah, Anaları Meryem". Bunlar isa'yla Meryem'in çocukları. Meryem den önceki insanların babası kim se? ( Tövbe, Tövbe)
Hey şaşkınlar neden babanızın evlatlarını katlediyorsunuz. İsa'yı yaradan yaratmadı mı bunca insanı!.Babanız size bunun hesabını sormayacak mı?
Sizin Babanızı tanımam ama biz Müslümanların, Yoktan Var eden, ol deyip İsa yı Musa'yı var eden tek Yaratıcı Yüce Rabbim size soracak. Bakın ne diyor Yüce Allah ın Ayetleri.

"İnsanlardan kimi de Allah'tan başka şeyleri O'na eş tutuyorlar da onları, Allah'ı sever gibi seviyorlar. Oysa iman edenlerin Allah sevgisi daha kuvvetlidir. O zulmedenler, azabı görecekleri zaman bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının gerçekten çok şiddetli bulunduğunu keşke anlasalardı."

Tıpkı Firavun'un izinden gidenlerle onlardan öncekilerin gidişi gibi, Rabblerinin âyetlerini yalanladılar. Biz de onları günahları yüzünden helâk ettik. Firavun ile arkasından gidenleri suda boğduk. Hepsi de zalim idiler.

O günün firavunu bu günün Amerika'sı, Rusya'sı, Çin'i,İsraili... Bunlar saymakla bitmeyecek Firavunlar. Biz Müslümanların bunlara karşı yapacağı tek şey, iman ve ihlas içinde Allah için birlik beraberlik ile dayanışma kurmak. Fakat firavunlara yandaşlık yapan firavun yanlısı kendi halkını ülkesinden sürgün etti. O makamda oturarak çocukların denizde boğulup, bombalar altında ölmesini seyretmek liderlik sayılıyor. Allah Yar ve yardımcımız olsun. Bu zulmü yaşatanlara zulmünü yaşatsın, sularda boğsun.

Saygılar Hürmetler
SUZAN -- 24.09.2017 00:45
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Sayın Kiracı; Uzun zamandır gazetenizi takip edemiyordum. Bu hafta zamanımı gazetenizdeki kaçırdığım yazılarınıza ayırmak istedim. Gördüm ki yazmayanlar yazmamakta direniyor, yazanlardan Allah razı olsun kalemlerinin döndüğünce, gönül gözleri gördüğünce yazmaya devam ediyorlar.

Ne yazık ki dünyamızda kimse mutlu değil. Ölenler Hakka kavuşuyor. Yaşayanlar özünü, sözünü, ruhunu,kültürünü kaybediyor. Bu döngünün ne tarafından bakarsanız bakın yok etme, yok ettirme söz konusu.

Yozgat ın dışında yaşayan gurbetçiler her ne kadar uzun zamandır uzaklarda yaşamış olsalar da kan bağı, can ağı,toprak dağı, özlüyor sılayı, çekemiyorlar kulağı. Bu bakımdan sıla özlemi çekenler için zahmet buyurup olanı biteni yazmışsınız. Bir kaç gün önce Sayın Çapanoğlunun bir paylaşımına aynı özlemleri dile getiren bir yorum bırakmıştım. Yazdıklarımın sadece sizin yazınızla örtüşen kısmını tekrar eklemek istiyorum.

"İnsanların yaşam şekillerinin, yaşam alanındaki ortamın nasıl yapay bir hale getirildiğini, nasıl sunnileştirildiğini, ruhsuzlaştırdıklarını görmek insana ölümden daha acı geliyor. İnsan oğlu yaşadığını sanıyor oysa özünden, kültüründen, geçmişinden koptuğu an, bunları yok ettiği zaman kendi kendini yok ediyor. Nerede benim Yozgat'ı mın konakları? Nerede salkım söğütlü dereleri? Sıra söğüt deresindeki söğütler,bu adı taşıyan Sırasöğüt mahallesi nerede? Nerede bahar yağmurlarına boyun büken taş köprüler? Ökçeli ayakkabıların ökçesiyle ritm tutan hastahane caddesindeki taş kaldırımlar? Maalesef öldürüldüler... Onlarla beraber o memleketin geleceği de öldü. Soruyorlar her gidene cevap veremiyor. Belkide o mezarlıkta yaşamamak için bunca göç cevabını bilemiyor." Demiştim.

Galiba daha fazla şeyler kaybetmişiz. Yozgat'ın yerli halkını kaybetmesi, gençliğini kaybetmesi, en önemlisi yüzde bir orandaki yerli halkın bir birini kaybetmesi, bir birini kaybeden bu halkın öz değerlerini, gelenek göreneklerini, misafirperverliğini, sıcak kanlılığını, vefa duygusunu, kadirşinaslığını, koruyucu- gözetleyici oluşunu kaybetmesi. Hangi birine üzülelim ki. Biz gurbettekiler zannediyoruz ki sılamız bıraktığımız gibi duruyor. Oysa sıla gurbetten beter olmuş. Keşke Yozgat ın yerlisi köylüsüne sahip çıksaydı, değer verseydi, köylüsü huzura erseydi topraklarını ekip biçseydi. Yozgat ın yerlileri kendilerini hep farklı görüp, köyden gelenleri sürekli irdelediler. Köyden gelenlerin çocukları okuyunca soylu aile kompleksleri kendilerini dışarı sürükledi. Bu sefer büyük şehirli aile olma çabasına düştüler. Yükünü tutan, Yozgat ı sömüren evlatlarının geleceğini bahane edip göç yoluna düştü. Gitmek istemeyen, memleketim diye kahrına katlanın kuyusu kazıldı. Devlet dairelerinde dışarıdan gelen mevki makam sahibi oldu, Yozgat ın kendi halkı başka yerlerde yükselme çabasına yollara düştü.

Sayın kiracı, yazılacak, anlatılacak öyle çok şey var ki.Kimisi öldü, kimisi göçtü. Açtık mı kutuyu, anlatacağız kötüyü. En iyisi kalsın. Kimseye kalmadı bu devran. Ben ben diyerek ettiler viran.

Selam ve saygılarımla. SUZAN
.......................................
Suzan hanım;
Evet,Yozgata dair geçmişden bugüne yazılacak ve anlatılacak çok şey var.
Ben öyle tahmin ediyorum ki;sizin de Yozgata dair birbirinden güzel hatıralarınız,değerlendirmeleriniz ve yazacak çok şeyleriniz var.
Okurlarımızda bunun farkında..İnanın az değil çok sayıda okurumuz sizi de okumak istiyor.
Aslında Yozgata dair yazmanın ve konuşmanın artık bir faydası yok.
Yok ama Yozgata karşı sorumluluk duyan Yozgatlılık şuurundaki Yozgat sevdalısı insanların Yozgata dair gözlemlerini,bildiklerini,kayda değer anılarını Yozgat tarihine not düşmek adına önemli bir ödevinin bulunduğunu düşünüyorum.
Gelecekte Yozgatın yazgısını,geçmişini ve geleceğini irdeleyecek insanlara projeksiyon olabilmek için Yozgata dair tüm izlenimlerimizi yazmamız gerekmekte..
Yozgat insanına yıllarca yazılı basınla, 10 yıldanberi de internet gazetesiyle ticari amaç gütmeden ve karşılık beklemeden 43 yıldır hizmet veren bu gazetede Yozgatı gerçekten seven, Yozgat düşünürü, özverili ve değerli yazarlarımızın arasında sizi de görmek dileğimizi sevgili okurlarım adına tekrarlıyorum.
Bu konuyu görüşmek üzere..
Selam ve en iyi dileklerimle..
Osman Hakan KİRACI
0 555 969 79 80

SUZAN -- 10.09.2017 22:52
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Hakan bey Yozgatın bugünkü durumu bundan daha güzel anlatılamaz.Kaleminize ve yüreğinize sağlık.Okurlarınız olarak bz sizden arasıra değil,devamlı yazmanızı bekliyoruz.Saygılar.
Funda -- 31.08.2017 22:03
Köprüden önce son çıkış yolu
SAYIN O. HAKAN KİRACI BU KONULARI YILLARDIR DEFALARCA DİLE GETİRDİNİZ BİZLERDE SEVE SEVE BİRAZDA ÜZÜLEREK OKUYORUZ; AMA MAALESEF YETKİLİ MAKAMLARDAN BİR SES GELMİYOR. ÜLKEMİZİ ON BEŞ SENEDİR YÖNETEN İKTİDAR PARTİSİNİN İL VE İLÇE BAŞKANLARI VE YİNE İKTİDAR PARTİSİNİN İL VE İLÇE BELEDİYE BAŞKANLARI BU ŞEHRİN OYLARI İLE B.M.MECLİSİN DE TEMSİL HAKKINA SAHİP KİMSELER SÖZCÜ HEYETLER KOMİSYONLAR OLUŞTURUP BAŞBAKAN VEYA CUMHURBAŞKANINDAN YOZGAT' IN SORUNLARI İLE İLGİLİ GÖRÜŞME TALEP ETİLERDE GERİ Mİ ÇEVRİLDİLER KABUL MÜ EDİLMEDİLER? BİR SÖZ VARDIR AĞLAMAYAN ÇOCUĞA MEME VERMEZLER DERTLERİMİZİ SORUNLARIMIZI ANLATMA YOLLARINI MAALESEF BECEREMİYORUZ. RAHMETLİ ESKİ BELEDİYE BAŞKANI SALİM KORKMAZ GİBİ TUTTUĞUNU KOPARABİLEN KOPARANA KADAR DA PEŞİNİ BIRAKMAYAN BAŞKANLARA BU ŞEHRİN İHTİYACI VAR. HİZMET, DESTEK VE MADDİYATLA OLUR; BİZLERİ TEMSİL HAKKINA SAHİP OLAN KİMSELER GAYRET VE ÇABALARI YETERSİZ GELMEKTEDİR DEVLETTEN HİZMET BEKLİYORSAK, BU TEMSİLCİLERİMİZİN GAYRETLERİ İLE OLACAĞI KANISINDAYIM.SELAM VE SAYGILAR
ali-sahingoz@hotmail.com -- 3.02.2017 12:21:
Köprüden önce son çıkış yolu
Sayın Osman Hakan KİRACI bey kardeşim,
Senelerdir bu gazetede yazılarınızı,görüş ve önerilerinizi büyük bir dikkatle ve zevkle tokip etmekteyim.Yozgat için gayretleriniz,düşünceleriniz takdire şayandır.Kuşkusuz görüş ve öneriler çok önemlidir ama ondan da önemli olan bu görüş ve önerilerin yetkililerce dikkate alınmasıdır sanırım.
Anadolu nun sahipsiz görünen bu mazisi kahramanlıklarla dolu,insanları vatan,millet,bayrak ve Cumhuriyet sevdalısı bu diyarın kaderi midir geri bırakılması? Bu vatan savunmasında tarihte olduğu gibi özellikle son otuz iki yıl pkk denilen zalim,kalleş,insanlıktan nasibini almamış terör örgütene karşı verilen amansız mücadelede hep Yozgat lı daima en önde olmuş ve sayısız şehitler vermiştir.(Diğer illerde ki şehitlerimize saygımız sonzuzdur)
Vergisini zamanında veren,vatanına,milletine,Bayrağına daima sahip çıkan,Devleti ile hiçbir zaman sorunlu olmayan Yozgat insanımızın nasibine işsizlik,fukaralık,geri bıraktırılmış lık düşmemeli!Ne oldu da son yıllarda bütün doğumlara rağmen Yozgat ımızın nüfusu 240.000 geriledi.Bu tarihin akışına aykırıdır.
Senelerdir bizler hamasi nutuklarla avutulduk,hep sırtımız sıvazlandı ama yatırıma,eğitime,güvenliğe,istihtama gelince hiç akallara gelmedik.Aklın yolu birdir.Nüfus ve beyin göçünün önlenmesi için eğitim ve istihdam başta gelen koşuldur.Siyasilerin bizi sevdiğini söylüyorsunuz seven sevdiğini belli etmelidir.yiğidim,aslanım gibi sözlerle nutuklarla Yozgat lı sevilmemeli.Yozgat lı iş,evine götürecek ekmek-aş,kaliteli eğitim,ve sağlık hizmetleri istiyor.(Yozgat Hastanesi ayrı bi konu ve dert dışı sizi içi bizi yakıyor)
Öncelikle bu yörede hangi fabrikalar kurulabilir,turizme canlılık getirecek yörelerin tespiti,eğitim ve sağlık hizmetlerinin kaliteli ve adil bir şekilde değişik ilçe ve beldelere yayılması gibi konular ele alınmalı.Tarım arazilerinin sulanabilirliği dikkate alındığında salça,cips,un,şeker,bira-şaraf gibi fabrikalar acilen hizmete sunulmalı.Barajlarımızın olduğu yerlerde su ürünleri kooperatifleri kurulmalı,dentlenmeli moder şekilde balıkçılık geliştirilmeli.Bu baraj çevreleri turizm bölgeleri olarak ilan edilmeli insanların yiyip içmeleri,gezip dinlenmeleri için sosyal tesisler kurulmalı.Gençlerimizin gelişmesi için spor alanları acilen modern bir şekilde faaliyete geçirilmeli.Üniversiteye bağlı vakülte ve yüksek okulların sayısı artırılarak değişik ilçe ve beldelerde hizmet vermeleri sağlanmalı.Yozgat ta kazananların Yozgat tan kaçmamaları için teşvikler verilmeli,yeni yeni yatırım yapmaları için özendirilmelidir.Belediyeler bu güzelim beldemizi çevre düzenlemesi veb.gibi hizmetleri ile yaşanabilir bil il haline getirmeleri gerekir.Yöneticilerimizin Halktan kopuk olmamaları,sadece seçimden seçime hamasi nutuklarla bizleri avutmalarına son verip içimizden biri gibi olmalıdırlar.Kısır çekişmeler değil somut hizmetlerde,SEVGİDE,BARIŞTA,KARDEŞLİKTE Ortak değerlerde buluşmak dileği ile tüm YOZGAT ve İNSAN sevdalılarına selam olsun.
Ahmet -- 16.01.2017 11:13
Yozgat’ta göç ön-le-ne-mez
sayın osman hakan kıracı bey efendi hiç kendinizi yormayın Yozgat tercihini çoktan yapmış bulunuyor.Bunca yıldır yazıp
çiziyorsunuz pek bir şey değişmiyor çünkü okuma alışkanlığı ve analiz yeteneğimizi kaybettik yalnızca duyduklarımıza veye bize anlatılanlara ınanır olduk onun için çag atlayan yozgatta göçün olması normal pek şaşırmamak gerekir.
hasan baycan -- 26.09.2016 17:22
YENİ VALİ’NİN KAYDA DEĞER SÖZLERİ
Tüm hemşehrilerime Günaydın demek istiyorum.
Ama hakikaten artık Yozgata ve Yozgatlıya bundan böyle aydınlık günler olmalı.Askeri Birliklerden Mamak'ta olanını Çankırıya sevk edecekler. Bu gerçekten Yozgat için büyük bir kayıp, Diğer birlikleri (Topçu Alayı Polatlı,Zırhlı Birlikler Etimesgut) İNŞAALLAH kaybetmeyiz.
Bu konunun önemini hala kavrayamayan değerli Yozgatlılar,
biraraya gelerek, Başta Valimiz,Bld.Başkanımız olmak üzere,Yozgat yerelindeki gazeteler ve STK'lar aracılığıyla askeri birlik isteği talebimizi Ankara'ya duyuracak şekilde haykırmalıyız.Sayın BOZDAĞ sizinde bu konuda desteğiniz YOZGAT için çok önemli.15 Temmuz 2016 TBMM'de biz sizin gerçek yüzünüzü gördük Meclisin o gece en delikanlı en yiğit ferdi sizdiniz.memleket sevdanızın meşalesini artık Yozgattanda yakmak zamanı geldi.

Osman Hakan KİRACI ağabeyimiz, lütfen lobi oluşturalım. TREN KAÇIYOR.
süleyman erdem -- 22.08.2016 09:27
YENİ VALİ’NİN KAYDA DEĞER SÖZLERİ
Öncelikle 15 Temmuz gecesi yaşadıklarımızdan dolayı siyasi görüşü,hayata bakış açısı farklı tüm kardeşlerimizin demokrasi ve vatan sözkonusu olursa,duruşlarının ne olduğunu tüm dünyaya nasıl ispatladıklarını övünçle ve gururla gördük.NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE diyorum.Bu ülkede hala 19.YY kafasında yaşayan ve yaşatmaya çalışan çağdaşlıktan uzak beyinler maalesefki bulunmaktadırlar.Bu insanlara ancak "ALLAH Islah etsin" temennisinde bulunabiliyorum.Bu vatan Türkiye'de yaşayan kendini TÜRK gibi hisseden herkesindir.
Vatanımız Hiçbir zümrenin,hiçbir çoğunluğun,hiçbir rengin,hiçbir meslek grubunun,hiçbir dünya görüşünün olmamalıdır ve elbettede olmayacaktır.
Yozgat konusuna gelince, aslında bir fırsat doğdu diye düşünüyorum.Hükümetimizin vermiş olduğu kararlar neticesinde taşınması öngörülen askeri birliklerden en az bir tanesi Yozgat'a sevk edilerek,Yozgatta faaliyetine devam ettirilebilir.Bu konuda önce Sayın Bozdağ ve milletvekillerimiz sonra valimiz bld.başkanımız ve STK'lar lobi yapmalıdırlar.Gün birleşme,kenetlenme günü'dür.Unutmayalımki dünya coğrafyasında başka Yozgat'da yoktur.Başka TÜRKİYE'de bulunmamaktadır.Saygılarımla
süleyman erdem -- 10.08.2016 10:30
Yozgat’ta göçü önleyecek sürpriz fırsat
yazılması gereken herşeyi gayet güzel yazmışsınız.dana faza söze hacet yok.Yozgatta göçü önlemenin yolu bu.iktidarın bakanı ve temsilcileri gereğini yaparsa yozgat göç derdinden kurtulur.yoksa yozgatın yokoluşunu hep beraber seydereceğiz..
Kamil -- 07.08.2016 13:45
CUMHURBAŞKANININ ‘YOZGAT’ ZİYARETİ
sayın yorumcular sizlerin yorumlarını okuyunca Yozgat,ta işsizlik var, yoksulluk var, göç var. bunların olmadığı bir yerde mutsuzluk aramanın kime ne faydası var onun için enseyi karartmaya gerek yok insanlar ve ülkeler layık olduğu gibi yaşamalıdırlar. nitekim bu olums

uzluklara tepki vermiyorsa insanlar bu durumdan memnun olduğu içindir.
hasan baycan -- 23.06.2016 16:16
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00