BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 19.08.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
275
Dün
:
4633
Toplam
:
14353483
Gündem Osman Hakan KİRACI
Yozgat medyasına bulaştırılan leke
   Söylesem tesiri yok/ Sussam gönül razı değil/ Fuzuli       ohakankiraci@hotmail.com
Ülkemizin ilk gazetecisi Agah Efendisinin doğduğu,onlarca onurlu gazetecinin yetiştiği Yozgat’ın medyasının sürüklendiği duruma bakınız.

Yozgat basını, cumhuriyet tarihinde ilk kez bir rüşvet skandalı suçlamaları ile karşı karşıya kalıyor.

Genel basının bazı köşe yazarları Yozgat medyasının bulaştırıldığı rüşvet skandalını Türkiye’nin gündemine taşıyor.

Yozgat’ta bütün medya,rüşvet iddialarını ortaya atan TSO Başkanı Şenol Daştan’ı köşeye sıkıştırıp şantajcı gazetecileri (!) açıklamasını, aksi halde kendisinin müfteri ilan edileceğini yüksek sesle dile getiriyor.

Daştan,yoğun baskıların karşısında iddiasının ardında durarak isimleri açıklıyor. Günlük gazeteler her ne hikmetse birdenbire frene basıyor.

Ama sonuçta Yozgat basınının üzerine kara bir leke düşüyor.

¨
Şimdi,bu memlekette 1968 yılındanberi fiilen gazetecilik görevini sürdüren bir basın mensubu olarak hem benim ve hem de benim gibi düşünen Yozgat Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti’ne mensup meslektaşlarımın da midesini bulandıran olayı yorumlamadan önce galiba kime veya kimlere gazeteci denilmesi gerektiğini bir kere daha vurgulamam gerekiyor.

Ve hemen ardından da Yozgat basını için de bir özeleştiri yapmak istiyorum.

¨
Türkiyede ve özellikle Anadolu’da servet sahibi gazeteciliğe meraklı insanlar, diledikleri an basın – yayın sektöründe yatırım yaparak ‘Medya patronu’ olabilmekte, gazeteciliğe hevesli insanlar da sektörün herhangi bir bölümünde görev alabildiği takdirde ‘gazeteci’ kimliğini elde edebilmektedir.

Oysa,medya patronluğu koltuğuna oturmakla veya bir basın-yayın kuruluşunda çalışmakla gazeteci olunur mu?

Medya patronu olmak,medyada çalışmak,gazetecilik kimliğini edinmek ayrı bir kazanımdır,ama gazeteci olabilmek için bir değil,birbirinden önemli bir dizi meziyeti ve mesleki özellikleri taşımanız zorunludur

Nedir bu zorunlu özellikler derseniz gazeteciliğin asgari temel esaslarını hatırlatayım:

Gazeteci öncelikle düzgün ve anlaşılır yazı yazabilen,imla kurallarını bilen ve türkçeyi en iyi şekilde kullanabilecek temiz bir kaleme sahip olabilen kişidir.Kamusal ve toplumsal hizmeti yürütmekle yükümlü bulunan bir gazeteci için sadece yazma yeteneğine sahip olması yeterli değildir.Toplumunu seven bir yüreği,demokrasiyi özümlemiş bir zihniyeti ve içinde etik değerlerle dolu bir vicdanı olması da gerekir.

Ulusal ve uluslar arası basın meslek ve basın ahlak ilkeleri,etik değerlere bağlı bir gazetecinin anayasasıdır. Gazeteci aynı zamanda seviyesini,sağduyusunu ve mesleki sorumluluğunu ön planda tutan kişidir.

Gazetecinin kamuoyu adına denetim görevi yapması,içiçe yaşadığı toplumun meselelerini izleme ve değerlendirme yükümlülüğünü taşıması nedeniyle genel anlamda kültürlü olması temel bir özelliğidir. Ayrıca olayları sağlıklı ve sağduyu ile yorumlayabilmesi için de sağlıklı bir ruh yapısına sahip bulunması ,yani her türlü psikolojik sorunlardan arınmış olması şarttır.

Basın meslek ilkelerine ve etik değerlerine yürekten bağlı olan ve bu ilkeleri mesleğinin her döneminde yaşatan gazeteci,toplumun güvenini ve saygınlığını da kazanabilen kişidir.

İşte bu özellikleri taşıyan insanlar, “GAZETECİ”sıfatını taşımayı hak ederler.


Lise Caddesi... Son defa mı ?

Hepimizin bildiği gibi,Yozgat’ın 2 ana caddesi vardır.

Biri,Lise caddesi.Diğeri de diğer adı Adnan Menderes Bulvarı olan Sivas caddesi.

Geçen yıl yapılan köprülü kavşak nedeniyle Sivas caddesinin kodu her nedense bir metre yükseltildi.

Bu yıl ise görülen lüzum üzerine lise caddesi yeniden düzenleniyor.

İşin doğrusu eski Başkan Erdemir döneminde yani bundan 7 yıl önce lise caddesinde yapılan düzenleme beğenilmemişti.Herkes “Böyle cadde olur mu ?”diyordu.

Belediye Başkanı Yusuf Başer,işte bu nedenle lise caddesini sil baştan yenileme kararı aldı ve caddenin kod farkını bir metre aşağıya indirileceğini açıkladı.

¨¨¨
Şu bizim zavallı Yozgat..Ne garip bir memleket değil mi ?

Geçen yıl 6 trilyon liralık harcama ile yapılan ,ama yaya geçişleri unutulan Sivas caddesinin kodu yaklaşık 1 metre yüksekte.

Lise caddesinin de kodu 1 metre aşağıya çekilecek..

E-88 güzergahındaki Sivas caddesinde yapılan köprülü kavşak projesinde unutulan yaya geçişlerinin projeleri hala tamamlanamadı.

Yayalar için önce 2 alt geçitin yapımına karar verildi.Sonra Vali Gökhan Sözer,alt geçitin biri “ Üst geçit olsun “diye diretmekte.

Yarın bir başka karar değişikliğini duymazsak yeni ALT-ÜST geçitlerin projeleri hazırlanacak,ihaleye çıkarılacak ve kısmet olursa bu yıl sonuna bitirilecek.

Alt-üst yaya geçitlerinin yapımı ne kadar gecikirse Yozgatlı hemşehrilerimiz de o kadar çok trafik şehitlerini vermeye devam edecek.

Tabii bu arada eski vali Hakkı Borataş’ın üst geçitlerini 20 yıl kullanmayan yayalar,vali Gökhan Sözer’in ısrarla yaptırmak istediği üst geçiti kullanacak mı?

O da işin bir başka yanı..

¨¨¨
6 trilyon liraya maledilen köprülü kavşak projesinde ilgililerin ve yetkililerinin inanılmaz gafletinin sonucu yaya geçitlerinin unutulmasının faturası yaklaşık yarım trilyon türk lirası..

Lise caddesinde yapılacak yeni düzenlemenin faturasının ise 1 trilyon liraya ulaşabileceği bildiriliyor.

O lise caddesi ki yaptığım araştırmalara göre son 50 yılda en az 5 kere elden geçmiş.Her Belediye başkanı sanki uzman bir şehir planlayıcısı ya da peyzaj mimarı gibi kafasına göre projeler yapmış.

Başkanların kafasına göre uygulanan projeler yüzünden Yozgatlı’nın trilyonları uçup gitmiş.

¨¨¨
Ben şahsen,teknik işlerden anlamam..Anlamadığım işler konusunda da ahkam kesmem.Ama,lise caddesinin yeni düzenlenmesi nedeniyle kodunun 1 metreye düşürülmesini doğru bir karar olduğunu düşünemiyorum.Estetik bir görüntü vereceğini de zannetmiyorum.

Kentin bir ana caddesinin kodu 1 metre yüksekte,bir diğer önemli caddesinin kodu ise 1 metre düşük olacak.O zaman kaldırımlardan ana yola merdivenler mi yapılacak bilemiyorum.

Açıkcası, lise caddesinin yenilenmesiyle ilgili yanlış düzenlemelerin yapılmasından kuşku duyuyorum.Neden mi ?

Geçmişte Yozgat Belediyesinin teknik ekibi yetersizdi.Başkanlar,kendi insiyatiflerine göre proje uyguladılar.Sonuçta her lise caddesi projesini bir sonraki başkan değiştirme ihtiyacını duydu.

¨¨¨
Gelelim bugünün Yozgat Belediyesine…

Yozgat Lise caddesi projesine el birliği ile katkıda bulunması gereken Belediyemizin Fen İşleri,İmar,Bahçe-Park vb.birimlerin yönetim ve teknik kadroları yeterli mi ?

Belediyenin asil ve kadrolu fen işleri müdürü inşaat mühendisi ve AKP Belediye Başkan aday adayı Mehmet Etli şu an da görevinden uzaklaştırılmış durumda. Fen işleriyle ilgisi yok.

Yozgat Belediyesinde Fen İşleri müdürü inşaat mühendisi değil,inşaat teknikeri.

Park ve Bahçeler Müdürü, çevre mühendisi değil.. Ziraat Mühendisi.

İmar Müdürü mimar değil,harita mühendisi.

Belediyenin çeşitli birimlerinde çalıştırılan makına,çevre,su ürünleri ve gıda mühendisleri kadrolu eleman değil,işçi statüsünde görevli.

Belediyemizde lise caddesini ileride bir kere daha yeniden düzenlenmeyecek şekilde kusursuz dizayn edip projelendirecek deneyimli,uzman ve yeterli bir kadro var mı ?

Yok.

Yeni Lise caddesi projesini bu alanda en başarılı firmalardan danışmanlık hizmeti alarak düzenlemeyi düşünen var mı ?

Yok !

Anlaşılan, lise caddesi projesi,sayın Başer’in kafasında şekillenmişe benziyor.

Bu şartlar altında Yozgat lise caddesinin yeni projesinin kusursuz ve düzgün bir şekilde gerçekleştirilmesi sizce mümkün mü ?

¨¨¨
Hikayeyi bilirsiniz.

Deveye sormuşlar:

“Niye boynun eğri”

Devenin cevabı bellidir:

“Nerem düzgün ki.”

¨¨¨
Bizim Yozgatın durumu da deve misali

Hangi işimiz düzgün oluyor ki?


Tarih : 04.07.2006

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
YOZGAT SİYASETİNDE ‘SKOR’ MERAKI
Seçimde Akp:2 Mhp 1, İyi parti veya Chp 1 vekil çıkar umuyorum. böyle olması Yozgat içinde iyi olur akp vekili mecliste veya Cumhurbaşkanlığında çıkış Yozgat sorunlarını anlatmazlar şimdiye kadar anlatmadılar anlatanı da engellediler. Yozgatlının Ankara' ya yürüyüşü hatırlayınız. Yozgat dikkat çekmek için akp en az 2 vekil kaybetmesi şart. Yozgat'ımızın geleceği ve evlatları için başka sansımız yok.
Osman Baran -- 18.06.2018 16:01
YOZGAT SİYASETİNDE ‘SKOR’ MERAKI
güzel bir yorumdu yozgatta kimse rengini belli etmiyor lakin 3 AKP olur gibi ama diğer 1 kimin olur tahmin edemiyorum
Mustafa -- 16.06.2018 13:05
24 HAZİRAN SEÇİMLERİNİN YOZGAT TARAFI
İYİ parti ve MHP’nin durumuna gelince..
Eğer,Ak Parti’nin Yozgat Teknik Direktörü sayın Bekir Bozdağ, 24 Haziran’da aynı takımla sahaya çıkarsa Yozgat’ta hem İYİ partinin ,hem de MHP’nin ekmeğine yağ sürer.
Bu durumdan MHP’den ziyade İYİ parti yararlanır.
İYİ partinin de böylesi bir fırsattan yararlanabilmesi ve Yozgat’tan 1 milletvekili kazanabilmesi için Yozgat ve ilçelerinde seçmen tabanında karşılığı bulunan,Yozgat kamuoyunda hüsnü kabul görebilecek,seçim maratonunda Ak Parti milletvekili adaylarıyla aşık atacak güçte ve partisine oy bakımdan katma değer kazandıracak,mazisi ve sicili temiz,şaibesiz,sempatik ve deneyimli bir siyasetçiyi listenin başına koymalıdır.

Öncelikle; tarafsız şekilde memleketin hayrına olan düşüncelerinizi açıkça belirtmekten çekinmediğiniz için kutluyorum.

İş yapmayan, masraf çıkarmayan vekilleri tercih eden partiler; hatırı gönlü ortadan kaldırıp, bir kez daha düşünmeliler.
Kadriye ŞAHİN -- 20.05.2018 04:26
Yozgat’ın mes’eleleri ve tarihi 14 Ocak fırsatı
Ak Partinin müspet ve menfi çalışmalarını objektif bir dille yazdıktan sonra vilayetimizin en büyük problimenin nasıl çözüleceğini de anlatmışsınız yazınızda.
İktidar temsilcilerine yol haritası çizerek 14 ocak tarihini bir çıkış günü olarak hatırlatmışsınız.Güzel bi rehberlik bu..Benim merak ettiğim şey şu Akpartililerin içinden bi vicdan ve cesaret sahibi insan çıkıp da yozgatın göç belasını acaba Tayyip beye anlatacak mı,yoksa gine sadece gözlerinin içine mi bakacaklar.bence hiç kimse yozgatın derdini sayın cumhurbaşkanına anlatamaz.Sebep..
Yozgatın sahibi yokda ondan.hayırlısı olsun bakalım..
Hüsnü -- 07.01.2018 13:36
Yozgat’ın mes’eleleri ve tarihi 14 Ocak fırsatı
Sayın Kiracı; Yine memleketimizin yıllık raporunu çıkarıp, gurbette yaşayanlara tablosunu çizmişsiniz. Kaleminiz her daim var olsun. Bu sefer, yazınızı okurken içim sevinçle doldu. İçime bir umut doğdu. Bekle memleketim! Dişini iki yıl daha sık demek geldi içimden... Nasıl olsa, bekleye bekleye beklemelere alıştık. İki yıl sonunda;
Hele bir şu hızlı tren tamamlansın. Semalarımızda; güvercinler gibi, ak kanatlı uçaklar havalansın. İşte o zaman tüm özlemlerime, özlediklerime kavuşurum. Sen, seni terk eden evlatların ile buluşursun. Ben; hem sana hemde senin bağrında yetişen madımağa, peynire, ete, bulgura, fasulye, yeşil nohut-una...Uğrasak iyi olurdu ama kalmamış eş dost akrabaya. Dahası araba yolculuğuna dayanamayıp hasret kaldığım Sarıtopraklık da ki anama, babama. Ahhhh, bir bilsen sılam! Yüreğim, mezar taşlarının hasretiyle, toprağının kokusuyla yanıyor buram buram! Alır mıyım buralardan; Et, peynir, nohut.. Yumurta almak için bile sana gelirim. Kim bilir, belki de sana dönerim. Hele bir aç şu yolları. Hele bir kaldır aradan uzun mesafeleri. İşte o zaman Yurdumun en uç noktasından gurbetçiler, yılda iki kez senin pazarında. Buralarda peynir kireç, et çaput, fasulye kırk çeşit. "Kangal" ın adını "şevketibostan" koymuşlar. Kökünü soyup, kilosunu otuz liradan satıyorlar. Oysa bizim köylerde bu otu atların bile önüne atmıyorlar. Ay çiçeğine çiğdem diyorlar. Çiğdem görmemişler bilmiyorlar. Çedene'nin adı "kuş yemi", çöreğin adı kumru. Aslında en çok özlediğimde çamlığın suyu. Ah o kaplıcalar. Buralarda turistik tesis yaptılar doğal kaynakları. Deniz suyu kattılar, şifa bulmuyor hastaları. Aynı havuza giriyor erkekleri kadınları. Sana turlar düzenlerim. Görsünler bizim kükürtlü kaynar kaynayan kaynakları, eşmeleri çeşmeleri. Buralarda pınarlar da yok. Tuzlu çıkıyor yer altından suları.

14 Ocak'ta Yozgat'ım senin için, dualar okuyup, hayır dağıtacağım. Hele bir "tamam" desin Cumhur başkanımız. O zaman Vallahi bu seçimde mührü AKP ye basacağım.

Tüm güzelliklere, özlemlere kavuşmanız dileğiyle. Hayırlı, mutlu yıllar.
SAYHA -- 04.01.2018 02:03
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Sayın Kiracı, Yozgat halkının hallerini yazarken en önemli halini yazmamışsınız. Siz bu memleket insanları için çırpınıyorsunuz fakat bireyler değişmedikçe, kendini yenilemedikçe asla toplumlar yenilenip değişmez, ilerlemez.Bende Yozgat dışında yaşayan bir Yozgat'lıyım. Nerede eski insanların insanlığı, terbiyesi, ağırbaşlı, saygınlığı. Yozgat'ta efsanesi kalmamış. Ağızlarında bir küfür. her laflarının baş hecesi, son cümlesi. Yorum yazıyorlar. Bir bayana nasıl hitap edilir bunu bilmiyorlar. Ters düşüncesindeki insana söverek cevap veriyorlar. Bu insanlar lağım çukurundan çıkamamış ki ilerleme kaydetsin.

Diğer taraftan, kendilerini ülkücü olunca nimetten sayan düşünce saplantısı var. oysa şimdiki ülkücüler, bir zamanlar kanlı bıçaklı düşmanları solculara yamanarak AKP yi alt etme peşindeler. Bu da gösteriyor ki, Yozgat ın ülkücüsü davasının arkasında durmayan, idealist olmayan hava balonları.

Bu hava balonlarıyla asla yol alınmaz. En ufak tepkide sönerler ve sönüyorlar.
Diğer taraftan, Yozgat'a zamanında en büyük zarar verip, bu zararın halen vebalini halka çektirmeye çalışan zadeler olduğu müddetçe de Bu şehir ilerlemez. Yozgat da Çerkez Ethem filmi çekilecekti. Neden çekilmedi? Çünkü birileri gerçek ortaya çıkacak diye Film yapımcısına yüklendiler.Çekilseydi kötümü alacaktı? Konusu ne olursa olsun. En az beşyüz kişi ekonomiye katkı sağlayacak, şehrin adı duyulacak, zihinlerde yer tutacaktı. Belki kaderi değişecekti. Diyelim ki bu işten birilerinin adı zarar gördü. Mahkeme kapıları herkese açık değil mi? Açık. fakat kimse, kendine Yar olmayan Yozgat ı, başkasına Yar etmeme derdinde.

Vesselam, bu ülkücülerle, sürekli küfür eden cemaatçiler le, her işe karışan zadeler bu şehri kal-kın-dı-ra-maz.
Yusuf Adın -- 17.12.2017 22:35
11- EYLÜLÜN YILDÖNÜMÜNDE İRMA KASIRGASI
Bilmiyor k; yeryüzü her canlıya yetecek şekilde yaratıldı. Bilmiyorlar ki; her canlının rızkını, onu Yaradan verir. Bilmiyorlar ki; kimse kimsenin rızkını yiyemez. Bilmiyorlar ki; kimse bu dünyada ebedi yaşamayacak ve ölümü tadacak...
Aslında bunların bir kısmını biliyorlar fakat inanamıyorlar. Müslüman olma şerefine erişemedikleri için Müslümanların kanını akıtıp, canını alıp şerefsizliklerini yüceltmeye çalışıyorlar. Bu firavun takımı dünya aleminin tanrısı olma,kırarak kırdırarak kendi cennetini kendine kurma derdinde. Farkındalar da bunun, başka cennet onlar için yok!

Hani (Onların inancına göre)inanıyorlar ya; "İsa'nın babası Allah, Anaları Meryem". Bunlar isa'yla Meryem'in çocukları. Meryem den önceki insanların babası kim se? ( Tövbe, Tövbe)
Hey şaşkınlar neden babanızın evlatlarını katlediyorsunuz. İsa'yı yaradan yaratmadı mı bunca insanı!.Babanız size bunun hesabını sormayacak mı?
Sizin Babanızı tanımam ama biz Müslümanların, Yoktan Var eden, ol deyip İsa yı Musa'yı var eden tek Yaratıcı Yüce Rabbim size soracak. Bakın ne diyor Yüce Allah ın Ayetleri.

"İnsanlardan kimi de Allah'tan başka şeyleri O'na eş tutuyorlar da onları, Allah'ı sever gibi seviyorlar. Oysa iman edenlerin Allah sevgisi daha kuvvetlidir. O zulmedenler, azabı görecekleri zaman bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının gerçekten çok şiddetli bulunduğunu keşke anlasalardı."

Tıpkı Firavun'un izinden gidenlerle onlardan öncekilerin gidişi gibi, Rabblerinin âyetlerini yalanladılar. Biz de onları günahları yüzünden helâk ettik. Firavun ile arkasından gidenleri suda boğduk. Hepsi de zalim idiler.

O günün firavunu bu günün Amerika'sı, Rusya'sı, Çin'i,İsraili... Bunlar saymakla bitmeyecek Firavunlar. Biz Müslümanların bunlara karşı yapacağı tek şey, iman ve ihlas içinde Allah için birlik beraberlik ile dayanışma kurmak. Fakat firavunlara yandaşlık yapan firavun yanlısı kendi halkını ülkesinden sürgün etti. O makamda oturarak çocukların denizde boğulup, bombalar altında ölmesini seyretmek liderlik sayılıyor. Allah Yar ve yardımcımız olsun. Bu zulmü yaşatanlara zulmünü yaşatsın, sularda boğsun.

Saygılar Hürmetler
SUZAN -- 24.09.2017 00:45
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Sayın Kiracı; Uzun zamandır gazetenizi takip edemiyordum. Bu hafta zamanımı gazetenizdeki kaçırdığım yazılarınıza ayırmak istedim. Gördüm ki yazmayanlar yazmamakta direniyor, yazanlardan Allah razı olsun kalemlerinin döndüğünce, gönül gözleri gördüğünce yazmaya devam ediyorlar.

Ne yazık ki dünyamızda kimse mutlu değil. Ölenler Hakka kavuşuyor. Yaşayanlar özünü, sözünü, ruhunu,kültürünü kaybediyor. Bu döngünün ne tarafından bakarsanız bakın yok etme, yok ettirme söz konusu.

Yozgat ın dışında yaşayan gurbetçiler her ne kadar uzun zamandır uzaklarda yaşamış olsalar da kan bağı, can ağı,toprak dağı, özlüyor sılayı, çekemiyorlar kulağı. Bu bakımdan sıla özlemi çekenler için zahmet buyurup olanı biteni yazmışsınız. Bir kaç gün önce Sayın Çapanoğlunun bir paylaşımına aynı özlemleri dile getiren bir yorum bırakmıştım. Yazdıklarımın sadece sizin yazınızla örtüşen kısmını tekrar eklemek istiyorum.

"İnsanların yaşam şekillerinin, yaşam alanındaki ortamın nasıl yapay bir hale getirildiğini, nasıl sunnileştirildiğini, ruhsuzlaştırdıklarını görmek insana ölümden daha acı geliyor. İnsan oğlu yaşadığını sanıyor oysa özünden, kültüründen, geçmişinden koptuğu an, bunları yok ettiği zaman kendi kendini yok ediyor. Nerede benim Yozgat'ı mın konakları? Nerede salkım söğütlü dereleri? Sıra söğüt deresindeki söğütler,bu adı taşıyan Sırasöğüt mahallesi nerede? Nerede bahar yağmurlarına boyun büken taş köprüler? Ökçeli ayakkabıların ökçesiyle ritm tutan hastahane caddesindeki taş kaldırımlar? Maalesef öldürüldüler... Onlarla beraber o memleketin geleceği de öldü. Soruyorlar her gidene cevap veremiyor. Belkide o mezarlıkta yaşamamak için bunca göç cevabını bilemiyor." Demiştim.

Galiba daha fazla şeyler kaybetmişiz. Yozgat'ın yerli halkını kaybetmesi, gençliğini kaybetmesi, en önemlisi yüzde bir orandaki yerli halkın bir birini kaybetmesi, bir birini kaybeden bu halkın öz değerlerini, gelenek göreneklerini, misafirperverliğini, sıcak kanlılığını, vefa duygusunu, kadirşinaslığını, koruyucu- gözetleyici oluşunu kaybetmesi. Hangi birine üzülelim ki. Biz gurbettekiler zannediyoruz ki sılamız bıraktığımız gibi duruyor. Oysa sıla gurbetten beter olmuş. Keşke Yozgat ın yerlisi köylüsüne sahip çıksaydı, değer verseydi, köylüsü huzura erseydi topraklarını ekip biçseydi. Yozgat ın yerlileri kendilerini hep farklı görüp, köyden gelenleri sürekli irdelediler. Köyden gelenlerin çocukları okuyunca soylu aile kompleksleri kendilerini dışarı sürükledi. Bu sefer büyük şehirli aile olma çabasına düştüler. Yükünü tutan, Yozgat ı sömüren evlatlarının geleceğini bahane edip göç yoluna düştü. Gitmek istemeyen, memleketim diye kahrına katlanın kuyusu kazıldı. Devlet dairelerinde dışarıdan gelen mevki makam sahibi oldu, Yozgat ın kendi halkı başka yerlerde yükselme çabasına yollara düştü.

Sayın kiracı, yazılacak, anlatılacak öyle çok şey var ki.Kimisi öldü, kimisi göçtü. Açtık mı kutuyu, anlatacağız kötüyü. En iyisi kalsın. Kimseye kalmadı bu devran. Ben ben diyerek ettiler viran.

Selam ve saygılarımla. SUZAN
.......................................
Suzan hanım;
Evet,Yozgata dair geçmişden bugüne yazılacak ve anlatılacak çok şey var.
Ben öyle tahmin ediyorum ki;sizin de Yozgata dair birbirinden güzel hatıralarınız,değerlendirmeleriniz ve yazacak çok şeyleriniz var.
Okurlarımızda bunun farkında..İnanın az değil çok sayıda okurumuz sizi de okumak istiyor.
Aslında Yozgata dair yazmanın ve konuşmanın artık bir faydası yok.
Yok ama Yozgata karşı sorumluluk duyan Yozgatlılık şuurundaki Yozgat sevdalısı insanların Yozgata dair gözlemlerini,bildiklerini,kayda değer anılarını Yozgat tarihine not düşmek adına önemli bir ödevinin bulunduğunu düşünüyorum.
Gelecekte Yozgatın yazgısını,geçmişini ve geleceğini irdeleyecek insanlara projeksiyon olabilmek için Yozgata dair tüm izlenimlerimizi yazmamız gerekmekte..
Yozgat insanına yıllarca yazılı basınla, 10 yıldanberi de internet gazetesiyle ticari amaç gütmeden ve karşılık beklemeden 43 yıldır hizmet veren bu gazetede Yozgatı gerçekten seven, Yozgat düşünürü, özverili ve değerli yazarlarımızın arasında sizi de görmek dileğimizi sevgili okurlarım adına tekrarlıyorum.
Bu konuyu görüşmek üzere..
Selam ve en iyi dileklerimle..
Osman Hakan KİRACI
0 555 969 79 80

SUZAN -- 10.09.2017 22:52
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Hakan bey Yozgatın bugünkü durumu bundan daha güzel anlatılamaz.Kaleminize ve yüreğinize sağlık.Okurlarınız olarak bz sizden arasıra değil,devamlı yazmanızı bekliyoruz.Saygılar.
Funda -- 31.08.2017 22:03
Köprüden önce son çıkış yolu
SAYIN O. HAKAN KİRACI BU KONULARI YILLARDIR DEFALARCA DİLE GETİRDİNİZ BİZLERDE SEVE SEVE BİRAZDA ÜZÜLEREK OKUYORUZ; AMA MAALESEF YETKİLİ MAKAMLARDAN BİR SES GELMİYOR. ÜLKEMİZİ ON BEŞ SENEDİR YÖNETEN İKTİDAR PARTİSİNİN İL VE İLÇE BAŞKANLARI VE YİNE İKTİDAR PARTİSİNİN İL VE İLÇE BELEDİYE BAŞKANLARI BU ŞEHRİN OYLARI İLE B.M.MECLİSİN DE TEMSİL HAKKINA SAHİP KİMSELER SÖZCÜ HEYETLER KOMİSYONLAR OLUŞTURUP BAŞBAKAN VEYA CUMHURBAŞKANINDAN YOZGAT' IN SORUNLARI İLE İLGİLİ GÖRÜŞME TALEP ETİLERDE GERİ Mİ ÇEVRİLDİLER KABUL MÜ EDİLMEDİLER? BİR SÖZ VARDIR AĞLAMAYAN ÇOCUĞA MEME VERMEZLER DERTLERİMİZİ SORUNLARIMIZI ANLATMA YOLLARINI MAALESEF BECEREMİYORUZ. RAHMETLİ ESKİ BELEDİYE BAŞKANI SALİM KORKMAZ GİBİ TUTTUĞUNU KOPARABİLEN KOPARANA KADAR DA PEŞİNİ BIRAKMAYAN BAŞKANLARA BU ŞEHRİN İHTİYACI VAR. HİZMET, DESTEK VE MADDİYATLA OLUR; BİZLERİ TEMSİL HAKKINA SAHİP OLAN KİMSELER GAYRET VE ÇABALARI YETERSİZ GELMEKTEDİR DEVLETTEN HİZMET BEKLİYORSAK, BU TEMSİLCİLERİMİZİN GAYRETLERİ İLE OLACAĞI KANISINDAYIM.SELAM VE SAYGILAR
ali-sahingoz@hotmail.com -- 3.02.2017 12:21:
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00