BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 16.11.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
220
Dün
:
4633
Toplam
:
14856005
Gündem Osman Hakan KİRACI
NEŞTER VURULACAK HASTANIN AYAĞINA GELEN DOKTOR
   Söylesem tesiri yok/ Sussam gönül razı değil/ Fuzuli       ohakankiraci@hotmail.com
Yaklaşık 2 haftadanberi İstanbuldaydım.

Yozgat gündeminden habersizdim. Dönüşte bütün haber bültenlerini okudum.

Milli Eğitim Bakanı Sayın Hüseyin Çelik’in Yozgat Anadolu Turizm ve Otelcilik Lisesinin açılışı nedeniyle Yozgat’a yaptığı ziyaret oldukca dikkatimi çekti.

Sayın Bakanın Yozgat’a gelişini sadece bir okulun açılış törenine katılımdan ibaret olarak algılamak mümkün değildi. Her açıdan ciddi, düzeyli, verimli ve müjdeli bir ziyaret görünümündeydi.

Yozgat, Milli Eğitim Bakanı Sayın Hüseyin Çelik’in ilimize gelişiyle birlikte son yıllarda hiç alışık olmadığı son derece önemli bir toplantıya tanık olmuş..

Bakınız neler yapmış hükümetin bu değerli bakanı Yozgat ziyareti öncesinde ve sonrasında..

Önce Yozgat’ın eğitim, sosyal ve ekonomik göstergelerine ve rakamlarına göz atmış.. Ön araştırma sonucunda Yozgat’a ilişkin teşhisini hemen koymuş.

Bakınız şu sözlerine.. Yozgat gerçeğini nasıl yakalamış:

“Eğitim alanında Türkiye sıralamasında çok gerilerde bulunan Yozgat’ın sosyo-ekonomik bakımdan da geri olduğu bilinmektedir. Yozgat Doğu ve Güneydoğu illerimiz gibi geridir. İç Anadolununda en geri kalmış bir il’idir. Gelişmişlik bakımından Yozgat’ın pozitif ayrımcılığa ihtiyacı vardır. Bu pozitif ayrımcılık diğer vilayetlerimizle eşitleninceye kadar devam ettirilmelidir. Yozgat’ı pozitif ayrımcılıklı Doğu Anadolu illerimiz gibi öncelikli görüyoruz”

Realist bir teşhisin hemen ardından bakınız Yozgat’a nasıl yaklaşmış…

Yozgat Anadolu Turizm ve Otelcilik Lisesinin açılışı töreni öncesinde Milli Eğitim Bakanlığının 20 Genel Müdürünü Müsteşar Başkanlığında Yozgat’a göndererek Yozgat eğitimine ilişkin ciddi bir araştırma yaptırmış..

Yozgat’a gelen Genel Müdürler, Yozgat eğitiminin fiziki alt yapı, öğretmen durumu, yeni müfredatın algılanış biçimi, teknolojik alt yapının durumu, mesleki eğitim vb. konularda geniş çaplı araştırmalar yaptıktan sonra Yozgat Milli Eğitiminin durumunu bir raporla Sayın Bakan’a Ankara’ya ulaştırmışlar.

Milli Eğitim Bakanlığının üst düzey bürokratları kısa günde yaptıkları incelemelerde Yozgat eğitim dünyasının 98 sorununu, diğer eksikliklerini ve ihtiyaçlarını belirlemişler…

M.E. Bakanı Sayın Çelik Yozgat’a okul açılışına gelmeden bir gün önce kabinedeki 2 bakan arkadaşının çocuklarının düğün törenine katılmış..

Törende Türkiye’nin sayılı zenginlerinden Demirören Şirketler gurubunun başkanı ünlü işadamı sayın Erdoğan Demirören’le karşılaşmış.

İşadamına Bilgisayarlı Eğitime Destek Kampanyasından söz etmiş.. Kampanyaya destek istemiş.. Bu arada Yozgat’ın eğitimdeki yürekler acısı durumunu anlatmış. Sonuçta hayırsever iş adamından Yozgat Milli Eğitimine gönderilmek üzere 100 dil laboratuarına yetecek kadar 2200 bilgisayarın sözünü almış…

Kendi memleketi Van kadar benimsediğini söylediği Yozgat’a hazırlıklı ve müjdelerle gelmiş…

Benim tüm dostlarıma sıkca söylediğim bir sözüm vardır:

“İster Yozgatlı olsun, ister Yozgatlı olmasın yüreği vicdanlı her kim eğer Yozgat’ı tanıma fırsatı bulursa Yozgat’a mutlaka yardımcı olma sorumluluğunu duyacaktır.”

Milli Eğitim Bakanı Sayın Hüseyin Çelik bilinçli bir yaklaşımla yaptırdığı araştırma sonucunda Yozgat gerçeğini yakalamış olmalı ki, Yozgat’a kendi seçim bölgesi Van kadar ilgi duymuş…

İşte , Sayın Bakanın sıcak ilgisinin Yozgat’a sıcak yansımaları... Ve kendi beyanatlarıyla Yozgata verdiği birbirinden önemli müjdeleri:

“Yeni yasa ile üniversitesine 2006 yılında kavuşacak olan Yozgat bir üniversite şehri olacak.

Yozgat’ın üniversite şehri olacağı göz önünde bulundurularak Yozgat’a 1000 öğrenci kapasiteli yüksek öğrenim yurdu yapacağız.

Yozgat’ın 7 ilçesine kız öğrenci yurtları inşa edeceğiz.

Yozgat’taki tüm okullarımıza bilgisayar laboratuarı kuracağız. Okulların internete bağlanmasını sağlayacağız. Sorgun’a Telekom’un katkısıyla bir spor kompleksi kuracağız.

Genel Müdürlerimin Yozgat’ta belirlediği eğitimin 98 sorunu ile eksikliklerin ve ihtiyaçların değerlendirilmesi ve çözümü için gereken çalışmaları yapacağız. Yozgat’ın sorunlarını çözümüne öncelik vereceğiz.”

Sayın Bakanın Yozgat’ta bu aşamada vaadettiği 1000 kişilik yüksek öğrenim yurdu, 7 kız öğrenci yurdu, 2200 bilgisayar ve Sorgun’a spor kompleksinin toplam maliyeti ne kadar biliyormusunuz?

Yaklaşık 35-40 trilyon TL…

Yozgat Milli Eğitiminin yatırımlarına hem önemli rakamlarla maddi destek vermek, hem de kronikleşen ve sayısı Bakanlık Genel Müdürlerinin tesbitleriyle 98’e ulaşan Yozgat Milli Eğitiminin sorunlarının çözümüne ciddi ve samimi anlamda yaklaşmak…

Yozgat Milli Eğitiminin geleceği açısından gerçekten önemli gelişmelerdir.

Türkiye’nin Milli eğitimde en geri illerinden biri olan Yozgat’ın eğitim sorunlarına acilen neşter atılması gerekiyordu.

Yozgat’ın eğitim doktorları ve sorumluları bırakın bu güne kadar Yozgat’ın eğitim sorunlarını çözmeyi Yozgat eğitimini bir türlü masaya dahi yatırmamışlardı.

İyi olacak hastanın doktor ayağına gelirmiş derler ya..

Bizimki de o hesap.

Yozgat eğitimini tedavi edecek ve ayağa kaldıracak doktor bir tören vesilesiyle Ankara’dan Yozgat’a geldi. Bu geliş turistik ve tören açılışı ziyaretinden öte aynı zamanda Yozgat eğitiminin kurtuluş reçetesini hazırlama ziyareti niteliğini taşıyordu.

Tabii, neşterli ilk müdahaleyi yapan Milli Eğitim Bakanı yani Doç. Dr. sayın Hüseyin Çelik oldu.

Eğer, Türk Milli Eğitiminin bu uzman doktoru şifalı elini Yozgat eğitiminin üzerinden çekmezse Yozgatın eğitim sorunları ergeç çözümlenecek ve “Hüseyin Çelik” adı Yozgat tarihinde ebediyen yaşayacaktır.

Günaydın, Yozgat Milli Eğitimi günaydın

Milli Eğitim Bakanı Sayın Doç. Dr. Hüseyin Çelik’in Yozgat ziyaretinin hemen ardından Yozgat Milli Eğitiminin medyatik müdürü Osman Nuri Gülay okul müdürlerinin katılımıyla Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi salonunda geçen hafta bir toplantı düzenlemiş.

Toplantının gündemi: Yozgat eğitiminin belli başlı sorunlarının nedenlerini tartışmak, sorunların kaynaklarına inerek çözüm yollarının hangisinin daha etkili olacağını araştırmak ve sonuçta Yozgat’ta eğitim seviyesini yükseltmek..

Ve toplantının amacı ise Okul müdürleriyle birlikte Yozgat Eğitimini masaya yatırmak.

Milli Eğitim Bakanı Sayın Çelik’in Ankara’dan gönderdiği 20 genel müdürün Yozgat eğitiminin sorunlarının tesbiti ve çözüm önerilerine ilişkin yaptıkları toplantının bir başka versiyonunu bizim Yozgat Milli Eğitimi henüz yeni akıl etmiş bulunuyor.

Yayınladıkları genelgeler doğrultusunda Gazipaşa İlköğretim Okulundaki ders saatini dolduramayan branş öğretmenini başka okula gönderemeyen, anlaştığı firmaya STS sorularını doğru bir şekilde hazırlattıramayan, ÖSS sınavlarındaki başarısızlığı kamuoyuna “başarı” gibi göstermeye çalışan Yozgat MEM yönetiminin Yozgat eğitimini geniş bir kadro ile daha düne kadar masaya yatırmamasını doğal karşılamak gerekir diye düşünüyorum.

Eğitimi sorunlu Yozgat benzeri il’lerde bu tür toplantılar periyodik aralıklarla sıkca yapılıyor.

Bakanlık bürokratlarının birkaç gün içinde belirledikleri 98 sorunun varolduğu Yozgat Milli Eğitimininde sorunlar, MEM yönetimi tarafından henüz bakan ziyaretinden sonra masaya yatırılıyorsa ne demek gerekir bizim Yozgat Milli Eğitimine:

“Günaydın Yozgat Milli Eğitimi, Günaydın”


Tarih : 07.12.2005

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
YOZGAT SİYASETİNDE ‘SKOR’ MERAKI
Seçimde Akp:2 Mhp 1, İyi parti veya Chp 1 vekil çıkar umuyorum. böyle olması Yozgat içinde iyi olur akp vekili mecliste veya Cumhurbaşkanlığında çıkış Yozgat sorunlarını anlatmazlar şimdiye kadar anlatmadılar anlatanı da engellediler. Yozgatlının Ankara' ya yürüyüşü hatırlayınız. Yozgat dikkat çekmek için akp en az 2 vekil kaybetmesi şart. Yozgat'ımızın geleceği ve evlatları için başka sansımız yok.
Osman Baran -- 18.06.2018 16:01
YOZGAT SİYASETİNDE ‘SKOR’ MERAKI
güzel bir yorumdu yozgatta kimse rengini belli etmiyor lakin 3 AKP olur gibi ama diğer 1 kimin olur tahmin edemiyorum
Mustafa -- 16.06.2018 13:05
24 HAZİRAN SEÇİMLERİNİN YOZGAT TARAFI
İYİ parti ve MHP’nin durumuna gelince..
Eğer,Ak Parti’nin Yozgat Teknik Direktörü sayın Bekir Bozdağ, 24 Haziran’da aynı takımla sahaya çıkarsa Yozgat’ta hem İYİ partinin ,hem de MHP’nin ekmeğine yağ sürer.
Bu durumdan MHP’den ziyade İYİ parti yararlanır.
İYİ partinin de böylesi bir fırsattan yararlanabilmesi ve Yozgat’tan 1 milletvekili kazanabilmesi için Yozgat ve ilçelerinde seçmen tabanında karşılığı bulunan,Yozgat kamuoyunda hüsnü kabul görebilecek,seçim maratonunda Ak Parti milletvekili adaylarıyla aşık atacak güçte ve partisine oy bakımdan katma değer kazandıracak,mazisi ve sicili temiz,şaibesiz,sempatik ve deneyimli bir siyasetçiyi listenin başına koymalıdır.

Öncelikle; tarafsız şekilde memleketin hayrına olan düşüncelerinizi açıkça belirtmekten çekinmediğiniz için kutluyorum.

İş yapmayan, masraf çıkarmayan vekilleri tercih eden partiler; hatırı gönlü ortadan kaldırıp, bir kez daha düşünmeliler.
Kadriye ŞAHİN -- 20.05.2018 04:26
Yozgat’ın mes’eleleri ve tarihi 14 Ocak fırsatı
Ak Partinin müspet ve menfi çalışmalarını objektif bir dille yazdıktan sonra vilayetimizin en büyük problimenin nasıl çözüleceğini de anlatmışsınız yazınızda.
İktidar temsilcilerine yol haritası çizerek 14 ocak tarihini bir çıkış günü olarak hatırlatmışsınız.Güzel bi rehberlik bu..Benim merak ettiğim şey şu Akpartililerin içinden bi vicdan ve cesaret sahibi insan çıkıp da yozgatın göç belasını acaba Tayyip beye anlatacak mı,yoksa gine sadece gözlerinin içine mi bakacaklar.bence hiç kimse yozgatın derdini sayın cumhurbaşkanına anlatamaz.Sebep..
Yozgatın sahibi yokda ondan.hayırlısı olsun bakalım..
Hüsnü -- 07.01.2018 13:36
Yozgat’ın mes’eleleri ve tarihi 14 Ocak fırsatı
Sayın Kiracı; Yine memleketimizin yıllık raporunu çıkarıp, gurbette yaşayanlara tablosunu çizmişsiniz. Kaleminiz her daim var olsun. Bu sefer, yazınızı okurken içim sevinçle doldu. İçime bir umut doğdu. Bekle memleketim! Dişini iki yıl daha sık demek geldi içimden... Nasıl olsa, bekleye bekleye beklemelere alıştık. İki yıl sonunda;
Hele bir şu hızlı tren tamamlansın. Semalarımızda; güvercinler gibi, ak kanatlı uçaklar havalansın. İşte o zaman tüm özlemlerime, özlediklerime kavuşurum. Sen, seni terk eden evlatların ile buluşursun. Ben; hem sana hemde senin bağrında yetişen madımağa, peynire, ete, bulgura, fasulye, yeşil nohut-una...Uğrasak iyi olurdu ama kalmamış eş dost akrabaya. Dahası araba yolculuğuna dayanamayıp hasret kaldığım Sarıtopraklık da ki anama, babama. Ahhhh, bir bilsen sılam! Yüreğim, mezar taşlarının hasretiyle, toprağının kokusuyla yanıyor buram buram! Alır mıyım buralardan; Et, peynir, nohut.. Yumurta almak için bile sana gelirim. Kim bilir, belki de sana dönerim. Hele bir aç şu yolları. Hele bir kaldır aradan uzun mesafeleri. İşte o zaman Yurdumun en uç noktasından gurbetçiler, yılda iki kez senin pazarında. Buralarda peynir kireç, et çaput, fasulye kırk çeşit. "Kangal" ın adını "şevketibostan" koymuşlar. Kökünü soyup, kilosunu otuz liradan satıyorlar. Oysa bizim köylerde bu otu atların bile önüne atmıyorlar. Ay çiçeğine çiğdem diyorlar. Çiğdem görmemişler bilmiyorlar. Çedene'nin adı "kuş yemi", çöreğin adı kumru. Aslında en çok özlediğimde çamlığın suyu. Ah o kaplıcalar. Buralarda turistik tesis yaptılar doğal kaynakları. Deniz suyu kattılar, şifa bulmuyor hastaları. Aynı havuza giriyor erkekleri kadınları. Sana turlar düzenlerim. Görsünler bizim kükürtlü kaynar kaynayan kaynakları, eşmeleri çeşmeleri. Buralarda pınarlar da yok. Tuzlu çıkıyor yer altından suları.

14 Ocak'ta Yozgat'ım senin için, dualar okuyup, hayır dağıtacağım. Hele bir "tamam" desin Cumhur başkanımız. O zaman Vallahi bu seçimde mührü AKP ye basacağım.

Tüm güzelliklere, özlemlere kavuşmanız dileğiyle. Hayırlı, mutlu yıllar.
SAYHA -- 04.01.2018 02:03
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Sayın Kiracı, Yozgat halkının hallerini yazarken en önemli halini yazmamışsınız. Siz bu memleket insanları için çırpınıyorsunuz fakat bireyler değişmedikçe, kendini yenilemedikçe asla toplumlar yenilenip değişmez, ilerlemez.Bende Yozgat dışında yaşayan bir Yozgat'lıyım. Nerede eski insanların insanlığı, terbiyesi, ağırbaşlı, saygınlığı. Yozgat'ta efsanesi kalmamış. Ağızlarında bir küfür. her laflarının baş hecesi, son cümlesi. Yorum yazıyorlar. Bir bayana nasıl hitap edilir bunu bilmiyorlar. Ters düşüncesindeki insana söverek cevap veriyorlar. Bu insanlar lağım çukurundan çıkamamış ki ilerleme kaydetsin.

Diğer taraftan, kendilerini ülkücü olunca nimetten sayan düşünce saplantısı var. oysa şimdiki ülkücüler, bir zamanlar kanlı bıçaklı düşmanları solculara yamanarak AKP yi alt etme peşindeler. Bu da gösteriyor ki, Yozgat ın ülkücüsü davasının arkasında durmayan, idealist olmayan hava balonları.

Bu hava balonlarıyla asla yol alınmaz. En ufak tepkide sönerler ve sönüyorlar.
Diğer taraftan, Yozgat'a zamanında en büyük zarar verip, bu zararın halen vebalini halka çektirmeye çalışan zadeler olduğu müddetçe de Bu şehir ilerlemez. Yozgat da Çerkez Ethem filmi çekilecekti. Neden çekilmedi? Çünkü birileri gerçek ortaya çıkacak diye Film yapımcısına yüklendiler.Çekilseydi kötümü alacaktı? Konusu ne olursa olsun. En az beşyüz kişi ekonomiye katkı sağlayacak, şehrin adı duyulacak, zihinlerde yer tutacaktı. Belki kaderi değişecekti. Diyelim ki bu işten birilerinin adı zarar gördü. Mahkeme kapıları herkese açık değil mi? Açık. fakat kimse, kendine Yar olmayan Yozgat ı, başkasına Yar etmeme derdinde.

Vesselam, bu ülkücülerle, sürekli küfür eden cemaatçiler le, her işe karışan zadeler bu şehri kal-kın-dı-ra-maz.
Yusuf Adın -- 17.12.2017 22:35
11- EYLÜLÜN YILDÖNÜMÜNDE İRMA KASIRGASI
Bilmiyor k; yeryüzü her canlıya yetecek şekilde yaratıldı. Bilmiyorlar ki; her canlının rızkını, onu Yaradan verir. Bilmiyorlar ki; kimse kimsenin rızkını yiyemez. Bilmiyorlar ki; kimse bu dünyada ebedi yaşamayacak ve ölümü tadacak...
Aslında bunların bir kısmını biliyorlar fakat inanamıyorlar. Müslüman olma şerefine erişemedikleri için Müslümanların kanını akıtıp, canını alıp şerefsizliklerini yüceltmeye çalışıyorlar. Bu firavun takımı dünya aleminin tanrısı olma,kırarak kırdırarak kendi cennetini kendine kurma derdinde. Farkındalar da bunun, başka cennet onlar için yok!

Hani (Onların inancına göre)inanıyorlar ya; "İsa'nın babası Allah, Anaları Meryem". Bunlar isa'yla Meryem'in çocukları. Meryem den önceki insanların babası kim se? ( Tövbe, Tövbe)
Hey şaşkınlar neden babanızın evlatlarını katlediyorsunuz. İsa'yı yaradan yaratmadı mı bunca insanı!.Babanız size bunun hesabını sormayacak mı?
Sizin Babanızı tanımam ama biz Müslümanların, Yoktan Var eden, ol deyip İsa yı Musa'yı var eden tek Yaratıcı Yüce Rabbim size soracak. Bakın ne diyor Yüce Allah ın Ayetleri.

"İnsanlardan kimi de Allah'tan başka şeyleri O'na eş tutuyorlar da onları, Allah'ı sever gibi seviyorlar. Oysa iman edenlerin Allah sevgisi daha kuvvetlidir. O zulmedenler, azabı görecekleri zaman bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının gerçekten çok şiddetli bulunduğunu keşke anlasalardı."

Tıpkı Firavun'un izinden gidenlerle onlardan öncekilerin gidişi gibi, Rabblerinin âyetlerini yalanladılar. Biz de onları günahları yüzünden helâk ettik. Firavun ile arkasından gidenleri suda boğduk. Hepsi de zalim idiler.

O günün firavunu bu günün Amerika'sı, Rusya'sı, Çin'i,İsraili... Bunlar saymakla bitmeyecek Firavunlar. Biz Müslümanların bunlara karşı yapacağı tek şey, iman ve ihlas içinde Allah için birlik beraberlik ile dayanışma kurmak. Fakat firavunlara yandaşlık yapan firavun yanlısı kendi halkını ülkesinden sürgün etti. O makamda oturarak çocukların denizde boğulup, bombalar altında ölmesini seyretmek liderlik sayılıyor. Allah Yar ve yardımcımız olsun. Bu zulmü yaşatanlara zulmünü yaşatsın, sularda boğsun.

Saygılar Hürmetler
SUZAN -- 24.09.2017 00:45
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Sayın Kiracı; Uzun zamandır gazetenizi takip edemiyordum. Bu hafta zamanımı gazetenizdeki kaçırdığım yazılarınıza ayırmak istedim. Gördüm ki yazmayanlar yazmamakta direniyor, yazanlardan Allah razı olsun kalemlerinin döndüğünce, gönül gözleri gördüğünce yazmaya devam ediyorlar.

Ne yazık ki dünyamızda kimse mutlu değil. Ölenler Hakka kavuşuyor. Yaşayanlar özünü, sözünü, ruhunu,kültürünü kaybediyor. Bu döngünün ne tarafından bakarsanız bakın yok etme, yok ettirme söz konusu.

Yozgat ın dışında yaşayan gurbetçiler her ne kadar uzun zamandır uzaklarda yaşamış olsalar da kan bağı, can ağı,toprak dağı, özlüyor sılayı, çekemiyorlar kulağı. Bu bakımdan sıla özlemi çekenler için zahmet buyurup olanı biteni yazmışsınız. Bir kaç gün önce Sayın Çapanoğlunun bir paylaşımına aynı özlemleri dile getiren bir yorum bırakmıştım. Yazdıklarımın sadece sizin yazınızla örtüşen kısmını tekrar eklemek istiyorum.

"İnsanların yaşam şekillerinin, yaşam alanındaki ortamın nasıl yapay bir hale getirildiğini, nasıl sunnileştirildiğini, ruhsuzlaştırdıklarını görmek insana ölümden daha acı geliyor. İnsan oğlu yaşadığını sanıyor oysa özünden, kültüründen, geçmişinden koptuğu an, bunları yok ettiği zaman kendi kendini yok ediyor. Nerede benim Yozgat'ı mın konakları? Nerede salkım söğütlü dereleri? Sıra söğüt deresindeki söğütler,bu adı taşıyan Sırasöğüt mahallesi nerede? Nerede bahar yağmurlarına boyun büken taş köprüler? Ökçeli ayakkabıların ökçesiyle ritm tutan hastahane caddesindeki taş kaldırımlar? Maalesef öldürüldüler... Onlarla beraber o memleketin geleceği de öldü. Soruyorlar her gidene cevap veremiyor. Belkide o mezarlıkta yaşamamak için bunca göç cevabını bilemiyor." Demiştim.

Galiba daha fazla şeyler kaybetmişiz. Yozgat'ın yerli halkını kaybetmesi, gençliğini kaybetmesi, en önemlisi yüzde bir orandaki yerli halkın bir birini kaybetmesi, bir birini kaybeden bu halkın öz değerlerini, gelenek göreneklerini, misafirperverliğini, sıcak kanlılığını, vefa duygusunu, kadirşinaslığını, koruyucu- gözetleyici oluşunu kaybetmesi. Hangi birine üzülelim ki. Biz gurbettekiler zannediyoruz ki sılamız bıraktığımız gibi duruyor. Oysa sıla gurbetten beter olmuş. Keşke Yozgat ın yerlisi köylüsüne sahip çıksaydı, değer verseydi, köylüsü huzura erseydi topraklarını ekip biçseydi. Yozgat ın yerlileri kendilerini hep farklı görüp, köyden gelenleri sürekli irdelediler. Köyden gelenlerin çocukları okuyunca soylu aile kompleksleri kendilerini dışarı sürükledi. Bu sefer büyük şehirli aile olma çabasına düştüler. Yükünü tutan, Yozgat ı sömüren evlatlarının geleceğini bahane edip göç yoluna düştü. Gitmek istemeyen, memleketim diye kahrına katlanın kuyusu kazıldı. Devlet dairelerinde dışarıdan gelen mevki makam sahibi oldu, Yozgat ın kendi halkı başka yerlerde yükselme çabasına yollara düştü.

Sayın kiracı, yazılacak, anlatılacak öyle çok şey var ki.Kimisi öldü, kimisi göçtü. Açtık mı kutuyu, anlatacağız kötüyü. En iyisi kalsın. Kimseye kalmadı bu devran. Ben ben diyerek ettiler viran.

Selam ve saygılarımla. SUZAN
.......................................
Suzan hanım;
Evet,Yozgata dair geçmişden bugüne yazılacak ve anlatılacak çok şey var.
Ben öyle tahmin ediyorum ki;sizin de Yozgata dair birbirinden güzel hatıralarınız,değerlendirmeleriniz ve yazacak çok şeyleriniz var.
Okurlarımızda bunun farkında..İnanın az değil çok sayıda okurumuz sizi de okumak istiyor.
Aslında Yozgata dair yazmanın ve konuşmanın artık bir faydası yok.
Yok ama Yozgata karşı sorumluluk duyan Yozgatlılık şuurundaki Yozgat sevdalısı insanların Yozgata dair gözlemlerini,bildiklerini,kayda değer anılarını Yozgat tarihine not düşmek adına önemli bir ödevinin bulunduğunu düşünüyorum.
Gelecekte Yozgatın yazgısını,geçmişini ve geleceğini irdeleyecek insanlara projeksiyon olabilmek için Yozgata dair tüm izlenimlerimizi yazmamız gerekmekte..
Yozgat insanına yıllarca yazılı basınla, 10 yıldanberi de internet gazetesiyle ticari amaç gütmeden ve karşılık beklemeden 43 yıldır hizmet veren bu gazetede Yozgatı gerçekten seven, Yozgat düşünürü, özverili ve değerli yazarlarımızın arasında sizi de görmek dileğimizi sevgili okurlarım adına tekrarlıyorum.
Bu konuyu görüşmek üzere..
Selam ve en iyi dileklerimle..
Osman Hakan KİRACI
0 555 969 79 80

SUZAN -- 10.09.2017 22:52
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Hakan bey Yozgatın bugünkü durumu bundan daha güzel anlatılamaz.Kaleminize ve yüreğinize sağlık.Okurlarınız olarak bz sizden arasıra değil,devamlı yazmanızı bekliyoruz.Saygılar.
Funda -- 31.08.2017 22:03
Köprüden önce son çıkış yolu
SAYIN O. HAKAN KİRACI BU KONULARI YILLARDIR DEFALARCA DİLE GETİRDİNİZ BİZLERDE SEVE SEVE BİRAZDA ÜZÜLEREK OKUYORUZ; AMA MAALESEF YETKİLİ MAKAMLARDAN BİR SES GELMİYOR. ÜLKEMİZİ ON BEŞ SENEDİR YÖNETEN İKTİDAR PARTİSİNİN İL VE İLÇE BAŞKANLARI VE YİNE İKTİDAR PARTİSİNİN İL VE İLÇE BELEDİYE BAŞKANLARI BU ŞEHRİN OYLARI İLE B.M.MECLİSİN DE TEMSİL HAKKINA SAHİP KİMSELER SÖZCÜ HEYETLER KOMİSYONLAR OLUŞTURUP BAŞBAKAN VEYA CUMHURBAŞKANINDAN YOZGAT' IN SORUNLARI İLE İLGİLİ GÖRÜŞME TALEP ETİLERDE GERİ Mİ ÇEVRİLDİLER KABUL MÜ EDİLMEDİLER? BİR SÖZ VARDIR AĞLAMAYAN ÇOCUĞA MEME VERMEZLER DERTLERİMİZİ SORUNLARIMIZI ANLATMA YOLLARINI MAALESEF BECEREMİYORUZ. RAHMETLİ ESKİ BELEDİYE BAŞKANI SALİM KORKMAZ GİBİ TUTTUĞUNU KOPARABİLEN KOPARANA KADAR DA PEŞİNİ BIRAKMAYAN BAŞKANLARA BU ŞEHRİN İHTİYACI VAR. HİZMET, DESTEK VE MADDİYATLA OLUR; BİZLERİ TEMSİL HAKKINA SAHİP OLAN KİMSELER GAYRET VE ÇABALARI YETERSİZ GELMEKTEDİR DEVLETTEN HİZMET BEKLİYORSAK, BU TEMSİLCİLERİMİZİN GAYRETLERİ İLE OLACAĞI KANISINDAYIM.SELAM VE SAYGILAR
ali-sahingoz@hotmail.com -- 3.02.2017 12:21:
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00