BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 17.07.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
315
Dün
:
4633
Toplam
:
14106545
Gündem Osman Hakan KİRACI
HACİZ VE BORÇ İŞİNİ NE ZAMAN ÇÖZECEKSİNİZ
   Söylesem tesiri yok/ Sussam gönül razı değil/ Fuzuli       ohakankiraci@hotmail.com
Zaman ne çabuk geçiyor.

28 Mart 2004 yerel seçimlerinin üzerinden tam 1,5 yıl geçmiş.

Yozgat merkez Belediye başkanlığı seçimleri öncesinde tüm adayların vaadlerini bugün gibi hatırlıyorum.

İktidar partisi Başkan adayı sayın Yusuf Başer ile AKP’li Yozgat milletvekillerinin vaadleri hala unutulmuş değil.

O günlerde seçim gündeminin en önemli maddesini Belediye üzerindeki hacizler ve 100 trilyon liralık ağır borç yükü oluşturuyordu.

Vatandaş biliyordu ki,eğer belediye üzerindeki hazinenin haczi kaldırılmaz ve o günün AKP milletvekili eski MHP’li milletvekili Mehmet Erdemir’in yeni partisinin kucağına bıraktığı ağır borç faturası bir şekilde çözüme kavuşturulamazsa Yozgat Belediyesi kentte hiçbir iş ve hizmet yapamaz.Yozgat kent merkezinde işler tamamen kaosa sürüklenir.Belediyenin bu sorunlarını da ancak AKP çözebilirdi.

Çünki,işbaşında AKP iktidarı vardı.

28 Mart seçimlerinin propoganda döneminde başta Belediye Başkan adayı Başer olmak üzere diğer milletvekilileri ve parti yöneticileri,Yozgat Belediyesi üzerindeki haczin kaldırılmasının ve borcun da çözüme kavuşturulmasının ancak iktidar gücüyle sağlanabileceğini vurguladılar.

Böylece vatandaşı tam yumuşak karnından yakaladılar.

Yozgatlı seçmenin iktidar partisinden yana olmaktan başka alternatifi de yoktu.

MHP’ye tekrar destek veremezdiler.

Alltyapısı dönemin ANAP Belediyesi tarafından tamamlanan, borçsuz-harçsız teslim aldığı Belediyeyi 14 yılda 100 trilyon lira ağır bir borç batağına sürükleyen Mehmet Erdemir her ne kadar AKP’ye iltihak etse de onun eski partisine tekrar güvenoyu verilmesi düşünülmüyordu.

Yozgat seçmeni,AKP’lilerin vaadine de inandı ve MHP’nin merkez Belediyesindeki 14 yıllık imparatorluğuna son vererek Yusuf Başer’i iş başına getirdi.

“Hem borcun hamisi Erdemir o tarihte AKP milletvekiliydi ve borç ve haciz işini de çözmek onun da boynunun borcuydu.”

Vatandaş böyle düşünüyordu.

Aradan geçen 1,5 yılda neler oldu?

Yozgat vilayet merkezinde yaşayan 70 bin insanı 100 küsur trilyon lira borçlandıran,Belediyeyi altından kalkamayacağı ağır bir borç faturası bırakan,Yozgat’ın ve Yozgatlı’nın ihtiyacı olan hizmetlerin gerçekleştirilmesine bir anlamda ipotek koyan Mehmet Erdemir,Yozgat seçmenini bir kere daha aldattı.

Hem Belediyenin,hem de Yozgat’lının başına bela ettiği haciz ve borç sarmalanı çözmeden AKP’yi terketti.

Üstelik,Kısa bir dönem AKP milletvekilliği yaparak 14 yıllık kötü yönetimin ve Yozgat’ın geleceğini de karartan 110 trilyon liralık borcun hesabını da vermedi.Eski Başkan Ali Açıkgöz,Et entegrenin borcunu açıklayana kadar Yozgat kamuoyu Belediyenin Hazineye yüksek miktarda borçlu olduğunu bilmiyordu. Erdemir, bazı rakamları neden kamuoyundan gizlemişti.Kendisini sorgulatmadı.Milletvekili olunca dokunmazlık zırhına sığınarak rahatladı.

Sonuçta olan tabii Yozgatlıya oldu.

Erdemir siyaseten bile yanlış icraatlarının bedelini ödemedi.

Ve faturayı Başer’in şahsında Yozgatlıya ciro ederek yükümlülüklerini sırtından attı.

Erdemir.üzerine düşeni yapmadı da, AKP’nin milletvekilleri ve Belediye Başkanı Yusuf Başer, 1,5 yılda vaadlerini ve bu konuda üzerine düşeni yaptılar mı,yapabildiler mi ?

Yozgat kent merkezinin ve Büyükşehir Belediyesinin (!) en önemli sorununa yönelik yapılan uygulama ortada.

Hükümet, AKP milletvekilleri ve Belediye Başkanı ne haczi kaldırdı,ne de borcu bir çözüme bağladı.

Bu şartlar altında Başkan Başer ne yapabildi ?

Şimdi dilerseniz, Belediye Başkanımız sayın Yusuf Başer’in “Yozgat Belediyesince 2004-2005 yılında yapılan ve devam eden hizmetler” başlıklı çalışma raporuna birlikte göz gezdirelim:

Belediyenin 38 maddelik hizmet listesinde yer alan icraatların bir kısmı devlet yatırımları.

Toplu konut idaresi 720 konut yaptırıyor.

Başkan,çalışma raporunda toplu konutları Belediyenin icraatı olarak değerlendiriyor.

Bakın,size Yozgat Belediyesinin yaptığı hizmetlerden bazı başlıklar veriyorum:

300 çocuğa şölenli sünnet töreni düzenlenmiş

Binaların dışı boyattırılmış.

Testi kebabının tescili yaptırılmış.

İSO 9001-2000 kalite hizmet belgeleri için başvurular yapılmış.

Şehir içindeki tabelalara çeki düzen verdirilmiş.

Esentepe ve bazı mahallelerdeki merdivenler yaptırılmış

Dergiler yayınlanmış,sergiler açılmış,ilköğretim çocukları için eğitimine yönelik tiyatro faaliyetleri düzenlenmiş.

Belediye personelinin maaş ve ikramiyelerinin ödemeleri düzenli hale getirilmiş.

Daha buna benzer onlarca işler gerçekleştirilmiş.

Yatırım olarak neler mi yapılmış ?

Tüp deposu...Galericiler sitesi..Mezarlık yolları...

Ayrıca hayırsever vatandaşların katkılarıyla 12 semt parkı.

110 trilyon borcu bulunan Belediyenin 1,5 yılda yaptığı işler ancak bu kadar.

Belediyemizin bu arada istemeyerek yaptığı işler de var.

Sosyal amaçlı acuze maaşları,fakir öğrenci bursları,yakacak yardımları tasarruf nedeniyle kaldırdı.

Belediye sosyal amaçlı yardımları durdurarak yine günü kurtaramayınca bu kez kanunsuz icraatlara başladı.

Üzerinde haczi bulunun gayrimenkullerin satışına yöneldi.

1,1 trilyonluk satışla acil borçlarını ödeyecek, bakayesi ile hizmet yapacak.

Ne kadar hizmet yapabilecek?

Çadırardıç beldesinin yaptığı hizmet kadar (!)

Bu şehirde artık kimse kimseyi aldatmasın.

Sırtında 110 trilyon borcu,üzerinde de haciz bulunan Belediye l,5 yıl dişe dokunur hizmet yapamadığı gibi,bu sorunu aşamadığı takdirde bundan sonra da hiçbir iş yapamaz.

Başkan ve iktidarın milletvekilleri de vaadlerini gerçekleştirememe konusunda “borç“ bahanesinin ardına saklanmamalıdırlar.

Önce haczin kaldırılmasını...

Sonra da Et-Enterge tesisinin kısa yoldan elden çıkarılmasını veya ilgili bir devlet kurumuna devren satışını sağlayacak çalışmalara başlamalıdırlar.

Ne edip ne yapıp bu ağır borç kamburu,Yozgatlının sırtından atılmalıdır.

Ve ayrıca Yozgata yapılacak hizmetleri engelleyen borç kamburunu Yozgatlının sırtına bırakanlardan da hesap sorulmalıdır.

AKP’liler daha fazla zaman kaybetmemelidir.

Yozgat’ta ilçe,hatta kasaba belediyelerinin harıl harıl çalışırken,gelişip büyürken,hızla kalkınırken merkez Belediyesinin eli kolu bağlı küçük işlerle oyalanarak vilayet merkezinin giderek gerilediği gerçeğini birileri hiç çekinmeden Başbakana anlatmalıdır.

Yozgat seçmeninin merkez belediyesinde AKP’ye ve Yusuf Başer’e verdiği zaman kredisi dolmuştur.

Haciz ve borç sorunu.Mutlaka ,ama mutlaka çözümlenmelidir

Çünki,kentimizin Belediye hizmetleri anlamında daha fazla kaybedeceği zamanı kalmamıştır.

Bayramınız kutlu olsun.

Eleştirilen iftar sofraları

Rahmeti,bereketi ve fazileti ile bir mübarek Ramazan ayını daha geride bıraktık.

Hiç şüphe yok ki,Ramazan yardımlaşma,dayanışma ve paylaşma ayıdır.

Tüm müminler birlikte yaşadığı il’deki insanlarla paylaşmanın mutluluğunu yaşadı Ramazan boyunca.

Hali vakti,imkanları yerinde olanlar üzerine düşen görevleri yaptılar.Yardım dağıtan,fakirin iftar sofrasını şenlendiren müslümanların büyük bir çoğunluğu bu ödevini mümkün olabildiğince en mütevazi ve gizli bir şekilde yerine getirdiller.

Ama öbür yanda yaptığı yardımı iftar sofralarında teşhir edenler ise Ramazan sohbetlerine gündem oldular.

Geçirdiğimiz bu Ramazanda her nereye gitsem,her kim ile muhatap oldu isem Yozgattaki yerel TV’nin ekranından kamuoyuna yansıtalan iftar yemeklerine katılanları anlatıp durdular.

Ramazanın hayır- mubarek günlerinde iftarı birlikte açmak için gidilen evde hane sahibi fakir insanın ve onun fakirliğinin TV’den binlerce izleyiciye teşhir edilmesi...

Fakir vatandaşın evinin kapısını çalan o ünlü misafirlerin eve götürdükleri iftarlık veya birkaç poşet hediyeden dolayı büyük bir yardımsever insan gibi kamuyona gösterilmesi..Kimilerine göre de reklam edilmesi..

Ramazan ayında diyebilirimki hemen hemen herkesin eleştiri konusuydu.

Vatandaşlarımız eleştirilerinde haksız da değildi hani..

Yozgatta bir gecekondu evinde iftar sofrasına oturtulan eski bir siyasetciyi görünce daha da hak verdim insanlarımıza..

O,Uzun yıllar siyaset yapmıştı.TBMM’nin en ve çok zengin eski parlamenterlerinden biriydi.

Ramazan ayında Yozgata gelip fakirlere Tırlar dolusu gıda yardımı yapacak kadar zengindi.

Bir ramazan gününün akşamında bir fakirin iftar sofrasına küçücük yardımlarla katılıp büyük yardımsever imajını edinme gayreti eleştiriye açık bir olaydı.

Yüce dinimize göre,yardımlaşma ve paylaşmada işin doğrusu, bir elin verdiğini diğer elin görmemesi değilmidir?

Ve yüce Peygamberimiz (s.a.v) bir hadis-i şerifinde bakın ne buyuruyor:

“Her kim yaptığı bir hayrı (şöhret kazanmak için ) halka duyurursa Allah onu rezil rüsvay eder.Her kimde ( halk nazarında bir mevkii edinmek için) işlediği bir hayrı halka gösterirse Cenab-ı Hak da kıyamet gününde onun gizli hallerini teşhir eder.

BİR DİP NOT

Yılanlar zirvelere

sürünerek çıkarlar.

orayı sahiplenirler.

Zirveden inmezler.

Kartallar zirvelere

uçarak gelirler ve

istedikleri zaman

uçarak giderler.
Nihal Adsız

Tarih : 02.11.2005

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
YOZGAT SİYASETİNDE ‘SKOR’ MERAKI
Seçimde Akp:2 Mhp 1, İyi parti veya Chp 1 vekil çıkar umuyorum. böyle olması Yozgat içinde iyi olur akp vekili mecliste veya Cumhurbaşkanlığında çıkış Yozgat sorunlarını anlatmazlar şimdiye kadar anlatmadılar anlatanı da engellediler. Yozgatlının Ankara' ya yürüyüşü hatırlayınız. Yozgat dikkat çekmek için akp en az 2 vekil kaybetmesi şart. Yozgat'ımızın geleceği ve evlatları için başka sansımız yok.
Osman Baran -- 18.06.2018 16:01
YOZGAT SİYASETİNDE ‘SKOR’ MERAKI
güzel bir yorumdu yozgatta kimse rengini belli etmiyor lakin 3 AKP olur gibi ama diğer 1 kimin olur tahmin edemiyorum
Mustafa -- 16.06.2018 13:05
24 HAZİRAN SEÇİMLERİNİN YOZGAT TARAFI
İYİ parti ve MHP’nin durumuna gelince..
Eğer,Ak Parti’nin Yozgat Teknik Direktörü sayın Bekir Bozdağ, 24 Haziran’da aynı takımla sahaya çıkarsa Yozgat’ta hem İYİ partinin ,hem de MHP’nin ekmeğine yağ sürer.
Bu durumdan MHP’den ziyade İYİ parti yararlanır.
İYİ partinin de böylesi bir fırsattan yararlanabilmesi ve Yozgat’tan 1 milletvekili kazanabilmesi için Yozgat ve ilçelerinde seçmen tabanında karşılığı bulunan,Yozgat kamuoyunda hüsnü kabul görebilecek,seçim maratonunda Ak Parti milletvekili adaylarıyla aşık atacak güçte ve partisine oy bakımdan katma değer kazandıracak,mazisi ve sicili temiz,şaibesiz,sempatik ve deneyimli bir siyasetçiyi listenin başına koymalıdır.

Öncelikle; tarafsız şekilde memleketin hayrına olan düşüncelerinizi açıkça belirtmekten çekinmediğiniz için kutluyorum.

İş yapmayan, masraf çıkarmayan vekilleri tercih eden partiler; hatırı gönlü ortadan kaldırıp, bir kez daha düşünmeliler.
Kadriye ŞAHİN -- 20.05.2018 04:26
Yozgat’ın mes’eleleri ve tarihi 14 Ocak fırsatı
Ak Partinin müspet ve menfi çalışmalarını objektif bir dille yazdıktan sonra vilayetimizin en büyük problimenin nasıl çözüleceğini de anlatmışsınız yazınızda.
İktidar temsilcilerine yol haritası çizerek 14 ocak tarihini bir çıkış günü olarak hatırlatmışsınız.Güzel bi rehberlik bu..Benim merak ettiğim şey şu Akpartililerin içinden bi vicdan ve cesaret sahibi insan çıkıp da yozgatın göç belasını acaba Tayyip beye anlatacak mı,yoksa gine sadece gözlerinin içine mi bakacaklar.bence hiç kimse yozgatın derdini sayın cumhurbaşkanına anlatamaz.Sebep..
Yozgatın sahibi yokda ondan.hayırlısı olsun bakalım..
Hüsnü -- 07.01.2018 13:36
Yozgat’ın mes’eleleri ve tarihi 14 Ocak fırsatı
Sayın Kiracı; Yine memleketimizin yıllık raporunu çıkarıp, gurbette yaşayanlara tablosunu çizmişsiniz. Kaleminiz her daim var olsun. Bu sefer, yazınızı okurken içim sevinçle doldu. İçime bir umut doğdu. Bekle memleketim! Dişini iki yıl daha sık demek geldi içimden... Nasıl olsa, bekleye bekleye beklemelere alıştık. İki yıl sonunda;
Hele bir şu hızlı tren tamamlansın. Semalarımızda; güvercinler gibi, ak kanatlı uçaklar havalansın. İşte o zaman tüm özlemlerime, özlediklerime kavuşurum. Sen, seni terk eden evlatların ile buluşursun. Ben; hem sana hemde senin bağrında yetişen madımağa, peynire, ete, bulgura, fasulye, yeşil nohut-una...Uğrasak iyi olurdu ama kalmamış eş dost akrabaya. Dahası araba yolculuğuna dayanamayıp hasret kaldığım Sarıtopraklık da ki anama, babama. Ahhhh, bir bilsen sılam! Yüreğim, mezar taşlarının hasretiyle, toprağının kokusuyla yanıyor buram buram! Alır mıyım buralardan; Et, peynir, nohut.. Yumurta almak için bile sana gelirim. Kim bilir, belki de sana dönerim. Hele bir aç şu yolları. Hele bir kaldır aradan uzun mesafeleri. İşte o zaman Yurdumun en uç noktasından gurbetçiler, yılda iki kez senin pazarında. Buralarda peynir kireç, et çaput, fasulye kırk çeşit. "Kangal" ın adını "şevketibostan" koymuşlar. Kökünü soyup, kilosunu otuz liradan satıyorlar. Oysa bizim köylerde bu otu atların bile önüne atmıyorlar. Ay çiçeğine çiğdem diyorlar. Çiğdem görmemişler bilmiyorlar. Çedene'nin adı "kuş yemi", çöreğin adı kumru. Aslında en çok özlediğimde çamlığın suyu. Ah o kaplıcalar. Buralarda turistik tesis yaptılar doğal kaynakları. Deniz suyu kattılar, şifa bulmuyor hastaları. Aynı havuza giriyor erkekleri kadınları. Sana turlar düzenlerim. Görsünler bizim kükürtlü kaynar kaynayan kaynakları, eşmeleri çeşmeleri. Buralarda pınarlar da yok. Tuzlu çıkıyor yer altından suları.

14 Ocak'ta Yozgat'ım senin için, dualar okuyup, hayır dağıtacağım. Hele bir "tamam" desin Cumhur başkanımız. O zaman Vallahi bu seçimde mührü AKP ye basacağım.

Tüm güzelliklere, özlemlere kavuşmanız dileğiyle. Hayırlı, mutlu yıllar.
SAYHA -- 04.01.2018 02:03
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Sayın Kiracı, Yozgat halkının hallerini yazarken en önemli halini yazmamışsınız. Siz bu memleket insanları için çırpınıyorsunuz fakat bireyler değişmedikçe, kendini yenilemedikçe asla toplumlar yenilenip değişmez, ilerlemez.Bende Yozgat dışında yaşayan bir Yozgat'lıyım. Nerede eski insanların insanlığı, terbiyesi, ağırbaşlı, saygınlığı. Yozgat'ta efsanesi kalmamış. Ağızlarında bir küfür. her laflarının baş hecesi, son cümlesi. Yorum yazıyorlar. Bir bayana nasıl hitap edilir bunu bilmiyorlar. Ters düşüncesindeki insana söverek cevap veriyorlar. Bu insanlar lağım çukurundan çıkamamış ki ilerleme kaydetsin.

Diğer taraftan, kendilerini ülkücü olunca nimetten sayan düşünce saplantısı var. oysa şimdiki ülkücüler, bir zamanlar kanlı bıçaklı düşmanları solculara yamanarak AKP yi alt etme peşindeler. Bu da gösteriyor ki, Yozgat ın ülkücüsü davasının arkasında durmayan, idealist olmayan hava balonları.

Bu hava balonlarıyla asla yol alınmaz. En ufak tepkide sönerler ve sönüyorlar.
Diğer taraftan, Yozgat'a zamanında en büyük zarar verip, bu zararın halen vebalini halka çektirmeye çalışan zadeler olduğu müddetçe de Bu şehir ilerlemez. Yozgat da Çerkez Ethem filmi çekilecekti. Neden çekilmedi? Çünkü birileri gerçek ortaya çıkacak diye Film yapımcısına yüklendiler.Çekilseydi kötümü alacaktı? Konusu ne olursa olsun. En az beşyüz kişi ekonomiye katkı sağlayacak, şehrin adı duyulacak, zihinlerde yer tutacaktı. Belki kaderi değişecekti. Diyelim ki bu işten birilerinin adı zarar gördü. Mahkeme kapıları herkese açık değil mi? Açık. fakat kimse, kendine Yar olmayan Yozgat ı, başkasına Yar etmeme derdinde.

Vesselam, bu ülkücülerle, sürekli küfür eden cemaatçiler le, her işe karışan zadeler bu şehri kal-kın-dı-ra-maz.
Yusuf Adın -- 17.12.2017 22:35
11- EYLÜLÜN YILDÖNÜMÜNDE İRMA KASIRGASI
Bilmiyor k; yeryüzü her canlıya yetecek şekilde yaratıldı. Bilmiyorlar ki; her canlının rızkını, onu Yaradan verir. Bilmiyorlar ki; kimse kimsenin rızkını yiyemez. Bilmiyorlar ki; kimse bu dünyada ebedi yaşamayacak ve ölümü tadacak...
Aslında bunların bir kısmını biliyorlar fakat inanamıyorlar. Müslüman olma şerefine erişemedikleri için Müslümanların kanını akıtıp, canını alıp şerefsizliklerini yüceltmeye çalışıyorlar. Bu firavun takımı dünya aleminin tanrısı olma,kırarak kırdırarak kendi cennetini kendine kurma derdinde. Farkındalar da bunun, başka cennet onlar için yok!

Hani (Onların inancına göre)inanıyorlar ya; "İsa'nın babası Allah, Anaları Meryem". Bunlar isa'yla Meryem'in çocukları. Meryem den önceki insanların babası kim se? ( Tövbe, Tövbe)
Hey şaşkınlar neden babanızın evlatlarını katlediyorsunuz. İsa'yı yaradan yaratmadı mı bunca insanı!.Babanız size bunun hesabını sormayacak mı?
Sizin Babanızı tanımam ama biz Müslümanların, Yoktan Var eden, ol deyip İsa yı Musa'yı var eden tek Yaratıcı Yüce Rabbim size soracak. Bakın ne diyor Yüce Allah ın Ayetleri.

"İnsanlardan kimi de Allah'tan başka şeyleri O'na eş tutuyorlar da onları, Allah'ı sever gibi seviyorlar. Oysa iman edenlerin Allah sevgisi daha kuvvetlidir. O zulmedenler, azabı görecekleri zaman bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının gerçekten çok şiddetli bulunduğunu keşke anlasalardı."

Tıpkı Firavun'un izinden gidenlerle onlardan öncekilerin gidişi gibi, Rabblerinin âyetlerini yalanladılar. Biz de onları günahları yüzünden helâk ettik. Firavun ile arkasından gidenleri suda boğduk. Hepsi de zalim idiler.

O günün firavunu bu günün Amerika'sı, Rusya'sı, Çin'i,İsraili... Bunlar saymakla bitmeyecek Firavunlar. Biz Müslümanların bunlara karşı yapacağı tek şey, iman ve ihlas içinde Allah için birlik beraberlik ile dayanışma kurmak. Fakat firavunlara yandaşlık yapan firavun yanlısı kendi halkını ülkesinden sürgün etti. O makamda oturarak çocukların denizde boğulup, bombalar altında ölmesini seyretmek liderlik sayılıyor. Allah Yar ve yardımcımız olsun. Bu zulmü yaşatanlara zulmünü yaşatsın, sularda boğsun.

Saygılar Hürmetler
SUZAN -- 24.09.2017 00:45
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Sayın Kiracı; Uzun zamandır gazetenizi takip edemiyordum. Bu hafta zamanımı gazetenizdeki kaçırdığım yazılarınıza ayırmak istedim. Gördüm ki yazmayanlar yazmamakta direniyor, yazanlardan Allah razı olsun kalemlerinin döndüğünce, gönül gözleri gördüğünce yazmaya devam ediyorlar.

Ne yazık ki dünyamızda kimse mutlu değil. Ölenler Hakka kavuşuyor. Yaşayanlar özünü, sözünü, ruhunu,kültürünü kaybediyor. Bu döngünün ne tarafından bakarsanız bakın yok etme, yok ettirme söz konusu.

Yozgat ın dışında yaşayan gurbetçiler her ne kadar uzun zamandır uzaklarda yaşamış olsalar da kan bağı, can ağı,toprak dağı, özlüyor sılayı, çekemiyorlar kulağı. Bu bakımdan sıla özlemi çekenler için zahmet buyurup olanı biteni yazmışsınız. Bir kaç gün önce Sayın Çapanoğlunun bir paylaşımına aynı özlemleri dile getiren bir yorum bırakmıştım. Yazdıklarımın sadece sizin yazınızla örtüşen kısmını tekrar eklemek istiyorum.

"İnsanların yaşam şekillerinin, yaşam alanındaki ortamın nasıl yapay bir hale getirildiğini, nasıl sunnileştirildiğini, ruhsuzlaştırdıklarını görmek insana ölümden daha acı geliyor. İnsan oğlu yaşadığını sanıyor oysa özünden, kültüründen, geçmişinden koptuğu an, bunları yok ettiği zaman kendi kendini yok ediyor. Nerede benim Yozgat'ı mın konakları? Nerede salkım söğütlü dereleri? Sıra söğüt deresindeki söğütler,bu adı taşıyan Sırasöğüt mahallesi nerede? Nerede bahar yağmurlarına boyun büken taş köprüler? Ökçeli ayakkabıların ökçesiyle ritm tutan hastahane caddesindeki taş kaldırımlar? Maalesef öldürüldüler... Onlarla beraber o memleketin geleceği de öldü. Soruyorlar her gidene cevap veremiyor. Belkide o mezarlıkta yaşamamak için bunca göç cevabını bilemiyor." Demiştim.

Galiba daha fazla şeyler kaybetmişiz. Yozgat'ın yerli halkını kaybetmesi, gençliğini kaybetmesi, en önemlisi yüzde bir orandaki yerli halkın bir birini kaybetmesi, bir birini kaybeden bu halkın öz değerlerini, gelenek göreneklerini, misafirperverliğini, sıcak kanlılığını, vefa duygusunu, kadirşinaslığını, koruyucu- gözetleyici oluşunu kaybetmesi. Hangi birine üzülelim ki. Biz gurbettekiler zannediyoruz ki sılamız bıraktığımız gibi duruyor. Oysa sıla gurbetten beter olmuş. Keşke Yozgat ın yerlisi köylüsüne sahip çıksaydı, değer verseydi, köylüsü huzura erseydi topraklarını ekip biçseydi. Yozgat ın yerlileri kendilerini hep farklı görüp, köyden gelenleri sürekli irdelediler. Köyden gelenlerin çocukları okuyunca soylu aile kompleksleri kendilerini dışarı sürükledi. Bu sefer büyük şehirli aile olma çabasına düştüler. Yükünü tutan, Yozgat ı sömüren evlatlarının geleceğini bahane edip göç yoluna düştü. Gitmek istemeyen, memleketim diye kahrına katlanın kuyusu kazıldı. Devlet dairelerinde dışarıdan gelen mevki makam sahibi oldu, Yozgat ın kendi halkı başka yerlerde yükselme çabasına yollara düştü.

Sayın kiracı, yazılacak, anlatılacak öyle çok şey var ki.Kimisi öldü, kimisi göçtü. Açtık mı kutuyu, anlatacağız kötüyü. En iyisi kalsın. Kimseye kalmadı bu devran. Ben ben diyerek ettiler viran.

Selam ve saygılarımla. SUZAN
.......................................
Suzan hanım;
Evet,Yozgata dair geçmişden bugüne yazılacak ve anlatılacak çok şey var.
Ben öyle tahmin ediyorum ki;sizin de Yozgata dair birbirinden güzel hatıralarınız,değerlendirmeleriniz ve yazacak çok şeyleriniz var.
Okurlarımızda bunun farkında..İnanın az değil çok sayıda okurumuz sizi de okumak istiyor.
Aslında Yozgata dair yazmanın ve konuşmanın artık bir faydası yok.
Yok ama Yozgata karşı sorumluluk duyan Yozgatlılık şuurundaki Yozgat sevdalısı insanların Yozgata dair gözlemlerini,bildiklerini,kayda değer anılarını Yozgat tarihine not düşmek adına önemli bir ödevinin bulunduğunu düşünüyorum.
Gelecekte Yozgatın yazgısını,geçmişini ve geleceğini irdeleyecek insanlara projeksiyon olabilmek için Yozgata dair tüm izlenimlerimizi yazmamız gerekmekte..
Yozgat insanına yıllarca yazılı basınla, 10 yıldanberi de internet gazetesiyle ticari amaç gütmeden ve karşılık beklemeden 43 yıldır hizmet veren bu gazetede Yozgatı gerçekten seven, Yozgat düşünürü, özverili ve değerli yazarlarımızın arasında sizi de görmek dileğimizi sevgili okurlarım adına tekrarlıyorum.
Bu konuyu görüşmek üzere..
Selam ve en iyi dileklerimle..
Osman Hakan KİRACI
0 555 969 79 80

SUZAN -- 10.09.2017 22:52
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Hakan bey Yozgatın bugünkü durumu bundan daha güzel anlatılamaz.Kaleminize ve yüreğinize sağlık.Okurlarınız olarak bz sizden arasıra değil,devamlı yazmanızı bekliyoruz.Saygılar.
Funda -- 31.08.2017 22:03
Köprüden önce son çıkış yolu
SAYIN O. HAKAN KİRACI BU KONULARI YILLARDIR DEFALARCA DİLE GETİRDİNİZ BİZLERDE SEVE SEVE BİRAZDA ÜZÜLEREK OKUYORUZ; AMA MAALESEF YETKİLİ MAKAMLARDAN BİR SES GELMİYOR. ÜLKEMİZİ ON BEŞ SENEDİR YÖNETEN İKTİDAR PARTİSİNİN İL VE İLÇE BAŞKANLARI VE YİNE İKTİDAR PARTİSİNİN İL VE İLÇE BELEDİYE BAŞKANLARI BU ŞEHRİN OYLARI İLE B.M.MECLİSİN DE TEMSİL HAKKINA SAHİP KİMSELER SÖZCÜ HEYETLER KOMİSYONLAR OLUŞTURUP BAŞBAKAN VEYA CUMHURBAŞKANINDAN YOZGAT' IN SORUNLARI İLE İLGİLİ GÖRÜŞME TALEP ETİLERDE GERİ Mİ ÇEVRİLDİLER KABUL MÜ EDİLMEDİLER? BİR SÖZ VARDIR AĞLAMAYAN ÇOCUĞA MEME VERMEZLER DERTLERİMİZİ SORUNLARIMIZI ANLATMA YOLLARINI MAALESEF BECEREMİYORUZ. RAHMETLİ ESKİ BELEDİYE BAŞKANI SALİM KORKMAZ GİBİ TUTTUĞUNU KOPARABİLEN KOPARANA KADAR DA PEŞİNİ BIRAKMAYAN BAŞKANLARA BU ŞEHRİN İHTİYACI VAR. HİZMET, DESTEK VE MADDİYATLA OLUR; BİZLERİ TEMSİL HAKKINA SAHİP OLAN KİMSELER GAYRET VE ÇABALARI YETERSİZ GELMEKTEDİR DEVLETTEN HİZMET BEKLİYORSAK, BU TEMSİLCİLERİMİZİN GAYRETLERİ İLE OLACAĞI KANISINDAYIM.SELAM VE SAYGILAR
ali-sahingoz@hotmail.com -- 3.02.2017 12:21:
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00