BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 18.07.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
182
Dün
:
4633
Toplam
:
14109425
Gündem Osman Hakan KİRACI
Köprüden önce son çıkış yolu
   Söylesem tesiri yok/ Sussam gönül razı değil/ Fuzuli       ohakankiraci@hotmail.com
Bundan yaklaşık 2 ay önce VATAN gazetesi, Türkiye İstatistik Kurumunun verilerine göre ,Cumhuriyetin 100.yıldönümünde yani 2023 yılında il’lerin nüfus durumlarını yazmıştı.
Bizim yakın geçmişte TÜİK verilerinden hareketle 2015 yılı sonunda “Türkiyenin göç şampiyonu” ünvanını edinen Yozgat’ın 2023 yılında il nüfusunun 306 bine düşeceğine ilişkin defalarca yazdığımız haberi VATAN gazetesi de teyit etmişti.
Ardından bundan bir ay önce partisinin bir dizi etkinliğine katılmak için Yozgata gelen BBP lideri sayın Mustafa Destici düzenlediği basın toplantısında Türkiyede kişi başına düşen milli gelirin 9000 ,Yozgat’ ta 5000 bin dolar, yine Türkiyede % 11 olan işsizlik oranının ise Yozgatta % 20 dolayında seyrettiğini söylemişti.
DÜNYA gazetesi de geçen hafta 26 Aralık tarihli nüshasının ekonomi manşetinde “OSMANİYE yükseldi,YOZGAT 8 sıra geriledi” başlığı ile yayınladığı bir haberle TÜİK’in tesbitlerine göre,Yozgat’ın 2004 ila 2014 yılları arasında kişi başı milli gelir sıralamasında en fazla gerileyen il’lerin başını çektiğini açıkladı.
DÜNYA gazetesinin Türkiye istatistik Kurumunun illerin gayrisafi milli hasıla verilerine dayanarak yayınladığı haberde Yozgatımızın ekonomik durumuyla ilgili oldukca şaşırtıcı bilgiler vardı.
Türkiyenin 81 ilinden 76’sı 10 yıllık sürecin milli gelir dağılımında ekonomik potansiyenlerini en az 2 katına çıkarırken aralarında Yozgatın başını çektiği sadece 5 il bu hızı yakalayamadıkları gibi hayli gerilerde kalmıştı.
Osmaniye Türkiyede en yoğun ekonomi gelişim sıralamasında 12 basamak atlayarak Türkiye şampiyonu olmuştu.
Bizim gariban Yozgat ise aynı ekonomik gelişim kategorisinde büyük ölçüde hız kaybedip 2004 yılındaki yerinden 8 basamak geriye düşmüş ve GSMH bakımından ülke düzeyinde ‘en fazla gerileyen il’ konumuna düşmüştü.
Başka bir ifadeyle Türkiyede göç şampiyonluğundan sonra kişi başı milli hasıla sıralamasında adeta “gerileme şampiyonu” olmuştu derbeder Yozgatımız..
¨ ¨ ¨
Artık,halen yaşadığımız göç faciasının yol açtığı Türkiyede üzerimize yapışan “göç şampiyonluğumuz”, % 20’lere ulaşan işsizliğimiz ,il’ler arası kişi başı milli gelir maratonundaki “gerileme şampiyonluğumuz” ve birbiri ardına sıralayabileceğimiz daha nice sosyal,siyasal ve ekonomik sorularımız ,bize gösteriyor ve diyor ki ; Yozgat, hem bugünü ve hem de yarını itibariyle sözün bittiği yerdedir.
¨ ¨ ¨
Yozgat şehir hastanesi,Diyanet eğitim merkezi ,adli tıp merkezi ve yeni cezaevi kampüsü vb. yeni projeler kapsamında yaklaşık 3– 4 bin kişiye istihdam sağlamakla Yozgatta yoğun göç trafiği gereken düzeyde durdurulamaz.
Yozgat’ta yeteri kadar yeni üretim ve istihdam yatırımları gerçekleştirilemediği için işsizlik sorunumuz giderilemez,kişi başı milli gelirimiz yükselemez.
Yozgat’ta ötedenberi süregelen siyasi iradenin,bürokrasinin,üniversitenin ve Belediyenin koordinesiz kendi başlarına buyruk yürüttükleri bireysel yönetim anlayışları ve çabaları ile kamu hizmetlerinde yeterli verimlilik sağlanamaz.
¨ ¨ ¨
Bundan sonrasında Yozgat için iki alternatif bulunmaktadır.
Ya ‘Bırakın bu memleket küçüldüğü ve tükeneceği yere kadar gitsin” demek veya acilen radikal bir çıkış yolu bulmak.
‘Göçü,işsizliği ve ekonomik gerilemeleri en etkin bir şekilde durdurarak Yozgatı acilen nasıl kurtarabiliriz’ derseniz onun formülünü ve çıkış yolunu 5 Temmuz 2016 tarihli gazetemizin manşetinde ayrıntılarıyla açıklamış ve Yozgatın önüne tarihi bir fırsat çıktığını söylemiştim.
Yozgat’ı kronik sorunlarından arındırmanın ve genel anlamda ayağa kaldırmanın tek bir yolu kalmıştır.O da; Ak Parti hükümetinin önce Doğu ve Güneydoğudaki terör mağduru 19 ili geri kalmışlıktan kurtarıp kalkındırmak amacıyla hazırladığı daha sonra Erzurum,Erzincan,Bayburt ve Gümüşhane il’lerini dahil ettiği 23 ile cazibe merkezli özel teşvik paketinin kapsamına Yozgatı da aldırmaktan geçer.
Evet, Doğu ve Güneydoğudaki 19 il terör mağduru oldukları gerekçesiyle teşvik kapsamı içerisinde yer almıştır.Ama malum 19 il kadar terör mağduru olmayan Erzincan, Başbakan sayın Binali Yıldırımın ve Erzurum Sağlık Bakanı sayın Recep Akdağ’ın hatırına teşvik paketine eklendiği herkesce bilinmektedir.
Ve Yozgat ?
Üzülerek bir kez daha ifade ediyorum ki; Yozgat, Türkiyenin hem göç şampiyonu,hem de en büyük göç mağdurudur.Ekonomik göstergeler bakımından teşvik kapsamı paketinde yer alan 23 ilin birçoğundan daha geridir.Hele hele Erzurumla mukayese edilemeyecek kadar geride kalmıştır.Son 15 yıl içerisinde nüfusu 680 binden 420 bine düşen ve milli geliri de 10 yılda 8 basamak gerileyen Yozgat’ın yeni teşvik kararnamesine girebilmesi en doğal hakkı olsa gerektir.
¨ ¨ ¨
Hükümetin kararnamesini çıkardığı yeni teşvik paketinde Doğu ve Güneydoğu illerinde bundan sonra hangi hizmetlerin gerçekleştireceğini biliyormuydunuz?
Sizleri yeniden kısaca bilgilendireyim.
Başbakan sayın Binali Yıldırımın açıklamasına göre,yeni teşvik paketi kapsamındaki illerde 4 yılda geniş kapasiteli en az 10’ar büyük fabrikalar kurulacak. Bu fabrikalarda ilk 4 yılın sonunda toplamda 200 bin vatandaşa iş ve aş imkanı sağlanacak.Teşvik süresince yapımı sürdürülecek fabrikaları özel sektör çalıştıracak ve bu fabrikalarda üretilecek malları devlet satın alacak.Ayrıca 298 yatırımcıya sıfır faizli yatırım ve işletme kredileri verilecek..Genç girişimler her yönden desteklenecek..
Yine o bölgede 351 adet sağlıklı yaşam merkezleri,67 bin toplu konut,15 Hastane,stadyumlar,karakollar inşa edilecek.Her il’de de fuarlar kurulacak.Ayrıca bölgeye her yıl 317 milyar liralık tarım,sulama ve hayvanclık destekleri sağlanacak..
Başka ?
Daha neler neler.. Saymakla bitmez.
¨ ¨ ¨
Şimdi hayal de olsa şöyle bir düşünelim.
Kapsamındaki bütün illeri ihya edecek teşvik paketine Yozgat’ın da 4 il gibi sonradan dahil edildiğini düşünelim.
4 yıl gibi bir sürede Yozgatta geniş kapasiteli fabrikaların kurulup üretime geçtiğini.Binlerce işsiz için yeni istihdam alanlarının oluştuğunu..
Yüzlerce yatırımcının ve genç girişimcilerin sıfır faizli ,uzun vadeli yatırım ve işletme kredilerinden yararlandırıldığını..
Bir tarım ve hayvancılık vilayeti olan Yozgata devletin tarım,sulama ve hayvancılık teşviklerini ve imkanlarını yağdırdığını..
O zaman ne olur Yozgat’ın durumu..
Yozgat ‘göç’ belasından,işsizlik sorunundan ve geri kalmışlıktan kurtulmaz mı ?
Sonra gelişip kalkınmaz mı ?
O zaman Yozgatlı seçmen Ak Parti iktidarına ömür boyu minnettar kalmaz mı ?
Aslında Yozgatımızın yeni teşvik paketine dahil edilmesi o kadar da zor bir mesele değildir.
Çünki,bu tür meselelere müdahele ve karar yetkisine sahip bulunan sayın Cumhurbaşkanımız Yozgatı ve Yozgatlıyı seven bir liderdir.
Vakit henüz geçmeden,yeni teşvik paketi uygulamaya geçirilmeden Yozgatı temsil yetkisine sahip biri veya birileri sayın Cumhurbaşkanının huzuruna çıkıp Yozgatın içinde bulunduğu vahim durumunu ve geleceğinin giderek karardığını anlatabilse ve hele hele onun 28 Mart 2016 tarihinde Sorgunda yaptığı tarihi konuşmada Yozgata ilişkin duygu,düşünce ve vaadlerini hatırlatabilse Yozgat kesinlikle teşvik paketinde yerini mutlaka alacaktır.
¨ ¨ ¨
Erzurumun,Erzincanın ve Bayburtun bile yararlandırılacağı yeni teşvik projesi Yozgat için köprüden önce son umut ve son çıkış yoludur.
Yozgatın son çıkış yoluna girebilmesinin çözümü de sayın Cumhurbaşkanmızın iki dudağının arasındadır.
Yeterki,Yozgatın sorunları bütün çıplaklığı ile anlatılsın.
Ben inanıyorum ki; sayın Cumhurbaşkanı Yozgatın dramatik gerçeğini ve vahim geleceğini görmezlikten gelmeyecek ve bu vilayeti himmetinden mahrum bırakmayacaktır.
Yozgat,yeni teşvik paketi fırsatından yararlandırılmazsa geleceğine dair umutlarını ve hayallerini de tamamen kaybedecektir.
Benden bir kez daha söylemesi…
Nice yıllara…

* * *

YAZIKLAR OLSUN SİZE !..

Olayı maalesef yeni duydum.
Önce,”Doğru olamaz” diye düşündüm.
Sonra araştırdım. Meğer doğruymuş..
Hayretler içerisinde kaldım.Çok garibime gitti böylesine kabul edilemez bir nezaketsizlik..
Niye mi şaşırdım.Anlatayım..
¨ ¨ ¨
Çoğunuz bilir.Yozgat Ak Parti siyaset dünyasında Dr.Osman Coşkun adında bir hizmet elçisi vardır.Yozgat milletvekilliği görevini tamamladıktan sonra hemşehrimiz Enerji eski Bakanı sn. Taner Yıldız onu Sorgun Yeni Çeltek işletmesi genel müdürlüğüne getirmişti.
Ne yapmıştı hemşehrimiz Coşkun görevi sürecinde ?
Yıllardır zarar eden işletmeyi görevinin ilk yılında kara geçirmiş ve şirket karının bir bölümünü de önce Sorgunda,sonra da Yozgatta birbirinden hayırlı hizmet ve eserler için kullanmıştı.Yöremizde sürekli kalıcı hizmetlere imza atmaktaydı.
Onca hizmetleri arasında Sorgun ilçesinde Yeni Çeltek adıyla modern bir okul yaptırmıştı. Sorgunu zaman içerisinde ekonomik yönden şaha kaldıracak EKO-PARK adıyla da muhteşem bir proje başlatmıştı.
Hizmetlerine,projelerine tam gaz devam ediyordu ki ; beklenmedik bir operasyonla ansızın görevinden uzaklaştırıldı..
Tabii ,bu uzaklaştırma apayrı trajik bir olay..O konu ayrı bir köşede duruyor zaten..
¨ ¨ ¨
Gelelim yazı konumuza..
Sorgun Yeni Çeltek okulu 19 Eylül 2016 tarihinde törenle hizmete açılmıştı.
Okulun açılış töreniyle ilgili ne olmuş biliyormusunuz?
Bu okulu yaptıran eski genel müdür Dr.Osman Coşkun’a ve Yeni Çeltek ekibine davetiye gönderilmemiş..
Adam okulun sadece mimarı değil,aynı zaman Ak Partinin sorumlu bir yöneticisi..Genel merkez AR-GE genel başkan yardımcısı olduğu halde..
Açılış törenine davet edilmemiş.
Ne hazin bir nezaketsizlik değil mi?
Aslında ‘Hep küçük hesaplar ya da vefasızlığımız’ hala kanayan yaramızdır.
Ama bu olay, aynı zamanda ibretlik..
Ve de ayıplanacak bir olaydır..
Bu nezaketsizliği yapanlara en hafifinden ne denilebilirki ;
Yazıklar olsun size.


02.01.2017

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
YOZGAT SİYASETİNDE ‘SKOR’ MERAKI
Seçimde Akp:2 Mhp 1, İyi parti veya Chp 1 vekil çıkar umuyorum. böyle olması Yozgat içinde iyi olur akp vekili mecliste veya Cumhurbaşkanlığında çıkış Yozgat sorunlarını anlatmazlar şimdiye kadar anlatmadılar anlatanı da engellediler. Yozgatlının Ankara' ya yürüyüşü hatırlayınız. Yozgat dikkat çekmek için akp en az 2 vekil kaybetmesi şart. Yozgat'ımızın geleceği ve evlatları için başka sansımız yok.
Osman Baran -- 18.06.2018 16:01
YOZGAT SİYASETİNDE ‘SKOR’ MERAKI
güzel bir yorumdu yozgatta kimse rengini belli etmiyor lakin 3 AKP olur gibi ama diğer 1 kimin olur tahmin edemiyorum
Mustafa -- 16.06.2018 13:05
24 HAZİRAN SEÇİMLERİNİN YOZGAT TARAFI
İYİ parti ve MHP’nin durumuna gelince..
Eğer,Ak Parti’nin Yozgat Teknik Direktörü sayın Bekir Bozdağ, 24 Haziran’da aynı takımla sahaya çıkarsa Yozgat’ta hem İYİ partinin ,hem de MHP’nin ekmeğine yağ sürer.
Bu durumdan MHP’den ziyade İYİ parti yararlanır.
İYİ partinin de böylesi bir fırsattan yararlanabilmesi ve Yozgat’tan 1 milletvekili kazanabilmesi için Yozgat ve ilçelerinde seçmen tabanında karşılığı bulunan,Yozgat kamuoyunda hüsnü kabul görebilecek,seçim maratonunda Ak Parti milletvekili adaylarıyla aşık atacak güçte ve partisine oy bakımdan katma değer kazandıracak,mazisi ve sicili temiz,şaibesiz,sempatik ve deneyimli bir siyasetçiyi listenin başına koymalıdır.

Öncelikle; tarafsız şekilde memleketin hayrına olan düşüncelerinizi açıkça belirtmekten çekinmediğiniz için kutluyorum.

İş yapmayan, masraf çıkarmayan vekilleri tercih eden partiler; hatırı gönlü ortadan kaldırıp, bir kez daha düşünmeliler.
Kadriye ŞAHİN -- 20.05.2018 04:26
Yozgat’ın mes’eleleri ve tarihi 14 Ocak fırsatı
Ak Partinin müspet ve menfi çalışmalarını objektif bir dille yazdıktan sonra vilayetimizin en büyük problimenin nasıl çözüleceğini de anlatmışsınız yazınızda.
İktidar temsilcilerine yol haritası çizerek 14 ocak tarihini bir çıkış günü olarak hatırlatmışsınız.Güzel bi rehberlik bu..Benim merak ettiğim şey şu Akpartililerin içinden bi vicdan ve cesaret sahibi insan çıkıp da yozgatın göç belasını acaba Tayyip beye anlatacak mı,yoksa gine sadece gözlerinin içine mi bakacaklar.bence hiç kimse yozgatın derdini sayın cumhurbaşkanına anlatamaz.Sebep..
Yozgatın sahibi yokda ondan.hayırlısı olsun bakalım..
Hüsnü -- 07.01.2018 13:36
Yozgat’ın mes’eleleri ve tarihi 14 Ocak fırsatı
Sayın Kiracı; Yine memleketimizin yıllık raporunu çıkarıp, gurbette yaşayanlara tablosunu çizmişsiniz. Kaleminiz her daim var olsun. Bu sefer, yazınızı okurken içim sevinçle doldu. İçime bir umut doğdu. Bekle memleketim! Dişini iki yıl daha sık demek geldi içimden... Nasıl olsa, bekleye bekleye beklemelere alıştık. İki yıl sonunda;
Hele bir şu hızlı tren tamamlansın. Semalarımızda; güvercinler gibi, ak kanatlı uçaklar havalansın. İşte o zaman tüm özlemlerime, özlediklerime kavuşurum. Sen, seni terk eden evlatların ile buluşursun. Ben; hem sana hemde senin bağrında yetişen madımağa, peynire, ete, bulgura, fasulye, yeşil nohut-una...Uğrasak iyi olurdu ama kalmamış eş dost akrabaya. Dahası araba yolculuğuna dayanamayıp hasret kaldığım Sarıtopraklık da ki anama, babama. Ahhhh, bir bilsen sılam! Yüreğim, mezar taşlarının hasretiyle, toprağının kokusuyla yanıyor buram buram! Alır mıyım buralardan; Et, peynir, nohut.. Yumurta almak için bile sana gelirim. Kim bilir, belki de sana dönerim. Hele bir aç şu yolları. Hele bir kaldır aradan uzun mesafeleri. İşte o zaman Yurdumun en uç noktasından gurbetçiler, yılda iki kez senin pazarında. Buralarda peynir kireç, et çaput, fasulye kırk çeşit. "Kangal" ın adını "şevketibostan" koymuşlar. Kökünü soyup, kilosunu otuz liradan satıyorlar. Oysa bizim köylerde bu otu atların bile önüne atmıyorlar. Ay çiçeğine çiğdem diyorlar. Çiğdem görmemişler bilmiyorlar. Çedene'nin adı "kuş yemi", çöreğin adı kumru. Aslında en çok özlediğimde çamlığın suyu. Ah o kaplıcalar. Buralarda turistik tesis yaptılar doğal kaynakları. Deniz suyu kattılar, şifa bulmuyor hastaları. Aynı havuza giriyor erkekleri kadınları. Sana turlar düzenlerim. Görsünler bizim kükürtlü kaynar kaynayan kaynakları, eşmeleri çeşmeleri. Buralarda pınarlar da yok. Tuzlu çıkıyor yer altından suları.

14 Ocak'ta Yozgat'ım senin için, dualar okuyup, hayır dağıtacağım. Hele bir "tamam" desin Cumhur başkanımız. O zaman Vallahi bu seçimde mührü AKP ye basacağım.

Tüm güzelliklere, özlemlere kavuşmanız dileğiyle. Hayırlı, mutlu yıllar.
SAYHA -- 04.01.2018 02:03
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Sayın Kiracı, Yozgat halkının hallerini yazarken en önemli halini yazmamışsınız. Siz bu memleket insanları için çırpınıyorsunuz fakat bireyler değişmedikçe, kendini yenilemedikçe asla toplumlar yenilenip değişmez, ilerlemez.Bende Yozgat dışında yaşayan bir Yozgat'lıyım. Nerede eski insanların insanlığı, terbiyesi, ağırbaşlı, saygınlığı. Yozgat'ta efsanesi kalmamış. Ağızlarında bir küfür. her laflarının baş hecesi, son cümlesi. Yorum yazıyorlar. Bir bayana nasıl hitap edilir bunu bilmiyorlar. Ters düşüncesindeki insana söverek cevap veriyorlar. Bu insanlar lağım çukurundan çıkamamış ki ilerleme kaydetsin.

Diğer taraftan, kendilerini ülkücü olunca nimetten sayan düşünce saplantısı var. oysa şimdiki ülkücüler, bir zamanlar kanlı bıçaklı düşmanları solculara yamanarak AKP yi alt etme peşindeler. Bu da gösteriyor ki, Yozgat ın ülkücüsü davasının arkasında durmayan, idealist olmayan hava balonları.

Bu hava balonlarıyla asla yol alınmaz. En ufak tepkide sönerler ve sönüyorlar.
Diğer taraftan, Yozgat'a zamanında en büyük zarar verip, bu zararın halen vebalini halka çektirmeye çalışan zadeler olduğu müddetçe de Bu şehir ilerlemez. Yozgat da Çerkez Ethem filmi çekilecekti. Neden çekilmedi? Çünkü birileri gerçek ortaya çıkacak diye Film yapımcısına yüklendiler.Çekilseydi kötümü alacaktı? Konusu ne olursa olsun. En az beşyüz kişi ekonomiye katkı sağlayacak, şehrin adı duyulacak, zihinlerde yer tutacaktı. Belki kaderi değişecekti. Diyelim ki bu işten birilerinin adı zarar gördü. Mahkeme kapıları herkese açık değil mi? Açık. fakat kimse, kendine Yar olmayan Yozgat ı, başkasına Yar etmeme derdinde.

Vesselam, bu ülkücülerle, sürekli küfür eden cemaatçiler le, her işe karışan zadeler bu şehri kal-kın-dı-ra-maz.
Yusuf Adın -- 17.12.2017 22:35
11- EYLÜLÜN YILDÖNÜMÜNDE İRMA KASIRGASI
Bilmiyor k; yeryüzü her canlıya yetecek şekilde yaratıldı. Bilmiyorlar ki; her canlının rızkını, onu Yaradan verir. Bilmiyorlar ki; kimse kimsenin rızkını yiyemez. Bilmiyorlar ki; kimse bu dünyada ebedi yaşamayacak ve ölümü tadacak...
Aslında bunların bir kısmını biliyorlar fakat inanamıyorlar. Müslüman olma şerefine erişemedikleri için Müslümanların kanını akıtıp, canını alıp şerefsizliklerini yüceltmeye çalışıyorlar. Bu firavun takımı dünya aleminin tanrısı olma,kırarak kırdırarak kendi cennetini kendine kurma derdinde. Farkındalar da bunun, başka cennet onlar için yok!

Hani (Onların inancına göre)inanıyorlar ya; "İsa'nın babası Allah, Anaları Meryem". Bunlar isa'yla Meryem'in çocukları. Meryem den önceki insanların babası kim se? ( Tövbe, Tövbe)
Hey şaşkınlar neden babanızın evlatlarını katlediyorsunuz. İsa'yı yaradan yaratmadı mı bunca insanı!.Babanız size bunun hesabını sormayacak mı?
Sizin Babanızı tanımam ama biz Müslümanların, Yoktan Var eden, ol deyip İsa yı Musa'yı var eden tek Yaratıcı Yüce Rabbim size soracak. Bakın ne diyor Yüce Allah ın Ayetleri.

"İnsanlardan kimi de Allah'tan başka şeyleri O'na eş tutuyorlar da onları, Allah'ı sever gibi seviyorlar. Oysa iman edenlerin Allah sevgisi daha kuvvetlidir. O zulmedenler, azabı görecekleri zaman bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının gerçekten çok şiddetli bulunduğunu keşke anlasalardı."

Tıpkı Firavun'un izinden gidenlerle onlardan öncekilerin gidişi gibi, Rabblerinin âyetlerini yalanladılar. Biz de onları günahları yüzünden helâk ettik. Firavun ile arkasından gidenleri suda boğduk. Hepsi de zalim idiler.

O günün firavunu bu günün Amerika'sı, Rusya'sı, Çin'i,İsraili... Bunlar saymakla bitmeyecek Firavunlar. Biz Müslümanların bunlara karşı yapacağı tek şey, iman ve ihlas içinde Allah için birlik beraberlik ile dayanışma kurmak. Fakat firavunlara yandaşlık yapan firavun yanlısı kendi halkını ülkesinden sürgün etti. O makamda oturarak çocukların denizde boğulup, bombalar altında ölmesini seyretmek liderlik sayılıyor. Allah Yar ve yardımcımız olsun. Bu zulmü yaşatanlara zulmünü yaşatsın, sularda boğsun.

Saygılar Hürmetler
SUZAN -- 24.09.2017 00:45
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Sayın Kiracı; Uzun zamandır gazetenizi takip edemiyordum. Bu hafta zamanımı gazetenizdeki kaçırdığım yazılarınıza ayırmak istedim. Gördüm ki yazmayanlar yazmamakta direniyor, yazanlardan Allah razı olsun kalemlerinin döndüğünce, gönül gözleri gördüğünce yazmaya devam ediyorlar.

Ne yazık ki dünyamızda kimse mutlu değil. Ölenler Hakka kavuşuyor. Yaşayanlar özünü, sözünü, ruhunu,kültürünü kaybediyor. Bu döngünün ne tarafından bakarsanız bakın yok etme, yok ettirme söz konusu.

Yozgat ın dışında yaşayan gurbetçiler her ne kadar uzun zamandır uzaklarda yaşamış olsalar da kan bağı, can ağı,toprak dağı, özlüyor sılayı, çekemiyorlar kulağı. Bu bakımdan sıla özlemi çekenler için zahmet buyurup olanı biteni yazmışsınız. Bir kaç gün önce Sayın Çapanoğlunun bir paylaşımına aynı özlemleri dile getiren bir yorum bırakmıştım. Yazdıklarımın sadece sizin yazınızla örtüşen kısmını tekrar eklemek istiyorum.

"İnsanların yaşam şekillerinin, yaşam alanındaki ortamın nasıl yapay bir hale getirildiğini, nasıl sunnileştirildiğini, ruhsuzlaştırdıklarını görmek insana ölümden daha acı geliyor. İnsan oğlu yaşadığını sanıyor oysa özünden, kültüründen, geçmişinden koptuğu an, bunları yok ettiği zaman kendi kendini yok ediyor. Nerede benim Yozgat'ı mın konakları? Nerede salkım söğütlü dereleri? Sıra söğüt deresindeki söğütler,bu adı taşıyan Sırasöğüt mahallesi nerede? Nerede bahar yağmurlarına boyun büken taş köprüler? Ökçeli ayakkabıların ökçesiyle ritm tutan hastahane caddesindeki taş kaldırımlar? Maalesef öldürüldüler... Onlarla beraber o memleketin geleceği de öldü. Soruyorlar her gidene cevap veremiyor. Belkide o mezarlıkta yaşamamak için bunca göç cevabını bilemiyor." Demiştim.

Galiba daha fazla şeyler kaybetmişiz. Yozgat'ın yerli halkını kaybetmesi, gençliğini kaybetmesi, en önemlisi yüzde bir orandaki yerli halkın bir birini kaybetmesi, bir birini kaybeden bu halkın öz değerlerini, gelenek göreneklerini, misafirperverliğini, sıcak kanlılığını, vefa duygusunu, kadirşinaslığını, koruyucu- gözetleyici oluşunu kaybetmesi. Hangi birine üzülelim ki. Biz gurbettekiler zannediyoruz ki sılamız bıraktığımız gibi duruyor. Oysa sıla gurbetten beter olmuş. Keşke Yozgat ın yerlisi köylüsüne sahip çıksaydı, değer verseydi, köylüsü huzura erseydi topraklarını ekip biçseydi. Yozgat ın yerlileri kendilerini hep farklı görüp, köyden gelenleri sürekli irdelediler. Köyden gelenlerin çocukları okuyunca soylu aile kompleksleri kendilerini dışarı sürükledi. Bu sefer büyük şehirli aile olma çabasına düştüler. Yükünü tutan, Yozgat ı sömüren evlatlarının geleceğini bahane edip göç yoluna düştü. Gitmek istemeyen, memleketim diye kahrına katlanın kuyusu kazıldı. Devlet dairelerinde dışarıdan gelen mevki makam sahibi oldu, Yozgat ın kendi halkı başka yerlerde yükselme çabasına yollara düştü.

Sayın kiracı, yazılacak, anlatılacak öyle çok şey var ki.Kimisi öldü, kimisi göçtü. Açtık mı kutuyu, anlatacağız kötüyü. En iyisi kalsın. Kimseye kalmadı bu devran. Ben ben diyerek ettiler viran.

Selam ve saygılarımla. SUZAN
.......................................
Suzan hanım;
Evet,Yozgata dair geçmişden bugüne yazılacak ve anlatılacak çok şey var.
Ben öyle tahmin ediyorum ki;sizin de Yozgata dair birbirinden güzel hatıralarınız,değerlendirmeleriniz ve yazacak çok şeyleriniz var.
Okurlarımızda bunun farkında..İnanın az değil çok sayıda okurumuz sizi de okumak istiyor.
Aslında Yozgata dair yazmanın ve konuşmanın artık bir faydası yok.
Yok ama Yozgata karşı sorumluluk duyan Yozgatlılık şuurundaki Yozgat sevdalısı insanların Yozgata dair gözlemlerini,bildiklerini,kayda değer anılarını Yozgat tarihine not düşmek adına önemli bir ödevinin bulunduğunu düşünüyorum.
Gelecekte Yozgatın yazgısını,geçmişini ve geleceğini irdeleyecek insanlara projeksiyon olabilmek için Yozgata dair tüm izlenimlerimizi yazmamız gerekmekte..
Yozgat insanına yıllarca yazılı basınla, 10 yıldanberi de internet gazetesiyle ticari amaç gütmeden ve karşılık beklemeden 43 yıldır hizmet veren bu gazetede Yozgatı gerçekten seven, Yozgat düşünürü, özverili ve değerli yazarlarımızın arasında sizi de görmek dileğimizi sevgili okurlarım adına tekrarlıyorum.
Bu konuyu görüşmek üzere..
Selam ve en iyi dileklerimle..
Osman Hakan KİRACI
0 555 969 79 80

SUZAN -- 10.09.2017 22:52
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Hakan bey Yozgatın bugünkü durumu bundan daha güzel anlatılamaz.Kaleminize ve yüreğinize sağlık.Okurlarınız olarak bz sizden arasıra değil,devamlı yazmanızı bekliyoruz.Saygılar.
Funda -- 31.08.2017 22:03
Köprüden önce son çıkış yolu
SAYIN O. HAKAN KİRACI BU KONULARI YILLARDIR DEFALARCA DİLE GETİRDİNİZ BİZLERDE SEVE SEVE BİRAZDA ÜZÜLEREK OKUYORUZ; AMA MAALESEF YETKİLİ MAKAMLARDAN BİR SES GELMİYOR. ÜLKEMİZİ ON BEŞ SENEDİR YÖNETEN İKTİDAR PARTİSİNİN İL VE İLÇE BAŞKANLARI VE YİNE İKTİDAR PARTİSİNİN İL VE İLÇE BELEDİYE BAŞKANLARI BU ŞEHRİN OYLARI İLE B.M.MECLİSİN DE TEMSİL HAKKINA SAHİP KİMSELER SÖZCÜ HEYETLER KOMİSYONLAR OLUŞTURUP BAŞBAKAN VEYA CUMHURBAŞKANINDAN YOZGAT' IN SORUNLARI İLE İLGİLİ GÖRÜŞME TALEP ETİLERDE GERİ Mİ ÇEVRİLDİLER KABUL MÜ EDİLMEDİLER? BİR SÖZ VARDIR AĞLAMAYAN ÇOCUĞA MEME VERMEZLER DERTLERİMİZİ SORUNLARIMIZI ANLATMA YOLLARINI MAALESEF BECEREMİYORUZ. RAHMETLİ ESKİ BELEDİYE BAŞKANI SALİM KORKMAZ GİBİ TUTTUĞUNU KOPARABİLEN KOPARANA KADAR DA PEŞİNİ BIRAKMAYAN BAŞKANLARA BU ŞEHRİN İHTİYACI VAR. HİZMET, DESTEK VE MADDİYATLA OLUR; BİZLERİ TEMSİL HAKKINA SAHİP OLAN KİMSELER GAYRET VE ÇABALARI YETERSİZ GELMEKTEDİR DEVLETTEN HİZMET BEKLİYORSAK, BU TEMSİLCİLERİMİZİN GAYRETLERİ İLE OLACAĞI KANISINDAYIM.SELAM VE SAYGILAR
ali-sahingoz@hotmail.com -- 3.02.2017 12:21:
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00