BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 20.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
194
Dün
:
4601
Toplam
:
13176101
Gündem Osman Hakan KİRACI
Yozgat’ta göçü önleyecek sürpriz fırsat
   Söylesem tesiri yok/ Sussam gönül razı değil/ Fuzuli       ohakankiraci@hotmail.com
Yozgat’ı adeta içten içe kemiren göç sorununun boyutlarını ve zaman içerisinde ne gibi olumsuz sonuçlara yol açacağını yıllarca yazdık,çizdik.
Yazdık ama Yozgattaki siyasi iradeye göç sorununun günün birinde nüfus kayıp faciasına dönüşeceğini bir türlü anlatamadık
Ama ne zaman ki;sayın Cumhurbaşkanı ilimize geldi.Yozgatın yıllardır hızlanarak artan göç sorununu açık yüreklilikle ve oldukça veciz cümlelerle dile getirdi.İşte o andan itibaren bizimkiler “göç” faciasının vahametini idrak etmek zorunda kaldılar.
Şimdi bir kere daha hatırlatmakta yarar görüyorum.
Sayın Erdoğan 28 Mart 2016 tarihinde Sorgunda ve Bozok Üniversitesinde yaptığı konuşmalarında göç sorunumuzu anlatırken bakın ne demişti.
Özetleyerek aktarıyorum:
“Yozgatta en büyük tehlike göç’tür.
Yozgatın ülkemizin en çok göç veren şehirlerden biri olduğunu biliyorum.
Göçü önlemenin yolu nedir? Göçü durdurmanın da yolu yatırımlardan geçiyor.
Şimdi Yozgat”ta göçü engellemenin ,Yozgatı istihdam bakımından daha cazip bir şehir haline getirmenin gayreti içerisindeyiz . Yozgatı istihdamı,üretimi,hayat kalitesi ile bir şehir haline getirmenin çabası içerisindeyiz.
Yozgat’ı sürekli göç veren bir il olmaktan kurtarıp cazip bir il haline getireceğiz.”
¨ ¨ ¨
Şimdi Cumhurbaşkanının bu tarihi konuşmasını bir yana bırakıp Başbakan sayın Binali Yıldırım’ın 21 Haziran 2016 tarihinde TBMM’de Ak Parti
grup toplantısında adını “ÖZEL ÖNEME HAİZ BÖLGELER” diye tanımladığı ve Doğu ve Güneydoğudaki illere fabrikalar müjdesini verdiği hükümetin yeni projesine ilişkin konuşmasını hatırlayalım.
Yıldırım’ın tarihi konuşmasını da yine özetleyerek aktarıyorum:
“Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde operasyonlar bitiyor. Şimdi ikinci adımı atıyoruz. Bu adım fiziki ve sosyal yenilemedir.Doğu’ya ve Güneydoğu’ya yeni zenginlik merkezleri, cazibe merkezleri oluşturacağız.
‘Ne olacak burada?’ Burada fabrikalar yapılacak. Fabrikaları biz yapacağız, özel sektör işletecek. Ürettikleri ürünleri de belirli süreyle Devlet olarak biz satın alacağız. Ne olacak? Oradaki bütün vatandaşlarımıza, gençlerimize, iş ve aş imkanı, daha güzel bir gelecek göstereceğiz, gelecek hazırlayacağız. İşte bu suretle terörün istismarından gençlerimizi ve bölge halkını kurtarmış olacağız.”

Başbakan Yıldırım gurup konuşmasının son bölümünde ise “özel önleme haiz bölgeler“ projesinin detaylarını da şöyle anlatıyordu :
Özel öneme haiz bölgelerde uygun fabrikalar ve işyerleri kuracağız. Üreticiye sembolik, belki de kirasız yerler vereceğiz. Ürettiğine de mesela 5 yıl alım garantisi vereceğiz. Kamu alımlarını Ankara’dan, İstanbul’dan değil oralardan yapacağız. Dış yardımların malzemelerini oralardan temin edeceğiz. İnsanlar orada üretebilecek ve tüketebilecek.
Doğu ve Güneydoğuda bu proje için 30-35 milyar tl yatırım harcaması yapacağız.”

¨ ¨ ¨
Ve şimdi de Türkiyenin göç şampiyonu,göç mağduru Yozgat ile terör mağduru Doğu ve Güneydoğudaki il’lerin durumunu birkaç örnekle mukayese edelim.
Bugün itibariyle Doğu ve Güneydoğunun çoğu illerinde Havalimanları gerçekleştirildi. Havaalanlarının olmadığı illerde ise inşaatlar hızla devam ediyor.
Ama Yozgat’ta ?
Havalimanı projesinin temeli henüz atılmadı..
Yozgatta yapılacak..
Daha hala Yozgat’ta çok şey: ‘cek’, cak…
Yine sayın Başbakanın aynı konuşmasında açıkladığı gibi , Doğu ve Güneydoğuya toplam 22 milyar lira tutarında ulaştırma,eğitim ve sağlık yatırımları gerçekleştirildi.
B aşbakanın “Özel öneme haiz bölgeler“diye tanımladığı terör bölgelerinde yapılan bölünmüş yol harcamaları, diğer bölgelere yapılan harcamaların 10 katına ulaştı.
Ama bugün Yozgat’ın bölünmüş yolları başta E-88 Yozgat güzergahında ve ilçeler arasındaki karayollarında görüldüğü gibi,14 yıldanberi henüz tamamlanmış değil.Ve ne hazindir ki; Türkiyenin en kalitesiz ve sorunlu yolları Yozgat bölgesinde yapılmıştır.
Doğu ve Güneydoğunun bölünmüş yollarının kalitesi imrenilenecek düzeydedir..
Ama Yozgatın tamamlanabilmiş yolları kalitesiz olduğu için sürekli bozulmakta ve sürekli onarılmaktadır.
Doğu ve Güneydoğudaki terörün yoğun olduğu il ve ilçelerden insanlar terör belasından göçediyorlar..
Ama bizim insanlarımız özellikle ileri derecede artan işsizlik belasından ve Devletin Yozgata sahiplenmeyeceği algısının kafalarda oluşturduğu çaresizlikten dolayı Yozgat’tan göçediyorlar.
Devlet,Doğu ve Güneydoğuda terörle ciddi anlamda mücadelesini sürdürüyor.
Terör sorunu günün birinde elbette sona erecek.
İşte,o zaman o bölgelerde göç sorunu hem de birdenbire sona erecek.
Ama Yozgat, çare bulunmadığı takdirde Türkiyenin en huzurlu kenti olmasına rağmen göç faciasından kurtulamayacak.
Erim erim eriyecek,.küçülecek..
Ve Türkiye İstatistik Kurumunun tesbitlere göre,Yozgatımızın nüfusu 2023 “yılında 306 bine,2036 yılında da 156 bine düşecek. Yani, Bayburt’a kardeş olacak..
¨ ¨ ¨
Bütün bunları niye anlatıyorum biliyormusunuz ?
Demek istiyorum ki ve artık cümle alem görmeli ve bilmeli ki; Yozgatın güvenlik durumu hariç bugünkü sosyo,ekonomik durumu bırakın İç Anadoludaki diğer il’leri, şimdilerde Doğu ve Güneydoğudaki il’lerin çoğunun gerisinde kalmıştır. 2002’deki 680 bin nüfusu 2016’da 419 bine düşen Yozgat, 10-20 yıl sonra maaselef Türkiyenin en küçük illerinden biri olacaktır.
¨ ¨ ¨
Okurlarımın hatırlayacağı gibi, Yozgat’ta göçü önlemenin reçetesini 1 Ocak 2016 tarihli gazetemizin manşetinde 8 madde halinde detaylarıyla açıklamış ve Yozgatta göçü durdurmak için öncelikle Türkiyede en çok göç veren 5 il’i kapsayan istihdamı ve yatırımı teşvik amacıyla yeni bir teşvik yasasının çıkarılmasını önermiştim.
Ak Parti iktidarının yeni döneminde yeni bir teşvik yasası hazırladığını duymuştum. Umutla yeni yasayı bekliyordum. Bugüne değin yeni bir teşvik yasası çıkmadı ama bu süreçte yeni bir proje düştü Türkiyenin gündemine.
Başbakan sayın Binali Yıldırım’ın 18 Haziranda TBMM gurubunda yaptığı konuşmasını TV’den dinlerken Doğu ve Güneydoğudaki “ÖZEL ÖNLEME HAİZ” illere yönelik projesini duyduğumda içimden “İşte, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesini terör,Yozgatı da göç belasından kurtaracak proje bu olmalı” dedim.
Köşe yazarımız sayın Kadim Doğan’ın da bugünkü yazısında öngördüğü gibi, “Devletin güneydoğudaki asi çocuklarını yola getirmek için hazırladığı bu projeye amansız göç faciasından kurtarılması gereken devletin uslu çocuğu Yozgat da pekala dahil edilebilir” diye düşündüm.
Evet, sayın Başbakanın deklere ettiği “Özel öneme haiz” İl’lere yönelik proje göçün önlenmesi konusunda Yozgat için adeta biçilmiş kaftan değerindedir.
Çünkü,ifade ettiğim gibi, 14 yıldır yaşanan bildik göç faciası nedeniyle Yozgatın bugünkü sosyo-ekonomik durumu ve gidişatı hükümetin “özel öneme haiz” bölgeler olarak tanımladığı bir çok doğu ve güneydoğu il’lerinden daha kötüdür.
O halde Yozgat, mevcut konumu itibariyle Özel öneme haiz “il’ler arasına dahil edilmelidir.
Ve sözkonusu projeye dahil edilmesi de pekala mümkündür.
Nitekim, Yozgat geçmişte böyle bir uygulamanın somut ve olumlu örneğini yaşamıştı.
Yine Türkiyede terörün tırmandığı 1998 yılında Anavatan Partisinin iktidar ortağı olduğu dönemde Doğu ve Güneydoğu bölgesindeki 19 il’de terörü önlemek amacıyla istihdamı ve yatırımları teşvik etmek amacıyla 4325 sayılı Olağanüstü hal bölgesi teşvik yasasını hazırlamıştı.
Yozgat o günkü sosyo-ekonomik göstergeleri açısından ülkenin geri kalmış yöreleri arasında yer alıyordu ama durumu şimdiki gibi OHAL bölgesinde yer alan il’lerden kötü değildi.Yozgatta 90’yıllarda göç sorunu da yoktu.
O zaman ben ANAP il başkanıydım. 4325 sayılı yasanın içeriğini öğrenir öğrenmez Ankaraya gidip dönemin Başbakanı ve genel başkanımız sayın Mesut Yılmaz’la görüşmüş ve sosyo-ekonomik sorunlarımızı anlatarak kendisini Yozgatın 4325 kasamına alınmasına ikna etmiştim. Görüşmenin ertesi günü , Yozgat ve Ordu 4325 sayılı yasa tasarısına eklenmişti. Dönemin Yozgat milletvekili sayın Lütfullah Kayalar da bu tasarının TBMM’den sıkıntısız geçmesini sağlayınca Yozgat, başlangıçta Doğu ve Güneydoğuda 19 il’i kapsayan 4325 sayılı OHAL teşvik yasası,sonuçta Yozgat dahil 21 il’i kapsayacak şekilde mecliste yasalamıştı.
Sonra ne olmuştu ?
Yasa çıkmadan kısa bir süre önce o tarihlerde Yozgat’ta Organize Sanayi Bölgesini faaliyete geçirmiştik.4325 sayılı yasayla birlikte Yozgat OSB’de ilk aşamada adeta birbiri ardına yanlış hatırlamıyorsam 40 küsur fabrika kuruldu,il düzeyinde adeta yatırım patlaması yaşandı..
Ve o dönem Yozgat OSB’de yaklaşık 13 bin kişi istihdam imkanına kavuşmuştu.
Ya şimdilerde?
Yozgat OSB’de son edindiğim bilgilere göre 1500 kişi çalışıyor..
¨ ¨ ¨
Geçmişte 4325 sayılı yasa Yozgatta yatırım patlaması ve geniş istihdam alanları yaratmıştı. Ama ne var ki, önce 2011 krizi ,sonra da Ak Partinin iktidara geldikten 13 ay sonra 4325 sayılı yasanın süresini uzatmaması ve yerine de 5084 sayılı yasayı getirerek teşviklerden yararlanan vilayet sayısını 36’ya yükseltmesi Yozgatta 2000’li yılların başında başlayan sanayileşme ve kalkınma hamlesinin duraklamasına neden olmuştu. 5084 sayılı teşvik yasasında sonradan yapılan bir değişikle teşvik alan il sayısı 48’e yükselince de Yozgat, yabancı yatırımcılar için cazibe merkezi olmaktan tamamen çıkarak tekrar gerilemeye başladı.
¨ ¨ ¨
Peki,bundan sonra ne yapmalıyız?
Yozgatta göç faciasının en radikalı önlemini sağlayacak yeni bir fırsat ile karşı karşıya bulunuyoruz.
Bu ,belki de Yozgat’ın yakalayabileceği ve kullanabileceği büyük bir şans..Tarihi bir fırsat..
Yapılacak iş bellidir.
Geçmişte olduğu gibi, bir nev’i 4325 modelini hayata geçirmek ..
Yani, sayın Başbakanın 18 Haziranda açıkladığı “Özel Önleme haiz bölgeler” projesine bugünkü haliyle İç Anadoluda “Özel önleme haiz” konumunda bulunan Yozgat’ı bu projeye dahil ettirmek..
Bu mümkün mü..
Hem de gayet mümkün..
Yazımın giriş bölümünde özetle naklettiğim gibi,sayın Cumhurbaşkanımızın Yozgatın göç sorununa ilişkin tesbitleri,çözümüne dair niyeti gayet açık..
Şimdi görev özellikle Ak Partinin Yozgattaki kudretli temsilcisi Adalet Bakanı sayın Bekir Bozdağ’a düşüyor.
Çünkü, kendisi sayın Cumhurbaşkanının gözde adamı,sayın Başbakanın da mesai arkadaşı. Kabinenin de en ağırlıklı ve en etkili bakanı.
Sayın Bozdağ Bu meseleye siyasi nüfuzunu koyarsa eminim ki; Yozgat kamuoyu ,Sivil Toplum örgütleri,partisinin bütün teşkilatları,Belediye ve teşkilat başkanları ve milletvekili arkadaşları ,hemen hemen herkes onun arkasında olacaktır.
Yeter ki; işin ucundan sağlamca tutsun..
Sayın cumhurbaşkanına ve Başbakanına..
Önce, Yozgatın yaşadığı terörden de beter göç faciasını hatırlatsın..
Sonra, devlet büyüklerine milli görüş felsefesinin mimarı merhum Necmettin Erbakan’ın iktidar ortağı olduğunda Yozgata ağır sanayi projelerinin en büyüklerini kazandırmak için 70’li yıllarda kaç temel attığını…
Rahmetli Turgut Özal’ın gerek teşviklerde ve gerekse önemli yatırımlarda Yozgata nasıl tam destek verdiğini ve Bakanlık dağıtımında Yozgata nasıl kıyak çektiğini..
ANAP genel başkanı ve eski Başbakan Mesut Yılmaz’ın 90’lı yıllarda yine o bölgede terörü önlemek amacıyla sadece ve sadece Doğu ve Güneydoğudaki 19 il için hazırlanan 4325 sayılı OHAL teşvik yasasına o zaman da göç sorunumuz olmadığı halde Yozgatı sonradan nasıl dahil edebildiğini…
2000’li yıllarda Yozgatta atağa geçen sanayileşme hamlesinin ve 4325 sayılı yasanın etkinliğinin Ak Parti iktidara geldikten 13 ay sonra çıkarılan 5084 sayılı yasa ile nasıl dumura uğradığını ..
Teker teker hatırlatmalı ve sonrada 14 yıldanberi yapılan bütün seçimlerde Ak Partiye destek veren ve ama bu iktidarın ihmali nedeniyle büyük bir göç faciası ile kaderine terkedilen Yozgatın “Özel önleme haiz bölgeler” projesine dahil edilmesinin tüm Ak parti sorumluluları için bir vicdan borcu olduğunu anlatmalıdır sayın Bozdağ..
Yeter ki yeterince ve gereğince anlatabilsin..
Sorun muhtemelen çözülür,Yozgat bu projeden yararlandırılır.
Çünki; Bozdağ’ın Erdoğan’ın ve Yıldırımın nezdindeki itibarı,hükümet içerisindeki gücü ,ağır göç sorunu nedeniyle zaten “ özel öneme haiz” il konumundaki Yozgatı Başbakanın açıkladığı projeye dahil ettirmeye muktedirdir.
Bozdağ, yeterki hükümet içindeki nüfuzunu kullansın.
Yozgatın sözkonusu projede yer alması hakkıdır.
Ak Parti iktidarı sadece Doğu ve Güneydoğu bölgesine değil artık Yozgat’a da sahip çıkmalıdır.
Daha ne diyeyim.
Hakkımızda hayırlısı tecelli eder inşaallah..
¨ ¨ ¨
Bayramınız kutlu,gönlünüz daima mutlu olsun..

05.07.2016


Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
11- EYLÜLÜN YILDÖNÜMÜNDE İRMA KASIRGASI
Bilmiyor k; yeryüzü her canlıya yetecek şekilde yaratıldı. Bilmiyorlar ki; her canlının rızkını, onu Yaradan verir. Bilmiyorlar ki; kimse kimsenin rızkını yiyemez. Bilmiyorlar ki; kimse bu dünyada ebedi yaşamayacak ve ölümü tadacak...
Aslında bunların bir kısmını biliyorlar fakat inanamıyorlar. Müslüman olma şerefine erişemedikleri için Müslümanların kanını akıtıp, canını alıp şerefsizliklerini yüceltmeye çalışıyorlar. Bu firavun takımı dünya aleminin tanrısı olma,kırarak kırdırarak kendi cennetini kendine kurma derdinde. Farkındalar da bunun, başka cennet onlar için yok!

Hani (Onların inancına göre)inanıyorlar ya; "İsa'nın babası Allah, Anaları Meryem". Bunlar isa'yla Meryem'in çocukları. Meryem den önceki insanların babası kim se? ( Tövbe, Tövbe)
Hey şaşkınlar neden babanızın evlatlarını katlediyorsunuz. İsa'yı yaradan yaratmadı mı bunca insanı!.Babanız size bunun hesabını sormayacak mı?
Sizin Babanızı tanımam ama biz Müslümanların, Yoktan Var eden, ol deyip İsa yı Musa'yı var eden tek Yaratıcı Yüce Rabbim size soracak. Bakın ne diyor Yüce Allah ın Ayetleri.

"İnsanlardan kimi de Allah'tan başka şeyleri O'na eş tutuyorlar da onları, Allah'ı sever gibi seviyorlar. Oysa iman edenlerin Allah sevgisi daha kuvvetlidir. O zulmedenler, azabı görecekleri zaman bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının gerçekten çok şiddetli bulunduğunu keşke anlasalardı."

Tıpkı Firavun'un izinden gidenlerle onlardan öncekilerin gidişi gibi, Rabblerinin âyetlerini yalanladılar. Biz de onları günahları yüzünden helâk ettik. Firavun ile arkasından gidenleri suda boğduk. Hepsi de zalim idiler.

O günün firavunu bu günün Amerika'sı, Rusya'sı, Çin'i,İsraili... Bunlar saymakla bitmeyecek Firavunlar. Biz Müslümanların bunlara karşı yapacağı tek şey, iman ve ihlas içinde Allah için birlik beraberlik ile dayanışma kurmak. Fakat firavunlara yandaşlık yapan firavun yanlısı kendi halkını ülkesinden sürgün etti. O makamda oturarak çocukların denizde boğulup, bombalar altında ölmesini seyretmek liderlik sayılıyor. Allah Yar ve yardımcımız olsun. Bu zulmü yaşatanlara zulmünü yaşatsın, sularda boğsun.

Saygılar Hürmetler
SUZAN -- 24.09.2017 00:45
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Sayın Kiracı; Uzun zamandır gazetenizi takip edemiyordum. Bu hafta zamanımı gazetenizdeki kaçırdığım yazılarınıza ayırmak istedim. Gördüm ki yazmayanlar yazmamakta direniyor, yazanlardan Allah razı olsun kalemlerinin döndüğünce, gönül gözleri gördüğünce yazmaya devam ediyorlar.

Ne yazık ki dünyamızda kimse mutlu değil. Ölenler Hakka kavuşuyor. Yaşayanlar özünü, sözünü, ruhunu,kültürünü kaybediyor. Bu döngünün ne tarafından bakarsanız bakın yok etme, yok ettirme söz konusu.

Yozgat ın dışında yaşayan gurbetçiler her ne kadar uzun zamandır uzaklarda yaşamış olsalar da kan bağı, can ağı,toprak dağı, özlüyor sılayı, çekemiyorlar kulağı. Bu bakımdan sıla özlemi çekenler için zahmet buyurup olanı biteni yazmışsınız. Bir kaç gün önce Sayın Çapanoğlunun bir paylaşımına aynı özlemleri dile getiren bir yorum bırakmıştım. Yazdıklarımın sadece sizin yazınızla örtüşen kısmını tekrar eklemek istiyorum.

"İnsanların yaşam şekillerinin, yaşam alanındaki ortamın nasıl yapay bir hale getirildiğini, nasıl sunnileştirildiğini, ruhsuzlaştırdıklarını görmek insana ölümden daha acı geliyor. İnsan oğlu yaşadığını sanıyor oysa özünden, kültüründen, geçmişinden koptuğu an, bunları yok ettiği zaman kendi kendini yok ediyor. Nerede benim Yozgat'ı mın konakları? Nerede salkım söğütlü dereleri? Sıra söğüt deresindeki söğütler,bu adı taşıyan Sırasöğüt mahallesi nerede? Nerede bahar yağmurlarına boyun büken taş köprüler? Ökçeli ayakkabıların ökçesiyle ritm tutan hastahane caddesindeki taş kaldırımlar? Maalesef öldürüldüler... Onlarla beraber o memleketin geleceği de öldü. Soruyorlar her gidene cevap veremiyor. Belkide o mezarlıkta yaşamamak için bunca göç cevabını bilemiyor." Demiştim.

Galiba daha fazla şeyler kaybetmişiz. Yozgat'ın yerli halkını kaybetmesi, gençliğini kaybetmesi, en önemlisi yüzde bir orandaki yerli halkın bir birini kaybetmesi, bir birini kaybeden bu halkın öz değerlerini, gelenek göreneklerini, misafirperverliğini, sıcak kanlılığını, vefa duygusunu, kadirşinaslığını, koruyucu- gözetleyici oluşunu kaybetmesi. Hangi birine üzülelim ki. Biz gurbettekiler zannediyoruz ki sılamız bıraktığımız gibi duruyor. Oysa sıla gurbetten beter olmuş. Keşke Yozgat ın yerlisi köylüsüne sahip çıksaydı, değer verseydi, köylüsü huzura erseydi topraklarını ekip biçseydi. Yozgat ın yerlileri kendilerini hep farklı görüp, köyden gelenleri sürekli irdelediler. Köyden gelenlerin çocukları okuyunca soylu aile kompleksleri kendilerini dışarı sürükledi. Bu sefer büyük şehirli aile olma çabasına düştüler. Yükünü tutan, Yozgat ı sömüren evlatlarının geleceğini bahane edip göç yoluna düştü. Gitmek istemeyen, memleketim diye kahrına katlanın kuyusu kazıldı. Devlet dairelerinde dışarıdan gelen mevki makam sahibi oldu, Yozgat ın kendi halkı başka yerlerde yükselme çabasına yollara düştü.

Sayın kiracı, yazılacak, anlatılacak öyle çok şey var ki.Kimisi öldü, kimisi göçtü. Açtık mı kutuyu, anlatacağız kötüyü. En iyisi kalsın. Kimseye kalmadı bu devran. Ben ben diyerek ettiler viran.

Selam ve saygılarımla. SUZAN
.......................................
Suzan hanım;
Evet,Yozgata dair geçmişden bugüne yazılacak ve anlatılacak çok şey var.
Ben öyle tahmin ediyorum ki;sizin de Yozgata dair birbirinden güzel hatıralarınız,değerlendirmeleriniz ve yazacak çok şeyleriniz var.
Okurlarımızda bunun farkında..İnanın az değil çok sayıda okurumuz sizi de okumak istiyor.
Aslında Yozgata dair yazmanın ve konuşmanın artık bir faydası yok.
Yok ama Yozgata karşı sorumluluk duyan Yozgatlılık şuurundaki Yozgat sevdalısı insanların Yozgata dair gözlemlerini,bildiklerini,kayda değer anılarını Yozgat tarihine not düşmek adına önemli bir ödevinin bulunduğunu düşünüyorum.
Gelecekte Yozgatın yazgısını,geçmişini ve geleceğini irdeleyecek insanlara projeksiyon olabilmek için Yozgata dair tüm izlenimlerimizi yazmamız gerekmekte..
Yozgat insanına yıllarca yazılı basınla, 10 yıldanberi de internet gazetesiyle ticari amaç gütmeden ve karşılık beklemeden 43 yıldır hizmet veren bu gazetede Yozgatı gerçekten seven, Yozgat düşünürü, özverili ve değerli yazarlarımızın arasında sizi de görmek dileğimizi sevgili okurlarım adına tekrarlıyorum.
Bu konuyu görüşmek üzere..
Selam ve en iyi dileklerimle..
Osman Hakan KİRACI
0 555 969 79 80

SUZAN -- 10.09.2017 22:52
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Hakan bey Yozgatın bugünkü durumu bundan daha güzel anlatılamaz.Kaleminize ve yüreğinize sağlık.Okurlarınız olarak bz sizden arasıra değil,devamlı yazmanızı bekliyoruz.Saygılar.
Funda -- 31.08.2017 22:03
Köprüden önce son çıkış yolu
SAYIN O. HAKAN KİRACI BU KONULARI YILLARDIR DEFALARCA DİLE GETİRDİNİZ BİZLERDE SEVE SEVE BİRAZDA ÜZÜLEREK OKUYORUZ; AMA MAALESEF YETKİLİ MAKAMLARDAN BİR SES GELMİYOR. ÜLKEMİZİ ON BEŞ SENEDİR YÖNETEN İKTİDAR PARTİSİNİN İL VE İLÇE BAŞKANLARI VE YİNE İKTİDAR PARTİSİNİN İL VE İLÇE BELEDİYE BAŞKANLARI BU ŞEHRİN OYLARI İLE B.M.MECLİSİN DE TEMSİL HAKKINA SAHİP KİMSELER SÖZCÜ HEYETLER KOMİSYONLAR OLUŞTURUP BAŞBAKAN VEYA CUMHURBAŞKANINDAN YOZGAT' IN SORUNLARI İLE İLGİLİ GÖRÜŞME TALEP ETİLERDE GERİ Mİ ÇEVRİLDİLER KABUL MÜ EDİLMEDİLER? BİR SÖZ VARDIR AĞLAMAYAN ÇOCUĞA MEME VERMEZLER DERTLERİMİZİ SORUNLARIMIZI ANLATMA YOLLARINI MAALESEF BECEREMİYORUZ. RAHMETLİ ESKİ BELEDİYE BAŞKANI SALİM KORKMAZ GİBİ TUTTUĞUNU KOPARABİLEN KOPARANA KADAR DA PEŞİNİ BIRAKMAYAN BAŞKANLARA BU ŞEHRİN İHTİYACI VAR. HİZMET, DESTEK VE MADDİYATLA OLUR; BİZLERİ TEMSİL HAKKINA SAHİP OLAN KİMSELER GAYRET VE ÇABALARI YETERSİZ GELMEKTEDİR DEVLETTEN HİZMET BEKLİYORSAK, BU TEMSİLCİLERİMİZİN GAYRETLERİ İLE OLACAĞI KANISINDAYIM.SELAM VE SAYGILAR
ali-sahingoz@hotmail.com -- 3.02.2017 12:21:
Köprüden önce son çıkış yolu
Sayın Osman Hakan KİRACI bey kardeşim,
Senelerdir bu gazetede yazılarınızı,görüş ve önerilerinizi büyük bir dikkatle ve zevkle tokip etmekteyim.Yozgat için gayretleriniz,düşünceleriniz takdire şayandır.Kuşkusuz görüş ve öneriler çok önemlidir ama ondan da önemli olan bu görüş ve önerilerin yetkililerce dikkate alınmasıdır sanırım.
Anadolu nun sahipsiz görünen bu mazisi kahramanlıklarla dolu,insanları vatan,millet,bayrak ve Cumhuriyet sevdalısı bu diyarın kaderi midir geri bırakılması? Bu vatan savunmasında tarihte olduğu gibi özellikle son otuz iki yıl pkk denilen zalim,kalleş,insanlıktan nasibini almamış terör örgütene karşı verilen amansız mücadelede hep Yozgat lı daima en önde olmuş ve sayısız şehitler vermiştir.(Diğer illerde ki şehitlerimize saygımız sonzuzdur)
Vergisini zamanında veren,vatanına,milletine,Bayrağına daima sahip çıkan,Devleti ile hiçbir zaman sorunlu olmayan Yozgat insanımızın nasibine işsizlik,fukaralık,geri bıraktırılmış lık düşmemeli!Ne oldu da son yıllarda bütün doğumlara rağmen Yozgat ımızın nüfusu 240.000 geriledi.Bu tarihin akışına aykırıdır.
Senelerdir bizler hamasi nutuklarla avutulduk,hep sırtımız sıvazlandı ama yatırıma,eğitime,güvenliğe,istihtama gelince hiç akallara gelmedik.Aklın yolu birdir.Nüfus ve beyin göçünün önlenmesi için eğitim ve istihdam başta gelen koşuldur.Siyasilerin bizi sevdiğini söylüyorsunuz seven sevdiğini belli etmelidir.yiğidim,aslanım gibi sözlerle nutuklarla Yozgat lı sevilmemeli.Yozgat lı iş,evine götürecek ekmek-aş,kaliteli eğitim,ve sağlık hizmetleri istiyor.(Yozgat Hastanesi ayrı bi konu ve dert dışı sizi içi bizi yakıyor)
Öncelikle bu yörede hangi fabrikalar kurulabilir,turizme canlılık getirecek yörelerin tespiti,eğitim ve sağlık hizmetlerinin kaliteli ve adil bir şekilde değişik ilçe ve beldelere yayılması gibi konular ele alınmalı.Tarım arazilerinin sulanabilirliği dikkate alındığında salça,cips,un,şeker,bira-şaraf gibi fabrikalar acilen hizmete sunulmalı.Barajlarımızın olduğu yerlerde su ürünleri kooperatifleri kurulmalı,dentlenmeli moder şekilde balıkçılık geliştirilmeli.Bu baraj çevreleri turizm bölgeleri olarak ilan edilmeli insanların yiyip içmeleri,gezip dinlenmeleri için sosyal tesisler kurulmalı.Gençlerimizin gelişmesi için spor alanları acilen modern bir şekilde faaliyete geçirilmeli.Üniversiteye bağlı vakülte ve yüksek okulların sayısı artırılarak değişik ilçe ve beldelerde hizmet vermeleri sağlanmalı.Yozgat ta kazananların Yozgat tan kaçmamaları için teşvikler verilmeli,yeni yeni yatırım yapmaları için özendirilmelidir.Belediyeler bu güzelim beldemizi çevre düzenlemesi veb.gibi hizmetleri ile yaşanabilir bil il haline getirmeleri gerekir.Yöneticilerimizin Halktan kopuk olmamaları,sadece seçimden seçime hamasi nutuklarla bizleri avutmalarına son verip içimizden biri gibi olmalıdırlar.Kısır çekişmeler değil somut hizmetlerde,SEVGİDE,BARIŞTA,KARDEŞLİKTE Ortak değerlerde buluşmak dileği ile tüm YOZGAT ve İNSAN sevdalılarına selam olsun.
Ahmet -- 16.01.2017 11:13
Yozgat’ta göç ön-le-ne-mez
sayın osman hakan kıracı bey efendi hiç kendinizi yormayın Yozgat tercihini çoktan yapmış bulunuyor.Bunca yıldır yazıp
çiziyorsunuz pek bir şey değişmiyor çünkü okuma alışkanlığı ve analiz yeteneğimizi kaybettik yalnızca duyduklarımıza veye bize anlatılanlara ınanır olduk onun için çag atlayan yozgatta göçün olması normal pek şaşırmamak gerekir.
hasan baycan -- 26.09.2016 17:22
YENİ VALİ’NİN KAYDA DEĞER SÖZLERİ
Tüm hemşehrilerime Günaydın demek istiyorum.
Ama hakikaten artık Yozgata ve Yozgatlıya bundan böyle aydınlık günler olmalı.Askeri Birliklerden Mamak'ta olanını Çankırıya sevk edecekler. Bu gerçekten Yozgat için büyük bir kayıp, Diğer birlikleri (Topçu Alayı Polatlı,Zırhlı Birlikler Etimesgut) İNŞAALLAH kaybetmeyiz.
Bu konunun önemini hala kavrayamayan değerli Yozgatlılar,
biraraya gelerek, Başta Valimiz,Bld.Başkanımız olmak üzere,Yozgat yerelindeki gazeteler ve STK'lar aracılığıyla askeri birlik isteği talebimizi Ankara'ya duyuracak şekilde haykırmalıyız.Sayın BOZDAĞ sizinde bu konuda desteğiniz YOZGAT için çok önemli.15 Temmuz 2016 TBMM'de biz sizin gerçek yüzünüzü gördük Meclisin o gece en delikanlı en yiğit ferdi sizdiniz.memleket sevdanızın meşalesini artık Yozgattanda yakmak zamanı geldi.

Osman Hakan KİRACI ağabeyimiz, lütfen lobi oluşturalım. TREN KAÇIYOR.
süleyman erdem -- 22.08.2016 09:27
YENİ VALİ’NİN KAYDA DEĞER SÖZLERİ
Öncelikle 15 Temmuz gecesi yaşadıklarımızdan dolayı siyasi görüşü,hayata bakış açısı farklı tüm kardeşlerimizin demokrasi ve vatan sözkonusu olursa,duruşlarının ne olduğunu tüm dünyaya nasıl ispatladıklarını övünçle ve gururla gördük.NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE diyorum.Bu ülkede hala 19.YY kafasında yaşayan ve yaşatmaya çalışan çağdaşlıktan uzak beyinler maalesefki bulunmaktadırlar.Bu insanlara ancak "ALLAH Islah etsin" temennisinde bulunabiliyorum.Bu vatan Türkiye'de yaşayan kendini TÜRK gibi hisseden herkesindir.
Vatanımız Hiçbir zümrenin,hiçbir çoğunluğun,hiçbir rengin,hiçbir meslek grubunun,hiçbir dünya görüşünün olmamalıdır ve elbettede olmayacaktır.
Yozgat konusuna gelince, aslında bir fırsat doğdu diye düşünüyorum.Hükümetimizin vermiş olduğu kararlar neticesinde taşınması öngörülen askeri birliklerden en az bir tanesi Yozgat'a sevk edilerek,Yozgatta faaliyetine devam ettirilebilir.Bu konuda önce Sayın Bozdağ ve milletvekillerimiz sonra valimiz bld.başkanımız ve STK'lar lobi yapmalıdırlar.Gün birleşme,kenetlenme günü'dür.Unutmayalımki dünya coğrafyasında başka Yozgat'da yoktur.Başka TÜRKİYE'de bulunmamaktadır.Saygılarımla
süleyman erdem -- 10.08.2016 10:30
Yozgat’ta göçü önleyecek sürpriz fırsat
yazılması gereken herşeyi gayet güzel yazmışsınız.dana faza söze hacet yok.Yozgatta göçü önlemenin yolu bu.iktidarın bakanı ve temsilcileri gereğini yaparsa yozgat göç derdinden kurtulur.yoksa yozgatın yokoluşunu hep beraber seydereceğiz..
Kamil -- 07.08.2016 13:45
CUMHURBAŞKANININ ‘YOZGAT’ ZİYARETİ
sayın yorumcular sizlerin yorumlarını okuyunca Yozgat,ta işsizlik var, yoksulluk var, göç var. bunların olmadığı bir yerde mutsuzluk aramanın kime ne faydası var onun için enseyi karartmaya gerek yok insanlar ve ülkeler layık olduğu gibi yaşamalıdırlar. nitekim bu olums

uzluklara tepki vermiyorsa insanlar bu durumdan memnun olduğu içindir.
hasan baycan -- 23.06.2016 16:16
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00