BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 21.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
251
Dün
:
4601
Toplam
:
13182269
Gündem Osman Hakan KİRACI
AK PARTİNİN OY ŞİFRELERİ
   Söylesem tesiri yok/ Sussam gönül razı değil/ Fuzuli       ohakankiraci@hotmail.com
1 Kasımda sandıklardan çıkan Yozgat sonuçlarına bakınca sanıyorum sizin de aklınıza şöyle bir soru takılmıştır..
“ Ak Parti,3 Kasım 2002”de iktidara gelir gelmez Türkiye genelinde ciddi anlamda bir kalkınma hamlesini başlatmıştı.13 yıllık iktidarı sürecinde Türkiye’nin il’lerinin çoğunu geliştirdi,kalkındırdı ve büyümesi sağladı.Ama,Yozgat Ak Parti iktidarında her dönem Bakanları olmasına rağmen 13 yıllık süreçte geliştirilemedi ve kalkınamadı.Dahası İç Anadoludaki bütün diğer il’lere göre geriledi. Yozgatlılara seçimler öncesinde vaad edilen ‘marka şehir’, Hızlı tren,havalimanı ve şehir hastanesi vb. bir dizi projeler hala bir türlü tamamlanamadı.Ekonomisi daraldı.Vatandaşları bunaldı.Bunun sonucunda da 13 yılda 200 bin insanı göçtü gitti.Nüfusunun üçte biri Yozgatı terk etmek zorunda kaldı.
Yozgat’ın bugünkü durumu endişe ve yürekler acısı bir görüntü verirken Yozgat seçmeninin yaklaşık % 60’a varan kitlesi neden ısrarla Ak Partiyi desteklemektedir?”
Şimdi size bu sorunun yanıtını ve bu vesileyle de Ak Partinin 1 Kasımdaki oy grafiğinin yükselişinin gerekçelerini anlatmaya çalışacağım.

* * *

Öncelikle şu acı gerçeği bir kere daha dile getirmek zorundayım.
Yozgat, hem Türkiyenin kamu yatırımlarından en az yararlanan 10 il’i arasındadır,hem de milli gelir dağılımınında ülkemizin en geri kalmış illerinden biridir.
Bugün Yozgat nüfusunun en az üçte birini yani yaklaşık 150 binini fakir-fukara insanlar oluşturmaktadır.
Ve bu nedenle, Yozgatta bu fakir nüfus kalabalığı içerisinde yer alan en az 30-35 bin aile Yozgat Valiliğinin ve kaymakamlıkların sosyal yardım fonlarından ayni ve nakdi olarak faydalandırılmaktadır. Ayrıca Yozgattaki toplam 32 AK partili belediyelerden de geçim sıkıntısı çeken binlerce aileye çeşitli yardımlar yapılmaktadır. Devletten maaş bağlanan engelli ve bakıma muhtaç maaşlı insanların yanı sıra bu arada İş-Kur müdürlüğü TYP projesinden yılda ortalama 5-6 bin kişiye iş olanağı sağlamaktadır.
Demem o ki ; Ak Parti 13 yıllık iktidarı döneminde Yozgat merkez ve ilçelerinin varoşlarında ve köylerinde fakir,fukara ve guraba insanlardan inanılmaz çoğunlukta bir ‘kadrolu seçmen ordusu’ oluşturmuştur. Bu ordunun sayısını abartısız 100 bin olarak ifade edebilirim..AKP’nin Yozgattaki kadrolu seçmen ordusuna bir de her seçimde AKP’yi firesiz destekleyen tarikatların ilimizdeki müridlerini eklersek bu rakamın en az 110 bin dolayında olduğunu rahatlıkla belirtebilirim.
Yani; net bir şekilde ifade etmek gerekirse Yozgata mevcut iktidar tarafından bugüne kadar yeteri kadar hizmet getirilmese de,Bakanları kentine sahip çıkmasa da , nüfus erazyonu yoğun bir biçimde devam etse de AKP’nin Yozgatta çantada keklik kabilinden 110 bin sabit oy potansiyeli vardır.

* * *

Şimdi de diyeceksiniz ki; “Peki,Ak Parti 1 Kasımda Yozgatta oyunu 160 bine nasıl yükseltti ?”
Onu da anlatayım.
Ülke genelinde olduğu gibi, Yozgatta da tek başına iktidarı istikrarın temel taşı olarak değerlendiren ve özellikle iktidara alternatif gördüğü partinin sayısız yaldızlı vaadlerine itibar eden, kaos,develüasyon,enflasyon,ekonomik kriz,güvenlik sorunlarını istemeyen yani ‘istikrar’ yanlısı seçmenler ile Başbakan sayın Ahmet Davutoğlu’nun seçimden önce toplumun hemen hemen her kesiminin cebine yönelik dile getirdiği sayısız vaadlerine itibar eden vatandaşlar, 1 Kasımda tercihlerini AK partiden yana kullandılar.
Kamuoyu araştırma firmalarının verilerine göre, Türkiyede istikrardan vazgeçmek istemeyen ve kişisel vaadlere itibar eden seçmenlerin oranı % 8 dolayındadır..Bu orana göre,Yozgattaki istikrar yanlısı ve vaad beklentilerini ciddiye alan seçmen sayısı da 20 bine tekabül ediyor.

* * *

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin 7 Haziran seçimleri sonrasındaki koalisyon görüşmelerine ilişkin tavrı,yaklaşımı ve üslubu ülke genelinde olduğu gibi, Yozgat seçmenini de kelimenin tam anlamıyla gerilime sokmuştu.Seçmenin MHP’ye yönelik sert tepkisi Yozgatta öncelikle bağımsız aday Kayalar’ın sonra da Ak Partinin işine yaradı.
MHP’den 1 Kasımda kayan yaklaşık 37 bin oyun 12 bini AK partiye, 25 bini de Kayalar’a gitti.
2011 genel milletvekilliği seçiminde SP’nin Yozgatta 5 bin ,BBP’nin de 3 bin olmak üzere toplam 8 bin oyları vardı.1 Kasım 2015 seçiminde sandıklardan SP’nin 1259 ve BBP’nin de 1443 olmak üzere yaklaşık 2700 oyu çıktı.
Böylelikle SP ve BBP’den 4-5 bin oyun AKP’ye geldiği anlaşıldı.
Seçim kampanyası boyunca “Eğer Kayalar kazanırsa milletvekili sayımız 2’ye düşer “korkusunu yaşayan AKP’nin sorumluları , 1 Kasımda kendilerine göre akıllıca bir iş gerçekleştirerek Yozgat ve ilçelerinde evlerde bakımı yapılan 3870 engelli ile ayrıca hasta yatağında yatan ne kadar seçmen varsa hepsini ambulanslarla sandığa taşımayı başardılar.
İşte bu çalışma sonucunda Yozgat’ta seçime katılım % 2 yükselirken AKP’nin oyu da 4-5 bin daha artırılmış oldu.
Devletin bütün imkanları seçim öncesinde Yozgatta da Ak Partinin talepleri doğrultusunda kullanıldı.Seçime birkaç gün kala Yozgatın fakir bölgelerinde dağıtılan Tırlar dolusu giyecek ve yiyecek yardımları ise AKP oylarının daha da artmasına katkı sağladı.

* * *

Şimdi AK partinin Yozgatta edindiği oyları toplayalım.
110 +20+12+5+5= etti 152 bin oy.
Geriye kalan yaklaşık 7-8 Ak Partinin nasıl aldığını soracak olursanız onu da sayın Bekir Bozdağ’ın harcamak üzere milletvekilliği aday listesinde 4.sıraya kaydırdığı Yusuf Başer’in toparladığını söylememiz gerekir..
Yusuf Başer,Seçim startının verildiği ilk günden seçim gününe kadar Yozgat siyaset kamuoyunda “ Skor değişmez.Yine 3-1 olur”denilen bir seçim ortamında öylesine aktif bir çalışma sergiledi ki; önce partililerin sonra da kent merkezindeki hemşehrilerinin takdirini ,en sonunda ise milletvekilliği mazbatasını hak ederek kazandı.
Ak Partinin çalışkan milletvekili Başer,olağanüstü performansı, kampanya sırasında oluşturduğu gönüllü ekibi , akıllı stratejisi ve seçmeni etkileyici çalışmalarıyla 1 Kasım 2015 seçimine damgasını da vurdu.

* * *

Ak Partiye oy veren seçmenlere ilişkin bazı gerçekleri de göz ardı etmemek gerekiyor.
Benim görebildiğim kadarıyla “kadrolu seçmen ordusu” diye tanımladığım Ak Partinin demirbaş seçmenleri , Ak parti tek başına iktidar olmadığı takdirde başka iktidarların aynı imkanları sağlayamayacağını ve dolaysıyla aç ve mağdur kalacağını sanmakta..
Bankalara borçlu olanlar, koalisyon hükümetleri dönemlerinde develüasyonun,doların ve enflasyonunun yükselmesinden ,ekonominin daha da kötüye gitmesinden ve kişisel hesaplarının altüst olmasından ,hatta batmaktan korkmakta..
Kimileri işini kaybetmekten,kimileri de terörün kaos ortamlarında daha da yoğunlaşmasından endişe etmekte..
İşte,seçmenler bu korkuları yüzünden kendilerini hemen hemen her seçimde Ak Partiyi desteklemek zorunda hissediyorlar.
Yozgat gelişemiyormuş,kalkınamıyormuş,Milletvekilleri verimli hizmetler yapamıyormuş.Nüfus eriyormuş,temel projeler gecikiyormuş..Ve benzeri Yozgata ilişkin sorunlar…
İktidara ekonomik yönden bağımlı seçmenleri birinci derecede ilgilendirmiyor.
Günümüzün insanları,gemisini kurtaran kaptan misali öncelikle kişisel çıkarlarını ve geleceğini düşünüyor.
Onun için Ak Parti Yozgat’ta her seçimde kesintisiz kazanıyor.
Ak Parti Yozgat’ta hep kazanıyor ama..
Yozgat’ın da bu arada ekonomisi küçülüyor,nüfusu eriyor.
Geleceğine dair umutlarını da kaybediyor.
Dilerim, Ak Partinin Yozgat vekilleri ve temsilcileri,hiç değilse bundan sonra Yozgatın kötü gidişatını durdurmaya çalışır.

04.11.2015

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
11- EYLÜLÜN YILDÖNÜMÜNDE İRMA KASIRGASI
Bilmiyor k; yeryüzü her canlıya yetecek şekilde yaratıldı. Bilmiyorlar ki; her canlının rızkını, onu Yaradan verir. Bilmiyorlar ki; kimse kimsenin rızkını yiyemez. Bilmiyorlar ki; kimse bu dünyada ebedi yaşamayacak ve ölümü tadacak...
Aslında bunların bir kısmını biliyorlar fakat inanamıyorlar. Müslüman olma şerefine erişemedikleri için Müslümanların kanını akıtıp, canını alıp şerefsizliklerini yüceltmeye çalışıyorlar. Bu firavun takımı dünya aleminin tanrısı olma,kırarak kırdırarak kendi cennetini kendine kurma derdinde. Farkındalar da bunun, başka cennet onlar için yok!

Hani (Onların inancına göre)inanıyorlar ya; "İsa'nın babası Allah, Anaları Meryem". Bunlar isa'yla Meryem'in çocukları. Meryem den önceki insanların babası kim se? ( Tövbe, Tövbe)
Hey şaşkınlar neden babanızın evlatlarını katlediyorsunuz. İsa'yı yaradan yaratmadı mı bunca insanı!.Babanız size bunun hesabını sormayacak mı?
Sizin Babanızı tanımam ama biz Müslümanların, Yoktan Var eden, ol deyip İsa yı Musa'yı var eden tek Yaratıcı Yüce Rabbim size soracak. Bakın ne diyor Yüce Allah ın Ayetleri.

"İnsanlardan kimi de Allah'tan başka şeyleri O'na eş tutuyorlar da onları, Allah'ı sever gibi seviyorlar. Oysa iman edenlerin Allah sevgisi daha kuvvetlidir. O zulmedenler, azabı görecekleri zaman bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının gerçekten çok şiddetli bulunduğunu keşke anlasalardı."

Tıpkı Firavun'un izinden gidenlerle onlardan öncekilerin gidişi gibi, Rabblerinin âyetlerini yalanladılar. Biz de onları günahları yüzünden helâk ettik. Firavun ile arkasından gidenleri suda boğduk. Hepsi de zalim idiler.

O günün firavunu bu günün Amerika'sı, Rusya'sı, Çin'i,İsraili... Bunlar saymakla bitmeyecek Firavunlar. Biz Müslümanların bunlara karşı yapacağı tek şey, iman ve ihlas içinde Allah için birlik beraberlik ile dayanışma kurmak. Fakat firavunlara yandaşlık yapan firavun yanlısı kendi halkını ülkesinden sürgün etti. O makamda oturarak çocukların denizde boğulup, bombalar altında ölmesini seyretmek liderlik sayılıyor. Allah Yar ve yardımcımız olsun. Bu zulmü yaşatanlara zulmünü yaşatsın, sularda boğsun.

Saygılar Hürmetler
SUZAN -- 24.09.2017 00:45
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Sayın Kiracı; Uzun zamandır gazetenizi takip edemiyordum. Bu hafta zamanımı gazetenizdeki kaçırdığım yazılarınıza ayırmak istedim. Gördüm ki yazmayanlar yazmamakta direniyor, yazanlardan Allah razı olsun kalemlerinin döndüğünce, gönül gözleri gördüğünce yazmaya devam ediyorlar.

Ne yazık ki dünyamızda kimse mutlu değil. Ölenler Hakka kavuşuyor. Yaşayanlar özünü, sözünü, ruhunu,kültürünü kaybediyor. Bu döngünün ne tarafından bakarsanız bakın yok etme, yok ettirme söz konusu.

Yozgat ın dışında yaşayan gurbetçiler her ne kadar uzun zamandır uzaklarda yaşamış olsalar da kan bağı, can ağı,toprak dağı, özlüyor sılayı, çekemiyorlar kulağı. Bu bakımdan sıla özlemi çekenler için zahmet buyurup olanı biteni yazmışsınız. Bir kaç gün önce Sayın Çapanoğlunun bir paylaşımına aynı özlemleri dile getiren bir yorum bırakmıştım. Yazdıklarımın sadece sizin yazınızla örtüşen kısmını tekrar eklemek istiyorum.

"İnsanların yaşam şekillerinin, yaşam alanındaki ortamın nasıl yapay bir hale getirildiğini, nasıl sunnileştirildiğini, ruhsuzlaştırdıklarını görmek insana ölümden daha acı geliyor. İnsan oğlu yaşadığını sanıyor oysa özünden, kültüründen, geçmişinden koptuğu an, bunları yok ettiği zaman kendi kendini yok ediyor. Nerede benim Yozgat'ı mın konakları? Nerede salkım söğütlü dereleri? Sıra söğüt deresindeki söğütler,bu adı taşıyan Sırasöğüt mahallesi nerede? Nerede bahar yağmurlarına boyun büken taş köprüler? Ökçeli ayakkabıların ökçesiyle ritm tutan hastahane caddesindeki taş kaldırımlar? Maalesef öldürüldüler... Onlarla beraber o memleketin geleceği de öldü. Soruyorlar her gidene cevap veremiyor. Belkide o mezarlıkta yaşamamak için bunca göç cevabını bilemiyor." Demiştim.

Galiba daha fazla şeyler kaybetmişiz. Yozgat'ın yerli halkını kaybetmesi, gençliğini kaybetmesi, en önemlisi yüzde bir orandaki yerli halkın bir birini kaybetmesi, bir birini kaybeden bu halkın öz değerlerini, gelenek göreneklerini, misafirperverliğini, sıcak kanlılığını, vefa duygusunu, kadirşinaslığını, koruyucu- gözetleyici oluşunu kaybetmesi. Hangi birine üzülelim ki. Biz gurbettekiler zannediyoruz ki sılamız bıraktığımız gibi duruyor. Oysa sıla gurbetten beter olmuş. Keşke Yozgat ın yerlisi köylüsüne sahip çıksaydı, değer verseydi, köylüsü huzura erseydi topraklarını ekip biçseydi. Yozgat ın yerlileri kendilerini hep farklı görüp, köyden gelenleri sürekli irdelediler. Köyden gelenlerin çocukları okuyunca soylu aile kompleksleri kendilerini dışarı sürükledi. Bu sefer büyük şehirli aile olma çabasına düştüler. Yükünü tutan, Yozgat ı sömüren evlatlarının geleceğini bahane edip göç yoluna düştü. Gitmek istemeyen, memleketim diye kahrına katlanın kuyusu kazıldı. Devlet dairelerinde dışarıdan gelen mevki makam sahibi oldu, Yozgat ın kendi halkı başka yerlerde yükselme çabasına yollara düştü.

Sayın kiracı, yazılacak, anlatılacak öyle çok şey var ki.Kimisi öldü, kimisi göçtü. Açtık mı kutuyu, anlatacağız kötüyü. En iyisi kalsın. Kimseye kalmadı bu devran. Ben ben diyerek ettiler viran.

Selam ve saygılarımla. SUZAN
.......................................
Suzan hanım;
Evet,Yozgata dair geçmişden bugüne yazılacak ve anlatılacak çok şey var.
Ben öyle tahmin ediyorum ki;sizin de Yozgata dair birbirinden güzel hatıralarınız,değerlendirmeleriniz ve yazacak çok şeyleriniz var.
Okurlarımızda bunun farkında..İnanın az değil çok sayıda okurumuz sizi de okumak istiyor.
Aslında Yozgata dair yazmanın ve konuşmanın artık bir faydası yok.
Yok ama Yozgata karşı sorumluluk duyan Yozgatlılık şuurundaki Yozgat sevdalısı insanların Yozgata dair gözlemlerini,bildiklerini,kayda değer anılarını Yozgat tarihine not düşmek adına önemli bir ödevinin bulunduğunu düşünüyorum.
Gelecekte Yozgatın yazgısını,geçmişini ve geleceğini irdeleyecek insanlara projeksiyon olabilmek için Yozgata dair tüm izlenimlerimizi yazmamız gerekmekte..
Yozgat insanına yıllarca yazılı basınla, 10 yıldanberi de internet gazetesiyle ticari amaç gütmeden ve karşılık beklemeden 43 yıldır hizmet veren bu gazetede Yozgatı gerçekten seven, Yozgat düşünürü, özverili ve değerli yazarlarımızın arasında sizi de görmek dileğimizi sevgili okurlarım adına tekrarlıyorum.
Bu konuyu görüşmek üzere..
Selam ve en iyi dileklerimle..
Osman Hakan KİRACI
0 555 969 79 80

SUZAN -- 10.09.2017 22:52
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Hakan bey Yozgatın bugünkü durumu bundan daha güzel anlatılamaz.Kaleminize ve yüreğinize sağlık.Okurlarınız olarak bz sizden arasıra değil,devamlı yazmanızı bekliyoruz.Saygılar.
Funda -- 31.08.2017 22:03
Köprüden önce son çıkış yolu
SAYIN O. HAKAN KİRACI BU KONULARI YILLARDIR DEFALARCA DİLE GETİRDİNİZ BİZLERDE SEVE SEVE BİRAZDA ÜZÜLEREK OKUYORUZ; AMA MAALESEF YETKİLİ MAKAMLARDAN BİR SES GELMİYOR. ÜLKEMİZİ ON BEŞ SENEDİR YÖNETEN İKTİDAR PARTİSİNİN İL VE İLÇE BAŞKANLARI VE YİNE İKTİDAR PARTİSİNİN İL VE İLÇE BELEDİYE BAŞKANLARI BU ŞEHRİN OYLARI İLE B.M.MECLİSİN DE TEMSİL HAKKINA SAHİP KİMSELER SÖZCÜ HEYETLER KOMİSYONLAR OLUŞTURUP BAŞBAKAN VEYA CUMHURBAŞKANINDAN YOZGAT' IN SORUNLARI İLE İLGİLİ GÖRÜŞME TALEP ETİLERDE GERİ Mİ ÇEVRİLDİLER KABUL MÜ EDİLMEDİLER? BİR SÖZ VARDIR AĞLAMAYAN ÇOCUĞA MEME VERMEZLER DERTLERİMİZİ SORUNLARIMIZI ANLATMA YOLLARINI MAALESEF BECEREMİYORUZ. RAHMETLİ ESKİ BELEDİYE BAŞKANI SALİM KORKMAZ GİBİ TUTTUĞUNU KOPARABİLEN KOPARANA KADAR DA PEŞİNİ BIRAKMAYAN BAŞKANLARA BU ŞEHRİN İHTİYACI VAR. HİZMET, DESTEK VE MADDİYATLA OLUR; BİZLERİ TEMSİL HAKKINA SAHİP OLAN KİMSELER GAYRET VE ÇABALARI YETERSİZ GELMEKTEDİR DEVLETTEN HİZMET BEKLİYORSAK, BU TEMSİLCİLERİMİZİN GAYRETLERİ İLE OLACAĞI KANISINDAYIM.SELAM VE SAYGILAR
ali-sahingoz@hotmail.com -- 3.02.2017 12:21:
Köprüden önce son çıkış yolu
Sayın Osman Hakan KİRACI bey kardeşim,
Senelerdir bu gazetede yazılarınızı,görüş ve önerilerinizi büyük bir dikkatle ve zevkle tokip etmekteyim.Yozgat için gayretleriniz,düşünceleriniz takdire şayandır.Kuşkusuz görüş ve öneriler çok önemlidir ama ondan da önemli olan bu görüş ve önerilerin yetkililerce dikkate alınmasıdır sanırım.
Anadolu nun sahipsiz görünen bu mazisi kahramanlıklarla dolu,insanları vatan,millet,bayrak ve Cumhuriyet sevdalısı bu diyarın kaderi midir geri bırakılması? Bu vatan savunmasında tarihte olduğu gibi özellikle son otuz iki yıl pkk denilen zalim,kalleş,insanlıktan nasibini almamış terör örgütene karşı verilen amansız mücadelede hep Yozgat lı daima en önde olmuş ve sayısız şehitler vermiştir.(Diğer illerde ki şehitlerimize saygımız sonzuzdur)
Vergisini zamanında veren,vatanına,milletine,Bayrağına daima sahip çıkan,Devleti ile hiçbir zaman sorunlu olmayan Yozgat insanımızın nasibine işsizlik,fukaralık,geri bıraktırılmış lık düşmemeli!Ne oldu da son yıllarda bütün doğumlara rağmen Yozgat ımızın nüfusu 240.000 geriledi.Bu tarihin akışına aykırıdır.
Senelerdir bizler hamasi nutuklarla avutulduk,hep sırtımız sıvazlandı ama yatırıma,eğitime,güvenliğe,istihtama gelince hiç akallara gelmedik.Aklın yolu birdir.Nüfus ve beyin göçünün önlenmesi için eğitim ve istihdam başta gelen koşuldur.Siyasilerin bizi sevdiğini söylüyorsunuz seven sevdiğini belli etmelidir.yiğidim,aslanım gibi sözlerle nutuklarla Yozgat lı sevilmemeli.Yozgat lı iş,evine götürecek ekmek-aş,kaliteli eğitim,ve sağlık hizmetleri istiyor.(Yozgat Hastanesi ayrı bi konu ve dert dışı sizi içi bizi yakıyor)
Öncelikle bu yörede hangi fabrikalar kurulabilir,turizme canlılık getirecek yörelerin tespiti,eğitim ve sağlık hizmetlerinin kaliteli ve adil bir şekilde değişik ilçe ve beldelere yayılması gibi konular ele alınmalı.Tarım arazilerinin sulanabilirliği dikkate alındığında salça,cips,un,şeker,bira-şaraf gibi fabrikalar acilen hizmete sunulmalı.Barajlarımızın olduğu yerlerde su ürünleri kooperatifleri kurulmalı,dentlenmeli moder şekilde balıkçılık geliştirilmeli.Bu baraj çevreleri turizm bölgeleri olarak ilan edilmeli insanların yiyip içmeleri,gezip dinlenmeleri için sosyal tesisler kurulmalı.Gençlerimizin gelişmesi için spor alanları acilen modern bir şekilde faaliyete geçirilmeli.Üniversiteye bağlı vakülte ve yüksek okulların sayısı artırılarak değişik ilçe ve beldelerde hizmet vermeleri sağlanmalı.Yozgat ta kazananların Yozgat tan kaçmamaları için teşvikler verilmeli,yeni yeni yatırım yapmaları için özendirilmelidir.Belediyeler bu güzelim beldemizi çevre düzenlemesi veb.gibi hizmetleri ile yaşanabilir bil il haline getirmeleri gerekir.Yöneticilerimizin Halktan kopuk olmamaları,sadece seçimden seçime hamasi nutuklarla bizleri avutmalarına son verip içimizden biri gibi olmalıdırlar.Kısır çekişmeler değil somut hizmetlerde,SEVGİDE,BARIŞTA,KARDEŞLİKTE Ortak değerlerde buluşmak dileği ile tüm YOZGAT ve İNSAN sevdalılarına selam olsun.
Ahmet -- 16.01.2017 11:13
Yozgat’ta göç ön-le-ne-mez
sayın osman hakan kıracı bey efendi hiç kendinizi yormayın Yozgat tercihini çoktan yapmış bulunuyor.Bunca yıldır yazıp
çiziyorsunuz pek bir şey değişmiyor çünkü okuma alışkanlığı ve analiz yeteneğimizi kaybettik yalnızca duyduklarımıza veye bize anlatılanlara ınanır olduk onun için çag atlayan yozgatta göçün olması normal pek şaşırmamak gerekir.
hasan baycan -- 26.09.2016 17:22
YENİ VALİ’NİN KAYDA DEĞER SÖZLERİ
Tüm hemşehrilerime Günaydın demek istiyorum.
Ama hakikaten artık Yozgata ve Yozgatlıya bundan böyle aydınlık günler olmalı.Askeri Birliklerden Mamak'ta olanını Çankırıya sevk edecekler. Bu gerçekten Yozgat için büyük bir kayıp, Diğer birlikleri (Topçu Alayı Polatlı,Zırhlı Birlikler Etimesgut) İNŞAALLAH kaybetmeyiz.
Bu konunun önemini hala kavrayamayan değerli Yozgatlılar,
biraraya gelerek, Başta Valimiz,Bld.Başkanımız olmak üzere,Yozgat yerelindeki gazeteler ve STK'lar aracılığıyla askeri birlik isteği talebimizi Ankara'ya duyuracak şekilde haykırmalıyız.Sayın BOZDAĞ sizinde bu konuda desteğiniz YOZGAT için çok önemli.15 Temmuz 2016 TBMM'de biz sizin gerçek yüzünüzü gördük Meclisin o gece en delikanlı en yiğit ferdi sizdiniz.memleket sevdanızın meşalesini artık Yozgattanda yakmak zamanı geldi.

Osman Hakan KİRACI ağabeyimiz, lütfen lobi oluşturalım. TREN KAÇIYOR.
süleyman erdem -- 22.08.2016 09:27
YENİ VALİ’NİN KAYDA DEĞER SÖZLERİ
Öncelikle 15 Temmuz gecesi yaşadıklarımızdan dolayı siyasi görüşü,hayata bakış açısı farklı tüm kardeşlerimizin demokrasi ve vatan sözkonusu olursa,duruşlarının ne olduğunu tüm dünyaya nasıl ispatladıklarını övünçle ve gururla gördük.NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE diyorum.Bu ülkede hala 19.YY kafasında yaşayan ve yaşatmaya çalışan çağdaşlıktan uzak beyinler maalesefki bulunmaktadırlar.Bu insanlara ancak "ALLAH Islah etsin" temennisinde bulunabiliyorum.Bu vatan Türkiye'de yaşayan kendini TÜRK gibi hisseden herkesindir.
Vatanımız Hiçbir zümrenin,hiçbir çoğunluğun,hiçbir rengin,hiçbir meslek grubunun,hiçbir dünya görüşünün olmamalıdır ve elbettede olmayacaktır.
Yozgat konusuna gelince, aslında bir fırsat doğdu diye düşünüyorum.Hükümetimizin vermiş olduğu kararlar neticesinde taşınması öngörülen askeri birliklerden en az bir tanesi Yozgat'a sevk edilerek,Yozgatta faaliyetine devam ettirilebilir.Bu konuda önce Sayın Bozdağ ve milletvekillerimiz sonra valimiz bld.başkanımız ve STK'lar lobi yapmalıdırlar.Gün birleşme,kenetlenme günü'dür.Unutmayalımki dünya coğrafyasında başka Yozgat'da yoktur.Başka TÜRKİYE'de bulunmamaktadır.Saygılarımla
süleyman erdem -- 10.08.2016 10:30
Yozgat’ta göçü önleyecek sürpriz fırsat
yazılması gereken herşeyi gayet güzel yazmışsınız.dana faza söze hacet yok.Yozgatta göçü önlemenin yolu bu.iktidarın bakanı ve temsilcileri gereğini yaparsa yozgat göç derdinden kurtulur.yoksa yozgatın yokoluşunu hep beraber seydereceğiz..
Kamil -- 07.08.2016 13:45
CUMHURBAŞKANININ ‘YOZGAT’ ZİYARETİ
sayın yorumcular sizlerin yorumlarını okuyunca Yozgat,ta işsizlik var, yoksulluk var, göç var. bunların olmadığı bir yerde mutsuzluk aramanın kime ne faydası var onun için enseyi karartmaya gerek yok insanlar ve ülkeler layık olduğu gibi yaşamalıdırlar. nitekim bu olums

uzluklara tepki vermiyorsa insanlar bu durumdan memnun olduğu içindir.
hasan baycan -- 23.06.2016 16:16
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00