BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 18.07.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
180
Dün
:
4633
Toplam
:
14109406
Gündem Osman Hakan KİRACI
ÇOK ÖNEMLİ SORUN BUNLAR
   Söylesem tesiri yok/ Sussam gönül razı değil/ Fuzuli       ohakankiraci@hotmail.com
Yozgatın yıllardanberi süregelen 4 büyük temel sorunu giderek büyümesi nedeniyle acilen çözüm bekliyor.

Evet,4 önemli sorundan bahsediyorum.
Neler mi bu sorunlar ?
Bir kez daha hatırlayalım.

Bunların en önemlisi ,en tehlikelisi son yıllarda giderek yoğunlaşan göç sorunu.
İkincisi; “otomobil” patlaması nedeniyle kent içi trafiği adeta kilitleyecek boyuta ulaşan otopark sorunu.
Üçüncüsü; çeyrek asırdır kentin en merkezi alanında lekeli bir fotoğraf gibi duran eski sanayi sitesinin çirkin görüntüsü..

Dördüncüsü ise yaklaşık 30 yıldanberi kent içine şehir içme suyunu dağıtımını sağlayan ama kanserojen madde içerdiği için Yozgatlı’nın sağlığını tehdit eden “aspes” sorunu.
“Yozgatın başka sorunları yok mu ?”diyenleriniz olacak.
O kadar çok ki..

Sayın sayabildiğiniz kadar..
Ve ne hazindir ki;Yozgatın sorun gündeminin ilk sıralarında yer alan bu 4 mesele adeta çözümsüzlüğe terk edilmiş durumda..

Yozgat’ın iktidar temsilcileri, yerel yöneticileri,yerel meclisleri,yerel dinamikleri ve cümle yerel sorumluları ..
Kim bilir belki de bahsettiğim sorunları ‘Aspes’ hariç diğerlerini sorun olarak görmüyor veya kabul etmiyorlar. Belki de onun için umursamıyorlar.

Ak Parti hükümetlerinin değişmez Bakanı, Cumhurbaşkanımız sayın Erdoğan’ın gözdesi hemşehrimiz Adalet Bakanı sayın Bekir Bozdağ, sanki sadece Türkiye milletvekili gibi yoğun biçimde Türkiyenin meseleleriyle meşgul.. Muhtemelen bu nedenle Yozgat’n temel sorunlarına ayıracak zaman bulamıyor
Ya Yozgat’ın AKP’li vekilleri..

Elbette her ikisi de Ankarada Yozgata bir şeyler kazandırmanın çabası içindeler ama yine de sayın Bozdağ’ın gölgesinde parlamenterlik yapmanın sıkıntısını ve etkisizliğini yaşıyorlar.
Devletin ve hükümetin temsilcisi Yozgat Valisi sayın Abdulkadir Yazıcı, yeni “Hükümet Konağı”,”Spor Vadisi” ve “Valilik bahçesinin duvarı” gibi sözünü ettiğim mes’elelere göre, fantezi sayılabilecek işlerden fırsat bulup Yozgatın temel sorunlarıyla meşgul olamıyor !

Yozgatın yeni Belediye Başkanı Dr. Arslan , büyük iddialarla geldiği yeni dönemde kentimize çok yönlü hizmet vermenin yoğun çabasında..”Aspes” sorununu çözme kararında ama sanayi sitesinin çirkin fotoğrafını yargı kararlarını beklemek üzere şimdilik bir kenara koymuş durumda.
Yozgatın yerel dinamikleri mi ?

Çorumlular bilboardlara koydukları kocaman afişlerde “Biz Çorumluyuz..Birbirimizden sorumluyuz “diye anlamlı mesajlar sunarken bizim Yozgat’ın yerel dinamikleri de temel sorunlara karşın duyarsızlıklarının ve tepkisizliklerinin yanı sıra hala bitmek nedir bilinmeyen kısır çekişmeleriyle bir anlamda “Biz Yozgatlıyız..Birbirimizle sorunluyuz” demeye devam etmekte.

GELELİM BU ÇOK ÖNEMLİ SORUNLARIMIZIN BOYUTLARINA

1-HIZLANAN GÖÇ:

Yozgat’ın 1 numaralı sorunu tartışılmaz bir gerçektir ki;hızı giderek artan ‘göç’olgusudur..
Bilindiği üzere, 2000’li yılların başlarında 680 bin dolayında olan Yozgat’ın nüfusu 2013 yılının sonunda 441 bine düştü.

Her yıl yaklaşık 11 bin vatandaşımız, ardına bakmadan memleketini terk-i diyar etmekte.
Bugün gazetemizde yayınladığımız TÜİK’in Yozgata ilişkin göç rakamlarını dikkatle okursanız göç sorununun Yozgat’ı nasıl erim erim eritiğini görürsünüz.

Türkiye İstatistik Kurumunun verilerine göre,Yozgat’n il nüfusu 2014 sonunda yaklaşık 430 bine ,Cumhuriyetin kuruluşunun 100.yılı olan 2023’de de maalesef 306 bine düşecek.
Yozgat ,Çankırı’nın bile göç aldığı Orta Anadoluda ve Türkiye genelinde yoğun göç trafiği ile adeta göç şampiyonu..

Yozgat’ta özellikle son yıllarda istihdama ve üretime yönelik yeni yatırımlar gerçekleştirilemediği için yeni iş alanları açılamamakta..
Küçük esnaf ,yaşadığı ekonomik sıkıntılar yüzünden kepenk indirmekte.
Ve daha diğer sebeplerle Yozgatta göç sorunu dozunu ve hızını artırarak büyümekte.
Yozgat’ta yine son zamanlarda işsizlik ve göç sorunu had safhaya ulaşmasına rağmen hiçbir sorumlu,yetkili veya ilgili bu soruna karşı hiçbir radikal proje üretememekte...

2-OTOPARK SORUNU :

Yozgat’ta özellikle son yıllarda kent merkezinde trafiğe giren araç sayısında kelimenin tam anlamıyla “patlama”yaşanıyor.
Bu arada kentimizde son yıllarda trafiğe giren lüx otomobil sayılarının giderek artması da hayli dikkat çekiyor. Köylerde de son model traktörlerin çoğaldığı gözleniyor.
Edindiğim bilgilere göre,Yozgat’ta il düzeyindeki araç sayısı 121 500’e, Merkez ilçede yaklaşık 29 000’e yükselmiş.. Kent merkezindeki araç sayısı ise 06 ve diğer bazı şehir plakalarını taşıyanlar hariç yaklaşık 24 bin dolayında..

Türkiye genelinde 7,5 kişiye bir araç düşüyor. İstanbul’da her 6,4 kişiye, Ankara’da her 4,5 kişiye 1 araç düşüyor.
Ya Yozgat’ta ?
İl düzeyinde her 3,6 kişiye,kent merkezinde de her 3,3 kişiye bir araç düşmekte..

Yozgat,Türkiyenin araç enventarında hayli zengin bir il durumunda..
Yozgat trafiğine her yıl il düzeyinde ortalama 4500, kent merkezinde de 1000’den fazla araç giriyor.
Yozgat kent merkezinde 2020 yılında araç sayısının yaklaşık 32 bine ulaşması bekleniyor.Bu da demek oluyor ki ;cadde ve sokakları dar ,bulvarı ve otoparkı çok az olan şehrimizde otopark sorunu önümüzdeki yıllarda daha da çıkmaza girecek.

Yozgat Valiliğinin,Belediyenin ve İl trafik Komisyonunun yıllardanberi kentin otopark sorununa karşı acil önlemler almaması konusu da Yozgat’ın ne denli sahipsiz bir kent olduğunun somut örneğini oluşturuyor.

3-YOZGAT’IN ÇİRKİN YÜZÜ:

79 bin nüfuslu Yozgat kent merkezinin en çirkin yüzü hiç şüphe yoktur ki; eski sanayi sitesinin virane görüntüsüdür.
Fotoğrafını gördüğünüz 60 bin metrekarelik alanda Yozgat’ın ilk kentsel dönüşümünün uygulanacağı eski sanayi sitesinin enkazı sanki bir inşaat çöplüğünü andırıyor.
Üstelik şehrimizin kıyısında ,köşesinde değil, hem de E-88 karayolu güzergahında tıpkı bir ayıp fotoğrafı gibi duruyor.

Ben şahsen bir Yozgatlı olarak bu fotoğrafı gördükce utanıyorum.
Ya bu fotoğrafı otobüsün penceresinde seyreden yabancılar ,’Yozgat için ne düşünüyor ?’diye doğrusu çok merak ediyorum.
Geçen yıl Çevre ve Şehircilik Bakanı ile Adalet Bakanımızın yıkım çalışmalarını törenle başlattığı sanayi sitesinde planlanan kentsel dönüşüm projesi bazı hak sahiplerinin itirazları yüzünden yine sürüncemede kaldı.

Toplam 636 daire ve 96 işyerinin sosyal donatıları ile 100 milyon liraya inşa edileceği bildirilen “Tuğra”adlı Yozgatın ilk kentsel projesi diyebilirim ki; yeniden kaderine terk edildi.
Türkiyenin hemen hemen her vilayetinde başlatılan kenstsel dönüşüm projeleri hızla tamamlanırken Yozgatın ilk kentsel dönüşüm projesinin inşaatına ne zaman başlanabileceğine ve bu mezbeleliğin ne zaman ortadan kaldırılabileceğine ilişkin bir çaba, sağlıklı bir bilgi ve de umut verici bir gelişme yok.

4- ASPES MESELESİ

Yozgat kent merkezinin eski şehir içme suyu şebekesi 1980’li yıllarda nüfus artışına parelel olarak ihtiyaca cevap veremez hale gelmişti. Ayrıca o tarihlerde çürüyen borulara lağım sularının karıştığı da belirlenmişti.

Sanırım 1986 yılında sayın Cemil Çiçek’in Belediye Başkanlığı döneminde Rahmetli Özal’ın desteğiyle şehir içi içme suyu isale hattı yenilenmişti.
Aradan 28 yıl geçmişti.

Saadet Partisi Belediye Başkan adayı sayın Ahmet Büyüksoy 30 Mart 2014 yerel seçimler öncesinde konuya ilişkin çarpıcı bir açıklamada bulunmuş ve aynen şunları söylemişti:
“Yozgatta içme suları 85’li yıllarda zamanın Belediye Başkanı Cemil Çiçek’in yeraltına döşettiği aspesli borularla terkoslara tevzi edilmişti. O tarihte kullanılan aspesli boruların kansorejen özellikli olduğu ve Yozgatlının sağlığını zamanla olumsuz etkiliyeceği uzmanlar tarafından ifade edilmişti. Yaklaşık 30 senedenberi Yozgattan terkoslara bu borulardan su tevzi ediliyor .Bu da insan sağlığı açısından oldukca sıkıntılı bir durum. 30 Martta kim seçilirse seçilsin bu boruların değiştirilmesi lazımdır”
SP adayının dediği gibi, şebekenin aspes boruları kentimizde ne ölçüde kanserojen
e yolaçtı onu bilemiyoruz ama Yozgatta kanser vak’alarında son yıllarda yoğun artış olduğu bilinen bir gerçek..

Ve 30 Mart’ta işbaşına gelen Yozgat’ın yeni Belediye Başkanı sayın Kazım Arslan, onca yoğun çalışmalar arasında doktor olmanın da duyarlılığı ve deneyimi ile SP adayının konuya ilişkin iddiasını dikkate almış olmalı ki “Aspes “sorununa da el attı.

Dr.Kazım Arslan, geçen ay Belediyenin internet sitesinde ”Aspes sarmalına köklü çözüm” başlığı ile önemli bir açıklama yaptı. Aspesli boruların değişmesi için Yozgat Belediyesinin şehir içme suyu şebekesini 73 milyon liralık tutarındaki proje kapsamında sağlıklı olduğu belirlenen “Düktil” boruları ile yenileme kararı aldığını bildiren Başkan Arslan Belediye olarak şehir içme suyu hattını tamamıyla yenileyerek başta sağlıksız aspesli borulardan şehrin kurtulacağını müjdelerdi.
Peki,ne zaman değiştirilecekti aspesli borular ?

Başkanın ifadesine göre; aynı açıklamada belirtildiği gibi uzun vadede ..
Niye uzun vadede..

Kısa vadede yapılamaz. Çünkü; Alacaklarını bile tahsil edemeyen Belediye parasal yönden hayli sıkıntılı..
Belediyenin deyimiyle Yozgatın “ aspes sarmalı” sorunun acilen çözümü için yeni bir kaynağa,krediye yani acil paraya ihtiyacı var..

SORUNLAR NASIL ÇÖZÜMLENEBİLİR ?

Anlatmaya ve yorumlamaya çalıştığım Yozgat’ın bence bu önemli sorunları, görmezden gelinecek, ötelenecek, daha da ihmal edilecek türden değildir.

Acilen ele alınıp hazırlanacak acil bir eylem planı ile çözülecek türdendir.
Bu amaçla Yozgatın bu 4 temel sorunu ile yine aciliyeti gerektiren diğer başka sorunların çözümü için ilimizin tüm sorumlularının birlikte harekete geçmeleri gerekmektedir.

Adalet Bakanımız sayın Bekir Bozdağ, iktidarın Yozgat milletvekilleri, Devletin Valisi, Yozgat Belediye Başkanı sözünü ettiğim sorunların ilgili birim yetkilileri ve iktidarın yerel temsilcileri birlikte toplanıp acil bir eylem planı hazırlamalıdırlar.

Göç sorununun önüne geçebilmek için müteşebbis işadamlarını Yozgatta istihdama ve üretime yönelik yatırımlara özendirecek “Yozgata özgü” tarımda ,sanayide ve bütün sosyal projelerde tıpkı Orta Anadolu Kalkınma Ajansının giyim sektörüne sağlayacağı teşvikler türünden yeni bir teşvik paketi çıkarılmalıdır.

Sözün hemen burasında Yozgat’ta işsizliğin hafiflemesine ve dolayısıyla göçün önlenmesine katkı sağlayacak bir önemli projenin halen yürürlükte olduğunu hatırlatmak isterim.

Hükümetce Türkiye genelinde aralarında Yozgat’ın da bulunduğu 50 il’de uygulanmakta olan TYÇP yani “Toplum yararına çalışma proğramı “projesi, engelli veya ilkokul mezunu veya yaşı 35’i geçen işsizlerin yılın 8 aylık sürecinde geçici de olsa iş edinmelerine imkan sağlamaktadır.

TYÇP, Ak Parti iktidarının vasıfsız ve çaresiz insanlara ekmek kapısı bulması nedeniyle oldukca önemli bir projedir.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca TYÇP çerçevesinde Yozgata geçen yıl tahsis edilen 30 milyon lira tutarındaki ödenekle yaklaşık 2800 kişi iş edinmesine karşılık bu yıl gelen 10 milyon liralık ödenekle ancak 1000 kişiye gecici olarak iş imkanı sunulabilmiştir.

Yozgattaki işsizliğin ve göçün anormal boyutlara ulaşması nedeniyle Yozgat’ın TYÇP projesinden kısa zamanda azami ölçüde yararlanması için yeni ödenekler temin edilmelidir.

Üzülürek ifade etmek gerekirse Yozgata geçen yıl 30 milyon lira gelen ödenek bu yıl 10 milyona düşmüş.. Halbuki, Başkentteki iktidar potansiyelimiz Yozgata tahsis edilecek TYÇP ödeneğini yeniden 30’a hatta 50 milyona yükseltecek güçtedir.

Öte yandan Yozgatta Küçük esnafın ve küçük işletmelerin finansman sıkıntılarını önleyecek nitelikte alternatif kredi imkanlarının yolu açılmalıdır. Bu bağlamda; Hükümetin küçük esnaf ve sanatkarlara yönelik hazırladığı 50 bin lira tutarındaki 48 ay vadeli faizsiz kredi paketi tasarısı yasalaştığı takdirde özellikle Yozgat esnafı için can suyu olacaktır. Ama unutmamak gerekir ki; Yozgatın yoğunlaşan işsizlik ve göç sorunu esnafımızın da handikapıdır.
Gelelim, Yozgat Belediyesine..

Toplam borcu yaklaşık 140 milyon lira olduğu bildirilen ve ciddi anlamda finansman sıkıntısı yaşayan Yozgat Belediyesinin mevcut bütçesi ile yeraltında veya yer üstünde otoparkları kısa zamanda yapması,Yozgat halkının sağlığını tehdit eden şehir içme suyu şebekesinin aspes borularını acilen yenileyebilmesi imkansız gözükmektedir.

Bir tarafta otopark sıkıntısı yüzünden trafik çilesini yaşayan ,öbür tarafdan ‘aspes’ sarmalıyla sağlığı tehlike altında olan Yozgatlıyı bu sıkıntılardan kurtarmak için Başkentteki Yozgatlı cümle devlet büyüklerinin Yozgat Belediyesinin planlayacağı otopark ve şehir içme suyu şebeke yenileme projelerine acilen finans kaynakları bulmaları şarttır.

Yozgat’ın çirkin fotoğrafı Sanayi sitesinde uygulanması beklenen ilk kentsel projenin daha da gecikmemesi için önünde duran tüm yasal engel ve anlaşmazlıkların acilen çözümü konusunda ilgililerin birlikte çaba sarfetmeleri gerekmektedir.

Yozgatın bu temel 4 sorunu, ciddiye alınır ve çözümlenebilirse ne ala..
Ama yine, kayıtsız kalınırsa yine umursanmazsa Yozgat’ta yaşayan hemşehrilerimizin vay haline..
Vay haline….

03.10.2014

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
YOZGAT SİYASETİNDE ‘SKOR’ MERAKI
Seçimde Akp:2 Mhp 1, İyi parti veya Chp 1 vekil çıkar umuyorum. böyle olması Yozgat içinde iyi olur akp vekili mecliste veya Cumhurbaşkanlığında çıkış Yozgat sorunlarını anlatmazlar şimdiye kadar anlatmadılar anlatanı da engellediler. Yozgatlının Ankara' ya yürüyüşü hatırlayınız. Yozgat dikkat çekmek için akp en az 2 vekil kaybetmesi şart. Yozgat'ımızın geleceği ve evlatları için başka sansımız yok.
Osman Baran -- 18.06.2018 16:01
YOZGAT SİYASETİNDE ‘SKOR’ MERAKI
güzel bir yorumdu yozgatta kimse rengini belli etmiyor lakin 3 AKP olur gibi ama diğer 1 kimin olur tahmin edemiyorum
Mustafa -- 16.06.2018 13:05
24 HAZİRAN SEÇİMLERİNİN YOZGAT TARAFI
İYİ parti ve MHP’nin durumuna gelince..
Eğer,Ak Parti’nin Yozgat Teknik Direktörü sayın Bekir Bozdağ, 24 Haziran’da aynı takımla sahaya çıkarsa Yozgat’ta hem İYİ partinin ,hem de MHP’nin ekmeğine yağ sürer.
Bu durumdan MHP’den ziyade İYİ parti yararlanır.
İYİ partinin de böylesi bir fırsattan yararlanabilmesi ve Yozgat’tan 1 milletvekili kazanabilmesi için Yozgat ve ilçelerinde seçmen tabanında karşılığı bulunan,Yozgat kamuoyunda hüsnü kabul görebilecek,seçim maratonunda Ak Parti milletvekili adaylarıyla aşık atacak güçte ve partisine oy bakımdan katma değer kazandıracak,mazisi ve sicili temiz,şaibesiz,sempatik ve deneyimli bir siyasetçiyi listenin başına koymalıdır.

Öncelikle; tarafsız şekilde memleketin hayrına olan düşüncelerinizi açıkça belirtmekten çekinmediğiniz için kutluyorum.

İş yapmayan, masraf çıkarmayan vekilleri tercih eden partiler; hatırı gönlü ortadan kaldırıp, bir kez daha düşünmeliler.
Kadriye ŞAHİN -- 20.05.2018 04:26
Yozgat’ın mes’eleleri ve tarihi 14 Ocak fırsatı
Ak Partinin müspet ve menfi çalışmalarını objektif bir dille yazdıktan sonra vilayetimizin en büyük problimenin nasıl çözüleceğini de anlatmışsınız yazınızda.
İktidar temsilcilerine yol haritası çizerek 14 ocak tarihini bir çıkış günü olarak hatırlatmışsınız.Güzel bi rehberlik bu..Benim merak ettiğim şey şu Akpartililerin içinden bi vicdan ve cesaret sahibi insan çıkıp da yozgatın göç belasını acaba Tayyip beye anlatacak mı,yoksa gine sadece gözlerinin içine mi bakacaklar.bence hiç kimse yozgatın derdini sayın cumhurbaşkanına anlatamaz.Sebep..
Yozgatın sahibi yokda ondan.hayırlısı olsun bakalım..
Hüsnü -- 07.01.2018 13:36
Yozgat’ın mes’eleleri ve tarihi 14 Ocak fırsatı
Sayın Kiracı; Yine memleketimizin yıllık raporunu çıkarıp, gurbette yaşayanlara tablosunu çizmişsiniz. Kaleminiz her daim var olsun. Bu sefer, yazınızı okurken içim sevinçle doldu. İçime bir umut doğdu. Bekle memleketim! Dişini iki yıl daha sık demek geldi içimden... Nasıl olsa, bekleye bekleye beklemelere alıştık. İki yıl sonunda;
Hele bir şu hızlı tren tamamlansın. Semalarımızda; güvercinler gibi, ak kanatlı uçaklar havalansın. İşte o zaman tüm özlemlerime, özlediklerime kavuşurum. Sen, seni terk eden evlatların ile buluşursun. Ben; hem sana hemde senin bağrında yetişen madımağa, peynire, ete, bulgura, fasulye, yeşil nohut-una...Uğrasak iyi olurdu ama kalmamış eş dost akrabaya. Dahası araba yolculuğuna dayanamayıp hasret kaldığım Sarıtopraklık da ki anama, babama. Ahhhh, bir bilsen sılam! Yüreğim, mezar taşlarının hasretiyle, toprağının kokusuyla yanıyor buram buram! Alır mıyım buralardan; Et, peynir, nohut.. Yumurta almak için bile sana gelirim. Kim bilir, belki de sana dönerim. Hele bir aç şu yolları. Hele bir kaldır aradan uzun mesafeleri. İşte o zaman Yurdumun en uç noktasından gurbetçiler, yılda iki kez senin pazarında. Buralarda peynir kireç, et çaput, fasulye kırk çeşit. "Kangal" ın adını "şevketibostan" koymuşlar. Kökünü soyup, kilosunu otuz liradan satıyorlar. Oysa bizim köylerde bu otu atların bile önüne atmıyorlar. Ay çiçeğine çiğdem diyorlar. Çiğdem görmemişler bilmiyorlar. Çedene'nin adı "kuş yemi", çöreğin adı kumru. Aslında en çok özlediğimde çamlığın suyu. Ah o kaplıcalar. Buralarda turistik tesis yaptılar doğal kaynakları. Deniz suyu kattılar, şifa bulmuyor hastaları. Aynı havuza giriyor erkekleri kadınları. Sana turlar düzenlerim. Görsünler bizim kükürtlü kaynar kaynayan kaynakları, eşmeleri çeşmeleri. Buralarda pınarlar da yok. Tuzlu çıkıyor yer altından suları.

14 Ocak'ta Yozgat'ım senin için, dualar okuyup, hayır dağıtacağım. Hele bir "tamam" desin Cumhur başkanımız. O zaman Vallahi bu seçimde mührü AKP ye basacağım.

Tüm güzelliklere, özlemlere kavuşmanız dileğiyle. Hayırlı, mutlu yıllar.
SAYHA -- 04.01.2018 02:03
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Sayın Kiracı, Yozgat halkının hallerini yazarken en önemli halini yazmamışsınız. Siz bu memleket insanları için çırpınıyorsunuz fakat bireyler değişmedikçe, kendini yenilemedikçe asla toplumlar yenilenip değişmez, ilerlemez.Bende Yozgat dışında yaşayan bir Yozgat'lıyım. Nerede eski insanların insanlığı, terbiyesi, ağırbaşlı, saygınlığı. Yozgat'ta efsanesi kalmamış. Ağızlarında bir küfür. her laflarının baş hecesi, son cümlesi. Yorum yazıyorlar. Bir bayana nasıl hitap edilir bunu bilmiyorlar. Ters düşüncesindeki insana söverek cevap veriyorlar. Bu insanlar lağım çukurundan çıkamamış ki ilerleme kaydetsin.

Diğer taraftan, kendilerini ülkücü olunca nimetten sayan düşünce saplantısı var. oysa şimdiki ülkücüler, bir zamanlar kanlı bıçaklı düşmanları solculara yamanarak AKP yi alt etme peşindeler. Bu da gösteriyor ki, Yozgat ın ülkücüsü davasının arkasında durmayan, idealist olmayan hava balonları.

Bu hava balonlarıyla asla yol alınmaz. En ufak tepkide sönerler ve sönüyorlar.
Diğer taraftan, Yozgat'a zamanında en büyük zarar verip, bu zararın halen vebalini halka çektirmeye çalışan zadeler olduğu müddetçe de Bu şehir ilerlemez. Yozgat da Çerkez Ethem filmi çekilecekti. Neden çekilmedi? Çünkü birileri gerçek ortaya çıkacak diye Film yapımcısına yüklendiler.Çekilseydi kötümü alacaktı? Konusu ne olursa olsun. En az beşyüz kişi ekonomiye katkı sağlayacak, şehrin adı duyulacak, zihinlerde yer tutacaktı. Belki kaderi değişecekti. Diyelim ki bu işten birilerinin adı zarar gördü. Mahkeme kapıları herkese açık değil mi? Açık. fakat kimse, kendine Yar olmayan Yozgat ı, başkasına Yar etmeme derdinde.

Vesselam, bu ülkücülerle, sürekli küfür eden cemaatçiler le, her işe karışan zadeler bu şehri kal-kın-dı-ra-maz.
Yusuf Adın -- 17.12.2017 22:35
11- EYLÜLÜN YILDÖNÜMÜNDE İRMA KASIRGASI
Bilmiyor k; yeryüzü her canlıya yetecek şekilde yaratıldı. Bilmiyorlar ki; her canlının rızkını, onu Yaradan verir. Bilmiyorlar ki; kimse kimsenin rızkını yiyemez. Bilmiyorlar ki; kimse bu dünyada ebedi yaşamayacak ve ölümü tadacak...
Aslında bunların bir kısmını biliyorlar fakat inanamıyorlar. Müslüman olma şerefine erişemedikleri için Müslümanların kanını akıtıp, canını alıp şerefsizliklerini yüceltmeye çalışıyorlar. Bu firavun takımı dünya aleminin tanrısı olma,kırarak kırdırarak kendi cennetini kendine kurma derdinde. Farkındalar da bunun, başka cennet onlar için yok!

Hani (Onların inancına göre)inanıyorlar ya; "İsa'nın babası Allah, Anaları Meryem". Bunlar isa'yla Meryem'in çocukları. Meryem den önceki insanların babası kim se? ( Tövbe, Tövbe)
Hey şaşkınlar neden babanızın evlatlarını katlediyorsunuz. İsa'yı yaradan yaratmadı mı bunca insanı!.Babanız size bunun hesabını sormayacak mı?
Sizin Babanızı tanımam ama biz Müslümanların, Yoktan Var eden, ol deyip İsa yı Musa'yı var eden tek Yaratıcı Yüce Rabbim size soracak. Bakın ne diyor Yüce Allah ın Ayetleri.

"İnsanlardan kimi de Allah'tan başka şeyleri O'na eş tutuyorlar da onları, Allah'ı sever gibi seviyorlar. Oysa iman edenlerin Allah sevgisi daha kuvvetlidir. O zulmedenler, azabı görecekleri zaman bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının gerçekten çok şiddetli bulunduğunu keşke anlasalardı."

Tıpkı Firavun'un izinden gidenlerle onlardan öncekilerin gidişi gibi, Rabblerinin âyetlerini yalanladılar. Biz de onları günahları yüzünden helâk ettik. Firavun ile arkasından gidenleri suda boğduk. Hepsi de zalim idiler.

O günün firavunu bu günün Amerika'sı, Rusya'sı, Çin'i,İsraili... Bunlar saymakla bitmeyecek Firavunlar. Biz Müslümanların bunlara karşı yapacağı tek şey, iman ve ihlas içinde Allah için birlik beraberlik ile dayanışma kurmak. Fakat firavunlara yandaşlık yapan firavun yanlısı kendi halkını ülkesinden sürgün etti. O makamda oturarak çocukların denizde boğulup, bombalar altında ölmesini seyretmek liderlik sayılıyor. Allah Yar ve yardımcımız olsun. Bu zulmü yaşatanlara zulmünü yaşatsın, sularda boğsun.

Saygılar Hürmetler
SUZAN -- 24.09.2017 00:45
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Sayın Kiracı; Uzun zamandır gazetenizi takip edemiyordum. Bu hafta zamanımı gazetenizdeki kaçırdığım yazılarınıza ayırmak istedim. Gördüm ki yazmayanlar yazmamakta direniyor, yazanlardan Allah razı olsun kalemlerinin döndüğünce, gönül gözleri gördüğünce yazmaya devam ediyorlar.

Ne yazık ki dünyamızda kimse mutlu değil. Ölenler Hakka kavuşuyor. Yaşayanlar özünü, sözünü, ruhunu,kültürünü kaybediyor. Bu döngünün ne tarafından bakarsanız bakın yok etme, yok ettirme söz konusu.

Yozgat ın dışında yaşayan gurbetçiler her ne kadar uzun zamandır uzaklarda yaşamış olsalar da kan bağı, can ağı,toprak dağı, özlüyor sılayı, çekemiyorlar kulağı. Bu bakımdan sıla özlemi çekenler için zahmet buyurup olanı biteni yazmışsınız. Bir kaç gün önce Sayın Çapanoğlunun bir paylaşımına aynı özlemleri dile getiren bir yorum bırakmıştım. Yazdıklarımın sadece sizin yazınızla örtüşen kısmını tekrar eklemek istiyorum.

"İnsanların yaşam şekillerinin, yaşam alanındaki ortamın nasıl yapay bir hale getirildiğini, nasıl sunnileştirildiğini, ruhsuzlaştırdıklarını görmek insana ölümden daha acı geliyor. İnsan oğlu yaşadığını sanıyor oysa özünden, kültüründen, geçmişinden koptuğu an, bunları yok ettiği zaman kendi kendini yok ediyor. Nerede benim Yozgat'ı mın konakları? Nerede salkım söğütlü dereleri? Sıra söğüt deresindeki söğütler,bu adı taşıyan Sırasöğüt mahallesi nerede? Nerede bahar yağmurlarına boyun büken taş köprüler? Ökçeli ayakkabıların ökçesiyle ritm tutan hastahane caddesindeki taş kaldırımlar? Maalesef öldürüldüler... Onlarla beraber o memleketin geleceği de öldü. Soruyorlar her gidene cevap veremiyor. Belkide o mezarlıkta yaşamamak için bunca göç cevabını bilemiyor." Demiştim.

Galiba daha fazla şeyler kaybetmişiz. Yozgat'ın yerli halkını kaybetmesi, gençliğini kaybetmesi, en önemlisi yüzde bir orandaki yerli halkın bir birini kaybetmesi, bir birini kaybeden bu halkın öz değerlerini, gelenek göreneklerini, misafirperverliğini, sıcak kanlılığını, vefa duygusunu, kadirşinaslığını, koruyucu- gözetleyici oluşunu kaybetmesi. Hangi birine üzülelim ki. Biz gurbettekiler zannediyoruz ki sılamız bıraktığımız gibi duruyor. Oysa sıla gurbetten beter olmuş. Keşke Yozgat ın yerlisi köylüsüne sahip çıksaydı, değer verseydi, köylüsü huzura erseydi topraklarını ekip biçseydi. Yozgat ın yerlileri kendilerini hep farklı görüp, köyden gelenleri sürekli irdelediler. Köyden gelenlerin çocukları okuyunca soylu aile kompleksleri kendilerini dışarı sürükledi. Bu sefer büyük şehirli aile olma çabasına düştüler. Yükünü tutan, Yozgat ı sömüren evlatlarının geleceğini bahane edip göç yoluna düştü. Gitmek istemeyen, memleketim diye kahrına katlanın kuyusu kazıldı. Devlet dairelerinde dışarıdan gelen mevki makam sahibi oldu, Yozgat ın kendi halkı başka yerlerde yükselme çabasına yollara düştü.

Sayın kiracı, yazılacak, anlatılacak öyle çok şey var ki.Kimisi öldü, kimisi göçtü. Açtık mı kutuyu, anlatacağız kötüyü. En iyisi kalsın. Kimseye kalmadı bu devran. Ben ben diyerek ettiler viran.

Selam ve saygılarımla. SUZAN
.......................................
Suzan hanım;
Evet,Yozgata dair geçmişden bugüne yazılacak ve anlatılacak çok şey var.
Ben öyle tahmin ediyorum ki;sizin de Yozgata dair birbirinden güzel hatıralarınız,değerlendirmeleriniz ve yazacak çok şeyleriniz var.
Okurlarımızda bunun farkında..İnanın az değil çok sayıda okurumuz sizi de okumak istiyor.
Aslında Yozgata dair yazmanın ve konuşmanın artık bir faydası yok.
Yok ama Yozgata karşı sorumluluk duyan Yozgatlılık şuurundaki Yozgat sevdalısı insanların Yozgata dair gözlemlerini,bildiklerini,kayda değer anılarını Yozgat tarihine not düşmek adına önemli bir ödevinin bulunduğunu düşünüyorum.
Gelecekte Yozgatın yazgısını,geçmişini ve geleceğini irdeleyecek insanlara projeksiyon olabilmek için Yozgata dair tüm izlenimlerimizi yazmamız gerekmekte..
Yozgat insanına yıllarca yazılı basınla, 10 yıldanberi de internet gazetesiyle ticari amaç gütmeden ve karşılık beklemeden 43 yıldır hizmet veren bu gazetede Yozgatı gerçekten seven, Yozgat düşünürü, özverili ve değerli yazarlarımızın arasında sizi de görmek dileğimizi sevgili okurlarım adına tekrarlıyorum.
Bu konuyu görüşmek üzere..
Selam ve en iyi dileklerimle..
Osman Hakan KİRACI
0 555 969 79 80

SUZAN -- 10.09.2017 22:52
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Hakan bey Yozgatın bugünkü durumu bundan daha güzel anlatılamaz.Kaleminize ve yüreğinize sağlık.Okurlarınız olarak bz sizden arasıra değil,devamlı yazmanızı bekliyoruz.Saygılar.
Funda -- 31.08.2017 22:03
Köprüden önce son çıkış yolu
SAYIN O. HAKAN KİRACI BU KONULARI YILLARDIR DEFALARCA DİLE GETİRDİNİZ BİZLERDE SEVE SEVE BİRAZDA ÜZÜLEREK OKUYORUZ; AMA MAALESEF YETKİLİ MAKAMLARDAN BİR SES GELMİYOR. ÜLKEMİZİ ON BEŞ SENEDİR YÖNETEN İKTİDAR PARTİSİNİN İL VE İLÇE BAŞKANLARI VE YİNE İKTİDAR PARTİSİNİN İL VE İLÇE BELEDİYE BAŞKANLARI BU ŞEHRİN OYLARI İLE B.M.MECLİSİN DE TEMSİL HAKKINA SAHİP KİMSELER SÖZCÜ HEYETLER KOMİSYONLAR OLUŞTURUP BAŞBAKAN VEYA CUMHURBAŞKANINDAN YOZGAT' IN SORUNLARI İLE İLGİLİ GÖRÜŞME TALEP ETİLERDE GERİ Mİ ÇEVRİLDİLER KABUL MÜ EDİLMEDİLER? BİR SÖZ VARDIR AĞLAMAYAN ÇOCUĞA MEME VERMEZLER DERTLERİMİZİ SORUNLARIMIZI ANLATMA YOLLARINI MAALESEF BECEREMİYORUZ. RAHMETLİ ESKİ BELEDİYE BAŞKANI SALİM KORKMAZ GİBİ TUTTUĞUNU KOPARABİLEN KOPARANA KADAR DA PEŞİNİ BIRAKMAYAN BAŞKANLARA BU ŞEHRİN İHTİYACI VAR. HİZMET, DESTEK VE MADDİYATLA OLUR; BİZLERİ TEMSİL HAKKINA SAHİP OLAN KİMSELER GAYRET VE ÇABALARI YETERSİZ GELMEKTEDİR DEVLETTEN HİZMET BEKLİYORSAK, BU TEMSİLCİLERİMİZİN GAYRETLERİ İLE OLACAĞI KANISINDAYIM.SELAM VE SAYGILAR
ali-sahingoz@hotmail.com -- 3.02.2017 12:21:
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00